05/01/2026
Kıskançlık yoğun bir duygudur ve çoğu kişi tarafından “öfke”, “kaygı” ya da “yetersizlik” gibi hissedilir.
Ama aslında bu duygu beyninizde çok belirgin nörobiyolojik mekanizmaları harekete geçirir.
Bu nedenle kıskançlık bazen düşüncesel değil, neredeyse fiziksel bir tepki gibi yaşanabilir.
• Kıskançlık sırasında beyinde aktifleşen başlıca sistemler:
🔹 1) Amigdala – Tehdit algısı
Kıskançlık, beynin temel alarm sistemi olan amigdalanın hızla devreye girmesine neden olur.
Partnerinizi kaybetme ihtimali, beyniniz tarafından “ilişkisel tehdit” gibi algılanır.
🔹 2) Ön singulat korteks – Sosyal ağrı
Bu bölge, sosyal dışlanma ve reddedilme hisleriyle ilişkilidir.
Bu yüzden kıskançlık bazen gerçek bir acı gibi hissedilir.
🔹 3) Prefrontal korteks – Kontrol ve değerlendirme
Bu bölge devreye girerek “durumu analiz etmeye”, “mantıklı kalmaya” çalışır ancak yoğun duyguda zorlanabilir.
🔹 4) Dopamin sistemi – Bağlılık ve ödül
Partnerle kurulan bağ “ödül sistemi” ile ilişkilidir.
Bu bağ tehdit altında hissettiğinde dopamin dalgalanması kaygıyı artırabilir.
🔹 5) Ayna nöron sistemi – Empatik yorumlar
Kıskançlık anında beyniniz karşı tarafın davranışlarını abartılı şekilde yorumlayabilir; bu da duyguyu büyütebilir.
✔ Kıskançlık yalnızca bir duygu değildir; beyninizin “kaybı önleme” mekanizmalarının doğal bir yansımasıdır.
Bu yüzden bu duygu yoğun yaşandığında, zihinsel açıklamalar tek başına yeterli gelmeyebilir.