klinikpsikologdilara

klinikpsikologdilara Psikolog

İyileşme, toplumsal algıda çoğu zaman “hızlı sonuç”, “ani fark ediş” veya “bir anda değişim” gibi imgelerle eşleştirilir...
10/01/2026

İyileşme, toplumsal algıda çoğu zaman “hızlı sonuç”, “ani fark ediş” veya “bir anda değişim” gibi imgelerle eşleştirilir. Oysa psikolojik iyileşme, doğrusal ilerlemeyen, duraklamaların ve tekrarların doğal olduğu bir süreçtir. Bir gün ilerleme hissedilirken ertesi gün geri çekilme yaşanabilir. Bu dalgalanmalar, sürecin yanlış gittiğinin değil, zihnin yeni bilgiyi sindirme şeklinin bir göstergesidir.

✔Kendine nazik davranmak, sürecin ritmine saygı duymak anlamına gelir. Bu, kişinin kendisini yargılamadan gözlemlemesine, eleştirel iç sesin tonunu yumuşatmasına ve kendi içsel ihtiyaçlarına daha duyarlı bir yaklaşım geliştirmesine yardımcı olur. Nazik bir iç ses, stres yanıtını azaltır; sinir sisteminin dengelenmesini kolaylaştırır ve duygusal esnekliği artırır.

İyileşme sürecinde kişinin kendisine karşı sabırlı olabilmesi, atılan adımların daha sağlam ve uzun vadeli olmasına katkı sağlar. Her küçük ilerleme, yeni bir iç kaynak yaratır. Her duraklama ise zihnin yeniden organize olmak için ihtiyaç duyduğu kısa bir dinlenme alanıdır.

İçsel şefkat, yalnızca bir “iyi olma” tavrı değil; bilimsel olarak da ruh sağlığını güçlendiren bir düzenleyici mekanizmadır. Kendine yönelik nazik bir yaklaşım, kişinin hem duygusal düzenleme kapasitesini artırır hem de yaşamın değişkenlerine karşı daha dayanıklı bir iç yapı oluşturur.

✔ İyileşme; hız değil, farkındalık ve içsel uyum sürecidir. Kendine nazik olmak bu sürecin en güvenilir destekçisi olabilir.

Duygularla yüzleşmek, birçok kişinin zihninde zorlayıcı bir süreç gibi canlanabilir. Çünkü yüzleşme, yalnızca bir duyguy...
03/01/2026

Duygularla yüzleşmek, birçok kişinin zihninde zorlayıcı bir süreç gibi canlanabilir. Çünkü yüzleşme, yalnızca bir duyguyu fark etmek değil; o duygunun hangi deneyimle bağlantılı olduğunu, hangi düşünceyle tetiklendiğini ve hangi ihtiyacın karşılanmadığını anlamayı içerir. Bu nedenle yüzleşme, kişinin kendisiyle kurduğu ilişkinin en samimi ve en dönüştürücü noktalarından biri hâline gelir.

✔Duygular bastırıldığında ortadan kaybolmaz; yalnızca davranışlara, ilişkilerdeki tepkilere, fizyolojik stres yanıtlarına veya düşünce kalıplarına görünmez bir biçimde sızar. Zihnin sürekli tetikte olması, bedenin açıklanamayan gerginliği, ilişkilerde ani tepkiler, derinleşmeyen bağlar—bunların birçoğu fark edilmeyen duyguların dolaylı yansımaları olabilir.

Duyguyla yüzleşmek, o duygunun “tehlikeli” olmadığını, aksine bilgi taşıdığını fark ettirir. Öfke sınır ihlalini, kaygı belirsizlik hissini, hüzün bir kaybı, utanç ise toplumsal bir iz düşümünü işaret ediyor olabilir. Yüzleşme, duygunun ağırlığını hafifletmekle kalmaz; kişinin kendi yaşam deneyimlerine karşı daha bilinçli, daha duyarlı bir iç tutum geliştirmesini sağlar.

Bu süreç aynı zamanda sinir sisteminin düzenlenmesinde de önemli rol oynar. Zihin bir duyguya isim koyabildiğinde, o duygunun yarattığı fizyolojik yük azalır; kişi daha net düşünebilir, daha sağlıklı kararlar alabilir, ilişkilerinde daha dengeli bir iletişim kurabilir.

✔ Yüzleşme, zorlayıcı bir duyguya teslim olmak değil; o duygunun ardındaki hikâyeyi anlamaya alan açmaktır.

İnsan zihni her zaman aynı ritimde çalışmaz; duygular da aynı yoğunlukta yaşanmaz. Bazı günler enerji yüksektir, motivas...
30/12/2025

İnsan zihni her zaman aynı ritimde çalışmaz; duygular da aynı yoğunlukta yaşanmaz. Bazı günler enerji yüksektir, motivasyon artar, kişi kendini daha hareketli hisseder. Ancak bazı günler ağırlık, durgunluk ve anlam veremediği bir yavaşlama ortaya çıkabilir. Bu iniş–çıkışlar, psikolojik açıdan bir dengesizlik değil; duygusal sistemin evrensel bir işleyiş biçimidir.

✔ Her duygunun bir ismi olduğu gibi, bir işlevi ve bir kökeni de bulunur. Hüzün, kaybedilen bir şeyin ardından zihnin geri çekilme ihtiyacını gösterir. İç sıkıntısı, değişim ihtiyacının kapıda olduğunu işaret edebilir. Öfke, sınırların ihlal edildiği alanları fark ettirir. Motivasyon düşüklüğü ise bazen tükenmiş bir zihnin kendini korumak için tempo düşürme çabasıdır.

✔ Toplumsal olarak “güçlü olmak” genellikle her zaman gülümsemek veya iyi görünmekle eşleştirilse de, psikolojik güç; duygu çeşitliliğini kabul edebilmekten geçer. Duygularla temas kurabilen bireyler, oldukça güçlü bir duygusal dayanıklılık geliştirir. Çünkü duygu ne kadar tanınırsa, düzenlenmesi de o kadar kolaylaşır.

Bir duygunun yoğun hissedilmesi, bireyin zayıflığı değil; sinir sisteminin aktif olduğunun bir göstergesidir. Bu nedenle bazı günlerin daha ağır, bazı günlerin daha aydınlık olması; kişinin içsel dünyasının doğal akışının bir parçası olarak görülür.

✔ Gerçek iyilik hâli, sürekli olumlu duygular yaşamakla değil; tüm duygulara eşit bir kabul gösterebilmekle güçlenir.

Öfke, çoğu zaman yalnızca “kontrol edilmesi gereken bir duygu” olarak görülür; ancak psikolojik açıdan öfke, insanın en ...
27/12/2025

Öfke, çoğu zaman yalnızca “kontrol edilmesi gereken bir duygu” olarak görülür; ancak psikolojik açıdan öfke, insanın en güçlü duygusal enerjilerinden biridir. Bu enerji, doğru okunduğunda ve işlenebildiğinde dönüşüm sağlayan bir içsel itici güç hâline gelebilir. Öfkenin biyolojik temeli, beynin tehdit algıladığı durumlarda vücudu harekete geçirmeye hazırlamasıdır. Bu nedenle öfke, saldırganlıktan çok bir sınır ihlalinin fark edilmesine, bir haksızlığın algılanmasına veya bir ihtiyacın karşılanmadığına işaret eder.

⭐Öfke enerjisinin yönü, duygunun nasıl ele alındığıyla şekillenir. Eğer öfke bastırılırsa bu enerji içe döner ve bedensel gerginlik, yorgunluk, sinirlilik veya içsel patlamalar şeklinde kendini gösterebilir. Eğer kontrolsüzce dışa vurulursa, ilişkilerde kırıcı ve yıpratıcı bir dinamik yaratabilir. Fakat öfke, altında yatan ihtiyaca yönlendirildiğinde; kişinin kendini daha iyi anlamasına, sınırlarını netleştirmesine, değişim ihtiyacını fark etmesine ve daha dengeli kararlar almasına yardımcı olur.

⭐Öfke aslında “yanlış bir duygu” değil; kişinin değerlerini, kırılma noktalarını ve kişisel sınırlarını gösteren bir pusula gibidir. Dönüşümü ise öfkeyi bastırmakla değil, fark etmek ve yeniden yönlendirmekle başlar.

24/12/2025

Öfke patlamaları çoğu zaman yüzeyde görünen bir tepkidir; ancak altta işleyen duygu başka bir şey olabilir. Psikolojik açıdan öfke, “ikinci duygu” olarak tanımlanır. Yani öfkenin arkasında çoğu zaman daha kırılgan duygular bulunur: incinme, hayal kırıklığı, kaygı, reddedilme korkusu, değersizlik hissi veya kontrol kaybı. Bu nedenle öfke parladığında, zihin ve beden aslında oldukça hassas bir deneyime tepki veriyor olabilir.

⭐Bir öfke patlamasının ortaya çıkma biçimi; kişinin geçmiş deneyimleri, bastırılmış duyguları, ilişki içi dinamikleri ve stres toleransı ile yakından ilişkilidir. Başkalarına gösterilen tepkiler, çoğu zaman kişinin kendine taşıdığı yüklerin dışa taşmış hâlidir. Dolayısıyla öfkenin arka planını anlamak, davranıştaki sertliğin veya yoğunluğun nedenini çözmeye yardımcı olur.

⭐Bu içsel analiz, kişinin “öfke aslında bana ne anlatmaya çalışıyor?” sorusunu sorabilmesini sağlar. Bazen öfke, bir haksızlığa karşı duyulan tepkidir; bazen ise fark edilmemiş bir ihtiyaç veya uzun süredir ifade edilmemiş bir duygunun kapalı kalmış bir alanı olabilir.

⭐Öfkenin kökenine bakılabildiğinde, kontrolsüz tepkilerin yerini daha anlaşılır, daha dengeli ve ihtiyaç odaklı tepkiler alabilir.

Çeviri  🙏🏼✨Bir süredir kafamda düşündüğüm şeyleri özetleyen bir gönderi olmuş ben de çevirisini yapıp paylaşmak istedim....
23/12/2025

Çeviri 🙏🏼✨

Bir süredir kafamda düşündüğüm şeyleri özetleyen bir gönderi olmuş ben de çevirisini yapıp paylaşmak istedim.

Modern psikoloji çoğu zaman “ebeveynleri suçlamakla” eleştiriliyor.
Oysa psikolojinin geçirdiği dönüşüme baktığımızda, hikâye çok daha katmanlı.
Geçmişte çocukların yaşadığı zorluklar doğrudan ebeveynlerin—özellikle de annelerin—“hatası” olarak görülüyordu.
Bugün ise odağımız suçlu aramak değil; ilişkileri, bağları ve etkileşimleri anlamak.
Bir çocuğun gelişimi yalnızca ebeveyn tutumlarıyla açıklanamaz.
Genetik, mizaç, çevresel koşullar, kültür ve sosyal destek sistemleri aynı anda devrededir.
Bağlanma kuramı bize şunu hatırlatır:
Mesele kusursuz ebeveynlik değil, yeterince güvenli ve duyarlı bir ilişki kurabilmektir.
Psikolojinin geldiği nokta, geçmişi suçlamak değil;
bugünü anlamak ve gelecekteki ilişkileri daha sağlıklı kurabilmektir.

Ebeveynleri anlamak ≠ ebeveynleri suçlamak.
Geçmiş ilişkilerimizi fark etmek, bugünkü seçimlerimiz için bir başlangıç noktasıdır, bir mahkeme değil.





Duygusal kapasite çoğu zaman yanlış anlaşılır.Yoğun duygular, büyük sözler, iniş çıkışlar…Bunlar derinlik gibi görünür a...
20/12/2025

Duygusal kapasite çoğu zaman yanlış anlaşılır.
Yoğun duygular, büyük sözler, iniş çıkışlar…
Bunlar derinlik gibi görünür ama her zaman kapasite değildir.
Gerçek duygusal kapasite;
zorlandığında kaçmamak,
duygu yükseldiğinde düzenleyebilmek,
ilişkide kalabilmek ve tutarlılığı sürdürebilmektir.
Yoğunluk geçicidir.
Kapasite ise zamanla, güvenle ve sinir sistemiyle ilgilidir.





"Birlikte olmanın ötesinde, birlikte büyüyebiliyor musunuz?""Ortak hedef, birbirini değiştirmek değil; aynı yöne bakabil...
17/12/2025

"Birlikte olmanın ötesinde, birlikte büyüyebiliyor musunuz?"
"Ortak hedef, birbirini değiştirmek değil; aynı yöne bakabilmektir."

➤ Güçlü ilişkiler, yalnızca fiziksel yakınlık veya günlük paylaşım değil; geleceğe yönelik ortak vizyon etrafında şekillenir.
Aynı anda yürümek ile aynı yolu yürümek arasında fark vardır: İlki tesadüfi bir eşliktir, ikincisi ise bilinçli bir ortaklık.

➤ Ortak hedefler, çiftlerin enerjisini aynı noktaya yönlendirir. Bu, sadece ev, çocuk ya da maddi planlarla ilgili değildir; değerler, yaşam anlayışı, birlikte öğrenmek ve büyümek gibi unsurları da kapsar.

➤ Birbirini değiştirmek zorunda kalmadan aynı yöne bakabilmek, ilişkide en güçlü bağlardan biridir. Çünkü bu, hem bireysel özgürlüğü hem de ortak ilerlemeyi destekler.
Aynı hedefe yürüyen çiftler, yolda karşılaştıkları engelleri birlikte aşar ve bu süreç bağı daha da sağlamlaştırır.

Parentification, bir çocuğun gelişimsel olarak hazır olmadığı sorumlulukları üstlenmek zorunda kalmasıdır.Bu bazen evde ...
13/12/2025

Parentification, bir çocuğun gelişimsel olarak hazır olmadığı sorumlulukları üstlenmek zorunda kalmasıdır.
Bu bazen evde “küçük bir yetişkin” gibi davranmak, bazen ebeveynin duygusal yükünü taşımak, bazen de aileyi bir arada tutma rolünü üstlenmek şeklinde görünür.

Bu çocuklar genellikle çok erken olgunlaşır.
Sorumluluk almayı, güçlü durmayı, idare etmeyi çok iyi öğrenirler.
Ama çoğu zaman kendi ihtiyaçlarını fark etmeyi, yardım istemeyi ve yaslanmayı öğrenemezler.

Terapide sıkça şunu görürüz:
Bu kişiler yetişkin olduklarında “her şeyi ben yapmalıyım”, “yük olamam”, “zayıf görünmemeliyim” inancıyla yaşarlar.
Yorgunluklarını bile gerekçelendirme ihtiyacı hissederler.

Parentification bir karakter özelliği değil, bir uyum stratejisidir.
Ve bugün işe yaramıyorsa, değiştirilebilir.
Terapide amaç; geçmişte işe yarayan bu rolü suçlamadan fark etmek ve kişinin kendi ihtiyaçlarına da yer açabileceği daha dengeli bir iç sistem kurmaktır.

Bu bir geri gitme değil,
geç kalmış bir çocukluk ihtiyacına alan açmaktır.





"İyi iletişim, anlaşılmak kadar dinleyebilmektir.""Bazen bir ilişkiyi kurtaran şey, doğru kelimeler değil; sessiz bir an...
10/12/2025

"İyi iletişim, anlaşılmak kadar dinleyebilmektir."
"Bazen bir ilişkiyi kurtaran şey, doğru kelimeler değil; sessiz bir anlayıştır."

➤ Birçok ilişkide konuşma vardır ama iletişim yoktur. Çünkü iletişim yalnızca kelimeleri iletmek değil, aynı zamanda duygu ve niyetin karşı tarafa geçmesi demektir. Konuşmak tek yönlüdür; iletişim ise çift yönlü bir bağ kurar.

➤ İyi iletişim, yalnızca kendini doğru ifade etmekten ibaret değildir. Dinlemek, en az konuşmak kadar önemlidir.
Dinlemek, karşı tarafın ne dediğini duymanın ötesinde, onun neden öyle hissettiğini anlamaya çalışmaktır. Bu anlayış, bazen sessizlikle, bazen tek bir onay cümlesiyle bile kurulabilir.

➤ İlişkilerde iletişim koparsa, sorunlar büyürken yanlış anlamalar da artar. Ama iletişim güçlü olduğunda, en zor konular bile güvenli bir zeminde konuşulabilir.

Bazen bir ilişkiyi kurtaran şey, uzun tartışmalar değil, sessiz bir anlayış anıdır.

Bazen bir ebeveynin davranışı, bir çocuğu kendi hayatının rotasını erken değiştirmeye zorlar.Aileyi bir arada tutmak çoc...
09/12/2025

Bazen bir ebeveynin davranışı, bir çocuğu kendi hayatının rotasını erken değiştirmeye zorlar.
Aileyi bir arada tutmak çocuğun görevi değildir;
ama bazı çocuklar, yetişkinlerin sorumluluklarını üstlenmek zorunda kalır.
Bu kopuş, “istemek”ten değil;
güvensiz bir ortamda kendini korumaya çalışmaktan doğar.
Terapide en çok çalıştığımız şeylerden biri,
“o zaman vermek zorunda kaldığın karar, bugün hala senin kararın olmak zorunda değil” farkındalığını yaratmaktır.
Çocukken üstlendiğin yük, yetişkinliğinde yeniden tanımlanabilir. 🌿

03/12/2025

"Bazen en güçlü empati, susup dinleyebilmektir."
"İlişkilerde empati, ‘ben de hissediyorum’ demek değil; ‘senin hissettiğini anlıyorum’ diyebilmektir."

➤ Empati, çoğu kişinin sandığı gibi “aynı şeyi hissetmek” değildir. Gerçek empati, kendini karşı tarafın duygusal yerine koyabilmek ve onu anlamak için çaba göstermektir.

➤ Tartışma anlarında empati, özellikle zor bir beceridir. Çünkü zihin, kendi bakışını savunmaya odaklanır. Oysa bazen ilişkinin en önemli dönüm noktası, bir adım geri çekilip dinleyebilmektir. Sessizce dinlemek, karşındakine “seni anlıyorum” mesajını verir; bu, sözlerden daha güçlü bir bağ kurar.

➤ Empati, karşı tarafı yargılamadan dinlemek ve niyetini anlamaya çalışmaktır. "Bu sözün, onun iç dünyasında neye karşılık geliyor?" diye düşünmek, ilişkinin güven duygusunu güçlendirir.

📌 Empati kurmak, kendi duygularını yok saymak değil; karşı tarafın duygusunu anlamak için onunkine yer açmaktır.

Address

1. Murat Caddesi No 1
Bursa

Opening Hours

Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00
Saturday 09:00 - 17:00
Sunday 09:00 - 17:00

Telephone

+905330844950

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when klinikpsikologdilara posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to klinikpsikologdilara:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram