Prof. Dr. Nimet Kabakuş Çocuk Nörolojisi Muayenehanesi

Prof. Dr. Nimet Kabakuş Çocuk Nörolojisi Muayenehanesi Prof. Dr. Nimet Kabakuş Çocuk Nörolojisi Muayenehanesi

Tel: 0545 368 88 43
Adres: Kültür Mah. Düzce

DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) ve tik bozuklukları, çocukluk döneminde sık görülen ancak doğru yakla...
09/03/2026

DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) ve tik bozuklukları, çocukluk döneminde sık görülen ancak doğru yaklaşım ve uygun tedaviyle büyük oranda kontrol altına alınabilen nörogelişimsel durumlardır.

• Erken tanı tedavi başarısını artırır.
Dikkat süresinin kısa olması, aşırı hareketlilik, dürtüsellik, tikler (göz kırpma, ses çıkarma, omuz silkme vb.) erken fark edilirse çok daha hızlı düzelme gösterir.

• Tedavi, sadece ilaç değildir.
Davranışçı terapi, aile eğitimi, okul desteği, dikkat güçlendirme egzersizleri, bilişsel terapi ve gerekirse medikal tedavi birlikte uygulanır.

• Tik bozuklukları çoğu zaman dalgalı seyreder.
Stres, yorgunluk ve kaygıyla artabilir; uygun terapi ile büyük oranda azalır.

• Bu bozukluklar ‘kader’ değildir.
Doğru rehberlik ve bilimsel tedavilerle çocukların akademik başarısı, sosyal becerileri ve özgüveni belirgin şekilde artar.

DEHB ve tik bozuklukları,
erken müdahale edildiğinde daha işlevsel bir şekilde tedavi edilebilir durumlardır.

Her çocuk kendi hızında gelişir; ancak yürümenin 18. aya kadar gerçekleşmemesi, gelişimsel veya nöromüsküler bir sorunun...
06/03/2026

Her çocuk kendi hızında gelişir; ancak yürümenin 18. aya kadar gerçekleşmemesi, gelişimsel veya nöromüsküler bir sorunun işareti olabilir.

• Motor gelişim gecikmesi
Bacak kaslarının güçsüzlüğü, kalça çıkığı, kas tonusu bozuklukları yürümeyi geciktirebilir.

• Nörolojik problemler
Beyin gelişimi, sinir sinyallerinin iletimi veya omurilikle ilgili sorunlar yürümeyi etkileyebilir.

• D vitamini eksikliği ve beslenme sorunları da rol oynayabilir.

• Aile öyküsü mutlaka sorulmalıdır.

• Gelişim testleri ve çocuk nörolojisi değerlendirmesi gerekebilir.

Yürümenin gecikmesi “bekleyelim geçer” diyerek ertelenecek bir konu değildir.
Erken müdahale, çocuğun gelişim yolculuğunu tamamen değiştirebilir.

Çocuklarda epilepsi nöbetleri, erişkin nöbetlerinden klinik görünüm, seyir ve nedenler açısından belirgin şekilde farklı...
02/03/2026

Çocuklarda epilepsi nöbetleri, erişkin nöbetlerinden klinik görünüm, seyir ve nedenler açısından belirgin şekilde farklıdır. Bu nedenle çocukluk çağındaki nöbetler her zaman ciddiye alınmalı ve hızlı değerlendirilmelidir.

• Bazı nöbetler tipik “kasılma” şeklinde görünmeyebilir.
Göz sabitleme, boş bakma, ani donakalma, dakikalar süren dalma atakları da epilepsi belirtisi olabilir.

• Gelişmekte olan beyin nöbetlerden daha hızlı etkilenir.
Tekrarlayan nöbetler, konuşma–motor gelişim üzerinde olumsuz etki bırakabilir.

• Çocukluk çağı epilepsilerinde genetik faktörler daha belirgindir.

• Doğru tanı EEG + nörolojik muayene ile konur.

• Tedavi geciktiğinde öğrenme, davranış ve gelişim geriliği ortaya çıkabilir.

Çocuklarda her nöbet “kötü” değildir;
ama her nöbet mutlaka değerlendirilmeli ve nedeni bulunmalıdır.

Bir çocuk okulda zorlanıyorsa bunun nedeni çoğu zaman “zekâ eksikliği” değildir.Okul başarısızlığının altında uyku düzen...
27/02/2026

Bir çocuk okulda zorlanıyorsa bunun nedeni çoğu zaman “zekâ eksikliği” değildir.
Okul başarısızlığının altında uyku düzeni, dikkat sorunları, beslenme alışkanlıkları, ekran süresi, öğrenme güçlüğü, kaygı ve aile içi iletişim gibi çok farklı etkenler olabilir.
Güzel haber: Birçok çocuk, doğru düzenlemeler yapıldığında çok kısa sürede belirgin bir akademik iyileşme gösterir.

• Düzenli uyku başarıdaki en güçlü belirleyicilerden biridir.
Eksik uyku → dikkat dağınıklığı → öğrenme güçlüğü → başarısızlık döngüsü oluşturabilir.

• Beslenme ve kan değerleri etkili olabilir.
Demir eksikliği, B12 düşüklüğü, D vitamini yetersizliği öğrenmeyi direkt etkiler.

• Ekran süresinin sınırlandırılması dikkat süresini artırır.

• Ders çalışma ortamı ve rutin oluşturma, çocuğun öğrenme kapasitesini güçlendirir.

• Davranışsal ve duygusal destek, özgüveni ve akademik isteği artırır.

Okul başarısı çok nadiren "yetersizlikten" kaynaklanır.
Çoğu çocuk, doğru stratejilerle kısa sürede toparlanır.

24/02/2026

Bir çocuğun veya erişkinin daha önce yokken ani başlayan güç kaybı, çabuk yorulma, yürümede zorlanma, merdiven çıkamama, el–ayak güçsüzlüğü yaşaması her zaman ciddiye alınmalıdır.

• Kas hastalıkları (miyopatiler)
Omurga kas hastalıkları, distrofi grupları ve metabolik kas hastalıkları ilk belirtiyi “güçsüzlük” olarak verebilir.

• Sinir sistemi hastalıkları (nöropatiler)
Refleks kaybı, uyuşma ve karıncalanma ile birlikte görülebilir.

• Omurilik kaynaklı hastalıklar
Belirgin yürüme bozukluğu ve idrar sorunlarıyla birlikte olabilir.

• Ani başlangıçlı güç kaybında en kritik kural:
Beklemek yok.
Her güçsüzlük “yorgunluk” değildir.

Hızlı değerlendirme = hızlı tanı = kalıcı hasarı önleme.

16/02/2026

Bağırsak sağlığı yalnızca sindirimle ilgili değildir; bağışıklık, hormon dengesi, nörolojik gelişim ve duygu düzenleme üzerinde güçlü bir etkisi vardır. Bu yüzden bağırsak florası bozulduğunda sadece karın ağrısı, kabızlık veya gaz sorunları değil; çocuğun davranışlarında da belirgin değişiklikler görülebilir.

Bağırsak–beyin hattı, çocuklarda yetişkinlere kıyasla daha hassastır. Florada dengesizlik olduğunda:
• Sinirlilik artabilir
• Odaklanma bozulabilir
• Huzursuzluk ve hiperaktivite görülebilir
• Uyku düzensizliği ortaya çıkabilir
• Tatlı isteği artabilir
• Duygusal dalgalanmalar sıklaşabilir
• Bağışıklık zayıflayarak hastalıklara yatkınlık artabilir

Bu nedenle bazı davranış değişimleri sandığınız kadar “davranışsal” olmayabilir; bazen tamamen biyolojik bir kökten gelir. Özellikle sık antibiyotik kullanımı, düzensiz beslenme, aşırı şeker tüketimi, bağırsak enfeksiyonları ve yetersiz lif alımı florayı hızla bozabilir.

Bağırsak sağlığını iyileştirmek, çocuğun zihinsel berraklığını, enerji seviyesini ve duygu düzenini bile olumlu etkileyebilir. Beden ve zihin birbirinden ayrı değildir; biri zorlandığında diğeri hemen sinyal verir.

09/02/2026

Uyku, çocuk için yalnızca “dinlenme” değildir; beynin kendini düzenlediği, öğrendiği, bağlantılar kurduğu, duygusal stresini işlediği ve büyüme hormonunun salgılandığı aktif bir dönemdir. Çocuk uykudayken beyin adeta bir temizlik ekibi gibi çalışır: gün boyunca alınan bilgileri düzenler, gereksiz olanları eler, hafızayı güçlendirir, sinir hücreleri arasında yeni yollar açar.
Bu yüzden düzenli uyku; dil gelişiminden motor becerilere, emosyonel dayanıklıktan sosyal ilişkilere kadar çocuğun tüm gelişim alanlarını etkiler.

Uykusuz kalan bir çocuk yalnızca “huysuz” olmaz; beynindeki denge bozulduğu için:
• Odaklanmakta zorlanır
• Yeni bilgiyi öğrenmesi yavaşlar
• Duygusal tepkiler büyür
• Öfke ve ağlama eşiği düşer
• Bağışıklığı zayıflar

İyi uyuyan çocuk, sabah daha sakin, gün içinde daha uyumlu ve öğrenmeye daha açıktır. Uyku, çocuk gelişiminde ilaçsız en güçlü destektir. Düzenli uyku rutini kurmak, çocuğun beynine “güvendeyiz, gelişebiliriz” mesajını vermenin en etkili yoludur.

Bir çocuk neden öfkelenir? Neden sabırsızdır? Neden odaklanamaz ya da sürekli hareket hâlindedir? Çoğu ebeveyn bu sorula...
06/02/2026

Bir çocuk neden öfkelenir? Neden sabırsızdır? Neden odaklanamaz ya da sürekli hareket hâlindedir? Çoğu ebeveyn bu sorulara karakter üzerinden yanıt arar: “Huyundan.” “Zaten böyle.” “Çok inatçı.”
Oysa çocukların büyük kısmında davranış, kişilikten önce beynin işleyişi ile şekillenir.

Bir çocuğun davranışı aslında şunların bir sonucudur:
• Beyin gelişim hızı
• Duygusal düzenleme kapasitesi
• Beslenme (kan şekeri, vitamin-mineral dengesi)
• Uykunun niteliği
• Stres ve kaygı düzeyi
• Aile içi iletişim tarzı
• Bağırsak florası
• Nörogelişimsel özellikler (DEHB vb.)

Yani çocuk “zor” olduğu için zor davranmaz; zorlandığı için zor davranır.
Beyin kimyası regüle olduğunda — yeterli uyku, sağlıklı beslenme, rutinler, güvenli bağlanma, duygusal destek — davranış otomatik olarak yumuşar.
Kişilik ise zamanla, bu biyolojik zemin üzerinde gelişir.

Bu bakış açısı ebeveynliğe büyük bir nefes aldırır:
“Çocuğum kötü niyetli değil, kapasitesi zorlanıyor.”
İşte bu fark ediş, hem ilişkiyi hem çocuğun özgüvenini dönüştürür.

B12 eksikliği çoğu ebeveyn için sadece “kansızlık riski” olarak bilinir, oysa çocuklarda B12 düzeyi düştüğünde davranışs...
02/02/2026

B12 eksikliği çoğu ebeveyn için sadece “kansızlık riski” olarak bilinir, oysa çocuklarda B12 düzeyi düştüğünde davranışsal, duygusal ve bilişsel değişiklikler çok daha önce ortaya çıkar. Çünkü B12, sinir sisteminin temel yapı taşlarından biridir. Beyin hücrelerinin iletişimini güçlendirir, odaklanmayı destekler, hafızayı düzenler ve duygu durumunu stabilize eder.

B12 eksikliği olan bir çocuk:
• Daha çabuk sinirlenebilir
• Odaklanmakta zorlanabilir
• Aşırı hareketli veya tam tersi çok yorgun olabilir
• Mutsuz, dalgın veya “kapalı” görünebilir
• Öğrenme hızında yavaşlama görülebilir
• Sosyal ortamlarda daha çekingen olabilir
• Duygusal iniş çıkışlar yaşayabilir

Bu nedenle davranış değişikliklerini sadece “huysuzluk”, “inat” veya “kişilik” olarak görmek yanıltıcı olabilir. Bazen biyoloji önce konuşur, çocukların davranışı ise bu biyolojik dengenin dışa vurumudur.

B12’nin davranış üzerindeki etkisi çoğu zaman gözden kaçtığı için eksiklik uzun süre fark edilmeyebilir. Oysa doğru zamanda yapılan bir kan tahlili, çocuğun hem ruh halini hem de okul performansını belirgin şekilde iyileştirebilir.

Bebeklerde ve çocuklarda yaşanan “büyüme atakları” çoğu ebeveyn tarafından yalnızca fiziksel uzama olarak düşünülür. Oys...
30/01/2026

Bebeklerde ve çocuklarda yaşanan “büyüme atakları” çoğu ebeveyn tarafından yalnızca fiziksel uzama olarak düşünülür. Oysa büyüme atağı, vücuttan çok beynin kendini yeniden yapılandırdığı bir dönemdir.
Bu dönemlerde çocuk normalden daha huysuz, daha iştahsız, daha uyku düzensiz veya daha talepkar olabilir. Çünkü beyinde yoğun bir gelişim çalışması vardır: sinapslar güçlenir, yeni bağlantılar kurulur, bazı eski bağlantılar budanır. Bu nörolojik hareketlilik çocuğun davranışlarına yansır.

Büyüme ataklarında görülen durumlar:
• Artan mızmızlık
• Ayrılma kaygısında artış
• Uyku düzensizliği
• Yeni becerilerin hızla ortaya çıkması
• Keşfetme isteğinde artış
• Daha fazla ilgi ve temas ihtiyacı

Bu dönemler zorludur ama geçicidir — ve her atak, çocuğun gelişiminde büyük bir sıçramanın habercisidir.
Çocuk bu süreçte “zor” olduğu için değil, beyni büyüdüğü için farklı davranır. Onu sakinleştiren şey baskı değil; düzen, temas ve güvenli sınırdır.

Büyüme atakları ebeveyn için yorucu olabilir, fakat çocuğun gelecekteki gelişim kapasitesini artıran çok değerli evrelerdir.

Demir eksikliği çoğu zaman yalnızca “kansızlık” olarak bilinir, fakat demirin vücuttaki rolü bundan çok daha büyüktür. D...
26/01/2026

Demir eksikliği çoğu zaman yalnızca “kansızlık” olarak bilinir, fakat demirin vücuttaki rolü bundan çok daha büyüktür. Demir, oksijenin hücrelere taşınmasını sağlar ve beyin gelişiminin kilit taşlarından biridir. Özellikle çocuklarda demir eksikliği olduğunda yalnızca halsizlik değil; odaklanma güçlüğü, unutkanlık, öğrenme zorluğu ve davranış değişiklikleri gibi belirtiler ortaya çıkar.

Demir; dikkat, hafıza ve problem çözme gibi yürütücü fonksiyonların sağlıklı çalışmasında kritik rol oynar. Eksik olduğunda çocuk:
• Sınıfta dalıp gitmeye başlar
• Öğrendiklerini çabuk unutur
• Dikkat dağınıklığı artar
• İrritabilite (huzursuzluk) gözlenir
• Akademik performans düşer
• Uyku kalitesi bile etkilenir

Birçok ebeveyn çocuğun ders çalışmadığını, dikkatsiz olduğunu düşünür; oysa bazen kök sebep “davranışsal” değil, tamamen biyolojiktir. Demir eksikliğinin tedavisi çocukta yalnızca fiziksel iyileşme değil, bilişsel sıçrama da yaratır.

Bu nedenle demir düzeylerinin düzenli takip edilmesi, çocuk gelişimi açısından kritik bir adımdır.

16/01/2026

🔸 Ateş çoğu kişi için “hastalandım” anlamına gelse de aslında vücudun savunma mekanizmasının doğal bir parçasıdır. Bağışıklık sistemi enfeksiyonla karşılaştığında, mikroorganizmaların çoğalmasını zorlaştırmak için vücut sıcaklığını bilinçli olarak yükseltebilir. Bu nedenle ateş, özellikle çocuklarda her zaman kötü bir tabloya işaret etmez; bazen bağışıklık sisteminin çalıştığının bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.

🔸 Ateşin nedeni her zaman enfeksiyon değildir. Diş çıkarma dönemindeki kısa ateş yükselmeleri, aşı sonrası hafif sıcaklık artışları, yoğun oyun sonrası ısınma ya da fazla giydirilme gibi durumlar da geçici ateşlere yol açabilir. Ancak ateşin süresi, derecesi, eşlik eden belirtiler ve çocuğun genel hâli ateşin ne anlama geldiğini anlamada önemli rol oynar.

🔸 Ateşin bazen hastalığın ilk belirtisi, bazen de yalnızca vücudun geçici bir tepkisi olması mümkündür. Bu nedenle ateş, her zaman olumsuz bir durumun habercisi olarak değil; vücudun içinde neler olup bittiğini anlamaya yardımcı olan bir biyolojik sinyal olarak görülebilir.

Address

📍Kültür Mahallesi Ömer Seyfettin Sok. No: 21 Kat: 2 Daire: 6, Merkez (HappyMoons Kafe üstü, Güneş Tıp Merkezi Karşısı)
Düzce
81010

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00
Saturday 09:00 - 17:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Prof. Dr. Nimet Kabakuş Çocuk Nörolojisi Muayenehanesi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Prof. Dr. Nimet Kabakuş Çocuk Nörolojisi Muayenehanesi:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram