Güzellik Ve Sağlık

Güzellik Ve Sağlık sağlıklı bir güzellik istiyorsanız doğru sayfadasınız :)

sağlıklı güzellik ne anlama geliyor şu anlama sağlıksız güzellik geçicidir hatta sağlıksız güzellik ilerde sizi çirkin yapa bilir sağlıklı güzellik ise sağlığınızı bozmadan güzelleşmenize ve ileride çirkinleşmemenizi sağlar

13/09/2013

Kurumuş rimeli tekrar kullanmak için neler yapmalıyız sorusunu Profesyonel Makyaj Uzmanı Nilay Yağmurlu görüntülü yanıtlıyor

13/09/2013

Pudradan fondöten nasıl yapılır? sorusunu Profesyonel Makyaj Uzmanı Nilay Yağmurlu görüntülü yanıtlıyor

13/09/2013

Biyolog ve Kozmetolog Pervin Bulgak ev yapımı sıvı allık tarifini sizin için anlattı...

13/09/2013

Kozmetolog Pervin Bulgak: Renginiz pembeye yakınsa, içerisine mısır unu katabilirsiniz.

'Kralların yiyeceği' olarak anılan trüf mantarında ilk hasat başladı. Geçtiğimiz yıl Kasım ayında yapılan dikimler sonra...
02/09/2013

'Kralların yiyeceği' olarak anılan trüf mantarında ilk hasat başladı. Geçtiğimiz yıl Kasım ayında yapılan dikimler sonrası ilk mantarlar da elde edilmeye başlandı. Denizli'de başlayan ekimler diğer illere de yayılacak. Trüf mantarı Avrupa'da 1.500 dolara alıcı buluyor.

Farklı iklimlerin aynı anda yaşandığı Türkiye'de ülke yüzölçümünün yaklaşık yüzde 30'unu oluşturan ormanlardaki gizli hazine trüf mantarı potansiyelinin ortaya çıkartılarak ekonomiye kazandırılması için Orman Genel Müdürlüğü tarafından çalışma başlatıldı.

Orman Genel Müdürlüğü Odun Dışı Ürün ve Hizmetler Daire Başkanlığı yetkilileri, yurt dışında ekonomik değeri büyük olan fakat Türkiye'de pek bilinmeyen trüf mantarı konusunda eylem planı hazırlamak üzere harekete geçti.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aziz Türkoğlu'nun koordinatörlüğünde dünyaca ünlü trüf uzmanları ABD Oregon Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. James Trappe ve Prof. Dr. Michael Castellano ile İsveç Uppsala Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Christina Weden'den oluşan bilim adamı ekibi, Odun Dışı Ürün ve Hizmetler Daire Başkanlığı yetkilileri ile birlikte Türkiye'nin ormanlık alanlarında incelemeler yaptı.

Doç. Dr. Aziz Türkoğlu, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin coğrafyasının çok ilginç olduğunu, üç farklı iklimi aynı anda barındırdığını belirtti.

Trüf mantarının dünyada Akdeniz ikliminin hakim olduğu yerlerde yaygın olarak yetiştiğini ifade eden Türkoğlu, "Her yerde belki bazı türler var ama esas ekonomik türler Akdeniz ikliminin hakim olduğu yerlerde İspanya'da, İtalya'da, Fransa'da. Türkiye de buna dahil. Üç haftalık gezide Türkiye'nin farklı yerlerinde farklı trüf türleri gördük. Trakya'dan Marmara'ya, Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz, Doğu Akdeniz, Batı Akdeniz, farklı yerlerde farklı türlere rastladık. Batı Karadeniz'de daha önce kışlık trüf bulmuştuk, değeri 500 avro civarında, bayağı kıymetli bir trüf, fındıklarla ortak yaşıyor. Bu bölgede şimdi bulunan trüf ise yazlık trüf, onun da değeri ortalama 200 avro" dedi.

