27/01/2026
Uzun bir süre güçlü görünmeye çalıştım.
Her şeyi kontrol ediyormuşum gibi davrandım.
Ama içimde birikenleri kimse görmüyordu; ben bile bazen görmezden geliyordum.
Psikolojik destek almaya başlamadan önce en büyük korkum şuydu:
“Ya anlatacaklarım çoksa?”
“Ya ağlarsam?”
“Ya gerçekten kötü olduğumu fark edersem?”
Oysa süreç tam olarak sandığım gibi olmadı.
Destek almak; etiketlenmek, yargılanmak ya da zayıf hissetmek değildi.
Aksine, ilk defa kendimle dürüst olabildiğim bir alan açıldı.
Zorlandığımı söylemenin, yorulduğumu kabul etmenin ne kadar insani olduğunu öğrendim.
Her seans bir “çözüm” getirmedi belki ama
her seans biraz daha hafiflememi sağladı.
Duygularımın bir nedeni olduğunu, yaşadıklarımın anlamlı olduğunu fark ettim.
Ve en önemlisi: bunları tek başıma taşımak zorunda olmadığımı.
Psikolojik destek; sadece çok kötü hissedildiğinde değil,
kendini daha iyi tanımak, sınırlarını fark etmek
ve yaşamla daha sağlıklı bir ilişki kurmak için de var.
Eğer sen de son zamanlarda
içinden çıkamadığını düşündüğün duygular taşıyorsan,
her şey yolundaymış gibi yapmak seni yoruyorsa,
bil ki destek almak bir cesaret göstergesi.
İlk adımı atmak zor olabilir.
Ama attığında yalnız olmadığını fark ediyorsun.
Destek alabilirsin.
Ve bu, kendin için yapabileceğin en kıymetli şeylerden biri olabilir.
Bu paylaşımda yer alan hikâye anonimdir. Görsel ve metin, psikolojik destek süreçlerine dair farkındalık oluşturmak amacıyla temsili olarak hazırlanmıştır. Gerçek kişi, danışan ya da bireysel bir terapi sürecini birebir yansıtmamaktadır.