06/10/2025
Cumartesi günü zamanda yolculuk yaptım adeta. Tahmin ettiğimden daha yoğun duygular benimleydi. Yolculuğum, bir zamanlar yuvam olan ÖzUÇAM’a (Özyeğin Üniversitesi Çift ve Aile Terapisi Merkezi) idi. Kampüsün bir ucundan merkeze kaç kere yürüdüğümü hatırlamam mümkün değil. Ancak yürüyüşlerim sırasında kendimi sıkışmış, ne yapacağını bilemez bir halde ve kaygılı hissederken zihnimde sıklıkla yankılanan tek bir soru vardı: “Geçecek, değil mi?”
Çünkü bu şekilde gördük ve öğrendik, değil mi? Her şey geçebiliyor ve/veya değişebiliyordu: duygular, durumlar, olaylar, algılar, beklentiler, şartlar vb. Her bir deneyim kendine has ve her bir deneyim, bizi dönüştürebilmek için kendine ait bir zamanı beraberinde getirir. Cumartesi’yle birlikte hatırladığım geçicilik olgusu sadece benim zihnimde kalmasın istedim.
Endişe edilen ne varsa, zor görünen ne varsa ve umut ışığını göremediğimiz her ne varsa geçecek. Hayat bir akış ve bir oluş hâli. Bu da böyle sürecek. Bu yolculukta nelerin bizi beklediğini asla bilemeyeceğiz; kimlerle karşılaşacağımızı da bilemeyeceğiz. Hepimiz için umarım ki bu karşılaşmalar, ihtiyacımıza en uygun karşılaşmalar olur. 🙏🏻
Karşılaşmaların bizi şekillendirip bugün olduğumuz kişiye dönüştürdüğü bu yaşamda, yolumun kesiştiği .cam ailemi ve ailemdeki her bir arkadaşımı her zaman şükranla anıyor olacağım. 🌲
Fotoğraflarımda gördüğünüz canım arkadaşım ve kıymetli meslektaşım .merveguney’e; terapist olma, tez yazma ve kendimi keşfetme yolculuğumdaki tüm destek ve eşlikçiliği için en içten halimle teşekkür ediyorum. Geçmişteki stajyer terapist Sinem’e ve stajyer terapist Merve’ye demek istiyorum ki:
“Geçti. Her şey tam da olması gerektiği gibi. Yolunda ve dengede.” 🌸