"Trüfün ekolojik olarak değeri daha fazla"

Orman Genel Müdürlüğü'nün ormanlardaki trüf potansiyelini ekonomiye kazandırma anlamında "Trüf Eylem Planı" çalışması başlattığını dile getiren Türkoğlu, şunları söyledi:

"Dünyaca ünlü trüf uzmanı bilim adamları ile ortak çalışmalar yapıyoruz. Ülkemizde ekonomik olarak hem mevcut ormanlarımızdakileri ekonomiye dönüştürme açısından bir koruma yöntemi geliştirmeyi düşünüyoruz ormanlarda hem de boş olan alanlara uygun trüf türleri yetiştirme amaçlı fidan dikmeyi düşünüyoruz. Denizli'de ilk denemeyi yaptık. Önümüzdeki yıl Muğla Üniversitesi'nin kampüsünde de 50 dönümlük yere dikmeyi planlıyoruz. Daha sonra Antalya, İzmir gibi bölgelerde peyderpey bu ağaçlandırmayı Orman Genel Müdürlüğü'nün himayesinde, onların desteği ile yapmayı planlıyoruz.

Trüfün ekonomik değerinden daha fazla dünyada ekolojik olarak, ekosisteme değeri daha fazla. Çünkü trüf mantarı bitkilerin köklerde yaşıyor. Onların kökünü bir eldiven gibi örtüp topraktan daha çok su ve mineral almasını sağlıyor. Eğer bu mantarlar olmazsa bu bitkiler bir süre sonra yeterince mineral ve vitamin alamadığı için gelişmeleri yavaşlayacak veya hiçbir zaman gelişemeyecek ve strese dayanamayacak. Mantar ve bitki, bunlar birbirine muhtaç, ikisi birlikte yaşıyor."

Domuzlar yiyecek olarak tükettiği için domuzların yoğun olduğu yerlerde ormanı çitle çevirerek bunları korumayı, insanların bunu toplayarak para kazanmasını sağlamayı amaçladıklarını vurgulayan Türkoğlu, "Ekonomik değeri yüksek. Bazı ağaçlar iki kilodan fazla trüfe sahip. Eğer biz bunları korumazsak o zaman domuzlar alacak. İnsanlar bu ormanları kiralayarak buradan topladıkları trüf mantarları ekonomiye kazandırabilirler" diye konuştu.

"Trüf ormanları ülkemizde yoğun bir şekilde kurulacak"

Orman Genel Müdürlüğü Odun Dışı Ürün ve Hizmetler Daire Başkanı Fuat Şanal da Orman Genel Müdürlüğü olarak ormanlardan çok fonksiyonlu olarak yararlanmaya çalıştıklarını vurgulayarak, şunları söyledi:

"Ormanlardaki bütün değerleri ülke ekonomisine kazandırmak, o yöredeki halkın kalkındırılmasını sağlamak amacıyla çeşitli çalışmalar yürütüyoruz. Bunlardan biri de trüf ormanlarının korunması. Trüf olarak ormanlarımızın altında büyük bir zenginliğimiz var. Bu zenginliği artık ortaya çıkarıyoruz. Bu çalışmaların yeni olması dolayısıyla, ülkemizde de yeterince bilim adamı olmaması nedeniyle dünyada bu konuda en uzman kimlerse bunları ülkemize davet ettik. Yaklaşık 20 gündür onlarla çalışmalar yürütüyoruz. Onlar da hakikaten ülkemizin bu konuda çok büyük bir zenginliğe sahip olduğunu gördüler. Ülkemizin tüm alanlarını tarıyoruz. Bu çalışmalar bittikten sonra eylem planı hazırlayacağız. Eylem planından sonra trüf ormanları ülkemizde yoğun bir şekilde kurulacak."

Biyolojik çeşitliliği korumanın yolunun ondan kesinlikle sürdürülebilir bir şekilde faydalanmak olduğuna işaret eden Şanal, "Trüf mantarı da onlardan birisidir. Vatandaş bundan para kazandığı zaman gözü gibi korur, diğer türlerde de aynı şekilde. Yani yasakla mümkün değil korumak ancak sürdürülebilir bir şekilde faydalandırabilirsek daha iyi bir şekilde koruyacağız. Artık orman köylülerini de kalkındrımak bizim temel, anayasal görevlerimizden birisi. Buradaki temel amacımız özellikle orman köylüsüne katkı sağlamak" diye konuştu.

02/09/2013

Medipol Üniversitesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Sanem Avcı, Ramazan ayında sağlıklı beslenmenin formülünü anlattı... Ramazanda aç kalmamak için sahurda yemeniz gereken yiyecekler ve etkileri şöyle:


Yumurta: En önemli protein kaynağı olan yumurtanın tokluk süresini uzattığına dair bilimsel veriler var. Sahurda bir-iki tane haşlanmış yumurta tüketerek, tokluk süresini uzatabilirsiniz. Yumurtayı haşlanmış olarak veya az yağlı sebzeli omlet olarak tüketin.
Süt ve süt ürünleri: Süt, yoğurt, ayran, kefir ve peynirin tok tutma özelliği vardır.
Kurubaklagiller: Kurubaklagillerin glisemik indeksleri düşüktür ve lifli yiyeceklerdir. Kurubaklagiller, iştahın azalmasını sağlayan kolesistokinin hormonunun salgısını artırır ve dolayısıyla iştahı azaltır. Sahurda hazırladığınız salataya; haşlanmış yeşil mercimek, barbunya veya kuru fasulye ilave edin.
Badem, ceviz: Yağlı kuruyemişlerden olan badem ve ceviz; vitamin, mineral ve posa bakımından zengindir. Tok tutma özelliğinin yanı sıra kalp sağlığını koruyan Omega-3 yağ asitlerini de içerirler.
Elma sirkesi: Sahurda hazırlayacağınız salatalara veya söğüş sebzelere ekleyeceğiniz elma sirkesi, tokluk süresini uzatabilir.
Elma: Lif açısından zengindir ve tokluk hissi verir.
Salata ve çiğ sebze: Sahurda tüketilen salata veya çiğ sebze; yüksek posa içeriği ile midede yer tutarak daha çabuk doymamıza yardımcı olur. Ayrıca kabızlığa iyi gelir.

02/09/2013

“Az yemenize rağmen yağlanıyor ve bu yağlar göbek bölgesinde birikiyorsa kesin insüline baktırın!”

A Haber'de Özlem Denizmen'in sunduğu Para Durumu programına beslenme uzmanı ve diyetisyen Dilara Koçak konuk oldu.

Programda sağlıklı kalma ve kilo vermenin yollarını anlatan Koçak, önemli tavsiyelerde bulundu.

İşte ünlü diyetisyenden sağlıklı kalma ve kilo vermenin 5 önemli kuralı;

1- Öncelikle her şeyden az yemek lazım. Yediğinizi azaltın.

2- Hareket edin. Herkes mazeret yaratmadan kendi zamanını yaratabilir.

3- Mevsiminde beslenin. Yazın bol olan sebzeleri mesela domatesi bol miktarda alıp, derin dondurucuya kaldırıp kendi salçamızı, kendi domates püremizi kendimiz yapabiliriz. Hem ekonomik hem daha sağlıklı.

4- Yasak koymuyoruz. Diyet psikolojisi çok önemli. Çünkü genelde fizyolojik değil psikolojik açlık var. O yüzden bir yeme günlüğü tutarak yediklerinizin yanı sıra duygularınızı da yazın. Ne zaman acıktığınıza dikkat edin. Gerçekten aç mısınız ya da sinirli misiniz, mutsuz musunuz, yalnız mısınız? Neden yiyorsunuz?

5- Sağlık muayenelerinizi mutlaka yaptırın. Bazı yemeler hormonlardan kaynaklanıyor olabilir. Mesela canınız tatlı çektiğinde kan şekeriniz düşüyor ve bunun da sebebi insülin hormonundaki bir bozukluk olabilir. Dolayısıyla açlık kan şekeri, bazal insülin yani insülin hormonu ve homa (insülin direnci) testlerini yaptırmanız gerekiyor. Ayrıca az yemenize rağmen yağlanıyorsanız ve bu yağlar göbek bölgesinde birikiyorsa kesin insüline baktırın.

Dilara Koçak bodybank adlı girişiminden de söz ederek vücuda yatırımı öğrettiğini ve kazandıran besinlerin meyve, sebze, zeytinyağı, badem, ceviz, doğal beslenme olduğunu, kaybettiren gıdaların ise doymuş yağ, rafine gıdalar, aşırı kızartma ve kavurma ve aşırı şeker tüketimi olduğunu belirtti.

02/09/2013

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Temel Tıp Bölümü Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Kalaycıoğlu, yaz mevsimi dolayısıyla birçok kişinin kilo verme telaşı yaşadığını ancak bu davranış biçiminin hatalı olduğunu söyledi.

Kalaycıoğlu, insanların günlük beslenme düzenleri gibi spor düzenlerinin de olması gerektiğine dikkati çekerek, "Sporu hayat tarzı haline getiren kişi, bahar ya da yaz geldiğinde ani bir kararla ve bilinçsizce spora başlamak durumunda kalmaz. Düzenli olarak spor yaptığı için zaten böyle bir şeye de ihtiyaç duymaz" diye konuştu.

Sıcaklık ve nemin ağır spor yapanlar için önemli bir tehdit oluşturduğunu belirten Kalaycıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Özellikle bu dönemde yapılan ağır sporlar çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir. Bunlardan bazıları basit sorunlar ya da zaman zaman kalp krizi gibi çok önemli problemler de olabilir. Özellikle düzenli spor yapmayan, ani bir kararla ağır spora başlayan kişiler, bu açıdan daha da büyük tehdit altında bulunuyor.

Bu kişiler işe öncelikle egzersizle başlamalı. Vücut bir süre egzersize alıştırıldıktan sonra spora geçilmeli. Bu iş için de yapılacak en doğru şey kişinin kendisine uygun sporu, spor hekimine danışarak tespit etmesidir."Spor için gün içerisinde ısının düştüğü saatlerin tercih edilmesi geretiğini ifade eden Kalaycıoğlu, sıvı alımına da dikkat edilmesi önerisinde bulundu.

02/09/2013

büyüsün

D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ DENGEYİ BOZAR

Vücutta yeterli D vitamini olmadığı takdirde kalsiyum dengesinin bozulduğunu dile getiren Bütün, kalsiyumun vücudun en önemli minerallerinden biri olduğunu ve birçok doku ve organın çalışmasında kalsiyumun etkili olduğunu söyledi. Kasların, kemiklerin, damarların kalsiyuma ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Bütün, "Yeterli D vitamini alamayan vücut, kalsiyum ihtiyacını kemiklerden karşılayacak. Eğer alınan kalsiyum yerine konulmazsa bu durum kemiklerin zayıflamasına neden olur" dedi.

Bütün, bundan dolayı vücutta D vitaminin belli bir düzeyde tutulması gerektiğini bildirdi.

"D VİTAMİNİ İÇİN GÜNEŞ IŞINLARINDAN FAYDALANIN"

Çoğu insanın nasıl alacağını bilmediğini, bu nedenle D vitamini eksikliği şikayetiyle sık sık karşılaştıklarını dile getiren Prof. Dr. Bütün, D vitaminin oluşmasına en fazla güneş ışınlarının yardımcı olduğunu vurguladı.

