Eskişehir Özel Sağlık Meslek Hizmet Birimi

Eskişehir Özel Sağlık Meslek Hizmet Birimi 📞 05511599255
👤Klinik Psk.Serhat Uludemir
👤Klinik Psk.Tuğba Açıkgöz
👤Uzm. Psk.Ahmetcan Alkan
👤Uzm.

Psk.Melike Nur Kutlu

Merkezimizde yetişkin, çocuk-ergen, çift-aile ve cinsel psikoterapi hizmetleri yüz yüze ve online olarak verilmektedir.

🔹️Özdeğer, kişinin kendini ne kadar değerli, yeterli ve önemli gördüğüyle ilgilidir. Bu, sadece başarılarla ya da başkal...
03/04/2026

🔹️Özdeğer, kişinin kendini ne kadar değerli, yeterli ve önemli gördüğüyle ilgilidir. Bu, sadece başarılarla ya da başkalarının ne dediğiyle ilgili değildir; kişi hiçbir şey yapmadığında bile kendini değerli hissedebiliyorsa, bu daha sağlam bir özdeğere işaret eder. Yani mesele “Ne başardım?”dan çok, “Ben olduğum halimle ne kadar değerliyim?” sorusuna verilen yanıttır.

🔸️Özdeğeri güçlendirmek, kendinle kurduğun ilişkiyi fark etmekle başlar. Gün içinde içinden geçen eleştirel sesi yakalamak, kendine nasıl davrandığını görmek önemli bir adımdır. Çünkü çoğu zaman insan kendine, başkasına asla söylemeyeceği kadar sert davranır. Kendi ihtiyaçlarını ertelemek yerine ciddiye almak, sınır koyabilmek ve yaptıklarını sürekli küçümsememek, özdeğeri besleyen küçük ama etkili adımlardır.

🌿 Bu süreç hızlı ilerlemez ama kalıcıdır. Kişi hatalarına rağmen kendine karşı daha anlayışlı olmayı öğrendikçe ve değerinin sadece başarıya bağlı olmadığını fark ettikçe özdeğer güçlenir. Küçük farkındalıklar biriktikçe, insan kendini daha sağlam ve daha dengeli bir yerden hissetmeye başlayabilir.

02/04/2026

🔹️Bazı ilişkilerde kişi, kendi duygularının ve hayatındaki sorunların sorumluluğunu fark etmeden partnerine yükleyebilir. “Beni mutlu etmiyorsun”, “Ben böyleysem sebebi sensin” gibi düşünceler zamanla artabilir. Böyle olunca ilişki, iki kişinin birlikte yürüttüğü bir bağ olmaktan çıkıp, bir tarafın diğerini düzeltmesi gereken bir alana dönüşebilir.

🔸️Bu durum çoğu zaman bilinçli yapılmaz. Kişi kendi ihtiyaçlarını fark etmekte zorlandığında ya da içsel olarak boşluk, değersizlik ya da tatminsizlik hissettiğinde, bunu ilişki üzerinden çözmeye çalışabilir. Partnerin daha ilgili olması, daha çok zaman ayırması ya da daha anlayışlı olmasıyla her şeyin düzeleceğine inanılabilir. Ancak bu beklenti karşılanmadığında hayal kırıklığı ve suçlama döngüsü oluşabilir.

🌿 Oysa sağlıklı bir ilişkide herkes kendi duygusunun ve hayatının sorumluluğunu taşır. Partner destek olabilir ama tek başına birini “iyi hissettirmekle” yükümlü değildir. Kişi kendi ihtiyaçlarını fark edip ifade edebildiğinde ve kendi hayatıyla bağ kurabildiğinde, ilişki de daha dengeli ve gerçek bir zeminde ilerleyebilir. Çünkü ilişki, eksikleri kapatmak için değil; iki ayrı hayatın birbirine temas ettiği bir alan olduğunda daha sağlıklı olur.

