30/04/2026
Aynı evin içinde iki yabancı gibi yaşamaya başladığınızı fark ettiniz mi hiç?
Artık yatağa aynı saatte değil, sadece uyumak için giriliyor.
Ayrı odalarda ya da aynı odadasınız ama aranızda kilometreler var… konuşmalar kısa, yüzeysel ya da tamamen bitmiş.
Bir zamanlar birlikte kurulan hayallerin yerini “yeller” almış.
Özel günler sessizce geçiyor; ne bir heyecan ne bir anlam kalmış.
Ve dil… en çok da dil değişmiş. Takdir yok, teşekkür yok… sadece eleştiri.
Ama en görünmeyen şey şu:
Artık aynı sofraya bile oturulmuyor.
Oysa bir ilişki en çok sofrada anlaşılır.
Göz göze gelmeden yenen yemekler, paylaşılmadan geçen günlerin en sessiz kanıtıdır.
“Ölü evlilik” bir anda olmaz.
Yavaş yavaş… konuşmalar eksilerek, temas azalarak, birlikte geçirilen anlar anlamını yitirerek olur.
Ve çoğu zaman insanlar bunun farkına vardığında, zaten çok uzun zamandır yalnızdır.
Peki sen eşinle… sadece aynı evde misin, yoksa aynı hayatın içinde gerçekten birlikte misin?