Prof. Dr. Mehmet Murad Başar

Prof. Dr. Mehmet Murad Başar Resmi hesabımdır. Bu sayfada bulunan içerik sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi i?

AZOOSPERMİ – ASPERMİAzoos***mi;menide s***m bulunmaması durumudur. Genel toplumda %1 oranında izlenen azoos***mi, infert...
27/04/2026

AZOOSPERMİ – ASPERMİ
Azoos***mi;menide s***m bulunmaması durumudur. Genel toplumda %1 oranında izlenen azoos***mi, infertilite (kısırlık) nedeni ile başvuran erkeklerde %10-15 oranında izlenmektedir. İki ana grupta değerlendirilir: 1) Tıkayıcı olmayan azoos***mi (non-obstrüktif azoos***mi-NOA) ve 2) Tıkayıcı azoos***mi (obstrüktif azoos***mi-OA). Olguların %60’ı NOA, %40’ı ise OA’dir.
Tıkayıcı olmayan azoos***mi te**iste s***m yapımını etkileyen bir soruna bağlı olarak ortaya çıkar. Bu nedenler:
• Varikosel
• Te**is yaralanması
• İnmemiş te**is (Kriptorşidizm)
• Hormonal (Endokrin) hastalıklar
• Genetik (Kromozomal) bozukluklar
• Te**is enfeksiyonları (kabakulak, orşit)
• Te**ise toksik maddeler (Gonadotoksinler, Radyoterapi, Kemoterapi)
• Çevresel toksik faktörler (Pb/Cd sanayii, akü/pil sanayii çalışanları, yüksek ısı vb.)
As***mi; meninin (ejakülat) hiç olmaması durumudur. Erkek cinsel organlarından meydana gelen salgılardan oluşan meninin yokluğu tıkayıcı azoos***minin önemli bir bulgusudur.
Tıkayıcı azoos***mi ve/veya as***minin diğer nedenleri şunlardır:
• S***m kanallarının doğuştan yokluğu
• Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara bağlı s***m kanallarında tıkanıklık
• Ge***al bölge operasyonları sonrası s***m kanallarının yaralanması (fıtık cerrahisi, varikosel vb.)
• Karın ameliyatları sonrası s***m iletimini sağlayan sinir zedelenmesi (Onkolojik cerrahi, aort cerrahisi)
• Mesane, prostat ameliyatları sonrası
• Sistemik hastalıkları (Şeker hastalığı, sinirsel hastalıklar)
• İlaç kullanımı (antidepresan ilaçlar, prostat hastalığı tedavisinde kullanılan ilaçlar)
Tıkayıcı azoos***mi olgularında %99-100 oranında te**isten s***m eldesi mümkün olurken, NOA olgularında %40-60 oranında mikro TESE ile te**isten s***m elde edilebilmektedir.

***mi ***mi

                                               ***sprotez
23/04/2026

***sprotez

16/04/2026
Klinefelter Sendromu (47,XXY)İlk olarak Henry Klinefelter tarafından 1942 yılında uzun boy, jinekomasti, küçük ve sert t...
16/04/2026

Klinefelter Sendromu (47,XXY)
İlk olarak Henry Klinefelter tarafından 1942 yılında uzun boy, jinekomasti, küçük ve sert te**islerin varlığı ve yüksek FSH düzeyi ile tanımlanan Klinefelter sendromu normalde 46, XY olması gereken erkek genetik yapıda bir fazla “X” kromozomu bulunması sonucu 47, XXY genetik yapının varlığı ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Beş yüz ile 700 yeni doğumda bir oranında ortaya çıkan sendrom en sık görülen genetik anomalidir. İnfertilite nedeni ile başvuran erkeklerin %3-4’ünü, azoos***mi nedeni ile başvuran erkeklerin ise %10-11’ini oluştururlar.
Klinefelter Sendromu; sadece bir infertilite sorunu değil, özellikle mümkün olduğunca erken teşhis edilip tedavi edilmezse genel toplumdan daha yüksek morbidite ve mortalite ile sistemik sonuçlara sahip» bir sağlık sorunudur. Beraberinde önemli sistemik sorunlar da eşlik eder ve hastalar ömür boyu doktor kontrolü altında bulunması gereklidir.
Mikro TESE ile ortalama s***m elde etme oranı diğer tıkayıcı olmayan azoos***mi olgularına benzerdir. Erken yaşta tanı konulan vakalarda s***m elde oranı daha yüksektir. Genetik yapı s***m varlığı için en önemli belirleyicidir. Genetik yapının normale yakın örnek gösterdiği mozaik formlarda ise ejakülatta dahi %55 oranında s***m saptanabilir. Mikro TESE öncesi ilaç tedavisinin etkisi tartışmalıdır.








***mi


***mEldeEtme




HİPOGONADOTROPİK HİPOGONADİZM (HİPO-HİPO)Erkek üreme sisteminin ilk işleyişi beynin alt kısmında bulunan hipotalamustan ...
09/04/2026

HİPOGONADOTROPİK HİPOGONADİZM (HİPO-HİPO)
Erkek üreme sisteminin ilk işleyişi beynin alt kısmında bulunan hipotalamustan salınan GnRH hormonu ile başlar. Bu hormon hipotalamus alt bölümünde yer alan hipofiz bezinin ön bölümüne etki eder ve buradan FSH ve LH hormonlarının salınmasına neden olur. Bu hormonlardan LH te**iste Leydig hücresi adı verilen yapılardan erkeklik hormonu testosteron salınımını sağlar. FSH ise yine te**iste s***m kanalcıkları içinde yer alan s***m ana hücrelerinden testosteron etkisi ile birlikte s***m hücresi gelişimini sağlar.
Hipogonadizm, te**islerden testosteron salgılanmasında azalma olarak tanımlanır. Bu durum iki nedene bağlı olarak ortaya çıkar:
1. Te**is fonksiyon bozukluğu sonucu non-obstrüktif azoos***mi ile birlikte olan primer hipogonadizm. Bu durum hipergonadotropik hipogonadizm olarak da adlandırılır.
2. Hipotalamus ve hipofizden hormon salınımı bozukluğu ortaya çıkan sekonder hipogonadizm. Bu durum hipogonadotropik hipogonadizm olarak adlandırılır.
Hipogonadotropik hipogonadizm doğumsal (genetik) veya sonradan ortaya çıkan nedenlere bağlı olarak gelişebilir.
Klinik özellikler testosteron yetersizliği ile ilişkilidir ve yaşa bağlıdır. Hastalık 18 yaşından sonra gelişirse cinsel isteğin azalması veya olmaması yani libido kaybı ve sertleşme sorunu ile kendini gösterirken; 18 yaşından önce başlayan olgularda cinsel gelişme sorunları ve gecikmiş puberte izlenir.
Erkek kısırlığında hormon tedavisinin kullanıldığı tek durum hipogonadizmli hastalardır. Bu hastalarda eksik olan hormon yerine konulduğunda s***m üretimi 6-12 ay içinde sağlanır ve çiftler çocuk sahibi kendiliğinden ve yardımcı üreme teknikleri ile çocuk sahibi olabilirler.
Çocuk sahibi olan bireyler için cinsel fonksiyonları sağlamak ve genel vücut sağlığı için testosteron kullanılırken, çocuk sahibi olmak isteyen olgularda s***m üretimi için te**is testosteronu uyaracak tedavi yaklaşımları yapılmalıdır.










***müretimi





HİPOGONADOTROPİK HİPOGONADİZM (HİPO-HİPO)Erkek üreme sisteminin ilk işleyişi beynin alt kısmında bulunan hipotalamustan ...
06/04/2026

HİPOGONADOTROPİK HİPOGONADİZM (HİPO-HİPO)
Erkek üreme sisteminin ilk işleyişi beynin alt kısmında bulunan hipotalamustan salınan GnRH hormonu ile başlar. Bu hormon hipotalamus alt bölümünde yer alan hipofiz bezinin ön bölümüne etki eder ve buradan FSH ve LH hormonlarının salınmasına neden olur. Bu hormonlardan LH te**iste Leydig hücresi adı verilen yapılardan erkeklik hormonu testosteron salınımını sağlar. FSH ise yine te**iste s***m kanalcıkları içinde yer alan s***m ana hücrelerinden testosteron etkisi ile birlikte s***m hücresi gelişimini sağlar.
Hipogonadizm, te**islerden testosteron salgılanmasında azalma olarak tanımlanır. Bu durum iki nedene bağlı olarak ortaya çıkar:
1. Te**is fonksiyon bozukluğu sonucu non-obstrüktif azoos***mi ile birlikte olan primer hipogonadizm. Bu durum hipergonadotropik hipogonadizm olarak da adlandırılır.
2. Hipotalamus ve hipofizden hormon salınımı bozukluğu ortaya çıkan sekonder hipogonadizm. Bu durum hipogonadotropik hipogonadizm olarak adlandırılır.
Hipogonadotropik hipogonadizm doğumsal (genetik) veya sonradan ortaya çıkan nedenlere bağlı olarak gelişebilir.
Klinik özellikler testosteron yetersizliği ile ilişkilidir ve yaşa bağlıdır. Hastalık 18 yaşından sonra gelişirse cinsel isteğin azalması veya olmaması yani libido kaybı ve sertleşme sorunu ile kendini gösterirken; 18 yaşından önce başlayan olgularda cinsel gelişme sorunları ve gecikmiş puberte izlenir.
Erkek kısırlığında hormon tedavisinin kullanıldığı tek durum hipogonadizmli hastalardır. Bu hastalarda eksik olan hormon yerine konulduğunda s***m üretimi 6-12 ay içinde sağlanır ve çiftler çocuk sahibi kendiliğinden ve yardımcı üreme teknikleri ile çocuk sahibi olabilirler.
Çocuk sahibi olan bireyler için cinsel fonksiyonları sağlamak ve genel vücut sağlığı için testosteron kullanılırken, çocuk sahibi olmak isteyen olgularda s***m üretimi için te**is testosteronu uyaracak tedavi yaklaşımları yapılmalıdır.











***müretimi




02/04/2026

SLAYT-1:
Tıpta şok dalgalarının kullanımı yaklaşık 50 yıl önce böbrek taşlarının vücud dışından kırılması için geliştirilen taş kırma cihazları ile başlamıştır. Tıbbi amaçla kullanılan şok dalgaları, farklı jeneratörler kullanılarak bir sıvı ortamda üretilir. Üretilen şok dalgaları daha sonra bir odaklama ünitesi ile hedefe yönlendirilir ve hedef dokuda ikinci bir odak oluşturarak etki yapar. Farklı alanlarda kullanılan düşük yoğunluk şak dalgalraının özellikle kalp ve damar sistemi züerindeki etkilerinden yola çıkarak son yıllarda erkeklerde sertleşme sorunu tedavisinde kullanımı gündeme gelmiştir.
SLAYT-2:
Şok dalgalarının p***ste farklı etkiler oluşturarak ereksiyon kalitesini iyileştirmesi hedeflenmektedir.
SLAYT-3:
Uygulama sırasında lokal p***s ağrısı yanı sıra uygulamadan bağımsız olarak hafif ateş, hazımsızlık, yorgunluk, baş ağrısı ve baş dönmesi olabilir.
SLAYT-4:
Düşük yoğunluklu şok dalgası ereksiyon sorunu tedavisinde uygun hastalarda (damarsal sorunu olan hastalar, prostat kanseri ameliyatı sonrası rehabiltasyon evresinde olan hastalar, şeker hastalığı-DM’a bağlı ereksiyon sorunu olan hastalar) ereksiyon sağlayıcı ilaçlar (PDE5 inhibitörleri) ile birlikte uygun tedavi protokolünde alternatif bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir.

Erker cinsel fonksiyonunda testosteron ne kadar etkili❓ Veya sadece testosteron mu etkili❓ 16.02.2026 Saat:21.00
15/02/2026

Erker cinsel fonksiyonunda testosteron ne kadar etkili❓ Veya sadece testosteron mu etkili❓ 16.02.2026 Saat:21.00

                                                ***sprotez
09/11/2025


***sprotez

Address

Prof. Drive Mehmet Murad Başar Teşvikiye Mahallesi Hakkı Yeten Caddesi Terrace Fulya Center 2 No: 13 Daire: 40 Şişli
Istanbul
34394

Opening Hours

Monday 10:00 - 18:00
Tuesday 10:00 - 18:00
Wednesday 10:00 - 17:00
Thursday 10:00 - 18:00
Friday 10:00 - 17:00
Saturday 10:00 - 15:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Prof. Dr. Mehmet Murad Başar posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Prof. Dr. Mehmet Murad Başar:

Featured

Share

Category