Psikolog Özdecan Tuncer

Psikolog Özdecan Tuncer Psikolog ve Aile Danışmanı Özdecan Tuncer
Iletişim için ozdecantuncer26@gmail.com adresine mail atabilirsiniz. Instagram: psikolog.ozdecantuncer

Soğuk havayı pek sevmem, tercih hakkım olacaksa da hep bahar olsun isterim. Ancak durup da kışa söylenmeyi, kıştan nefre...
03/01/2026

Soğuk havayı pek sevmem, tercih hakkım olacaksa da hep bahar olsun isterim. Ancak durup da kışa söylenmeyi, kıştan nefret etmeyi 20’li yaşlarımın başında bıraktım.
Kışı sevmediğimde salep yaptım, kestane aldım, yumuşacık şeyler giydim, kremler sürdüm, karda yürüdüm, karlı çam ağaçlarına hayran kaldım.
Kışla anlaşabilmek için kışa bayılmama gerek olmadığını anladım.
Durumla kavga edip durmaktansa değiştiremeyeceğimi kabul ettiğimle yaşamayı öğrenmeye çalıştım.
Kışla barışıp elimi bir kahvenin sıcağında ısıtınca içimi de ısıttım.
Boğuşup durmaktan “olan bu” dedim ihtiyacıma baktım.

20’li yaşlar biraz savaşçı, idealist ve keskin yaşlardır. Özgürlük kana karışır, para kazanılır, güçlenilir ancak her şey çok belirsizdir. Bu belirsizlikte insan sıkı sıkı sevdiği şeylere sarılıp diğer her şeyi keskince reddedebilir.
Ancak zaman geçtikçe hayatı tanırsa zihin, barışmayı da, bırakmayı da, kabullenmeyi de öğrenmeye başlar.
Zamanla;
Belirsizlikler hala kötüdür ama daha başa çıkılasıdır.
Sevdiklerimiz hala sıkı sıkıdır ama sevmediklerimizle de bağ vardır.
Ya da,
Zaman geçtikçe esnemek yerine insan daha katılaşır, bırakamaz, kaçamaz, bi ferahlayamaz da aksine daha katılaşır.

Kış herkese kış, 20’ler herkese 20’ler. O yolu nası yürüdüğün, nası baktığın, ne kadar esnediğin, neyi seçtiğin, nerelere sıkıştığın, nerelerde katılaştığın, ne derece uzaklaştığın, ne derece savaşıp ne derece barıştığın senin seçimin. Şimdinize bakın bakalım, 20’lerde neler yaptınız da şimdiye fayda sağladınız, nerelerde neyi yanlış yaptınız da şu anınızdan çaldınız?
Kışla kavga da bi seçenek, kestane alıp kızartmak, sonra da ilk kestaneyi soyup sevdiğinle paylaşmak da.
Siz hangi taraftasınız?☺️💙☃️❄️🌤️

Şahsen kış beni zorluyor.Hem fiziken hem ruhen.Kabul ettim, anladım.Bu sayede duygularım uçlara kayıp canım normalden da...
23/12/2025

Şahsen kış beni zorluyor.
Hem fiziken hem ruhen.
Kabul ettim, anladım.
Bu sayede duygularım uçlara kayıp canım normalden daha çok sıkılınca kendime şefkatli davranıyorum.
Bu sayede daha hızlı çökünce daha sıcak kalmaya ya da sıcak şeyler tüketmeye çalışıyorum.
Bedenim daha hızlı yoruluyor, sırtım daha çok tutuluyor, biliyorum ve sırtıma daha çok yastık koyuyorum.
Daha çok kişi ile sohbet ediyor, daha sık gülünecek şey kovalıyorum.
Ruhuma, bedenime, zihnime iyi gelmeye çalışıyorum.
Çünkü biliyorum ki kış beni zorluyor.
Biliyorum ki kendi şefkatime her zamankinden daha çok ihtiyacım var.
Kış zordur, yorucudur. Karanlığa uyanmak ve umutlu kalmak kolay şey değil, kendinize şefkatle yaklaşıp ne lazımsa o güzel canınıza, onu bulun💙❄️☃️

Yeni olan değişimi, umudu, daha iyi olasılıkları barındırdığı ve hatırlattığı için hepimize iyi gelir.İyinin, güzelin ka...
20/12/2025

Yeni olan değişimi, umudu, daha iyi olasılıkları barındırdığı ve hatırlattığı için hepimize iyi gelir.
İyinin, güzelin kaynağının “yıl” olmadığını herkes bilir ama yine de değişim, umudu da beraberinde getirir.
Hepimizin en çok umuda ihtiyacı var.
Umudunuzu yeşerten ne varsa sıkı sıkı sarılın, umudunuzu yeşerten ne varsa süsleyin püsleyin.
Depresif sürecin ilk ayak seslerinden biridir “umutsuzluk”
Basite indirgemeyin🌸
Süsleyip püsleyene de ses etmeyin, gülümsetiyorsa ne ala, gülümseyin. İyi gelmiyorsa da başınızı diğer yöne çevirin.💙
#2026

Eğer ki çocukken bir hususta yaralandıysam; örneğin bana hep “başarısız” dendiyse veya “sözüm kesildiyse” veya “baskı al...
12/12/2025

Eğer ki çocukken bir hususta yaralandıysam; örneğin bana hep “başarısız” dendiyse veya “sözüm kesildiyse” veya “baskı altında büyüdüysem” büyüdükçe bu yara da benimle büyümeye devam eder. Yüreğimde oluşan ve bir türlü kabuk tutmayan yara sebebiyle de ilişkilerimde dünyaya bu yara ile bakarım. Söyleneni bu yaradan yorumlarım, bir bakışı bir duruşu bu yara ile anlamlandırırım.
Misalen “kesin yalan söylüyorsun” diyerek büyütülen ve her söylediği ıncık cıncık irdelenen ve en ufak bir tutarsızlıkta suçlu hissettirilen bir çocuk, büyüyüp de ikili ilişki kurduğunda her söylediğinden şüphe duyulduğu hissiyle ya her şeyi çok kez anlatır ya da çevresinde ona sorulan en ufak bir sorudan tetiklenip “sen bana yalancı mı diyorsun?” der de iletişimi sonlandırır.
Misalen “söz hakkı verilmeyen bir çocuk” büyüyüp de sesinin duyulduğunu ve saygı gördüğünü görünce, en ufak bir yönlendirme veya öneride dahi “sen bana karışamazsın, beni baskı altında mı tutuyorsun” der.
Çünkü dünyaya oradan bakmaya alışmıştır, hep oradan duyar hep oradan görür.
Halbuki karşısındakinin amacı suçlamak, baskı kurmak, yok saymak değildir.
Ancak bunu görmek için öncelikle yarasına üflemesi gerekir, dünyaya o gözlükle baktığını kabul etmesi gerekir, söyleyenin maksadı baskı kurmak ve yok saymak mı, suçlamak ve başarısızlıkla etiketlemek mi yoksa gündelik akışta ilerleyen bir iletişim süreci mi iyice bakıp anlaması gerekir.
Gördü, anladı, hemen düzelecek mi? Sanmam.
Yarasını en yakınına gösterip de “bak ben buradan inciniyorum”, “bak ben buradan tetikleniyorum” demesi, iyileşme sürecinde özen istemesi, gerçekten güvendiğinin elinden tutup da “bana yardım et” demesi gerekir.
Sonrası pratik.
Tetiklendiği yerleri görüp güvendiği kişiye “sence ne dedi?” diye sorması, söyleneni irdelemesi, başkası duysa ne düşünür bu hususta diye diğer gözlerden de bakması gerekir.
Güvendiğimiz kişiler bizi destekler ancak iyileşme sürecinde her zaman alttan alıp özen gösterecek tek isim de güvendiklerimiz değildir. Bu süreçte iyileşmek de kırmamak-incitmemek de, alan ihtiyacını belirtmek de bizim sorumluluğumuzdadır.
Yaraya gülümsediğimiz, yarayı önemsediğimiz ve çıkmaz sokaklarda kendimizi tetiklemediğimiz yarınlar umuduyla

Kendine özen göstermek, yalnızca iyi gelen kremleri yüzüne sürmek, temiz nevresimlerde uyumak, kahvenin yanına çikolata ...
30/11/2025

Kendine özen göstermek, yalnızca iyi gelen kremleri yüzüne sürmek, temiz nevresimlerde uyumak, kahvenin yanına çikolata koymaktan ibaret değildir.
Kendine özen göstermek mesela, kendini bilmektir. Sana ne iyi gelir, ne gelmez anlamaktır.
Duygularını takip etmektir mesela kendine özen göstermek. Sağlıklı sınırlar çizmektir. “Bugün biraz zor bir gün” diyebilmektir.
Kendi ihtiyacını görmektir.
Sevilivermezsem diye korkup kendinden ödün verdiğin yerde kendine sarılıp saçını okşayıvermektir kendine özen.
Şefkattir kendine özen. “Bana ne iyi geliyor” diyebilmektir. Sana iyi geleni bilip de vay efendim toplum böyle dedi, aman efendim elalem şöyle derdi diye kendi kendini yiyip bitirmemektir.
Geçmişinde sevilmediğin, görülmediğin, önemsenmediğin, suçlu hissettirildiğin anları görüp, oralardan iyileşmeye çalışmaktır kendine özen. Hala o duyguları hissetmemek adına kendine acımasızca -meli,-malı cümleleri kurmamaktır.
Kendine özen, saçını okşamaktır. Görünenin ardını göreceğim diye insanları daha iyi algılamaya çalışmak yerine sana neyi gösteriyorlarsa, ne hissettiriyorlarsa ona bakmaktır ve öyle davranmaktır.
Güvende hissettiğin ve sevildiğin yerleri kayırmaktır kendine özen.
Kendini sevilmeye layık görmektir mesela. Kendini sürpriz yapılmaya, hediye alınmaya, şımartılmaya layık görmektir.
Çiçek almak isterken ama o sevmez ki çiçek almayı deyip de kendini çiçek dahi görmediğin bir döngüye hapsetmemektir kendine özen.
Kahve yanına çikolatadan fazlasıdır velhasıl “kendine özen göstermek”
Gösteriniz🧡

Çocuklar, hayatı yetişkinlerin onlara çizdiği sınırlar içerisinde keşfeder.Eğer yetişkin o çocuğa güvenli ve tutarlı bir...
27/09/2025

Çocuklar, hayatı yetişkinlerin onlara çizdiği sınırlar içerisinde keşfeder.
Eğer yetişkin o çocuğa güvenli ve tutarlı bir alan çizerse çocuk da yetişkinin söylemlerini dikkate alır. Ancak yetişkin çok fazla ve çok sık sınır çizerse ya da tutarsız sınırlar çizerse ya da bazen sınır çizer bazen sınır çizmezse çocuk da yetişkinin uyarılarına kayıtsız kalır, karşı çıkar ve dinlememezlik edebilir.
Bu sebeplerdir ki sağlıklı, tutarlı ve yeterli sınırlar çizmek yetişkinin görevidir.

Peki bu sınırı çizerken ne yapmalı?
Örneğin çocuk kendine zarar verecek bir şey yaptı, ebeveyn de yapma onu dedi ve uyardı. Tamam da işin eğlencesini elinden aldı ve neden yapmaması gerektiğini anlatmadı.
O zaman sınırı şöyle çizmek lazım;
Şu an abur cubur yiyemezsin. (Ne yapmamalı)
Çünkü akşam yemeği yiyeceğiz.(Neden yapmamalı)
Ama istersen yemekten sonra yiyebilirsin.(alternatif ve eğlenceli seçenek)
Ya da
Koltuğun üzerinde zıplama.
Düşebilirsin.
Ama dilersen geniş yatakta elimden tutup zıplayabilirsin.
Ya da
Şu an oyun için sana vakit ayıramam.
Çünkü işim var.
Ama saat 17.50 olduğunda birlikte parka gidebiliriz, sen de bu süreçte yanımda resim çizebilirsin.

Yani alternatifi sunmadan sadece eğlenceyi elinden alarak ancak itici ve eğlence bozucu oluruz. Ancak neden ve niçini anlatıp alternatif de sunarak hem içsel disiplini kurmasını sağlayabilir hem de alternatif ve kabul edilebilir seçenekleri geliştirmesine yardımcı olabiliriz.
O kurallar öyle veya böyle koyulacak, mühim olan nasıl koyduğumuz, nasıl sürdürdüğümüz🩷🌸
Fotoğraftaki çiçeklerin konumuzla ilgisi yok ama, sadece ben çok seviyorum😂

İnsan, sosyal bir varlıktır ve temasa ihtiyaç duyar.Yalnızlaşmak, sürekli kendine bakmak, sadece kendinle ilgilenmek dep...
20/09/2025

İnsan, sosyal bir varlıktır ve temasa ihtiyaç duyar.
Yalnızlaşmak, sürekli kendine bakmak, sadece kendinle ilgilenmek depresif duyguları arttırır.
Bırakalım adalar denizler ortasında bir başına kalsın, siz iyi insandan, değer katan gruplardan uzaklaşmayın.💙

Daily Reminder🩵
07/09/2025

Daily Reminder🩵

Durağan, normal, sıradan ve hatta dümdüz bir gün nasıl hissettiriyor size?Çok keyif aldığınız şeyleri yapmadığınız, arka...
31/08/2025

Durağan, normal, sıradan ve hatta dümdüz bir gün nasıl hissettiriyor size?
Çok keyif aldığınız şeyleri yapmadığınız, arkadaşlarınızla buluşmadığınız, yalnızlıktan kaçmak için sürekli birilerini aramadığınız, her akşama bir plan hazırlamadığınız, eşinizle dostunuzla haberleşmediğiniz, her gün çay kahve muhabbeti yapmadığınız, çayı kendi başınıza evinizde yudumladığınız dümdüz bir gün/hafta mesela; nasıl hissettiriyor?

İnsan kimi zaman durağan bir günde aklından geçenlerden kaçmak adına sürekli akışkan bir gün planlar.
Bazen normal bir gün, kendinle kalmak, durmak korkutucudur çünkü aklına olmasın istediklerin koşar.

Bakın bakalım sizin koşturmacanız nasıl? Normaliniz nasıl? Dümmmmmdüz bir gününüz nasıl?
En çok vakit geçirdiğiniz o insan olan kendinizle başbaşayken ilişkiniz nasıl?
Neyden kaçıyor, neyle yüzleşmemek için sürekli aktif kalıyorsunuz?
Dümmmmmdüz bir gün, neden korkutucu?
Bi bakın bakalım☺️

Hayatta başa gelen türlü türlü üzüntü var, çeşit çeşit olay var.Ancak her kötü olay yaşayan aynı tepkiyi vermiyor, hepsi...
29/08/2025

Hayatta başa gelen türlü türlü üzüntü var, çeşit çeşit olay var.
Ancak her kötü olay yaşayan aynı tepkiyi vermiyor, hepsi aynı şekilde etkilenmiyor, herkes aynı düzeyde zorlanmıyor sonrasında.
Bunun ebeveyn ilişkisi, olay öncesi ve sonrası koşullar, kişilik özellikleri gibi pek çok ama pek çok sebebi olan değişken var.
Ama biz bugün, kötü olayların ardından olay hakkında kişinin olayla ilgili yorumunun, olay sonrası iyileşme sürecine etkisinden bahsedeceğiz. Yani olay sonrasında duygusunun sağaltımını sağlıklı şekilde yapan, sağlıklı sosyal destek mekanizmalarını devreye sokan, uygun yardım isteyen, süreci doğru yöneten, kendine üzülmek için zaman veren ile duygusunu bastıran, yok sayan, yalnızlaşan, isyan eden, suçlayan, umutsuzlukla kendini yoğurup da kusurlu hisseden arasındaki farktan.
Zor günler hepimiz için var, sen bunları nasıl geçireceksin, buna bakmak lazım.
Güçlenmek için fırsat olarak görüp kendine var olan duygularını yaşayıp özşefkatle kendini kucaklama hakkını verecek misin mesela?
Bu zor bir zaman deyip de biraz kendine vakit ayırabilecek misin?
Neye ihtiyacın olduğunu fark etmek için içgörüyle hareket edip de yardım isteyebilecek misin?
Yağmur bulutu sadece senin üzerinde geziyor gibi düşünmek ve kendine acımak yerine iyileşmenin yollarını arayabilecek misin?
Sen diyorum, boşverelim klimayı, pencereden temiz hava gelsin deyip de dışarıdaki havayı içine çekebilecek misin?🙏🏻
Zor günler herkes için var, o zor günlerin sonrasını sizin kendinize duyduğunuz şefkat, süreci yönetme beceriniz ve içgörünüz büyük oranda belirliyor.
Kendinize şefkatli davranınız ve o camı açıp temiz havayı içinize çekmeyi unutmayınız.☺️🌸🩷

Bizler sosyal varlıklarız, tamam. Sosyalleşmek, bağ kurmak iyileştirir, tamam. Bir sohbete eşlik eden çay tatlanır, anla...
17/08/2025

Bizler sosyal varlıklarız, tamam. Sosyalleşmek, bağ kurmak iyileştirir, tamam. Bir sohbete eşlik eden çay tatlanır, anlaştık.
Tamam da…
Ama bazen kafayı toplamak da lazım. Kendinle kalıp ne yaptım, nereye gidiyorum, ne istiyorum, ne yapacağım, ne yanlış, ne doğru, ne eksik, ne tam… bi bakmak lazım.
İki kişilik sandalyesi olan cafeleri ve tek başına yemek yiyeni garipseyen gözleri olan bir çevrede, dışarıda leziz bir kahve/yemek/tatlı için insana mecbur bırakan bir düzen var ve bu düzen yüzünden tek başına kendini dengelemek isteyenin kendine alan açması zor oluyor.
Lakin gerekli.
Ben zamanı geçirmek, bi manzarayı sessizce, sadece kendi sesinle izlemek, bi masada karşındakine göre değil zevkine göre konumlanmak ihtiyaç.
Evli de olsan bekar da, çocuklu da olsan yalnız da; insanın kendi sesine ihtiyacı var.
Bu çevresinden sıkıldığı anlamına da gelmez ama.
Maksadı kendi sesini duymak olan insan, çevremden sıkıldım demek istemez aslında.
Maksadı kendiyle yakınlaşmaktır. Ve lazımdır.
Ben zamanlarını normalleştirdiğimiz, eş ve dostlarımıza ben zamanı için alan açtığımız, ben zamanlarını kişisel dışlanma olarak algılamadığımız, ben zamanı geçiren insanı da etiketleyip farklı gözle bakmadığımız, birinin arkadaşı/eşi/ebeveyni/meslek elemanı olarak değil de “ben” olarak vakit geçirmek isteyen, tüm etiketlerden uzakta kalmak isteyen insana saygı duyduğumuz bir düzen umuduyla 💙
Zira bu manzara sevdiklerinle başka, kendi başınayken başka.
Arada kendi sesini duymayı unutmayana…
Benden ufacık bir not🥰🩵

İnsan, DOĞAL OLARAK, hayatı kendi penceresinden gördüğü kadar zanneder. Dolayısıyla da hayatımızı kendi çevremizdeki 100...
03/08/2025

İnsan, DOĞAL OLARAK, hayatı kendi penceresinden gördüğü kadar zanneder. Dolayısıyla da hayatımızı kendi çevremizdeki 100-200 insan, kendi mahallemizdeki 300-400 kapı, sosyal medyamızdaki karşılaştığınız anlık hayat paylaşımları, mevcut düzeni ise geçmişte bizim gördüğümüz geçirdiğimiz zaman gibi zannediyoruz.
Her ne kadar empatik bakış ve farklı görüş maruziyetlerimiz olsa da, gördüğümüz kadarını -normal- zannediyoruz.
Dolayısıyla belki de şiddet görüp hala eşinden boşanmayanı, yokluk görüp iş aramayanı, okulda arkadaş çevresinin olumsuz olduğunun farkında olmasına rağmen o arkadaş çevresinden kopmayan ergeni garip görüyor, şaşırıyor ve belki de yargılıyoruz.

Bir ergenin terazisinde okulda dışlanması, yok sayılması, zorbalık görmesinin ne kadar ağır bastığını fark edemiyoruz.
Yanlış olanı yapmaya devam edecek kadar zorbalıktan korktuğunu, özdeğerinin düşüklüğünü görmüyor bir de üstüne çocuğa kızıyor ve onu etiketliyoruz. Yapayalnız 8 saati “değersizlik” hissiyle başbaşa okulda geçirmenin ve dersleri dinlemek zorunda olmanın ne demek olduğunu bilmiyoruz. Okula gitmek istemiyor diye kızıyor, üstüne gidiyoruz. Biz de gördük zamanında zorbalık diyor, geçiyoruz.
Anlamayan biziz halbuki. Onu anlama sorumluluğu olan da biz yetişkinleriz.
Hayat, okul, dönem sizin pencerenizden gördüğünüz gibi değil. Farklı evler, bambaşka hayatlar, çeşit çeşit korkular, zorbalıklar ve yorgunluklar var.
Çocuk ve ergenleri anlama sorumluluğu bizde, doğru yaklaşmayı bilmiyorsak yardım isteme sorumluluğu bizde.
Penceremizden kafamızı dışarı uzatmak zorundayız.
Uzatınız.

Address

Eskisehir

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Psikolog Özdecan Tuncer posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Psikolog Özdecan Tuncer:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category