ÖZGÜ Danışmanlık Merkezi - Psikolog Gülten Aldemir

ÖZGÜ Danışmanlık Merkezi - Psikolog Gülten Aldemir Psikolog

01/05/2026

1 Mayıs’ın kökeni, 19. yüzyılda sanayileşmenin yoğun olduğu dönemde işçilerin ağır çalışma koşullarına karşı verdiği mücadeleye dayanır.

Özellikle Haymarket Olayı
bu sürecin dönüm noktalarından biridir. İşçiler günlük 8 saat çalışma hakkı için direniş göstermiş ve bu mücadele zamanla küresel bir simgeye dönüşmüştür.

Toplumların ekonomik ve sosyal gelişiminin temelinde emek vardır. Bugün, emeğin görünür kılınmasını sağlar.

Uzman Psikolog Gülten Aldemir
ÖzGü Danışmanlık Merkezi

28/04/2026

İlişkilerde ideal partner diye bir şey yoktur. Herkesin kusuru vardır. Bu kusurlar bizi biz yapan değerlerdir. Bu değerler sayesinde de bir ilişki içerisinde bulunuruz. Bu ilişki her iki kişinin de çocukluktan getirdiği travmalar, korkular, kaygılar ve olmaz ise olmaz diğer kişiden ayıran ayırıcı özelliklerdir.

Kusurlar, olmaz ise idealize edilen her şey sadece hayal olarak kalmaya devam eder... kusurlara sahip çıkmak lazım...

Uzman Psikolog Gülten Aldemir
ÖzGü Danışmanlık Merkezi

27/04/2026

ÖzGüven...

Güvenin içerden var olup, dışarıya yansıması...

Herkes yaşam yolculuğunda, içinde farklı olaylar yaşar. Bu olaylardan bazıları yıkıcı bazıları ise yapıcıdır.
Yıkıcı olayları yapıcı tarafa getirebilmek, yıkılan yeri toplayıp tekrar ve yeniden var etmek, yıkılmıştır ve yıkılabilir olmayı kabul etmek "ben güçlü görünmek ve olmak zorunda değilim" demenin en temel ve doğal tarafıdır.

Japonlar konuyu çok güzel özetlemiş:" 8 kere düş, 9 kere kalk". Düşmekten değil, düşmenize izin verilmemesinden rahatsızlık duymak biraz bakış açısını zorlasa da sonunda yaşamı kolaylaştırır.

Uzman Psikolog Gülten Aldemir
ÖzGü Danışmanlık Merkezi

26/04/2026

“Seni bulmak için zamanın okyanuslarını aştım.”

Bu cümle aslında yalnızca romantik bir arayışı değil, insanın bağ kurma ihtiyacının ne kadar güçlü olduğunu anlatıyor. Bazen birini “bulmak”, dış dünyada bir kişiyi aramak gibi görünür ama derinde bu; anlaşılma, görülme ve ait hissetme arzusudur.

“Zamanın okyanuslarını aşmak” ifadesi de bize şunu söyler:

İnsan, kendine iyi gelen bağı bulmak için geçmişinden, kırgınlıklarından, bekleyişlerinden geçer. Yani bu yolculuk sadece mesafe değil, duygusal yükleri taşıma sürecidir.

Uzman Psikolog Gülten Aldemir
ÖzGü Danışmanlık Merkezi

22/04/2026

23 Nisan, yalnızca bir bayram değil; çocukların görülme, duyulma ve korunma hakkının hatırlatıldığı güçlü bir gündür.

Bugün, her çocuğun sevgiyle büyüme, güven içinde olma ve duygusal ihtiyaçlarının karşılanma hakkı olduğunu yeniden vurguluyoruz. Çünkü ihmal de istismar kadar iz bırakır; sessizdir ama derindir.

Çocuğun en temel ihtiyacı “anlaşılmak” ve “değerli hissetmektir.”

Bu 23 Nisan’da, çocuklara sadece neşe değil; güven, ilgi ve şefkat verelim. Onları koruyalım, duyalım ve gerçekten görelim.

Tüm çocukların içinin huzurla dolduğu bir dünya dileğiyle…

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun. 🌿

Uzman Psikolog Gülten Aldemir
ÖzGü Danışmanlık Merkezi


20/04/2026

Herkesin 3 çeşit arkadaşa ihtiyacı vardır:

1. Rahatlıkla kahkaha atabildiğimiz biri
2. Rahatlıkla ağladığımız biri
3. Ve yanında büyüyebildiğimiz biri

Uzman Psikolog Gülten Aldemir
ÖzGü Danışmanlık Merkezi

19/04/2026

Arada sırada rastgele davranmak, bu bir iyilik yapmak da olabilir; insanlara destek olmak, hayvanlara mama ve su vermek, hayvanları sevmek, insanlara saygı duymak, insanları önemsemek gibi...

Rastgele olan her şeyin sonunda güzellik olabilir...

Ara Güler üstadda bunu doğruluyor üstelik.
"Rastgele çekilen fotoğraflar daha güzel çıkar, Tesadüfen tanışılan insanlarla daha mutlu oluruz, Kıyıda köşede uyuya kalmak uykunun en keyiflisidir, plansız "hadi"denilerek yapılan aktiviteler daha eğlencelidir. Her şeyin "kendiliğinden"olanı güzeldir."

Uzman Psikolog Gülten Aldemir
ÖzGü Danışmanlık Merkezi

18/04/2026

Psikolojide "hazır bulunuşluk" adında bir kavram vardır. Hazır bulunuşluğu olmayan bir yetişkin, aslında “yapamayan” değil, “henüz kendisi yüzleşemeyen”dir.

Sorumluluk almaktan kaçınmak çoğu zaman tembellik değildir. Bu; geçmişte cezalandırılmış denemelerin, görülmemiş çabaların ve ertelenmiş duyguların bugüne taşınmış halidir. Kişi sorumluluktan kaçtıkça rahatladığını sanır ama aslında kaçtığı şey görev değil, kendi yetersizlik hissidir.

Psikolojide bu durum, düşük öz-yeterlik algısı ve öğrenilmiş kaçınma davranışıyla açıklanır. Yani kişi “yapamam” dediği için denemez, denemediği için de gerçekten yapamaz hale gelir. Bu bir kısır döngüdür.

Ama şu kritik nokta çoğu zaman gözden kaçar:
Sorumluluk almamak bir konfor alanı değil, gecikmiş bir kaygı alanıdır. Her ertelenen karar, her kaçınılan adım, zihinde büyüyen bir yük olarak geri döner.
Gerçek değişim, büyük adımlarla değil, küçük yüzleşmelerle başlar. Bir yetişkinin olgunluğu, ne kadar çok şey bildiğiyle değil, kaçmaktan vazgeçtiği noktada başlar. Çünkü sorumluluk almak; yük taşımak değil, kendini sahiplenmek ve korumaktır.

Uzman Psikolog Gülten Aldemir
ÖzGü Danışmanlık Merkezi

14/04/2026

Çift danışmanlığında en çok çalıştığımız konu "herkes böyle yapıyor" yanılgısıdır.

Nasıl ki bireysel olarak her konuda yetenekli olamazsak, ilişkilerimizde de her konu da mükemmel olmak zorunda değiliz. İlişki içinde ilişkinin şu olmazları olmalıdır;
✔️çözümlenebilir tartışmalar
✔️duvar örme olmadan konuyu konuşup, olduğu yerde bırakma
✔️aile değerleri hakkında çok sık konuşma
✔️ilişki içinde psikososyal destek sağlama, psikolojik ilk yardım önemli
✔️bireysel alan tanıma

Uzman Psikolog Gülten Aldemir
ÖzGü Danışmanlık Merkezi

13/04/2026

Her çiftin ve her ilişkinin iletişimi biçimi, dinamiği farklıdır. Partnerlerin yetişme tarzı, duygularını gösterme biçimleri de farklıdır.

Partnerlerden biri çok severken ve bunu açık açık gösterirken, diğeri daha kapalı bunu yapıyor olabilir. Duyguları konuşmayı bebeklikten yetişkinliğe öğrenemiyoruz. Çocukken düşünce düştüğümüz yer suçlanır büyürken ya da tam tersi evet düştün ama canın yanmadı diyen ebeveynler de vardır. Bu iki farklı ebeveynde büyütülen iki farklı insan, cinsiyet farkı da olunca iletişim konusunda aynı evde yaşarken zorluk yaşayabilir. Kaçınılmaz bir konu değil ama olabilir. Biri başına bir şey geldiğinde başka bir nesne, kişiyi suçlarken, diğeri nedenini kendi içinde aramaya çalışır. Sonuç olarak da ortaya anlaşmazlık çıkması olağandır. Zaman ile bu anlaşmazlıklar tolere edilemeyecek bir hal alabilir ya da her şeyi tolere etmeye çalışırken ilişkiyi tüketebilir.

En sağlıklı iletişim;
Göz teması ve temas kurarak kurulan iletişim
Her konuda sohbet etmeye açık olma
Partnere karşı hâla merak duyma ve keşfe açıklık
Birbirine destek olma
Ortak planlar yapma ile aşılabilir...

Her çiftin sevgi ve iletişim dili farklıdır... Renkler güzeldir, bir araya gelince gökkuşağı oluşturur. Renklerimiz var olmak, olanı olduğu gibi kabul etmek tüm mesele bu...

Uzman Psikolog Gülten Aldemir
ÖzGü Danışmanlık Merkezi

Başlıyoruz...
01/12/2025

Başlıyoruz...

Pazar pazar motivasyonumuzu topladık, yarın merhaba sevgili pazartesi demeye hazırız.Pazartesi sendromu, sadece pazar gü...
16/11/2025

Pazar pazar motivasyonumuzu topladık, yarın merhaba sevgili pazartesi demeye hazırız.

Pazartesi sendromu, sadece pazar günü bitsin istemeyenler içindir.

Address

Hacı Mutahir Mahallesi Rasim Erel Caddesi Hacı Adem Yerlikaya Işhanı Kat:3 No:304 ÖzGü Danışmanlık Merkezi Psikolog Gülten Aldemir Ereğli/Konya
Eregli
42310

Opening Hours

Monday 10:00 - 20:00
Tuesday 10:00 - 20:00
Wednesday 10:00 - 20:00
Thursday 10:00 - 20:00
Friday 10:00 - 20:00
Saturday 10:30 - 17:00

Telephone

+905337130086

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when ÖZGÜ Danışmanlık Merkezi - Psikolog Gülten Aldemir posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to ÖZGÜ Danışmanlık Merkezi - Psikolog Gülten Aldemir:

Share

Category