Psikolog Asuman Köseoğlu

Psikolog Asuman Köseoğlu Psikolog Asuman Köseoğlu Aydın Didim’ de kendi danışmanlık ofisinde yetişkin, aile, çocuk Online Danışmanlık

İlişkilerinizde bazen fazla hassas, fazla kontrollü ya da fazla mesafeli davrandığınız oluyor mu?Bu tepkilerin kökeni ba...
22/10/2025

İlişkilerinizde bazen fazla hassas, fazla kontrollü ya da fazla mesafeli davrandığınız oluyor mu?
Bu tepkilerin kökeni bazen bugünkü yaşantınızda değil, çocukluk ve ergenlik döneminizde yatabilir.

💡 Travma derken kastımız nedir?
Travma sadece “büyük” olaylar değildir.

Sürekli eleştirilmek
İhmal edilmek
Fazla baskıcı yetiştirilmek
Duyguların önemsenmemesi
Bunlar da bir çocuğun iç dünyasında derin izler bırakabilir.

📌 Yetişkin ilişkilerine nasıl yansır?

Fazla onay ihtiyacı
Terk edilme korkusu
Güven problemleri
Karşı tarafın sevgisini kanıtlama çabası
Sınır koymakta zorlanma

🌱 Ne yapabilirsiniz?

Tepkilerinizi fark edin: "Bu his şimdiye mi, yoksa geçmiş yaralarıma mı ait?"
Güven ilişkileri kurarken acele etmeyin, sağlam temeller oluşturun
Kendinize “Hak ettiğim sevgi ve saygı koşulsuzdur” cümlesini hatırlatın
Gerekirse geçmiş travmaları profesyonel destekle yeniden değerlendirin

⚠ Geçmişte yaşadıklarınız bugün sizi yönetmek zorunda değil. Farkındalık, zinciri kırmanın ilk adımıdır.

Bazı ilişkilerde, işte ya da sosyal ortamlarda fazla uyum sağlama, hayır diyememe, sürekli onay bekleme gibi davranışlar...
15/10/2025

Bazı ilişkilerde, işte ya da sosyal ortamlarda fazla uyum sağlama, hayır diyememe, sürekli onay bekleme gibi davranışlar fark ediyor musunuz?
Bunun kökünde çoğu zaman terk edilme veya reddedilme korkusu yatar.

💡 Bu korkunun nedenleri:

Çocuklukta tutarsız ilgi veya sevgi görme
Önceki ilişkilerde ani terk edilme veya dışlanma deneyimi
Değer duygusunu başkalarının onayına bağlamak
“Yalnız kalırsam baş edemem” inancı

📌 Nasıl fark edersiniz?

Başkalarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarınızın önüne koymak
Sürekli sevilip sevilmediğinizi test etmek
Aşırı fedakârlık yapmak
Kabul görmek için kendi sınırlarınızı ihlal etmek

🌱 Peki ne yapabilirsiniz?

Öncelikle duygunuzu yargılamadan fark edin: “Şu an reddedilme korkusu yaşıyorum”
Kendi değerinizi başkalarının davranışlarına bağlamamayı çalışın
Sağlıklı sınırlar koymayı öğrenin
Kendi başınıza zaman geçirerek yalnızlıkla dost olun
Gerekirse bu temalar üzerine terapi veya destek gruplarıyla çalışın

Değeriniz, kimse size “evet” dediği için var olmaz; siz olduğunuz için zaten vardır.

Hepimiz zamanla fark etmeden duygusal yükler biriktiririz… kırgınlıklar, pişmanlıklar, suçluluk duyguları, söylenmemiş s...
01/10/2025

Hepimiz zamanla fark etmeden duygusal yükler biriktiririz… kırgınlıklar, pişmanlıklar, suçluluk duyguları, söylenmemiş sözler… Bu yükler fark etmesek de enerjimizi azaltır.

