Dr Sevilay Abudaram

Dr Sevilay Abudaram Dr Sevilay Abudaram’ın psikolojiye, psikoterapiye dair yazılarını okuyabilirsiniz.

İlişkinizin zarar görmemesi için sahip olmanız gereken özellikler nelerdir?Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili d...
11/03/2026

İlişkinizin zarar görmemesi için sahip olmanız gereken özellikler nelerdir?

Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;

✨ Whatsapp hattımız: 0532 229 84 77
📍Nişantaşı, İstanbul

Birçok insanın zihninde mutlu bir ilişkiye dair oldukça net bir hayal vardır. Gönlünüzdeki gibi bir partneriniz olsun, s...
10/03/2026

Birçok insanın zihninde mutlu bir ilişkiye dair oldukça net bir hayal vardır. Gönlünüzdeki gibi bir partneriniz olsun, sizi anlayan, destekleyen, yanınızda olan biri. Ve onunla huzurlu, keyifli bir ilişki yaşamak. Aslında bu hayal hiç de ulaşılmaz değildir.

Ancak çoğu zaman ilişkiler tam da düşündüğümüz gibi ilerlemez. Çünkü ilişki tek kişilik bir deneyim değildir. İlişki, iki insanın duygularının, beklentilerinin, geçmiş deneyimlerinin ve ihtiyaçlarının bir araya geldiği canlı bir süreçtir. Bu yüzden bazen kendinizi şöyle düşünürken bulabilirsiniz; “Ben ilişkimi güzel yaşamak istiyorum ama sanki bir şeyler eksik.” İşte tam bu noktada ilişkilerin sağlıklı ve doyum verici olabilmesi için temel bazı yapı taşlarına ihtiyaç vardır.

Mutlu, keyifli ve huzurlu bir ilişkinin temelinde 5 altın unsur bulunur:
• Güven
• Saygı
• Sevgi
• Yakınlık
• Paylaşım

Bu unsurlar, ilişkinin adeta temel kolonlarıdır. Birinin eksik olması, zamanla ilişkinin dengesini bozmaya başlayabilir.

1. Güven. Sağlıklı bir ilişkinin en önemli zemini güvendir. Güven; partnerinizin yanında kendiniz olabilmeniz, duygularınızı saklamadan paylaşabilmeniz ve zor zamanlarda onun sizin yanınızda olacağını bilmenizdir. Güven olan bir ilişkide insanlar sürekli kontrol etmek, sorgulamak ya da kendilerini korumaya almak zorunda kalmazlar. Güven olmadığında ise ilişki, zamanla bir gerilim alanına dönüşebilir.

2. Saygı. Saygı, partnerinizin bireyselliğini kabul etmektir. Her insan farklıdır. Farklı düşünür, farklı hisseder, farklı ihtiyaçlara sahiptir. Sağlıklı bir ilişkide partnerler birbirlerinin sınırlarına, değerlerine ve bireysel alanlarına saygı duyarlar. Saygı olan ilişkilerde tartışmalar bile daha yapıcıdır. Çünkü amaç karşı tarafı yenmek değil, ilişkiyi korumaktır.

3. Sevgi. Sevgi çoğu zaman ilişkinin başlangıç noktasıdır. Ancak uzun süreli ilişkilerde sevgi sadece bir duygu değildir; aynı zamanda bir emek ve sorumluluk meselesidir. Sevgi; ilgi göstermek, partnerinizi duymak, onun ihtiyaçlarını önemsemek ve ilişki için çaba göstermektir. Sevgi, ilişkiyi sıcak tutan duygusal bağdır.

Devamı yorumda ⬇️

İlişkinin başında görmezden geldiğiniz küçük işaretler, bir gün sessizce ilişkinizin son çığlığına dönüşebilir.Bireysel ...
09/03/2026

İlişkinin başında görmezden geldiğiniz küçük işaretler, bir gün sessizce ilişkinizin son çığlığına dönüşebilir.

Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;

✨ Whatsapp hattımız: 0532 229 84 77
📍Nişantaşı, İstanbul

İlişkide cinselliğin bitmesi ilişkinin çektiği ıstırabın sessiz halidir.Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili deta...
07/03/2026

İlişkide cinselliğin bitmesi ilişkinin çektiği ıstırabın sessiz halidir.

Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;

✨ Whatsapp hattımız: 0532 229 84 77
📍Nişantaşı, İstanbul

İlişkinizde Tükenmiş Hissediyorsanız, Bu Bir AlarmdırBazen bir ilişkinin içinde olmak, insanı beslemek yerine yavaş yava...
06/03/2026

İlişkinizde Tükenmiş Hissediyorsanız, Bu Bir Alarmdır

Bazen bir ilişkinin içinde olmak, insanı beslemek yerine yavaş yavaş tüketmeye başlayabilir. Dışarıdan bakıldığında her şey normal görünür. Hayat akmaya devam eder, gündelik sorumluluklar yerine getirilir, sohbetler edilir, planlar yapılır. Ancak ilişkinin içinde olan kişi için durum bambaşkadır. İçten içe bir yorgunluk vardır.

İlişkide yaşanan büyük ya da küçük sorunlar zihninizde sürekli dönüp durur. Söyledikleriniz, söyleyemedikleriniz, içinize attıklarınız. Bazen bir tartışma, bazen bir cümle, bazen bir bakış bile günlerce zihninizde dolaşır. O an geçmiştir ama içinizde bıraktığı duygu geçmez. Bir süre sonra öfke, kırgınlık ve üzüntü birbirine karışır. İnsan ister ki bu durum bir an önce çözülsün, mesele kapanıp gitsin. Ama bazı durumlarda bu mümkün olmaz. Sorunlar çözülmeden kalır ve ilişki içinde tekrar tekrar karşınıza çıkar. Tam bu noktada birçok kişi ilişkide “burn-out”, yani tükenmişlik hissetmeye başlar.

🌟İlişkilerde Tükenmişlik Nasıl Ortaya Çıkar?

İlişkilerde tükenmişlik çoğu zaman tek bir büyük olaydan değil, çözülemeyen küçük meselelerin birikmesinden ortaya çıkar. Örneğin bir arkadaş ortamındasınız. Partnerinizin söylediği bir söz sizi incitmiş olabilir. Belki o anda kimse fark etmemiştir. Ama siz o an kendinizi değersiz, küçümsenmiş ya da yalnız hissetmiş olabilirsiniz. Daha sonra bu konuyu partnerinizle konuşursunuz. O ise sizi kırmak istemediğini, böyle bir niyetinin olmadığını söyler. Belki gerçekten de öyledir. Ama burada kritik bir nokta vardır; niyet ile his arasında fark vardır.

Eşinizin niyeti sizi kırmak olmayabilir. Ancak siz yine de kırılmış hissedebilirsiniz. Eğer bu duygular tam olarak anlaşılmazsa mesele kapanmaz. Üzerinden yıllar geçse bile o an zihninize geri dönebilir. İçinizde bir yerde hala sıcak kalır.

Bir diğer yaygın tükenmişlik kaynağı ise geniş aile meseleleridir. Kayınvalideler, kayınpederler, görümceler, eltiler. Aile üyelerinin söyledikleri sözler, yaptıkları davranışlar ya da bazen yapmadıkları şeyler çiftlerin ilişkisine doğrudan etki edebilir.

Devamı yorumda ⬇️

Ayrılmamak mı yoksa ayrıl-a-mamak mı?Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;✨ Whatsapp hattımız:...
05/03/2026

Ayrılmamak mı yoksa ayrıl-a-mamak mı?

Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;

✨ Whatsapp hattımız: 0532 229 84 77
📍Nişantaşı, İstanbul

Partnerinizle sevgi diliniz aynı olmak zorunda mı?Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;✨ Whats...
03/03/2026

Partnerinizle sevgi diliniz aynı olmak zorunda mı?

Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;

✨ Whatsapp hattımız: 0532 229 84 77
📍Nişantaşı, İstanbul

Bir ilişkiyi ayakta tutan en önemli unsurlardan biri yakınlıktır. Birlikte geçirilen zaman, paylaşılan anılar, yapılan s...
02/03/2026

Bir ilişkiyi ayakta tutan en önemli unsurlardan biri yakınlıktır. Birlikte geçirilen zaman, paylaşılan anılar, yapılan sohbetler, yaşanan deneyimler iki insanı birbirine bağlar. Birlikte yemeğe çıkmak, seyahat etmek, arkadaş çevresiyle sosyalleşmek, hayatın küçük ve büyük meselelerini paylaşmak, hayallerden konuşmak ve cinselliği yaşamak; tüm bunlar ilişkinin duygusal dokusunu oluşturan yakınlık alanlarıdır.

Bu alanlar ne kadar zengin ve canlı olursa çiftler de birbirlerine o kadar bağlı, huzurlu ve mutlu hissederler. Ancak burada gözden kaçırılan çok önemli bir mesele vardır; yakınlık ile sınır arasındaki denge.

Bir ilişkide yakın olmak çok değerlidir, ancak iki insanın tamamen birbirinin içine geçmesi, kendi bireyselliğini kaybetmesi sağlıklı bir yakınlık değildir. Sağlıklı bir ilişki, iki ayrı bireyin kurduğu bir ortaklıktır. Bu nedenle ilişkide hem “biz” vardır hem de “ben”. Sınırlar tam da burada devreye girer.

Sınırlar, kişinin kendi duygu, düşünce, ihtiyaç ve beklentilerinin farkında olması ve bunları ilişkide ifade edebilmesidir. Bir başka deyişle sınırlar, “ben kimim, ne isterim, neyi istemem, ne benim için uygun, ne değil” sorularının cevabını bilmek ve bunu partnerine gösterebilmektir.

Birçok insan ilişkilerinde bu noktada zorlanır. Özellikle ilişkinin güzel anlarında, partneri kırmamak adına kendi isteklerini geri plana atabilir. “Hayır” demekten çekinebilir. “Bunu tercih etmiyorum” demek ürkütücü gelebilir. Partnerinin isteğini reddederse sanki ilişkide bir sorun çıkacakmış gibi hissedebilir.

Bu nedenle çoğu zaman şu tür cümleler duyulur; “Fark etmez.” “Nasıl istersen.” “Sen karar ver.”
İlk bakışta bunlar uyumlu, anlayışlı ve kolaylaştırıcı cümleler gibi görünür. Ancak uzun vadede ilişkide görünmeyen bir sorun yaratabilirler. Çünkü sürekli olarak kararları partnerine bırakan kişi, farkında olmadan kendi sınırlarını silikleştirmeye başlar. Kendi tercihlerini ifade etmediği için ilişki içinde görünmez hale gelir. Zamanla kendi isteklerinin değersiz olduğunu düşünebilir ya da partnerinin zaten bunları duymayacağını varsayabilir. Bu noktada sınırlar genişler ve geçirgen hale gelir.

Devamı yorumda ⬇️

Anne-baba olarak çocuklarınızdan beklentilerinizle, çocuklarınız kendilerinden beklentilerini karıştırmamanız gerekir.Bi...
01/03/2026

Anne-baba olarak çocuklarınızdan beklentilerinizle, çocuklarınız kendilerinden beklentilerini karıştırmamanız gerekir.

Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;

✨ Whatsapp hattımız: 0532 229 84 77
📍Nişantaşı, İstanbul

Bir ilişki bittikten sonra yas tutulması şarttır. Ancak bu şekilde o defter kapanabilir.Bireysel terapi ve çift terapisi...
27/02/2026

Bir ilişki bittikten sonra yas tutulması şarttır. Ancak bu şekilde o defter kapanabilir.

Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;

✨ Whatsapp hattımız: 0532 229 84 77
📍Nişantaşı, İstanbul

Birçok çift, boşanma sürecine geldiğinde “Biz ne zaman bu noktaya geldik?” diye sorar. Oysa çoğu zaman ilişkiyi yoran me...
26/02/2026

Birçok çift, boşanma sürecine geldiğinde “Biz ne zaman bu noktaya geldik?” diye sorar. Oysa çoğu zaman ilişkiyi yoran meseleler, ilişkinin ilk günlerinde sessizce kendini göstermiştir. Küçük bir huzursuzluk, hafif bir soru işareti, “Şimdilik görmezden geleyim” dediğiniz bir özellik.

İlişkinin başında aşkın yoğunluğu, heyecan, idealizasyon ve birlikte bir gelecek kurma arzusu bazı gerçekleri arka plana iter. Eşinizin bir tavrı sizi biraz düşündürmüştür ama “Herkesin kusuru var” demişsinizdir. Cinsellik tam istediğiniz gibi değildir ama “Zamanla oturur” diye umut etmişsinizdir. İletişimde zorlandığınız alanlar olmuştur ama “Sevgi her şeyi çözer” diye inanmışsınızdır.

Ve çoğu zaman bu inanç, kısa vadede işe yarar. Fakat uzun vadede bastırılan her mesele, çözülmeyen her ihtiyaç, konuşulmayan her hayal kırıklığı birikir. Birikir ve yıllar sonra kapınıza bir dağ gibi dayanır. İşte o zaman şunu hissedersiniz; “Ben bu ilişkide yalnızım.” “Anlaşılmıyorum.” “Artık eskisi gibi değil.” Aslında mesele bir anda olmamıştır. Sadece zaman içinde büyümüştür.

🌟İlişkinin Başındaki Kör Noktalar

Her insan biriciktir. Her ilişki de öyle. Bu nedenle ilişkiye başlarken içinize tam sinmeyen ama görmezden geldiğiniz noktalar mutlaka vardır. Bunlara örnek olarak; iletişim tarzı farklılıkları, duygusal yakınlık ihtiyacındaki eşitsizlik, cinsellikte uyumsuzluk, ailelerle sınır koyma problemleri, para yönetimi anlayışındaki farklılıklar ve gelecek planlarına dair belirsizlikler diyebiliriz.

İlişkinin başında bunlar küçük görünür. Çünkü sevgi, heyecan ve “birlikte olma” arzusu daha baskındır. Ama hayat statik değildir. Siz değişirsiniz. Öncelikleriniz değişir. İhtiyaçlarınız değişir. Örneğin 20 yıl önce cinsellik sizin için ikinci plandaydı. Sevgi, güven, ev kurmak daha öncelikliydi. Ama 20 yıl sonra duygusal ve fiziksel doyum sizin için çok daha önemli hale gelmiş olabilir. Bu değişim son derece insani ve doğaldır. Sorun değişmek değil. Sorun, değişimi konuşamamaktır.

Devamı yorumda ⬇️

“Sen üstümdeki yükleri alırsan, ben de bu ilişkide gergin olmayacağım”Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detayl...
25/02/2026

“Sen üstümdeki yükleri alırsan, ben de bu ilişkide gergin olmayacağım”

Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;

✨ Whatsapp hattımız: 0532 229 84 77
📍Nişantaşı, İstanbul

Address

Nişantaşı
Istanbul

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Dr Sevilay Abudaram posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Dr Sevilay Abudaram:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram