Psikolog Yağmur Karagöz

Psikolog Yağmur Karagöz Bebek, çocuk, yetişkin, aile danışmanlığı
📞0536 819 0308
Online veya Yüzyüze
📍Pendik / İstanbul

19/03/2026

Çocuklar için boşanma her zaman travma olmaz; ancak bazı koşullarda travmatik etkiler ortaya çıkabilir.
• Ebeveynler arasında yoğun çatışma, kavga ve çocuğun taraf tutmaya zorlanması olduğunda
• Çocuk ani bir ayrılıkla, açıklama yapılmadan karşılaştığında
• Boşanma sonrası ebeveynlerden biriyle ilişkinin kopması veya ciddi biçimde azalması durumunda
• Çocuğun duyguları görülmediğinde ve konuşulmadığında

Bu durumlarda çocuk, boşanmayı yalnızca bir aile değişimi olarak değil, güven duygusunun sarsıldığı bir deneyim olarak yaşayabilir.

16/03/2026

Kaygılı anneler çoğu zaman çocuklarını korumaya çalışırken fark etmeden kendi kaygılarını da onlara aktarabilirler. Sürekli tetikte olmak, çocuğun her davranışını kontrol etme ihtiyacı yaratabilir. Psikologla yapılan görüşmeler, annenin kaygısını anlamasına ve hem kendisi hem çocuğu için daha güvenli bir duygusal alan kurmasına yardımcı olabilir.

15/03/2026

“Sen benim her şeyimsin, benim dünyamsın, sensiz yapamam” gibi ifadeler kulağa yoğun sevgi gibi gelir; ancak çocuk açısından ağır bir duygusal yük taşıyabilir. Bu mesaj, çocuğu ebeveynin duygusal ihtiyaçlarını karşılamakla sorumlu bir konuma iter. Çocuk, ayrışmayı ve bireyleşmeyi tehdit gibi algılayabilir; çünkü kendi adımını attığında ebeveynini yalnız bırakıyormuş hissi oluşur. Zamanla suçluluk, kaygı ve aşırı sorumluluk duygusu gelişebilir. Sağlıklı bağ, “Seni çok seviyorum ve sen kendi hayatını kurabilecek güçtesin” mesajını içerir. Çocuk sevildiğini bilmeli; ama bir yetişkinin dünyasını taşımak zorunda olmadığını da hissetmelidir.

13/03/2026

“Ben senin için neler yaptım” cümlesi, çoğu zaman fedakârlığı hatırlatma amacıyla söylenir; ancak çocukta minnetten çok suçluluk ve yük hissi oluşturur. Ebeveynin yaptığı şeyler zaten bakım verme sorumluluğunun parçasıdır. Çocuk, var olabilmek için borçlu hissetmemelidir. Bu tür ifadeler, sevginin koşullu olduğu algısını yaratabilir ve çocuk ilişki içinde kendisi olmaktan ziyade karşılık vermek zorunda hissedebilir. Sağlıklı bağ, yapılanların hesabının tutulmadığı; emeğin güç göstergesi değil, doğal bir ebeveynlik tutumu olarak sunulduğu yerde gelişir.

11/03/2026

Kıyas, çocuğun özgüvenini en hızlı zedeleyen tutumlardan biridir. “Ablan senin yaşındayken…”, “Arkadaşın bunu hemen yapmış” gibi ifadeler çocuğa gelişmesi için yön vermez; tam tersine değerini başkalarının performansına bağlamayı öğretir. Bu durumda çocuk ya yetersizlik hisseder ya da sürekli onay arayan bir yapıya yönelir. Oysa sağlıklı gelişim, çocuğun dünkü hâliyle bugünkü hâlini karşılaştırmakla desteklenir. Her çocuğun mizacı, öğrenme hızı ve güçlü alanları farklıdır; kıyas bu bireyselliği görmezden gelir. Özgüveni besleyen şey rekabet değil, kendi ilerlemesini fark edebilmektir.

09/03/2026

Öfke nöbeti anında çoğu ebeveyn refleksle açıklama yapmaya başlar.
Ama o an çocuğun mantık merkezi devrede değildir. Stres anında beyin savunmaya geçer; öğrenme ve muhakeme ikinci planda kalır.

Uzun cümleler, nasihatler, tehditler… Hepsi sinir sistemi yüksek alarmdayken karşılık bulmaz.
Utandırmak çocuğun benliğine dokunur.
Kıyaslamak değersizlik üretir.
“Terk ederim” mesajı ise bağlanma sistemini tehdit eder.

Öfke anı davranış öğretme zamanı değildir.
Regülasyon zamanıdır.

Ebeveyn sakinleştiğinde çocuğun sistemi de yavaş yavaş eşlik eder. Çünkü çocuk, duygusal dengeyi sözden değil, karşısındaki yetişkinin sinir sisteminden öğrenir.

Çocuğunun öfke nöbetinde asla şunları yapma:Onu utandırma.“Millet bize bakıyor” deme.Kıyaslama.“Bak kardeşin yapmıyor” d...
08/03/2026

Çocuğunun öfke nöbetinde asla şunları yapma:

Onu utandırma.
“Millet bize bakıyor” deme.

Kıyaslama.
“Bak kardeşin yapmıyor” deme.

Tehdit etme.
“Seni bırakırım” gibi cümleler bağlanma alarmını çalıştırır.

Uzun uzun anlatma.
O an mantık değil, sinir sistemi devrede.

Fiziksel olarak sertleşme.
Kolunu çekiştirmek, sarsmak, zorla susturmaya çalışmak regülasyon değil korku üretir.

Öfke anı terbiye zamanı değildir.
Önce sinir sistemi sakinleşir.
Sonra konuşulur.

07/03/2026

Bir babanın çocukla kurduğu bağ, sadece baba-çocuk meselesi değildir.
Aile içindeki atmosfer o bağı ya besler ya da zayıflatır.

Sürekli eleştirilen bir yetişkin savunmaya geçer.
Savunmada olan biri ise ilişki kurmakta zorlanır.

Çocuk için en güvenli zemin, ebeveynlerin birbirini değersizleştirmediği bir ortamdır. Çünkü çocuk, anneden babaya bakarak “erkeklik”, babadan anneye bakarak “ilişki” öğrenir.

Baba geri çekildikçe çocuk bir tarafı kaybeder.
Oysa bir babayı güçlendiren şey yarışmak değil, yer açmaktır.

Bazen ailede yapılacak en büyük değişim, birbirimizin ebeveynliğini zayıflatmamakla başlar.

05/03/2026

Duygularını ifade etmeyi öğrenmeden büyüyen bir erkekten, baba olduğunda açık, şefkatli ve sözel olarak güçlü bir ifade bekliyoruz. Oysa kimse ona bunun nasıl yapılacağını öğretmedi.

Bazı babalar sevgisini kelimelerle değil, sorumluluk alarak, çalışarak, tamir ederek, yanında durarak gösterir.
Sessizlik her zaman ilgisizlik değildir.
Bazen sadece duygu dili eksikliğidir.

Babaları yargılamadan önce, onların hangi duygusal eğitimle büyüdüğünü hatırlamak gerekir.

04/03/2026

Çocuğun ebeveynleriyle kurduğu ilişki, Allah tasavvurunun duygusal zeminini oluşturur. John Bowlby’nin bağlanma kuramına göre çocuk, bakım verenle yaşadığı deneyimlerden “ben değerliyim, dünya güvenli mi” gibi temel inançlar geliştirir. Eğer ebeveyn şefkatli ve tutarlıysa, çocuk Allah’ı da daha merhametli ve ulaşılabilir algılayabilir; eğer ilişki cezalandırıcı ya da mesafeliyse, ilahi figür de zihinde daha korkutucu ya da uzak temsil edilebilir. Bu kader değildir ama ilk duygusal şablon çoğu zaman aile içinde atılır.

03/03/2026

Çocuklar yaşadıkları olayı değil, o olay anındaki ebeveyn yüzünü hatırlar.

Düştüğünde canı yanar, ağlar ve birkaç dakika sonra devam eder. Ama karşısında panik, korku ve telaş görürse şunu kodlar: “Tehlike büyük.”

Ebeveynin sinir sistemi, çocuğun sinir sistemine yön verir.
Ses tonu yükseldiğinde çocuğun bedeni alarm verir.
Yüz yumuşadığında bedeni sakinleşir.

Bazen mesele düşmek değildir.
Mesele, o düşüşe eşlik eden duygudur.

En güçlü ebeveynlik her şeyi önlemek değildir.
Çocuğun zor anında regülasyonunu ödünç verebilmektir.
Sakin kalabilmek, güveni öğretmenin en kısa yoludur.

02/03/2026

“Bazen çocuğuma ben yediriyorum, bazen kendi yiyor. Tutarlı olamıyorum. Oysa 6 yaşında ve yiyebilir.”

Yüzeyde mesele tutarlılık gibi görünür. Ama dinamik açıdan soru şudur: Anne o gün ne yaşıyor?

Bazı günler çocuk kendi yer, bazı günler anne kaşığı eline alır. Genellikle o gün annenin içinde tetiklenen bir duygu vardır. Eşiyle bir gerilim, annesiyle bir konuşma, işte değersizlik hissi… Ve çoğu zaman bu duygu çocukluktan tanıdıktır: görülmeme, yalnız kalma, yetememe.

Anne çocuğunu beslerken sadece çocuğu beslemez; o gün harekete geçen kendi içsel tarafını da besler. Yakınlık, kontrol, “gerekliyim” hissi onu regüle eder.

Bu fark edildiğinde düzen değişir. Anne şunu sormaya başlar:
“Şu an gerçekten çocuğumun mu ihtiyacı var, yoksa benim mi?”

Bu soru otomatik davranışı durdurur. İçgörü arttıkça tutarlılık disiplinle değil, duygusal farkındalıkla kurulur.

Masada bazen tek bir çocuk yoktur; annenin içindeki çocuk da oturuyordur. Onu gördüğümüzde davranış kendiliğinden sadeleşir.

Address

Istanbul

Opening Hours

Tuesday 12:00 - 20:00
Wednesday 12:00 - 20:00
Thursday 12:00 - 20:00
Friday 12:00 - 20:00
Saturday 12:00 - 20:00

Telephone

+905368190308

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Psikolog Yağmur Karagöz posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category