"GÜNEŞTEN KAÇMAYIN, BİLİNÇLİ GÜNEŞLENİN"

Vücutta D vitaminin oluşması için cildin yeterli ölçüde güneş ışını alması gerektiğini belirten Bütün, son dönemlerde cilt kanseri nedeniyle güneş ışınlarına maruz kalınmaması yönünde uyarılar yapıldığını, bu nedenle insanların kendilerini çok fazla güneşten koruduğuna dikkati çekti. Cildin mutlaka güneş görmesi, vücudun güneşten saklanmaması gerektiğine işaret eden Bütün, bilinçli güneşlenilmesi konusunda da uyarıda bulundu.

"KORUYUCU KREM D VİTAMİNDEN MAHRUM BIRAKIYOR"

İnsanların güneş ışınlarının dünyaya dik geldiği saatlerde değil, eğik geldiği saatlerde güneşlenmelerini öneren Bütün, güneşlenme sırasında insanların herhangi bir koruyucu kullanmamalarını istedi. Güneşlenme sırasında güneş koruyucu kremlerin de kullanılmaması gerektiğini vurgulayan Bütün, şunları söyledi:

"Güneşten koruyucu kremler vücutta D vitamini oluşmasını engelliyor. Bu nedenle vücutta D vitamini oluşabilmesi için cildin çıplak olarak güneş görmesi gerekiyor. İlk gün 5 dakika ile başlayarak ertesi gün 10 dakika ve ileriki günlerde yarım saate kadar çıkmak suretiyle en az 15-20 gün mayoyla deniz kenarında güneşlenmeyi öneriyorum. Eğer deniz kıyısında güneşlenemiyorsak balkonumuzda, bahçemizde, terasımızda güneşlenebiliriz. Vücudumuz güneşi cam arkasından değil, direkt görebilmeli. Tabi tıbben bir engel yoksa."

02/09/2013

Tempolu yürümek, beyinde rahatlamayı sağlayan bölgedeki sinir hücrelerini harekete geçiriyor. Egzersizin anksiyete ve depresona iyi geldiği uzun zamandır biliniyordu ama bunun beyinde nasıl olduğu sırrını koruyordu.

Fareler üzerinde yapılan laboratuvar deneylerinde fareler stres yaratan bir etkiyle, fiziksel olarak aktifken karşılaşıyorsa bu aktivite anında sinir hücreleri onları sakinleştiriyor.

HAREKETLİ OLANLAR STRESLE DAHA İYİ BAŞA ÇIKTI

Araştırmacılar deney sırasında hayvanları iki gruba böldü ve bir grubun devamlı hareket etmesini sağladı, diğerinin ise sabit durmasını. Daha sonra beyin hücrelerinin egzersizden önceki ve sonraki halleri incelendi. Umulduğu gibi uyarılgan sinirler, beynin duygusal tepkilerinin oluştuğu hipokampüsü harekete geçirdi.

Journal of Neuroscience Dergisi'nde yayınlanan araştırmaya göre hareket halindeki farelerin stresle daha iyi başa çıktığı görüldü ve bu sonucun insanlar için de geçerli olduğuna inanılıyor.

02/09/2013

İşte, yaz mevsiminde oluşan sağlık sorunlarına pratik çözümler…

Böcek ısırığı

Eski bir Çin tedavi yöntemine göre böcek ısırığında muz kabuğunun içiyle yara olan bölgeyi ovmak gerekiyor. Bu tedavi yönteminin iltihaplanmayı ve tahrişi azalttığı görülüyor.

Böcek ısırması durumunda hijyenik mendille ya da su ve sabun yardımıyla yara olan bölgeyi temizleyin. Daha sonra muz kabuğunun iç tarafını beş dakika kadar ısırılmış bölgede tutun. Ara sıra ovun ama bölgeyi durulamayın. Muz kabuğunun tortusundan bir miktar deride kalmasını ve kurumasını sağlayın. Isırılan bölgeyi kaşımayın.

Address

Bursa
16000

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Güzellik Ve Sağlık posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Güzellik Ve Sağlık:

Share