PAED

PAED Psikolojik Araştırmalar Enstitüsü, Psikolojik danişmanlık. Eğitim danışmanlığı.
0412 228 27 08

26/08/2014

Dikkat Geliştirilebilir mi?
Dikkat, ilginin bir konu veya durum üzerinde toplanmasıdır. Birey, bütün duygu ve düşünceleriyle ilgili konuya odaklanır. Dikkat eksikliği kavramı ise, dikkatini bir konu üzerinde yoğunlaştıramayan bireyler için kullanılan bir kavramdır. Yaygın olarak bilinen dikkat eksikliğine çoğu zaman aşırı hareketlilik ve öğrenme bozuklukları eşlik eder.

Dikkat olmadan öğrenme gerçekleşemez. Çünkü öğrenilmesi gereken konuya öncelikle odaklanmak gerekir. Odaklanma olmayınca bilgilerin belleğe ulaşması mümkün olmaz. Bu da öğrenmeyi engeller. Başarılı bir okul hayatı için dikkat kalitesinin yüksek olması gerekir. Eğer çocuk dikkat sorunu yaşıyorsa dersleriyle başı sık sık derde girer. Dikkat eksikliğinin yol açtığı en büyük olumsuzluk, çocuğun akademik becerilerde başarı gösterememesidir; çünkü yörüngeleri izlemekte zorluk çeker. Örneğin, öğretmen ders anlatırken ya hayal kurar ya da başka bir işle meşgul olurlar. Tahtaya yazılanları yazmada güçlük yaşar; yazıları ya eksik ya da yanlış yazar. Cümlelerin arasındaki bağlantıları kaçırdığı için okuduklarını da tam olarak anlayamaz. Soruyu çözebilme potansiyeline sahip olduğu halde, soruya dikkatini veremez. Soruyu yanlış okuduğu için de doğru yanıtı bulamaz. Sonuçta derslerde istenilen başarıyı elde etmesi mümkün olmaz. Bu da çocuğun mutsuz olmasına ve yaşamdan yeterince keyif alamamasına yol açar.

Birçok zeki çocuk ayrıntıları kaçırdığı için sınavlarda gerçek performansını sergileyemez ve başarısız bir öğrenci olur. Bu da özgüven kaybına yol açar ve bir sonraki çalışmalara karşı motivasyonunu düşürerek çalışma sürecini olumsuz etkiler. Her bireyin zaman zaman dikkat süresi düşebilir. Ayrıca çok dikkatli olan bazı kişiler bir süreden sonra çok dikkatsiz biri olabilmektedir. Bu noktada dikkat eksikliğini “Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu”ndan ayırmak gerekir. Çünkü doğuştan var olan Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun dışında dikkati olumsuz etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Örneğin sürekli yapılan bazı eylemlerin dikkat süresinin düşmesinde rol oynadığına ilişkin veriler bulunmaktadır; uzun süreli televizyon seyretmek, bilgisayar oyunları oynamak dikkat kalitesini bozan önemli etkenlerdendir. Ayrıca zihni meşgul eden birçok düşünce ve ruhsal sıkıntılar da dikkat süresini olumsuz etkiler. Ancak var olan dikkat süresi, eğitsel çalışmalarla arttırılabilir. Bu da dikkattin sürekli aktif tutulmasıyla mümkün olabilir, başka bir ifadeyle dikkat gerektiren çalışmalar, işler yapıldıkça dikkat süresinde ve kalitesinde de artış olmaktadır.

27/06/2014
Çocuk merkezli oyun terapisi eğitimimizin ilk haftası.
15/06/2014

Çocuk merkezli oyun terapisi eğitimimizin ilk haftası.

14/04/2014

Yaşanılan bir olayın ''ruhsal travma'' olarak adlandırılabilmesi için;
Kişinin gerçek bir ölüm ya da ölüm tehdidi, ağır bir yaralanma,kendisinin ya da başkasının fizik bütünlüğüne karşı bir tehdit olayını yaşamış,böyle bir olaya tanık olmuş ya da böyle bir olayla karşı karşıya gelmiş olması,

Bu olay karşısında aşırı korku,çaresizlik ya da dehşete düşme tepkileri vermiş olması gerekir.

Ergenlik en genel tanımı ile çocukluktan yetişkinliğe bir geçiş dönemidir. Başlangıç ve bitiş yaşları kesin olmamakla bi...
11/04/2014

Ergenlik en genel tanımı ile çocukluktan yetişkinliğe bir geçiş dönemidir. Başlangıç ve bitiş yaşları kesin olmamakla birlikte 12-21 yaş arasını kapsar. Ruhsal, fiziksel, sosyal olgunlaşma olarak da tanımlayabile-ceğimiz ergenlik dönemi hızlı bedensel değişimlerin yaşandığı, kimlik duygusunun oluşmaya başladığı bir dönemdir. Her değişimin bir uyum sürecini beraberinde getirmesi döneme kendine özgü bir takım zorluklar katmaktadır. Bu dönemde kim olduğunu, neye değer vereceğini, neye inanıp bağlanacağını bulmaya çalışan ergen yetişkinlerden (anne-baba) duygusal bağımsızlığını gerçekleştirdiği, bir gruba ait olma ihtiyacının ön planda olduğu, karşı cinsle ilişkilerinin giderek daha fazla önem kazandığı, fiziksel görünüme ilişkin kaygılarının arttığı, duygusal alanda iniş çıkışlarla seyreden bir sürecin içine girer.

Bunlarla birlikte okul problemleri, geleceğe ilişkin plan ve güçlükler, toplumsal ilişkilerde zorluklar yaşaması muhtemel olan ergenin hem kendi içinde hem de çevreyle iletişimlerinde yoğun çatışmaların olabildiği görülmektedir. Söz konusu durum ergenlik dönemini hem ergenin kendisi hem de çevresi için zor bir durum haline getirmekte, gerek kendi içinde gerekse çevresiyle arasındaki iletişimde kendini yetersiz hissettiği ve çaresiz kaldığı görülebilmektedir.

Diğer yandan aileler de sürecin içine dahil olmakta ve sözü edilen güçlükler tüm aile sistemini etkilemekte, sonuç olarak dönem bir kriz dönemi olarak karşımıza çıkabilmektedir. Uyum sürecinde bir takım güçlüklerin olması sıkça karşılaşılan bir durumdur. Kimi ergen bu dönemi daha az yıpratıcı etkilere atlatırken kimi için daha sancılı geçebilmektedir. Bu dönemde ortaya çıkan problemlerin erken tanınması ve profesyonel yardım alınması dönemin daha az hasarla atlatılması ve ileride oluşabilecek olumsuz durumların önüne geçilebilmesi adına önem taşımaktadır. Ergenlerle gerçekleştirilen terapi hem kendi içinde yaşadığı güçlüklere hem de aile sistemi ile bir arada değerlendirilmesine olanak sağlar.

Ergen ve gençlerle ilgili olarak kurumuzdan destek alabileceğiniz başlıca konular aşağıdaki gibidir:



Ergenlik dönemi gelişim problemleri
Uyum ve davranış problemleri
Kimlik kazanma ve bireyselleşme ile ilgili problemler
Bağımlılıkla ilgili sorunlar (anne-baba, bilgisayar, madde,vb.)
Okul, ders çalışma ve öğrenme ile ilgili problemler
Sınav kaygısı ve stresiyle başedememe
Gençlik psikolojisi ve sorunları
Hiperaktivite ve dikkat eksikliği
Sosyal fobi, çekingen kişilik
Yeme sorunları
Konuşma bozuklukları, kekemelik
Depresyon, kaygı bozuklukları
Tikler, tırnak yeme, takıntılı davranışlar
Madde kötüye kullanımı sorunları
Cinsel kimlik ve eğilimle ilgili sorunlar
Masturbasyon ve diğer cinsel davranışlar
Travma sonrası psikolojik destek

11/04/2014
10/04/2014

Değerli meslektaşlarımız,
Danışanlarınızla rahat, konforlu ve profesyonel bir görüşme ortamı arıyorsanız lütfen bizimle iletişime geçiniz.
0412 228 27 08

10/04/2014

Şimdiye kadar olanlara değil, bundan sonraya odaklanacağınız bir terapi sizi bekliyor...

Address

Lise Caddesi Çavuşoğlu 1 Apt Kat:1 No:2 Yenişehir DİYARBAKIR
Diyarbekir
21100

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when PAED posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to PAED:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram