Rezonart - Biorezonans Sağlıklı Yaşam Merkezi

Rezonart - Biorezonans Sağlıklı Yaşam Merkezi Tamamlayıcı ve bütünsel tıp danışmanlığı ve biorezonans cihazı ile terapi uygulama merkezi.

Biorezonans metodu ile Elektromanyetik alan temizliği yapıldığını biliyormuydunuz? Detaylı bilgi için lütfen arayınız..
05/07/2017

Biorezonans metodu ile Elektromanyetik alan temizliği yapıldığını biliyormuydunuz? Detaylı bilgi için lütfen arayınız..

Nilüfer Belediyesi'nin Elektromanyetik Alan Kirliliği İzleme projesinin 2016 ölçüm sonuçlarının açıklandığı toplantıda Başkan Bozbey, değerlerin Avrupa ortalamasının üzerinde çıktığına dikkat çekti. Bozbey, Ataevler Mahallesi'nde uygulanan kentsel yenileme çalışmalarını da hatırlatarak ''İnsanların…

30/08/2016

TUVALETTE DOGRU OTURUYOR MUYUZ?

Bu soru peklik çeken kaçımızın aklına gelmiştir bilmiyorum, ben Giulia Enders’in kitabını okuyana kadar hiç düşünmemiştim.

Beslenme değişikliği ile birlikte az da olsa düzene giren pekliğim yine de haftada bir ile sınırlıydı. Aralık 2015'te Dr. Ümit Aktaş'ın önerdiği şekilde her sabah kahvaltı sonrasında 10 dakikamı tuvalette oturmaya ayırmanın bu sistemde uzun zaman gerekli oldugunu biliyordum.

Eğlenceli bir şekilde bağırsağı anlatan kitabı aldığımda ilk konulardan birinin kaka ve çıkartmak olduğunu bilmiyordum, en çok ilgimi çeken de yukarıdaki başlık oldu. Bakalım kitapta kısaca neler yazıyor:

Israilli Dr. Don Skirov araştırma konusu için 28 denekten 3 farklı pozisyonda günlük "kakalarını yapmaları" konusunda ricada bulunmuştur; normal bir klozette oturarak, minik bir tuvalette çömelerek ve açık havada çömelerek. Bu işlem sırasında hem süre tutulmuş hem de bir anket yapılmış. Varılan sonuç çömelerek yapmak yaklaşık 50 sn sürerken oturarak yapmak 130 saniye sürmüş ve çömelerek yapılan daha başarılı olmuştur.

Neden? Bağırsak sistemimiz oturarak işimizi hallettiğimiz süreçte deliğin tamamen açılacağı şekilde tasarlanmıştır. Vücudumuzda, oturduğumuz veya ayakta durduğumuz zaman bağırsağımızı bir kement gibi sıkılaştıran ve kıvrım oluşacak biçimde belli bir yöne doğru çeken bir kas mevcuttur. Bu mekanizma aynı zamanda başka sfinkter kaslarina da destek amaçlı oluşturulmuş bir mekanizmadir.

Bu mekanizmada dışkımız ilk başta bir kıvrıma ulaşır ve kendini frenler. Bundan dolayı sfinkter kaslarımız oturduğumuz ve ayakta durduğumuz süreçte dışkıyı içeride tutmak adına olabildiğince az enerji harcarlar. Kasımız kendini bıraktığı anda kıvrım yok olur.

Yapılan araştırmalarda hemoroid, Divertekülit veya bağırsak hastalıklarının genelde oturarak tuvaletlerini yapan ülkelerde daha fazla mevcut olduğunu görmüşlerdir.

Tuvaletimizi yaparken en eski zamanlardan beri doğalında kullandığımız pozisyon "çömelmek“ tir.

Günümüz şartlarında alafranga tuvaletler sayesinde alaturka tuvaletler neredeyse yok oldu buna bağlı olarak da çömelmek de tarihe karıştı.

Peki otururken çömelebilir miyiz? Evet, oturarak da çömelmek mümkündür. Bu yöntem özellikle dışkılamada zorlanılması durumunda uygulamaya oldukca değer bir yöntemdir. Vücudun dış kısmı hafifçe öne doğru eğilir, ayakların altına ise ufak bir tabure (ben bu işlem için çocukların diş fırçalamalarını kolaylaştırmak için kullanılan taburelerden kullanıyorum) konulur – artık hazırsınız, her şey tamam, ayrıca işinizi hal ederken bir şeyler okuyabilirsiniz.

Ben bu yöntemi bu gün de dahil olmak üzere tam 32 gündür sabahları ve ihtiyacım olmasa da alışkanlık kazanmak adına akşamları da uyguluyorum ve 9. günden itibaren faydasını görmeye başladım. Geriye baktığımız zaman ilkokulda yatılı okuduğum dönemde okulda alafranga tuvalet vardı ve peklik orada başlamıştı ve ben çömelerek oturmayı zaten çok bilmiyordum. Orta ve lise öğrenimimde yine yatılı olan okulumda tuvaletler alaturka idi ve o siralar daha iyiydi bağırsaklarımın durumu ama ben uzun süre çömelmek yerine bir ikinci hata yaparak kendimi sıkıp hafta içi tuvalete çıkmamayı adet edinmiş ve evde hal etmeyi uygun bulmuştum bu da bende zamanla kronik bir hal aldı.

Füsun Arzu
Sağlıklı Yaşıyoruz

Kaynak: Enders Giulia, Büyüleyici Bağırsak, Büyükada Basım Yayım, İstanbul, 2016.

Ağır metal detoksu için Biorezonans yan etkisiz ve etkili metoddur...
24/08/2016

Ağır metal detoksu için Biorezonans yan etkisiz ve etkili metoddur...

Balıktaki ağır metallerin toksik etkisini bertaraf etmek için susam / susam ezmesi / tahin / tahin helvası faydalı oluyor.

08/08/2016

SİGARANIN DUMANI VE HAYAT

Kısa adı WHF olan Dünya Kalp Federasyonuna göre sigara içmekten vazgeçenleri belirli zaman dilimlerinde neler beklediğine bir göz atmak ister misiniz?
* 20 dakika içinde, sigara içme sırasında yükselen tansiyon ve nabız normale döner.
* 8 saat içinde, kanda oksijen düzeyi artmaya başlar. Kalp krizi riskinde azalma başlar.
* 24 saat içinde, karbon monoksit gazı vücuttan atılır.
* 72 saat içinde, akciğerler daha fazla hava almaya başlar, nefes almak kolaylaşmaya başlar.
* 5 yıl içinde, kalp krizi riski yarı yarıya azalır.
* 10 yıl içinde, akciğer kanseri riski yarı yarıya azalır.
* 15 yıl içinde, kalp krizi ve felç riski hiç sigara içmemiş olanla eşit hale gelir.
* ''Artık benim yaşım geçti, bundan sonra bıraksam ne olacak bırakmasam ne olacak?'' diye düşünenlere de iyi haberim var...Örneğin 66 yaşında sigarayı bırakan erkeklerin ortalama olarak 2 yıl, kadınların 4 yıl daha fazla yaşama sansına sahip oldukları görülmüş.
Kısa adı WHO olan Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre sigara içenleri neler beklediğine gelince...
Sigara içenlerin yarısı sigaraya bağlı bir hastalık nedeniyle hayatlarını kaybetmektedirler.
İçilen tek sigara yaşamdan en az 5 dakikayı hatta bazı verilere göre 11 dakikayı çalıp götürmektedir.
Sigara tiryakisi olanların 60-70 yaş aralığından önce hayatlarını kaybetme ihtimali hiç sigara içmeyenlere göre üç kat fazladır.
Sigara içen her 100 erkekten 17'si, 100 kadından 11'i günün birinde,
"Maalesef sizde akciğer kanseri var." cümlesini duyabilir. Oysa sigara içmeyenler için bu ihtimalin sadece 100 de 1,4 olduğu belirlenmiş.
Sigara sadece akciğer kanserinin değil hemen hemen tüm kanser türlerinin de nedenleri arasındadır.
Kalp krizi ve felç gibi iki tehlikeli hastalığın % 10 undan sigara sorumludur.
KOAH adı verilen ve hayatı ciddi ölçüde tehdit eden hastalıkta sigaranın payı % 85 tir.
Sigara içen bir hamilenin erken doğum veya düşük yapması hiç de sürpriz değildir.
Cinsel yetersizlik sorunu yaşayan erkeklerin % 85 i sigara tiryakisidir.
Bacak damar hastalıklarının nedenleri arasında sigaranın önemli bir yeri vardır.
Tablo bu kadar net..Sizlere sigarasız ve sağlıklı bir yaşam için bizi arayabilirsiniz...

03/08/2016
01/08/2016

Eğer şu ana kadar isteklerimiz gerçekleşmediyse, en şiddetli arzularımıza ulaşamadıysa; eğer hayatımıza hiç istemediğimiz şeyler girdiyse, eğer mutsuzsak veya yenilgiye uğradıysak, bütün bunların sebebini Rezonans Kanununda bulabiliriz. Pierre Franckh, bu kitabında Rezonans Kanununu kavrayıp onu nas...

23/07/2016

GLUTEN İNTOLERANSININ 12 BELİRTİSİ, Saglikli Beslenme,Ankara,Diyetisyen

Nefes almak sadece oksijen ihtiyacımızı karşılamaz...
10/07/2016

Nefes almak sadece oksijen ihtiyacımızı karşılamaz...

9 nefes tekniği olarak da bilinen, kadim nefes uygulaması Tibet Pranayama duru bir zihne sahip olmanıza yardımcı oluyor. Tibetli Meditasyon Ustası Lama Yeshe diyor ki; "Eğer dikkat ederseniz,  zihinsel ve duygusal olarak rahatsız olan insanların -depresyon gibi- nefes alış verişlerinin normal insanl...

25/06/2016

"Kötü düşünceler zihinde, bedende ve ruhta hastalık yaratır. İyimser olmayı öğren."

Kızılderili Öğüdü

Neden Hasta Oluruz?Evrende herşey enerjidir. Evrendeki herşeyin özü kuant dediğimiz enerji zerrecikleridir. Gördüğümüz, ...
15/06/2016

Neden Hasta Oluruz?

Evrende herşey enerjidir. Evrendeki herşeyin özü kuant dediğimiz enerji zerrecikleridir. Gördüğümüz, algıladığımız canlı cansız herşey kuant dediğimiz enerji zerreciklerinin belli sayılarda yoğunlaşmasıdır.

Evren bir enerji okyanusudur. Nesneler arası boşluklar dediğimizde enerjidir. Sürekli titreşim halinde olan kuantlar özel programa organize olup şeyleri oluşturur. Vücuda gelen oluşumları biz isimlendiririz. Beş duyu ile algılayabildiklerimiz kadar, duygu ve düşüncelerde enerjidir. Onların titreşim sayılarının yoğunluğu, niteliğini ve kalitesini belirler.

Bizlerde belli titreşimlerin "kan-kemik-kas-sinir-doku vs." birleşimi ile organize olmuş enerji varlıkları olduğumuz kadar bizi canlı kılan özel bir enerji sistemi ile donanmış durumdayız. Evrensel enerji ile sürekli bağlıntıda olan ve ondan beslenen vücudumuzdaki enerji sistemimiz özgün bir yapı oluşturur.

Vücudu kan damarları gibi saran "nadi" dediğimiz enerji kanalları ile bu enerji dolaşır. Belli şekillerde enerji meridyenleri oluşturur. Bu meridyenlerin başlangıç ve bitiş noktaları, özel enerji tetikleme noktaları olduğu kadar, enerji beslemesi yapacağı organ ve sistemleri işaret eder.
Eğer yaşam enerjiniz düşükse veya dolaşımında bir tutukluk varsa hastalıklara daha açık olursunuz. Enerjiniz yüksek olduğunda ve rahatça aktığında; daha az hastalanır ve sağlığınızı uzun süre koruyabilirsiniz.
Bedenimizdeki sistemlerin hepsi birbiri ile bağlantı halindedir. Bir tanesi bozulduğunda, zaman içinde diğer sistemleri de etkilemeye başlar. Bir bölgedeki hastalık, ilişkili başka bir bölgede hastalığa ya da olumsuzluğa neden olabilir. Enerji düzeyinde başlayan bozuk bir titreşim zihinsel ve fiziksel düzeyde hasara yol açacaktır. Reiki, vücuttaki sağlığın, uyumun ve dengenin düzenlenmesini sağlar.

Enerji akışımızı değiştiren, sekteye uğratan, hastalığa sebep olan unsurları incelediğimizde bunların; negatif düşünceler, zihinsel karışıklık, doğru nefes almama, düzensiz beslenme, hareketsizlik olduğunu görüyoruz. Ve böylece hastalığı bizim yarattığımız ortaya çıkıyor.

Hemen pozitif tarafından gözden geçirelim. Eğer hastalığı biz yaratıyorsak o zaman tekrar yok edebilir, iyileştirebiliriz.''

Sinir sistemimiz, doğadaki enerji dengesine uyum gösterecek şekilde programlanmış olduğundan, dengenin bozulmaması için irademizin dışında reaksiyonlar gösterebilmektedir. Ne yazık ki yaşadığımız ortam (hava kirliliği, hormonlu gıdalar, zararlı elektromanyetik dalgalar, ozon tabakasının delinmesi vs.) yaşam tarzımız (aşırı stres, dengesiz beslenme, spor yapamama) ve öfke, korku, üzüntü gibi duyguları içimizde bastırmamız, enerji dengemizi ciddi şekilde bozabilmektedir. Bu aşamada bedenimizin dili olan ağrı, uykusuzluk, çarpıntı, terleme, daralma, sinirlilik, yorgunluk, isteksizlik, iktidarsızlık gibi şikayetler belirmeye başlar. Birçok vak'anın başlangıç döneminde en değerli uzman hekimler tarafından yapılan muayene ve ileri tetkiklere rağmen organik bir sebep teşhis edilemediğinden, tedavi için belirtilere göre (semptomatik) gereksiz ilaçlar önerilmektedir. Oysa meydana gelen semptomların ana nedeni, vücudumuzdaki biyoenerji dengesinin bozulmasıdır.

Örneğin; Endişe duygusu dalak üzerinde etkisini gösterir. Bu problem üzerine aşırı düşünmek sıkıntı hissetmek dalak enerjisini bloke eder. Depresyon huzursuzluk iştah azalması, yorgun kol ve bacaklar, karın şişliği ve bayanlarda adet dönemi bozuklukları olarak ortaya çıkabilir.

Üzüntü ve Yas akciğerlerin enerjisini bozar ve solunum sıkıntıları ortaya çıkabilir. Örneğin bronşit, astım gibi sorunlar sevilen birinin kaybedilmesiyle ilişkilendirilebilir. Ve bireyin kendisini bastırılmış boğulmuş hissetmesi, bireysel bağımsızlığını hissedememesi durumlarında ortaya çıkabilir. Göğüsten gelen derin öksürükler mutsuzluğun göstergesi olabilir çünkü ciğerlerdeki enerji sıkışmıştır.

“Vücuttaki her organ, esiri alanda kendisine denk gelen enerjetik ritme sahiptir. Çeşitli organ küreleri arasında, sanki bir aktarım işlevi varmış gibi değişik ritimler karşılıklı etkileşmektedir.”

Akupunktur tedavi yöntemi,Yin yang teorisi, beş element teoresi, maksimal zaman teorisinden şekillenmiştir.
Bu teoriye göre; dünya ve kainattaki bütün varliklar, tamamen zıt ama aynı zamanda bir birini tamamlayan kutublardan şekillenmiştir, Bağımsız gibi görülen bu kutublar, qi enerji sayesinde evren hareketin devam etmesini, dengesini ve bütünlüğünü sağlar.
Su, metal, ağaç, ateş, toprak ve qi enerji ile canlılık şekillenir. İnsanlar bu maddeler sayesinde yaşar, hayatını devam ettirir. Bu elementler, belli bir zaman içinde bir birini etki eder, korur, kontrol eder ve yeniler.
İnsanlar, bu evrenin bir parçası olduğundan, organlar, dokular ve en kücük hücreler kadar bu denge üzerine kurulmuştur.
Qi enerji, insanların doğuştan var olan, sonradan gelişen ve insan vücudunda ağ şeklinde yayılmiş meridyen hattında dolaşan , organları ve hücreleri besleyen bir enerjidir.
Organlara,dokulara ve hücrelere yaşam sağlayan qi enerji , meridyen ağı sistemi vasıtasıyla bütün vücuda yayılır ve bu sistemi korur.
İnsan vücudu, yaşamsal qi enerji taşıyan 12 ana meridyen , 2 dal meridyen ve sayısız kılcal meridyenlerden şekillenir. Meridyenler hattındaki ana sistemde, şu ana kadar tesbit edilen 365 adet aku-nokta ve mini sistem(Kulak, Ayak altı)deki aku-nokta olmak üzere toplam 2000 den fazla aku-noktalar mevcut olup, tedavi esnasında ve hastalık teşhisinde kullanılır.
İnsanlar, iç ve diş etkenden dolayı denge bozulduğunda, organlar ve hücrelerin çalışma sisteminde değişiklikler meydana gelir, meridyenler bundan etkilenerek düzensiz çalışmaya başlar, enerji dağılımında dengesizlik ve düzensizlikler meydana gelir, bu kısır döngü, organlar ve hücrelerin sağlıklı çalışmasına engel teşkil eder ve insanları ‘hasta’ eder. " hastalıklarımızın nedeni de bedeni oluşturan organlar arası ahengin bozulması ve enerji akışı bloke olarak engellenmesidir''.
Tedavideki amaç, bloke olan bu meridyeni yeniden açarak sistemin normal çalışmasını sağlamak ve insan sağlığına kısa zamanda kavuşturmaktır

Rezonans Kanunu...
15/06/2016

Rezonans Kanunu...

“Eğer şu ana kadar isteklerimiz gerçekleşmediyse, en şiddetli arzularımıza ulaşamadıysa; eğer hayatımıza hiç istemediğimiz şeyler girdiyse, eğer mutsuzsak veya yenilgiye uğradıysak, bütün bunların sebebini Rezonans Kanununda bulabiliriz. “ Pierre Franckh, bu kitabında Rezonans Kanununu kavrayıp onu…

03/06/2016

Address

Batıkent
Isparta

Opening Hours

Monday 10:00 - 17:00
Tuesday 10:00 - 17:00
Wednesday 10:00 - 17:00
Thursday 10:00 - 17:00
Friday 10:00 - 15:00

Telephone

05303532101

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Rezonart - Biorezonans Sağlıklı Yaşam Merkezi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram