23/04/2026
Bugün 23 Nisan.
Sen bu günü çocuklara armağan ettin.
“Gelecek onların” dedin.
Ama bugün içimden ilk defa bu günü kutlamak gelmiyor.
Çünkü çocuklar değişti Atam…
Aslında çocuklar değil…
Onları büyüten dünya değişti.
Eskiden çocuk sokakta büyürdü.
Toprağa düşer, dizini kanatır, yine de gülerek ayağa kalkardı.
Mahallede oynardı, arkadaşlığı öğrenirdi, paylaşmayı öğrenirdi, sabretmeyi öğrenirdi.
Şimdi, ekranların içine sığdırıldı çocukluk.
Koşmadan yorulan, düşmeden korkan, beklemeyi bilmeyen çocuklar büyüyor.
Ama biliyor musun Atam…
Bu onların suçu değil.
Biz büyüttük bu dünyayı böyle.
Biz hızlı olduk, biz sabırsız olduk…
Ve çocuklarımız da bizim hızımıza yetişmeye çalıştı.
Ve daha acısı…
Bazı çocukları hiç duymadık.
Son günlerde haberlerde gördüğümüz o olay…
Bir çocuğun başka çocuklara zarar verdiği o korkunç an…
Herkes o çocuğa öfke duydu.
Ama kimse şunu sormadı:
O çocuk ne zamandır yardım istiyordu?
“Bu çocuk tedavi olmalı” denmiş…
Ama duyulmamış.
Görülmemiş.
Ciddiye alınmamış.
Atam…
Bir çocuk bir anda “canavar” olmaz.
Bir çocuk, görülmediğinde, anlaşılmadığında, sınır konulmadığında, duyguları taşacak yer bulamadığında, içinde birikenlerle baş başa kalır.
Ve biz fark etmediğimizde o birikenler bir gün taşar.
Bugün içimdeki burukluk biraz da bundan…
Çocukları sadece sevmek yetmiyor artık.
Onları gerçekten görmek gerekiyor.
Zorlandıklarında destek olmak, gerektiğinde yardım almak, sınır koymak, sorumluluk almak gerekiyor.
Çünkü ihmal de bir iz bırakır Atam…
Ve o iz bazen çok ağır olur.
Ama yine de ymutsuz değilim.
Çünkü hâlâ biliyorum ki bir çocuğun hayatına doğru dokunan bir yetişkin, bir nesli değiştirebilir.
Yeter ki biz sorumluluğumuzu hatırlayalım.
Çocuklara sadece bayram vermek değil, onlara sağlıklı bir ruh, güvenli bir dünya, gerçek bir çocukluk vermek…
İşte senin emanetin ancak o zaman yaşar.
23 Nisan kutlu olsun…
Ama sadece kutlamakla değil, çocukları gerçekten koruyarak.