17/10/2025
İnsanı asıl yaralayan çoğu zaman olaylar değil, o olaylarda bastırdığı duygulardır.
Kızgınlık, korku, üzüntü… “Zayıflık” sayıldıkları için bastırırız ama yok olmazlar; sessizce içimizde birikirler.
Bastırılan duygu kaybolmaz, şekil değiştirir. Öfke huzursuzluğa, üzüntü donukluğa, korku kontrol ihtiyacına dönüşür. Güçlü durmaya çalışırken, içimizde görünmez bir savaş başlatırız.
Oysa duygular düşman değil, rehberdir. Öfke sınırlarımızı, üzüntü değerlerimizi, korku ise gelişim alanlarımızı gösterir.Onları bastırdığımızda mesajlarını da kaybederiz.
Gerçek güç, hiçbir şey hissetmemekte değil; hissettiklerimizle dürüstçe yüzleşebilmektedir. Çünkü bastırılan her şey geri döner, kabul edilen ise dönüştürür.