21/12/2023
Şu âleme baksan görürsün ki baştanbaşa savaştan ibarettir.
Zerre, zerreyle âdeta dinin kâfirlerle savaşması gibisavaşır durur.
Bir zerre sola doğru uçmaktadır, öbürü sağa doğru gidip arayacağını aramada.
Bir zerre yücelere çıkmada, öbürü baş aşağı düşmede. Şöyle durur gibi görünürler ama onların savaşını budurgunluk âleminde gör.
Onların fiilî savaşları, gizli savaşlarından ileri gelmededir.
Bu aykırılığı gör de o aykırılığı anla.
Fakat güneşte mahvolan zerrenin savaşı, vasıftan, hesaptan dışarıdır.
Zerrenin kendisi de, nefesi de mahvoldu mu artık onun savaşı, ancak güneşin savaşıdır.
Onun kendiliğinden hareketi de kalmamıştır, duruşu da.
Neden?
“Biz Tanrıya dönenleriz” sırrından.
Biz, kendimizden geçip senin denizine döndük.
Asıldan süt içtik, geliştik.
Ey gulyabaniye aldanıp yolun ferilerine, sahtelerine dalan, ey usulsüz kişi asıllardan az bahset.
Bizim savaşımız da hakikatte bizden değildir.
Sulhumuz da.
Her halimiz, Tanrı’nın iki parmağı arasındadır.
Tabiat, iş ve söz bakımından cüzüler arasındaki savaş, pek korkunç bir savaştır.
Fakat bu âlem, şu savaşla durmadadır.
Unsurlara bak da anla.
Dört unsur, dört kuvvetli direktir. Dünyanın tavanı, onlarla düz durmada.
Her direk, öbürünü kırar.
Su direği, ateş direğini yıkar.
Halkın yapısı, zıtlar üstüne kurulmuş.
Hâsılı biz, zarar bakımından da savaştayız, fayda bakımından da.
Ahvalin, birbirine aykırı.
Tesir dolayısıyla her biri öbürüne zıt.
Her an kendi yolumu vurup durmadayım, artık başkasına nasıl bir çare bulabilirim?
Bana gelen hal askerlerinin dalgalarına bak; her biri, öbürüyle savaşmada, her biri, öbürüne kin gütmede.
Kendindeki şu müthiş savaşa bak. Başkalarının savaşı ile ne meşgul olup durursun?
Meğer ki Tanrı, seni bu savaştan çeke de sulh âleminde bir tek renge boyanasın.
O âlem, ancak bâkidir, mamurdur, başka türlü olmasına imkân yok. Çünkü terkibi, zıt olan şeylerden değil.
Bu yok olma, bitme, zıddın zıddını yok etmesinden ileri gelir.
Zıt olmadı mı ebedilikten başka bir şey olamaz.
O eşsiz, örneksiz Tanrı, cennetten zıddı giderdi.
Orada güneş de yoktur, zıddı olan zemheri de.
Renklerin asılları, renksizliktir...
Savaşların aslı, barışlardır.