Klinik Psikolog Nihal Karagöz

Klinik Psikolog Nihal Karagöz Dönüşüm en derinden başlar! Kadın, çocuk ve aile psikolojisi hizmetlerimizle dönüşümün ilk adımını atmanızı sağlıyoruz.

📌 Talepkar Ebeveyn Kimdir?Çocuğun çabasını hiç yeterli bulmayan, sürekli daha fazlasını isteyen, dinlenmeye izin vermeye...
27/10/2025

📌 Talepkar Ebeveyn Kimdir?
Çocuğun çabasını hiç yeterli bulmayan, sürekli daha fazlasını isteyen, dinlenmeye izin vermeyen, mükemmeliyetçi bir ebeveyn figürüdür.

🗣 İç Sesimizdeki Yankısı:
• Yeterince çalışmıyorsun.
• Herkesten iyi olmalısın.
• Durursan geri kalırsın.

🎯 Hayatımıza Etkisi:
Bu ebeveynin iç sesiyle büyüyen bireyler, ne yaparlarsa yapsınlar tatmin olamazlar. Rahatlamaya izin vermekte zorlanır, dinlenince suçluluk hissederler. Zamanla tükenmişlik, yoğun kaygı ve kronik yetersizlik duygusu gelişir. Hep daha fazlasını yapma baskısı altında yaşarlar.

Her şeyden önce birbirinizi suçlamayın; Para yüzünden tartışmak yerine, birlikte çözüm yolları üretin.Çocuklara güven ve...
22/04/2025

Her şeyden önce birbirinizi suçlamayın; Para yüzünden tartışmak yerine, birlikte çözüm
yolları üretin.

Çocuklara güven verin: Maddi sıkıntıları onlara doğrudan yansıtmak yerine, güvende hissetmelerini sağlayın.

Bütçe planlaması yapın: Ailece oturup harcamaları gözden geçirmek, kriz yönetiminde etkili bir yöntem olabilir.

Aile içinde iletişimi güçlü tutmak, ekonomik zorlukların ilişkiler üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmada önemli bir adımdır.

Ekonomik sıkıntılar, sadece bireysel bir sorun değil, aynı zamanda aile içi huzuru da etkileyen bir faktördür. Yapılan a...
15/04/2025

Ekonomik sıkıntılar, sadece bireysel bir sorun değil, aynı zamanda aile içi huzuru da etkileyen bir faktördür. Yapılan araştırmalar, ekonomik kriz dönemlerinde boşanma oranlarının arttığını ve aile içi tartışmaların sıklaştığını göstermektedir.

Ebeveynlerde suçluluk duygusuna sebep olabilir; Anne-babalar, çocuklarına yeterince maddi destek sağlayamadıklarını düşündüklerinde suçluluk hissedebilir.
Çiftler arasında tartışmalara sebep olabilir; Maddi konular, evlilik içinde en sık tartışılan konular arasındadır.
Geçim sıkıntısı arttıkça ilişkilerde gerginlik oluşabilir.
Çocuklar üzerinde stres yaratabilir: Ebeveynlerin ekonomik kaygıları, çocuklarda da stres ve güvensizlik hissi yaratabilir.

Yapılan araştırmalar, ekonomik kriz dönemlerinde kaygı bozuklukları, depresyon ve aile içi çatışmaların arttığını göster...
09/04/2025

Yapılan araştırmalar, ekonomik kriz dönemlerinde kaygı bozuklukları, depresyon ve aile içi çatışmaların arttığını göstermektedir. Maddi sıkıntılarla başa çıkmak, yalnızca ekonomik tedbirler almakla değil, aynı zamanda psikolojik sağlamlığı korumakla da ilgilidir. Uzmanlar, finansal stresle baş etmenin en etkili yollarından birinin bütçe planlaması yapmak ve bilinçli harcamalarla kontrolü ele almak olduğunu belirtmektedir.

Finansal stresi azaltmak için bütçe kontrolü yapmayı deneyebilirsiniz; harcamalarınızı gözden geçirerek gereksiz masrafları belirleyin. Küçük tasarruflar, büyük farklar yaratabilir.

Destek alabilirsiniz (çekinmeyin); Aile, arkadaşlar veya bir uzmandan psikolojik destek istemek bu süreci daha sağlıklı yönetmenize yardımcı olur. Ufak
hedefler belirleyebilirsiniz; Büyük değişimler yerine küçük ve ulaşılabilir hedeflerle ilerlemek hem motivasyonu artırır hem de stresi azaltır.

Ruhunuza yatırım yapabilirsiniz; Egzersiz yapmak, doğada vakit geçirmek veya bir hobi edinmek gibi ruhani yatırımlar finansal stresin etkilerini hafifletebilir.

Finansal sıkıntılar hayatın bir parçası olabilir, ancak bu süreci daha sağlıklı yönetmek için bilinçli adımlar atmak mümkündür.

Ekonomik zorluklar, bireylerin yaşam kalitesini etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Gelir kaybı, işsizlik, artan y...
02/04/2025

Ekonomik zorluklar, bireylerin yaşam kalitesini etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Gelir kaybı, işsizlik, artan yaşam maliyetleri ve finansal belirsizlikler, sadece maddi durumumuzu değil, psikolojik sağlığımızı da ciddi şekilde etkileyebilir. Bireylerde yüksek düzeyde stres ve kaygıya yol açabilir. Sürekli olarak mali konular hakkında düşünmek,
gelecek kaygısını artırırken depresyon riskini de yükseltmektedir. Harvard Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre, işsizlik ve finansal sıkıntılar, bireylerin
depresyona girme riskini %30-50 oranında artırmaktadır.

Sebebiyet verdiği başlıca psikolojik etkiler ise şunlardır;
❗️Sürekli mali kaygılar nedeniyle anksiyete ve stres artışı
❗️Gelir kaybına bağlı olarak özgüven eksikliği ve depresyon
❗️Aile içi ilişkilerde gerginlik ve tartışmaların artması
❗️Bağımlılıklara yönelme (sigara, alkol, aşırı alışveriş vb.)

Ekonomik zorluklar karşısında ruh sağlığımızı koruyabilmek için farkındalık kazanmak önemlidir. Stresin etkilerini azaltmak için öncelikle durumumuzu net bir şekilde anlamalı ve kontrol edebileceğimiz alanlara odaklanmalıyız.

Travma sonrası yaşanan psikolojik süreçler dört temel aşamada incelenebilir. İlk aşama, psikolojik şok süreci olup kişi ...
12/03/2025

Travma sonrası yaşanan psikolojik süreçler dört temel aşamada incelenebilir.

İlk aşama, psikolojik şok süreci olup kişi olayın etkisiyle donakalabilir, unutkanlık ve algı bozuklukları yaşayabilir.

İkinci aşama olan tepki sürecinde bireyler genellikle kaygılı, sinirli ve güvensiz hissederler.

Üçüncü aşama olan farkındalık sürecinde olayın etkileri daha fazla hissedilmeye başlanır; yas süreci devreye girer
ve duygusal yoğunluk artar.

Son aşama olan iyileşme süreci bireyin yaşadığı travmatik olayı zihninde geçmiş bir deneyim olarak sindirmesi ve hayatına devam edebilmesi için gerekli uyumu sağlamaya çalıştığı dönemdir. İyileşme süreci her birey için farklılık gösterse de sosyal destek bu süreçte kritik bir öneme sahiptir. Aile, arkadaşlar ve toplumsal dayanışma, bireylerin psikolojik iyilik halini yeniden kazanmalarına katkı sağlayabilir. Rutinlere geri dönmek, kişinin travma sonrası kontrol duygusunu yeniden kazanmasına yardımcı olabilir.

Deprem gibi yıkıcı olaylardan sonra toparlanmak zaman alsa da psikolojik destek ve dayanışma sayesinde bireyler bu süreci daha sağlıklı bir şekilde atlatabilirler.

Travma sonrası dönemde bazı bireyler başa çıkmak amacıyla sağlıksız stratejilere yönelebilirler. Alkol ve madde kullanım...
25/02/2025

Travma sonrası dönemde bazı bireyler başa çıkmak amacıyla sağlıksız stratejilere yönelebilirler. Alkol ve madde kullanımı kısa vadede rahatlama sağlasa da uzun vadede bağımlılık, depresyon ve kaygı bozukluklarına yol açabilir. Bunun yanı sıra bazı bireylerde suçluluk duygusu nedeniyle temel ihtiyaçlarını ihmal etme, yemek yememe veya ilaçlarını kullanmama gibi durumlar görülebilir. En endişe verici durum ise intihar düşüncelerinin ortaya çıkmasıdır. “Böyle yaşamaktansa ölüp kurtulsam” gibi ifadeler kişinin psikolojik desteğe ihtiyacı olduğunu gösteren önemli işaretlerdir ve bu bireylerin profesyonel yardım alması sağlanmalıdır. Yaşanan afet sonrası dönemde en sık karşılaşılan durumlardan biri de yoğun kaygıdır. Kaygı sıklıkla bedensel belirtilerle kendini gösterir; çarpıntı, nefes alamama hissi, mide bulantısı, titreme ve baş dönmesi gibi fiziksel tepkiler ortaya çıkabilir. Kaygının yoğunlaştığı anlarda bilinçli nefes egzersizleri yapmak, derin ve yavaş nefes alıp vermek, kişinin sakinleşmesine yardımcı olabilir. Öfke ve ani sinir patlamaları da artmış uyarılmışlık belirtileri arasında yer alır. Kişinin bu gibi durumlarla baş edebilmesi için, öfkesinin arttığını hissettiğinde ortamdan uzaklaşması, yürüyüş yapması veya duygularını güvendiği birine anlatması önerilir. Bunun yanı sıra, kas gevşetme egzersizleri ve fiziksel aktiviteler de kaygı ve öfkeyi azaltmada etkili olabilir.

Kitlesel travmalarda bireylerin yaşadığı psikolojik yıkımı en aza indirebilmek adına erken müdahale büyük önem taşır. Bu...
25/02/2025

Kitlesel travmalarda bireylerin yaşadığı psikolojik yıkımı en aza indirebilmek adına erken müdahale büyük önem taşır. Bu noktada psikososyal destek sağlamak, yani psikolojik ilk yardım sunmak travmanın uzun vadeli etkilerini azaltmada önemli bir rol oynar. Afetten etkilenen bireylerin güvenliğinin sağlanması, temel ihtiyaçlarının karşılanması, yakınlarıyla iletişim kurmalarına yardımcı olunması ve süreç hakkında bilgilendirilmeleri bu desteğin temel bileşenleridir. Travma sonrası yaşanan belirtilerin normal olduğu konusunda bilgilendirme yapmak mağdurların bu süreci anlamlandırmasına ve ruhsal iyilik hallerini yeniden kazanmasına yardımcı olabilir. Ancak bu süreçte kullanılan dilin sade ve anlaşılır olması gerekir. Bilişsel işlevlerin etkilendiği bu dönemde yapılan açıklamalar sık sık tekrarlanmalı ve kişiye güven verici bir tutum sergilenmelidir.

Afet sonrası ortaya çıkan psikolojik tepkiler olayın şiddetine ve kişinin bireysel özelliklerine göre değişiklik göstere...
18/02/2025

Afet sonrası ortaya çıkan psikolojik tepkiler olayın şiddetine ve kişinin bireysel özelliklerine göre değişiklik gösterebilir. İlk günlerde sıkça görülen tepkiler arasında dikkat ve konsantrasyon güçlükleri, korku, donukluk, hissizlik, uyku bozuklukları, sık sık olayı hatırlama ve öfke gibi duygusal değişimler yer alır. Bu belirtiler çoğu zaman olağan dışı bir duruma verilen olağan tepkiler olarak değerlendirilir. Ancak bu belirtiler zamanla hafiflemiyorsa ve kişinin günlük işlevselliğini belirgin şekilde bozuyorsa travma sonrası stres bozukluğu gelişme riski artabilir. Travma sonrası stres bozukluğu, belirtilerin bir aydan uzun sürmesi durumunda tanımlanır ve eğer belirtiler üç aydan kısa sürüyorsa akut, üç aydan uzun sürüyorsa kronik, altı ay sonra ortaya çıkıyorsa geç başlangıçlı olarak sınıflandırılır.

Afet doğal, teknolojik veya insan kaynaklı olayların toplumun normal işleyişini bozarak can kaybına, yaralanmalara, çevr...
11/02/2025

Afet doğal, teknolojik veya insan kaynaklı olayların toplumun normal işleyişini bozarak can kaybına, yaralanmalara, çevresel tahribata ve ciddi ekonomik kayıplara yol açan olağanüstü durumlar olarak tanımlanır. Depremler, seller, yangınlar, salgın hastalıklar ve endüstriyel kazalar afetlere örnek olarak verilebilir.
Deprem gibi ani ve yıkıcı olaylar bireylerin psikolojik dayanıklılığını zorlayan önemli travmalardır. Ancak bu tür olayların bireyler üzerindeki etkileri birbirinden farklıdır.
Afetlerin büyüklüğü ve süresi kişinin travmaya hazırlıklı olup olmaması, psikolojik sağlamlığı, önceki travma deneyimleri, sosyal destek sistemi ve baş etme mekanizmaları bu farklılıkları belirleyen önemli faktörler arasındadır. Bazı bireyler yaşadıkları travmayı daha kolay atlatabilirken bazıları için bu süreç daha karmaşık ve zorlayıcı olabilir. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve ruhsal hastalık öyküsü olan bireyler gibi hassas gruplar travmaya karşı daha savunmasız olabilirler.

Psikolojik dayanıklılığınızı nasıl artırabilirsiniz? Uzman Klinik Psikoloğumuz Ebru Bucak Çakır zorlu süreçlerle başa çı...
02/02/2025

Psikolojik dayanıklılığınızı nasıl artırabilirsiniz?
Uzman Klinik Psikoloğumuz Ebru Bucak Çakır zorlu süreçlerle başa çıkarken güçlü kalmanın yollarını öğretiyor!
6 Şubat Perşembe saat 20:00’da online seminerimize bekleriz, üstelik ÜCRETSİZ! 😇
Katılmak için bize iletişim bilgilerinizi yazmanız yeterli ☺️

Address

Atatürk Mahallesi Ertuğrulgazi Sk. Metropol İstanbul B Blok Kat:13 No:226 Ataşehir
Istanbul
34578

Opening Hours

Monday 08:00 - 20:00
Tuesday 08:00 - 20:00
Wednesday 08:00 - 20:00
Thursday 08:00 - 20:00
Friday 08:00 - 20:00
Saturday 08:00 - 20:00
Sunday 08:00 - 20:00

Telephone

+905306395825

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Klinik Psikolog Nihal Karagöz posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram