Klinik Psikolog Gizem Deniz Şahin

Klinik Psikolog Gizem Deniz Şahin Klinik Psikolog Gizem Deniz Şahin, Datça'da danışanlarına hizmet vermektedir.

Bazen hayatın içinde öyle anlara geliyoruz ki, ne yapacağımızı bilemediğimiz, nereden başlayacağımızı bulamadığımız, bir...
26/03/2026

Bazen hayatın içinde öyle anlara geliyoruz ki, ne yapacağımızı bilemediğimiz, nereden başlayacağımızı bulamadığımız, biraz sıkıştığımız. Sanki ilerlemek için önce her şeyi çözmemiz gerekiyormuş gibi geliyor. Oysa çoğu zaman bizi taşıyan şey, büyük çözümler değil de küçük devam edişler oluyor.
Kayıp Balık Nemo’da bir sahne vardır, belki hatırlarsınız. Dory karakteri “Hayat zorlaşınca ne yapıyoruz Nemo?” diye sorar ve ardından cevabı gelir “Yüzmeye devam et.” Aslında çok basit gibi görünen bu cümle tam da böyle anlara dokunur. Çünkü o an çözmek zorunda değilsindir, anlamak zorunda değilsindir, toparlamak zorunda değilsindir. Bazen sadece durmadan, kopmadan, kendi ritminde devam etmek yeterlidir.
Günlük hayatın içindeki küçük rutinlere tutunmak, yaptığın şeye kaldığın yerden devam etmek, hatta sadece bugünü sürdürebilmek. Bunlar dışarıdan küçük görünse de içeride oldukça düzenleyici ve güven verici bir yere temas eder.
Belki bugün her şey net değil. Belki hala biraz karışık. Ama yine de yüzmeye devam edebilirsiniz. 🌊

Bazen hayatımızda bir şeylerin değiştiğini çok büyük anlarla değil, küçük fark edişlerle anlarız. Gün içinde durup kendi...
25/03/2026

Bazen hayatımızda bir şeylerin değiştiğini çok büyük anlarla değil, küçük fark edişlerle anlarız. Gün içinde durup kendimizi dinlediğimiz o kısa anlarda, içimizden geçen bir düşünce, bir cümle ya da bir his bize aslında yeni bir şeyin başladığını fısıldar. Her zaman bunu hemen isimlendiremeyiz belki ama içimizde bir yer kıpırdamaya başlar.
Hayatın akışı içinde bazı şeyler sessizce bize katılır, bazıları da yine sessizce bizden uzaklaşır. Ve çoğu zaman biz bunu ancak biraz yavaşladığımızda fark ederiz. Kendimize temas ettiğimiz, gerçekten ne hissettiğimizi duymaya izin verdiğimiz o anlar, yeni farkındalıkların doğduğu yerler olur.
Bu doğuşlar her zaman büyük ve görünür değildir. Bazen sadece bir şeyi eskisi gibi yapmak istemediğimizi fark etmek, bazen bir duygunun orada olduğunu kabul etmek, bazen de kendimize biraz daha yakın hissetmek… Bunların hepsi aslında yeni bir başlangıcın habercisidir.
Belki bugün hayatınızda köklü bir değişim olmadı. Ama belki içinizden geçen bir şeyi ilk kez bu kadar net gördünüz. Ve bu da bir doğuştur.

Bugün neyin doğuşunu kutlamak istersiniz? 🌿

Ajandamdan hepimize bir mesaj var: “Kendimizle vakit geçirmemizi hafife almayın.”Hayatın temposu arttıkça, rollerimiz ço...
24/03/2026

Ajandamdan hepimize bir mesaj var: “Kendimizle vakit geçirmemizi hafife almayın.”

Hayatın temposu arttıkça, rollerimiz çoğaldıkça
(ebeveyn, çalışan, bir yandan sorumlulukları olan)
kendimize ayırdığımız zaman yavaş yavaş daralabiliyor.
Kendimize vakit ayırmak gereksiz, ertelemeye açık
hatta bazen suçluluk hissettiren bir şey gibi algılanabiliyor.
Oysa kendimizle vakit geçirmek,
sadece “boş zaman değerlendirmek” değil.
Biraz durmak, nefeslenmek, içimizde ne olup bittiğini fark etmek, “Ben şu an neye ihtiyaç duyuyorum?” sorusunu duyabilmek demek.
Ve çoğu zaman fark etmeden atladığımız bir şey var:
Kendimizle kurduğumuz ilişki, hayattaki tüm diğer ilişkilerimizin tonunu belirliyor.
Kendine yaklaşabilen biri, başkalarına da daha temaslı, daha düzenleyici bir yerden yaklaşabiliyor.
Kendimize ayırdığımız zamanı, bir “lüks” ya da “kaçamak” değil de psikolojik sürdürülebilirliğin bir parçası olarak görmeye başladığımızda bambaşka deneyimlere kapı aralayabiliriz. 🌱

Birçoğumuz için olumsuzu düşünmek bir alışkanlık değil, bir koruma biçimi olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü çoğu zaman bir...
05/02/2026

Birçoğumuz için olumsuzu düşünmek bir alışkanlık değil, bir koruma biçimi olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü çoğu zaman bir yerlerde bir zamanlar zihnimiz şunu öğrenmiş oluyor:
“En kötüsünü öngörürsem, hazırlıklı olurum. Hazırlıklı olursam, daha az incinirim.”

Bu yüzden felaket senaryoları bazen kaygıdan değil, kendini koruma ihtiyacından doğar ama burada küçük bir durak var. Zihin tehlikeyi aramakta çok yetenekliyken, olumlu olasılıkları fark etmek çoğu zaman bilinçli bir davet ister. İyi ihtimaller kendiliğinden gelmeyebilir. Onlara alan açmak, bir tür içsel izin gerektirir.

“Ya her şey sandığım kadar zor olmazsa?”
“Ya bu sefer başka bir ihtimal de varsa?”

Olumlu ihtimali hayal ediyor olmak aslında safça bir iyimserlikten ziyade sinir sistemimize sadece tehdidin olmadığını, başka ihtimallerin de var olduğunu hatırlatmaktır. Bugün kendimize “En kötü senaryoyu düşünmekte bu kadar iyiysem en iyi ihtimali de hayal etmeye biraz alan açabilir miyim?” sorusunu sorarak bir adım atabiliriz.
Hayal etmek, zihnin karanlık senaryolarına açılan küçük ama güçlü bir pencere olabilir. 🪟

Bazen durmak, vazgeçmek gibi hissedilir. Oysa çoğu zaman durmak bedenin, zihnin ve duyguların “bir bakmamız gerek” dediğ...
04/02/2026

Bazen durmak, vazgeçmek gibi hissedilir. Oysa çoğu zaman durmak bedenin, zihnin ve duyguların “bir bakmamız gerek” dediği yerdir. Sürekli hareket halinde olmak, her duygunun peşinden gitmek ya da her boşluğu doldurmaya çalışmak, bir süre sonra yönümüzü değil hızımızı artırır. Ama hız, her zaman ilerlemeyi beraberinde getirmez.
Durmak; dinlenmek, olanı fark etmek, kendimizi yeniden regüle edebilmek için alan açmaktır. Durduğumuzda neyin bizi ileri taşıdığını, neyin sadece yorduğunu daha net görürüz.

Bazen ilerlemek, durup kendimizle yeniden temas kurmaktır. 🫂

Bazen farkında olmadan, kendi yarım kalmış hayallerimizi, ertelediğimiz isteklerimizi çocuklarımızın omuzlarına bırakabi...
29/12/2025

Bazen farkında olmadan, kendi yarım kalmış hayallerimizi, ertelediğimiz isteklerimizi çocuklarımızın omuzlarına bırakabiliyoruz.

“Ben yapamadım, o yapsın.”
“Benim yaşadığım zorlukları yaşamasın.”
“Bir adım daha ileri gitsin.”

Niyet çoğu zaman sevgiyle başlıyor ama bu iyi niyetli beklentiler, çocukların dünyasında görünmez yükler haline gelebiliyor. Oysa çocuklar, bizim ideallerimizi tamamlamak için değil, kendi yollarını keşfetmek için buradalar. Ebeveynlik, şekil vermekten çok eşlik etmeyi, yön çizmekten çok alan açmayı, yük yüklemekten çok güvenli bir zemin sunmayı içeriyor. Bizler, onların hayallerini seçmek zorunda olmadığımızın farkına vardığımızda, kendi olma hallerine saygı duyduğumuzda, yanlarında sağlam, sakin ve erişilebilir bir yay olabildiğimizde çocuklar zaten, kendi oklarını çok daha uzağa ve çok daha kendileri olarak fırlatabiliyorlar. 🏹








Bazen zorlandığımız şey, olan biten değil deonu hemen düzeltme, kontrol altına alma ihtiyacımız oluyor.Kontrolcülük ve m...
27/12/2025

Bazen zorlandığımız şey, olan biten değil de
onu hemen düzeltme, kontrol altına alma ihtiyacımız oluyor.
Kontrolcülük ve mükemmelliyetçilik çoğu zaman iyi niyetli yerlerden beslenir. Daha az acı, daha çok güven, daha doğru bir yaşam arzusu maskesiyle ortaya çıkar. Ama her duygu, her düşünce, her an bir müdahale çağrısı değildir.
Bazı şeyler düzeltilmek için değil de
fark edilmek, yaşanmak ve geçmesine izin verilmek içindir.

Terapi odasında da hayatın içinde de
her şeyi onarmaya çalışmak yerine
“Burada kalabilir miyim?” diye sormak
çoğu zaman iyileştirici olanın kendisidir. 🌱

Bazen insanın içi biriken düşüncelerle, söylenememiş cümlelerle, adı konmamış duygularla doluyor. Taşımak ağırlaştığında...
22/12/2025

Bazen insanın içi biriken düşüncelerle, söylenememiş cümlelerle, adı konmamış duygularla doluyor. Taşımak ağırlaştığında, bir şeyleri bırakmak gerekiyor.
Zor olanı, fazla geleni, artık sığmayanı…

Boşaltmak aslında vazgeçmek değil.
Hafiflemek.
Yer açmak.
Nefes alabilmek.
Bazen bir kova, bazen birkaç damla, bazen de sadece durup bakmak yeterli oluyor. 🌀

Zihin hızlandığında beden alarm moduna geçer. Acelemiz arttıkça belirsizlik büyür, kaygının sesi yükselir. Yavaşladığımı...
13/12/2025

Zihin hızlandığında beden alarm moduna geçer. Acelemiz arttıkça belirsizlik büyür, kaygının sesi yükselir. Yavaşladığımızda ise sinir sistemi “tehdit altında değilim” bilgisini almaya başlar. Nefes derinleşir, düşünceler netleşir, akış daha görünür hale gelir. Hızın beraberinde getirdiği baskı azalır, kaygı puanı düşer.
Yavaşlamak geri kalmak değildir. Aksine, kendimizi regüle edebilmenin en güçlü yollarından biridir. Durabilmek, bekleyebilmek, hissettiğini fark edebilmek… tüm bunlar güvenli bir iç alan yaratır. Bazen iyileşme, daha fazlasını yaparak değil de yavaşlayabilmekle başlar. 🌱













Bazı kitaplar içlerinde kabullenişin ve varoluşun en sade halini taşır. “Petra” da öyle bir kitap.Bir taşın küçük, sırad...
12/11/2025

Bazı kitaplar içlerinde kabullenişin ve varoluşun en sade halini taşır. “Petra” da öyle bir kitap.
Bir taşın küçük, sıradan, yerinde duran bir taşın bir anda kendini bambaşka yerlerde, bambaşka biçimlerde bulmasının hikayesini anlatıyor bizlere. Taş her defasında değişir, ama bir yandan da hep kendidir.

Tıpkı bizler gibi. Geçtiğimiz yollar, durduğumuz yerler değişse de içimizde bir yer hep aynı kalır.
Biraz şaşkın, biraz meraklı, biraz umutlu.

“Ben bir taşım, bu da benim yuvarlanışım. Her taş nasıl yuvarlanıyorsa öyle işte…”

Bazen kendi içimizdeki çabayı görmekte zorlanıyoruz. Kendimize yüksek beklentiler koyuyor, attığımız küçük adımları yok ...
11/11/2025

Bazen kendi içimizdeki çabayı görmekte zorlanıyoruz. Kendimize yüksek beklentiler koyuyor, attığımız küçük adımları yok sayıyoruz. Oysa iyileşme, değişim ya da güçlenmenin hiçbiri bir anda olmuyor.
İçimizdeki eleştirel ses çoğu zaman hızlı, sert ve talepkar olabiliyor.
Belki bugün yapabileceğimiz şeylerden biri, kendi çabamıza biraz daha şefkatle bakmak. Yavaşlamanın, denemenin, tekrar denemenin hakkını vermek. Adımlarımızı, çabamızı küçümsemek yerine “Buraya kadar gelebildim ve bu da değerli” diyebilmek.
Çaba görünür olunca umut da görünür olur.
🌱

İçimizdeki boşluk, kayıptan ziyade çoğu zaman davettir.Yeniye, renge, dönüşüme…Kapatmaya değil, dinlemeye değer. Anna Ll...
06/11/2025

İçimizdeki boşluk, kayıptan ziyade çoğu zaman davettir.
Yeniye, renge, dönüşüme…
Kapatmaya değil, dinlemeye değer.
Anna Llenas’ın Boşluk kitabı, eksiklik duygusunun aslında yeni anlamlara ve içsel büyümeye açılan bir alan olabileceğini zarif bir biçimde hatırlatıyor.

Address

İskele, Atatürk Caddesi No:8/15, Datça/Muğla
Datça
48900

Opening Hours

Monday 09:00 - 19:00
Tuesday 09:00 - 19:00
Wednesday 09:00 - 19:00
Thursday 09:00 - 19:00
Friday 09:00 - 19:00
Saturday 09:00 - 19:00

Telephone

+905413348488

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Klinik Psikolog Gizem Deniz Şahin posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Klinik Psikolog Gizem Deniz Şahin:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category