🔹️Kumar, ister fiziksel bir ortamda ister sanal platformlarda oynansın, bazı kişiler için zamanla kontrol edilmesi zor b...
01/04/2026

🔹️Kumar, ister fiziksel bir ortamda ister sanal platformlarda oynansın, bazı kişiler için zamanla kontrol edilmesi zor bir alışkanlığa dönüşebilir. Kumar bağımlılığı, kişinin oynama davranışını durdurmakta zorlanması, kayıplara rağmen devam etmesi ve bunun hayatını etkilemesine rağmen sürdürememesiyle ilgilidir. Yani mesele sadece nerede oynandığı değil, kişinin bu davranış üzerindeki kontrolünü kaybetmesidir.

🔸️Sanal kumar ise bu süreci daha hızlandırabilen bir zemin sunar. Telefondan ya da bilgisayardan her an ulaşılabilir olması, kimse fark etmeden oynanabilmesi ve hızlı oyun döngüsü, kişinin ne kadar zaman ve para harcadığını fark etmesini zorlaştırabilir. Bu da sürecin daha gizli ve daha yoğun ilerlemesine neden olabilir.

🌿 Bu noktada önemli olan, davranışın ne zaman kontrolden çıkmaya başladığını fark edebilmektir. Sürekli oynama isteği, kaybettikçe geri kazanma çabası ve durmakta zorlanma gibi işaretler ciddiye alınmalıdır. Çünkü kumar bağımlılığı sadece maddi değil, duygusal ve sosyal olarak da etkiler yaratabilir ve çoğu zaman profesyonel destekle daha sağlıklı bir şekilde ele alınabilir.

🔹️Bazı kişilerde cinsellik başlamadan önce zihinde güçlü bir düşünce belirir: “Acıyacak.” Daha temas olmadan beden geril...
09/03/2026

🔹️Bazı kişilerde cinsellik başlamadan önce zihinde güçlü bir düşünce belirir: “Acıyacak.” Daha temas olmadan beden gerilir, kaslar sıkılır ve kişi kendini korumaya almaya başlar. Bu durum çoğu zaman isteksizlikten değil, ağrı yaşayacağına dair oluşmuş bir beklentiden kaynaklanır.

🔸️Cinsel ağrı beklentisi bazen daha önce yaşanan zorlayıcı bir deneyimden, bazen duyulan korkutucu anlatılardan ya da cinsellikle ilgili kaygı yaratan mesajlardan gelişebilir. Zihin kendini korumaya çalışırken beden de buna eşlik eder; kasılma artar, gevşemek zorlaşır ve bu da gerçekten ağrı yaşanma ihtimalini yükseltebilir. Böylece beklenti ile beden tepkisi birbirini besleyen bir döngüye girebilir.

🌿 Bu noktada önemli olan kişinin kendini zorlaması değil, bu döngünün fark edilmesidir. Cinsel terapi sürecinde bedenin gevşemesini destekleyen egzersizler, güvenli ilerleme adımları ve doğru bilgiyle çalışılır. Zamanla kişi bedeninin aslında tehdit altında olmadığını deneyimledikçe kaygı azalabilir ve yakınlık daha rahat bir şekilde yaşanabilir.

06/03/2026

🔸️Bazı insanlar için başkalarının ne düşündüğü oldukça belirleyici olabilir. Verdikleri kararlarda, söyledikleri sözlerde ya da yaptıkları seçimlerde sık sık dışarıdan bir onay ararlar. “Doğru mu yaptım?”, “Sence iyi oldu mu?” gibi sorular zihinde tekrar eder. Onay almak o an için rahatlatıcı olsa da, bu ihtiyaç zamanla kişinin kendi sesini duymasını zorlaştırabilir.

🔹️Onay arayıcılık çoğu zaman sadece alışkanlık değildir. Geçmişte eleştirilmenin yoğun olduğu ortamlarda büyümek, hataların fazla büyütülmesi ya da sevginin başarı ve uyumla ilişkilendirilmesi, kişinin kendi kararlarına güvenmesini zorlaştırabilir. Böyle durumlarda dışarıdan gelen onay, içsel güvenin yerini doldurmaya çalışır.

🔸️Zamanla kişi kendi düşüncesini ikinci plana atabilir ve başkalarının beklentilerine göre hareket etmeye başlayabilir. Oysa sağlıklı bir denge, başkalarının fikrini duymakla birlikte kendi değerlendirmesine de alan açabilmektir. Terapi sürecinde kişi, kendi duygularını ve ihtiyaçlarını daha net fark etmeyi öğrenerek kararlarında içsel bir güven geliştirmeye başlayabilir.

🔹️Bazı ilişkilerde cinsellik zamanla bir isteğin değil, bir sorumluluğun parçası gibi hissedilmeye başlayabilir. Kişi ge...
05/03/2026

🔹️Bazı ilişkilerde cinsellik zamanla bir isteğin değil, bir sorumluluğun parçası gibi hissedilmeye başlayabilir. Kişi gerçekten istediği için değil, “Ayıp olmasın.”, “Partnerim üzülmesin.” ya da “İlişki zarar görmesin.” diye yakınlık kurabilir. Dışarıdan bakıldığında sorun yok gibi görünse de içten içe cinsellik bir görev gibi yaşanmaya başlar.

🔸️Bu durum çoğu zaman isteksizlikten çok, kişinin kendi duygusunu geri plana atmasından kaynaklanır. Partneri memnun etmeye odaklanmak, ilişkiyi korumaya çalışmak ya da reddetmenin yaratacağı gerginlikten kaçınmak kişiyi bu role itebilir. Zamanla kişi kendi isteğini, sınırını ve bedeninin verdiği sinyalleri daha az duymaya başlayabilir.

🌿Oysa sağlıklı bir cinsel yakınlık, görev duygusuyla değil karşılıklı istek ve rahatlıkla gelişir. Kişinin kendi ihtiyacını fark etmesi, istemediği zaman bunu ifade edebilmesi ve cinselliğin sadece bir “yükümlülük” olmadığını konuşabilmek ilişkiyi daha samimi ve dengeli bir noktaya taşıyabilir. Çünkü gerçek yakınlık, zorunluluktan değil gönüllülükten doğar.

🔸️Terk edilme hassasiyeti, ortada net bir ayrılık sinyali yokken bile “Ya giderse?” düşüncesinin içten içe çalışmasıdır....
04/03/2026

🔸️Terk edilme hassasiyeti, ortada net bir ayrılık sinyali yokken bile “Ya giderse?” düşüncesinin içten içe çalışmasıdır. Mesajın geç gelmesi, ses tonunun değişmesi ya da küçük bir mesafe bile alarm yaratabilir. Kişi bunu çoğu zaman mantıksız bulur ama içindeki huzursuzluğu durduramaz. Çünkü mesele sadece o an değildir; daha derin bir kaybetme korkusu tetiklenir.

🔹️Bu hassasiyet genellikle geçmiş deneyimlerle bağlantılıdır. Daha önce ani bir kopuş yaşamak, duygusal olarak yalnız bırakılmak ya da sevgiyi koşullu hissetmek, ilişkilerde güven duygusunu zayıflatabilir. Böyle olunca kişi sevdiği insanı kaybetmemek için ya fazlasıyla tutunur ya da tam tersi, incinmemek için mesafe koyar. İki uç da aslında aynı korkudan beslenir.

🔸️Terk edilme korkusu bir zayıflık değil, korunma çabasıdır. Ancak bu korku yönetilmediğinde ilişkiyi zorlayabilir; sürekli güvence istemek, test etmek ya da içten içe huzursuz olmak bağı yıpratabilir. Bu noktada önemli olan, tetiklenen duygunun bugüne mi yoksa geçmişe mi ait olduğunu fark edebilmektir. Çünkü gerçek güven, karşı tarafı kontrol etmekle değil; kendi içindeki korkuyu tanımakla güçlenir.

🔸️Bazı insanlar ortada açık bir tehlike yokken bile sürekli tetikte hisseder. Ani bir sesle aşırı irkilir, biri adını se...
03/03/2026

🔸️Bazı insanlar ortada açık bir tehlike yokken bile sürekli tetikte hisseder. Ani bir sesle aşırı irkilir, biri adını sert söylediğinde kalbi hızlanır ya da kalabalıkta bedenini istemsizce kasar. Gün içinde her şey normal görünse bile içerde bir alarm sistemi sürekli açık gibidir. Bu durum zamanla yorucu bir hale gelir çünkü beden hiç tam olarak gevşeyemez.

🔹️Sürekli tetikte olmak çoğu zaman bir “abartı” değil, öğrenilmiş bir korunma halidir. Geçmişte stresli, belirsiz ya da güvensiz deneyimler yaşayan kişilerde sinir sistemi tehlikeye karşı daha hassas çalışabilir. Tehdit geçmişte kalmış olsa bile beden hâlâ “hazır ol” modunda kalır. Bu yüzden kişi dinlenirken bile tam dinlenemez.

🌿 Rahatlayamama hali zayıflık değildir; sinir sisteminin fazla yük altında kalmasının bir sonucudur. Bu süreçte bedeni sakinleştirmeye yönelik küçük düzenlemeler, nefes çalışmaları, rutin güven alanları oluşturmak ve gerektiğinde profesyonel destek almak önemlidir. Çünkü bazen iyileşme, zihni ikna etmekten çok bedeni yeniden güvende hissettirmekle başlar.

Bir nesneyi tutkuyla aramak, bulmak, korumak ve onu bir bütünün parçası haline getirmek... Dışarıdan bakıldığında sadece...
18/02/2026

Bir nesneyi tutkuyla aramak, bulmak, korumak ve onu bir bütünün parçası haline getirmek... Dışarıdan bakıldığında sadece "biriktirmek" gibi görünse de, klinik psikoloji perspektifinden baktığımızda bu eylem, oldukça sofistike bir "kendilik inşası" sürecidir.
​Psikanalitik literatürde "yüceltme" (sublimation) olarak tanımladığımız savunma mekanizması, burada en sağlıklı haliyle karşımıza çıkar. Kişi, içsel dürtülerini, kaygılarını veya varoluşsal boşluk hissini; entelektüel, sanatsal ve estetik bir zemine taşıyarak dönüştürür.
​Kaotik ve belirsiz bir dünyada, kendi seçtiğimiz nesnelerden (nadir kitaplar, sanat eserleri veya özel parçalar) oluşan bir düzen yaratmak, bize psikolojik bir "kontrol alanı" sağlar. Bu nesneler, sadece fiziksel varlıklar değil; geçmişle gelecek arasında kurduğumuz köprüler, yani birer "bağlanma nesnesi"dir.
​Özellikle entelektüel derinliği olan koleksiyonlar, kişinin kimliğini somutlaştırdığı, ruhsal dünyasını yansıtan birer aynadır. Kütüphanenizdeki o nadir eser veya duvarınızdaki tablo, aslında sessizce şunu söyler: "Benim değerlerim bunlar, ben bu parçalarla bütünleşiyorum."
​Bu yüzden koleksiyonculuk, zihinsel enerjinin yapıcı bir alana kanalize edilmesidir; ruhun, madde üzerinden kendini ifade etme biçimidir.

13/02/2026

🔹️Her hatayı düzeltmek zorunda mıyız? Ebeveynlikte çocukları koruma isteği çok güçlüdür. Birçok anne-baba, çocuğu zorlanmasın diye hataları hemen fark eder, müdahale eder ve durumu düzeltmeye çalışır. Oysa hata yapmak, çocukların öğrenme sürecinin doğal ve gerekli bir parçasıdır. Küçük aksaklıklar, çocuklara sorumluluk almayı, çözüm üretmeyi ve hayal kırıklığıyla baş etmeyi öğretir.

🔸️Her hataya anında müdahale edildiğinde çocuk şu mesajı alabilir: “Tek başıma baş edemem.” Bu da zamanla özgüvenin gelişmesini zorlaştırabilir. Elbette ebeveynin görevi tamamen geri çekilmek değildir; önemli olan ne zaman destek olmak, ne zaman alan tanımak gerektiğini ayırt edebilmektir.

🌿Bazen düzeltmek yerine yanında durmak daha öğreticidir. Çocuğa hatasını fark etmesi için fırsat vermek, çözümü birlikte düşünmek ve duygusunu anlamaya çalışmak, uzun vadede çok daha güçlü bir beceri kazandırır. Çünkü amaç hatasız bir çocuk yetiştirmek değil; hata yaptığında yeniden deneyebilen, düşse de kalkabileceğini bilen bir birey yetiştirmektir.

07/02/2026

🔹️Ergenin odasına kapanması çoğu zaman ebeveynler tarafından uzaklaşma ya da kaçış gibi yorumlanır. Oysa bu davranış genellikle gencin kendini düzenleme ihtiyacından doğar. Gün içinde okul, arkadaşlıklar, beklentiler ve değişen duygular ergen için oldukça yoğun olabilir. Oda ise onun için sadece fiziksel bir alan değil; sakinleştiği, düşündüğü ve kendiyle baş başa kalabildiği güvenli bir yerdir.

🔸️Yalnız kalma ihtiyacı, ergenin artık ayrı bir birey olma yolunda ilerlediğinin de bir işaretidir. Sürekli müdahale edilmesi ya da “Neden hep odandasın?” gibi sorgulayıcı yaklaşımlar, gencin daha fazla geri çekilmesine neden olabilir. Bunun yerine hem mahremiyetine saygı duymak hem de kapıyı tamamen kapatmamak önemlidir. Ergen, ihtiyaç duyduğunda ulaşabileceğini bildiği bir ilişki içinde kendini daha güvende hisseder. Çünkü bazen ergenler uzaklaşmak için değil, yeniden temas kurabilecek gücü toplamak için yalnız kalırlar.

06/02/2026

🔹️Zihinsel yorgunluk, beden dinlenmiş olsa bile zihnin hâlâ “çalışıyor” olması halidir. Kişi uyumuş, hatta fiziksel olarak çok yorulmamış olabilir; ama yine de halsiz, isteksiz ve dağınık hisseder. Çünkü asıl yorulan kaslar değil, zihnin kendisidir.

🔸️Genelde sürekli düşünmek, her şeyi kontrol etmeye çalışmak, olası sorunlara önceden hazırlanmak ya da duyguları bastırmak zihni hiç durmadan meşgul eder. Zihin dinlenemediğinde, beden dinlenmiş olsa bile yorgunluk hissi devam eder. Bu yüzden “hiçbir şey yapmadım ama çok yoruldum” cümlesi sık duyulur.

🔹️Zihinsel yorgunlukta dikkat dağınıklığı artar, basit kararlar bile zor gelir, keyif veren şeyler eskisi kadar iyi hissettirmez. Kişi bazen kendini tembel ya da isteksiz sanabilir; oysa aslında zihni uzun süredir yük altındadır.

🌿Bu yorgunluk çoğu zaman daha fazla uykuya değil, zihni gerçekten durdurabilen alanlara ihtiyaç duyar. Her düşünceyi çözmeye çalışmadan bırakabilmek, duygulara biraz alan açmak ve “her şeyle ben ilgilenmeliyim” yükünü hafifletmek, zihinsel yorgunluğun yavaş yavaş azalmasına yardımcı olabilir.

Address

İstiklal Mah. Şair Fuzuli Caddesi No:36/6
Eskisehir
26010

Opening Hours

Monday 09:30 - 20:00
Tuesday 09:30 - 20:00
Wednesday 09:30 - 20:00
Thursday 09:30 - 20:00
Friday 09:30 - 20:00
Saturday 09:30 - 20:00

Telephone

+905511599255

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Eskişehir Özel Sağlık Meslek Hizmet Birimi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Eskişehir Özel Sağlık Meslek Hizmet Birimi:

Share