💡 Neden ritüeller önemli?
Çünkü duygular da tıpkı bedenimiz gibi “arındırılmaya” ihtiyaç duyar. Düzenli, küçük pratikler bu yükü hafifletir.

🌿 Uygulayabileceğiniz günlük mini ritüeller:

1️⃣ Yazma Terapisi Günlüğü (Journaling)
Her gün 5-10 dakika “Şu an bende ağırlık yapan ne?” sorusunu yazarak cevaplayın. Yazdıklarınızı kimse okumayacak, amaç duyguyu zihinden kağıda aktarmak.

2️⃣ Nefes Temizliği
Derin bir nefes alın, verirken “Bırakıyorum” kelimesini aklınızdan geçirin. Özellikle yoğun bir günün sonunda faydalıdır.

3️⃣ Duygusal Detoks Yürüyüşü
Tek başınıza yapılan kısa yürüyüşler, zihinsel alanınızı tazeler. Telefonu sessize alın, çevredeki sesleri dinleyin.

4️⃣ Teşekkür Molası
Gün bitmeden o gün için minnettar olduğunuz 3 şeyi yazın veya yüksek sesle söyleyin.

Küçük günlük adımlar, büyük içsel dönüşümler yaratır.

Bazen hedeflerinizi biliyorsunuz, yetenekleriniz var, çalışıyorsunuz… ama sanki görünmez bir duvara çarpıp duruyorsunuz....
24/09/2025

Bazen hedeflerinizi biliyorsunuz, yetenekleriniz var, çalışıyorsunuz… ama sanki görünmez bir duvara çarpıp duruyorsunuz. İşte bu durum çoğu zaman zihinsel kapanmalar ve gizli inanç blokları ile ilgilidir.

💡 Peki nedir bu zihinsel kapanma?

Bilinçaltında yer etmiş “Ben yapamam”, “Benim şansım yok” gibi köklü inançlar
Geçmişte yaşanan hayal kırıklıklarının “tekrar olmasın” diye yarattığı savunma duvarları
Başarının getireceği sorumluluk veya değişimden bilinçsizce kaçma
“Konfor alanı”nın dışına çıkma korkusu

📌 Nasıl fark edersiniz?

Kendinizi sürekli bahaneler üretirken buluyorsanız
Çok motive başlayıp kısa sürede bırakıyorsanız
Adım atmanız gerekmesine rağmen “mood” bekliyorsanız
Başarıyla ilgili belirsiz bir tedirginlik hissediyorsanız

🌱 Ne yapabilirsiniz?

Küçük hedefler koyarak beyninize “başarabiliyorum” duygusunu yeniden öğretin
Fark ettiğiniz inançları yazın ve “Bu gerçek mi, yoksa eski bir hikâye mi?” diye sorgulayın
Geçmişteki başarılarınızı görünür bir yerde tutun
Gerekirse uzman desteğiyle bu blokları çalışın

Başarı yalnızca yeteneğinizle değil, zihinsel izin verdiğiniz seviyeye kadar gelir.

Kontrol ihtiyacı, dış dünyadaki belirsizliklerden ve içsel kaostan korunma mekanizmasıdır. Sigmund Freud’un psikanalitik...
29/08/2025

Kontrol ihtiyacı, dış dünyadaki belirsizliklerden ve içsel kaostan korunma mekanizmasıdır. Sigmund Freud’un psikanalitik kuramına göre, kontrol arzusu çoğunlukla bilinçdışı korkulara dayanır; özellikle “kaybetme” ve “yetersizlik” duygularına.

🔍 Bilişsel Davranışçı Terapi'de ise kontrol ihtiyacının altında yatan temel şeyin, belirsizlikle başa çıkamama korkusu olduğu vurgulanır. Bu korku bireyin kendini güvende hissetmesini engeller ve hayatını sınırlandırır.

🌿 Yine John Bowlby’nin bağlanma teorisine göre, erken çocuklukta tutarsız veya güvenilmez bağlanma figürleri deneyimleyen kişilerde kontrol ihtiyacı daha yüksek görülür. Çünkü güven ortamı oluşmadığında kişi, çevresini sıkı sıkıya kontrol etme ihtiyacı hisseder.

🧠 Kaygı ve kontrol, zıt kutuplar gibidir. Kontrolü artırmaya çalıştıkça kaygı yükselir; kaygı arttıkça kontrol arayışı derinleşir. Bu döngüden çıkmak için öncelikle belirsizliği kabul etmek ve kontrolü bırakmayı öğrenmek gerekir.

🌈 Terapide bu noktada, “Bana kontrolü bırakma cesareti veren nedir?” sorusu güçlü bir içgörü kapısı açar. Çünkü gerçek özgürlük, kontrollü olmak değil; belirsizlik içinde var olabilmektir.

Öz-farkındalık, kendi iç dünyamızı derinlemesine tanıma yetisidir. Daniel Goleman’ın “Duygusal Zeka” kitabında belirttiğ...
22/08/2025

Öz-farkındalık, kendi iç dünyamızı derinlemesine tanıma yetisidir. Daniel Goleman’ın “Duygusal Zeka” kitabında belirttiği gibi, öz-farkındalık duygularımızı ve düşüncelerimizi fark etmek; onları yargılamadan gözlemlemekle başlar.

🧘‍♂️ Bu yeti, meditasyon, mindfulness ve terapi yoluyla geliştirilebilir. Çünkü hayatın karmaşasında kendimizi kaybetmek kolaydır ama pusula olarak öz-farkındalığı kullanmak, yaşam yolculuğunda rehber olur.

🧩 Carl Gustav Jung’un dediği gibi, “Kendini tanımayan kişi hayatında aynalarla karşılaşır.” Yani dış dünyadaki tepkilerimiz aslında iç dünyamızın yansımalarıdır. Bu yüzden içsel keşif, hem ruhsal hem zihinsel denge için kritiktir.

📚 Öz-farkındalık aynı zamanda duygusal regülasyon ve empati kurmanın temelidir. Kendini ne kadar iyi bilirsen, başkalarının duygularını ve ihtiyaçlarını o kadar doğru anlayabilirsin. Bu da ilişkilerde sağlıklı sınırlar ve samimiyet sağlar.

🌟 Öz-farkındalık sabır, cesaret ve dürüstlük ister. Çünkü bazen karanlık yönlerimizle, korkularımızla yüzleşmek zordur ama bu yüzleşme, gerçek özgürlüğe ve iç huzura ulaşmanın tek yoludur.

💬 Günlük yaşamda küçük pratiklerle “Şu an ne hissediyorum? Neden böyle hissediyorum?” sorularını kendine sormak, öz-farkındalığı artırmanın ilk adımıdır. Ve bu yolculukta her adım, kendine bir hediyedir.

Sınırlar, kişisel özgürlüğümüzü koruyan görünmez duvarlardır. Sağlıklı sınırlar olmadan ne kendimizi ne de ilişkilerimiz...
15/08/2025

Sınırlar, kişisel özgürlüğümüzü koruyan görünmez duvarlardır. Sağlıklı sınırlar olmadan ne kendimizi ne de ilişkilerimizi koruyabiliriz. Brené Brown’ın cesaret ve kırılganlık üzerine yaptığı çalışmalar, sınır koymanın aslında özgüvenin ve kendini değerli hissetmenin en önemli göstergesi olduğunu ortaya koyar.

📚 Psikodinamik teoride sınırlar, benlik gelişiminin temel yapı taşlarından biridir. Sınır koymak, kişinin kim olduğunu; neyi kabul edip neyi etmeyeceğini netleştirmesi demektir. Sınırlar olmadan kişi, başkalarının talepleri arasında kaybolur ve özgünlüğünü yitirir.

🔥 “Hayır.” demek zor olabilir, özellikle sevilme ve kabul edilme arzusu güçlü olduğunda, ama sınır koymak bencillik değil; kendine saygının en doğal yansımasıdır. Çünkü sınır koyabilen kişi, kendine “Benim de hakkım var.” der ve bunu savunur.

🌿 Sağlıklı sınırlar koymak, aynı zamanda duygusal tükenmişliği önler. İlişkilerdeki denge, karşılıklı saygı ile mümkündür ve bu saygı sınırlar sayesinde kurulur. Bu hem ruh sağlığını korur hem de kişisel gelişime büyük katkı sağlar.

💬 Terapi süreçlerinde sık sık sınır koyma becerileri üzerinde çalışılır. Özellikle toksik ilişkilerde ya da aşırı özverili kişiliklerde, sınırların netleşmesi kişinin hayat kalitesini dramatik biçimde artırır.

🌟 Sınırlar koymak seni yalnızlaştırmaz, aksine seni bütünleştirir ve özgürleştirir. Çünkü sınır koyan insan, kendisini tanır ve değerini bilir.

İçimizde bir ses vardır; çoğu zaman farkında olmadan bizi eleştiren, hatalarımızı büyüten ve kendimizi değersiz hissetti...
12/08/2025

İçimizde bir ses vardır; çoğu zaman farkında olmadan bizi eleştiren, hatalarımızı büyüten ve kendimizi değersiz hissettiren bir içsel eleştirmen. Bu ses, kimi zaman motivasyon gibi algılansa da aslında ruhumuzun en büyük düşmanlarından biridir. Albert Ellis’in Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) yaklaşımında, bu sesin “irrasyonel inançlar” yaratıp bizi başarısızlık, suçluluk ve kaygıya sürüklediği vurgulanır.

💡 Peki, bu içsel eleştirmenle nasıl barışabiliriz? Kristin Neff’in öz-şefkat çalışmaları bize yol gösteriyor. Kendine şefkat göstermek; hatalarımızı kabul etmek, yargılamadan kendimizi dinlemek ve sanki en yakın arkadaşımıza davranır gibi nazik olmak demektir. Bu, sadece bir anlayış değil; aynı zamanda ruhsal iyileşmenin en güçlü destekçisidir.

🌱 İçsel eleştirmen genellikle geçmiş deneyimler, aile içi eleştiriler veya toplumun mükemmeliyetçilik beklentilerinden beslenir. Ama unutma, bu ses senin özün değil; onu değiştirmek mümkün. Mindfulness uygulamaları ile bu sesi gözlemleyip “Bu düşünceye ihtiyacım yok.” diyebilmek özgürlüğe giden ilk adımdır.

🎨 Hayat bir sanat eseri gibidir ve sen de bu eserin ressamısın. İçsel eleştirmenle mücadele etmek, onun sesini duymak ama ona izin vermemek demektir. Ona “Sana kulak veriyorum ama ben kendi değerimi biliyorum.” diyebilmek bir cesarettir.

📚 Psikoterapide sıkça kullanılan “bilişsel yeniden yapılandırma” teknikleri de bu sesin tonunu yumuşatmada, daha gerçekçi ve destekleyici düşünceler geliştirmede etkilidir. Böylece kendine karşı daha merhametli, hatalarını büyütmek yerine ders çıkaran biri olabilirsin.

🌟 Sonuç olarak, kendine şefkat göstermek, kendini sevmek ve affetmek, içsel eleştirmenin zincirlerini kırar. Ve bu süreç, her gün küçük ama bilinçli adımlarla başlar. Çünkü “Kendinle barıştığın gün, dünyayla barışmanın kapısı açılır.”

👂 Terapi sürecinde sıklıkla sorulan soru: “Konuşmak mı, yoksa gerçekten duyulmak mı iyileştirir?” İkisi de önemli ama iy...
21/07/2025

👂 Terapi sürecinde sıklıkla sorulan soru: “Konuşmak mı, yoksa gerçekten duyulmak mı iyileştirir?” İkisi de önemli ama iyileşmenin kalbi “duyulmak”tır.

🗣️ Psikanalizden başlayarak, Freud “bilinç dışı”nın açığa çıkmasının iyileştirici gücünü vurgulamıştır. Konuşmak, bu süreçte bir araçtır; ancak asıl dönüşüm, terapistin empatik ve koşulsuz kabulüyle gerçekleşir.

💞 Carl Rogers, “koşulsuz pozitif kabul” ve “empatik anlayış” kavramlarıyla, terapide kişinin kendisini yargılanmadan, tam olarak anlaşıldığını hissetmesinin iyileşmenin temelini oluşturduğunu söyler.

🧩 Çünkü gerçek duyulmak, kişinin iç dünyasına dokunur, duygusal yaraları fark ettirir ve bu farkındalık iyileştirici enerjiyi başlatır. Duygulanmanın ifade edilmesi, beynin limbik sisteminde olumlu değişimler yaratır.

🌿 Ayrıca, modern terapilerde “aktif dinleme” önem kazanır. Terapi odasında sadece konuşulanların değil, söylenmeyenlerin de fark edilmesi, derinleşmeyi sağlar.

💡 Sonuçta, terapide konuşmak duyguları dışa vurmanın kapısıdır; duyulmak ise bu kapının ardındaki iyileştirici odadır. Bu nedenle terapide sesini duyurmak, kendine izin vermek, iyileşmenin en değerli adımıdır.

🌟 Terapi, sadece kelimelerden değil, karşılıklı insanlığın buluştuğu yerde başlar ve iyileşir.

💪 Duygusal esneklik, tıpkı bir kas gibi düşünülebilir; ne kadar çok çalıştırırsan, o kadar güçlü ve dayanıklı olur. Psik...
14/07/2025

💪 Duygusal esneklik, tıpkı bir kas gibi düşünülebilir; ne kadar çok çalıştırırsan, o kadar güçlü ve dayanıklı olur. Psikoloji literatüründe “duygusal esneklik” kavramı, kişinin stresli durumlarda uyum sağlama, hızlı toparlanma ve duygusal tepkilerini düzenleyebilme yeteneği olarak tanımlanır.

🧠 Bu yeteneğin temelinde bilişsel esneklik yatar; yani olaylara farklı açılardan bakabilmek, esnek düşünmek ve duygusal iniş çıkışları yönetmek. Albert Bandura’nın “öz-yeterlik” teorisi, kişinin kendi yeteneklerine inanmasının bu esnekliği artırdığını vurgular.

🌱 Duygusal esnekliği geliştirmek için mindfulness, nefes teknikleri ve farkındalık egzersizleri çok değerli. Çünkü farkındalık, bize “duyguların gelip geçici dalgalar olduğunu” gösterir ve kontrol hissimizi artırır.

⚙️ Ayrıca, zor deneyimlerle karşılaşıldığında, bu duygusal kası kullanmak ve içinde kalmak yerine, ona meydan okumak gerekir. Carl Rogers’ın “koşulsuz pozitif kabul” yaklaşımı da, kişinin kendini ve duygularını yargılamadan kabul etmesiyle bu esnekliği destekler.

🛠️ Pratikte ise; günlük yaşamdaki küçük stres faktörlerini yönetmek, duygusal antrenmanın yapı taşlarıdır. Bu sayede, beklenmedik zorluklarda güçlü kalmak mümkün olur.

🌟 Duygusal esneklik bir yetenek değil, öğrenilen ve geliştirilen bir süreçtir. Ne kadar çalışırsan o kadar dayanıklı ve huzurlu olursun.

Address

Yeni Mah. İnönü Bulvari 850 Sok. No:1 Kat:1 Daire:20 Altıgen İş Merkezi
Didim
09200

Opening Hours

Monday 09:00 - 19:00
Tuesday 09:00 - 19:00
Wednesday 09:00 - 19:00
Thursday 09:00 - 19:00
Friday 09:00 - 19:00
Saturday 09:00 - 17:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Psikolog Asuman Köseoğlu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Psikolog Asuman Köseoğlu:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category