Psikolog Yağmur Karagöz

Psikolog Yağmur Karagöz Bebek, çocuk, yetişkin, aile danışmanlığı
📞0536 819 0308
Online veya Yüzyüze
📍Pendik / İstanbul

14/01/2026

Sınır koymak ya da koymamak işte bütün mesele bu, ama daha çok popüler psikolojinin meselesi 🤷‍♀️

14/01/2026

Destekli ebeveynlik ile desteksiz ebeveynlik arasındaki fark,
ebeveynin niyetinden ya da sevgisinden değil,
taşıdığı yükün miktarından doğar.

Destekli ebeveynlikte
bakım paylaşılır,
ebeveynin bedeni ve duygusu regüle olur,
sabır daha uzun, ilişki daha sürdürülebilir hale gelir.

Desteksiz ebeveynlikte ise
aynı ebeveyn
aynı çocukla
çok daha çabuk yorulur.
Bu durum yetersizlik değil, insan olmanın doğal sonucudur.

Çocuğun davranışları çoğu zaman değişmez;
değişen, ebeveynin dayanma kapasitesidir.

Bu yüzden ebeveynin zorlanmasını
‘becerememek’ olarak değil,
‘desteksiz kalmak’ olarak okumak gerekir.

Çocuklar ebeveynlerinin mükemmelliğine değil,
onların yalnız olmamasına ihtiyaç duyar.

12/01/2026

🌸Bir bebeği ya da çocuğu anlatırken çoğu zaman farkında olmadan “biz” dilini kullanırız:

“Biz çişimizi yaptık.”
“Biz mamamızı yedik.”

🌸Bu ifadeler ilk bakışta sıcak, şefkatli ve bağlı bir ilişkiyi çağrıştırıyor gibi görünür. Oysa psikolojik açıdan bu dil, çocuğun öznel dünyasıyla ilgili önemli bir mesaj taşır.

🌸“Biz” dili, çocuğun bedensel ve duygusal deneyimlerinin ebeveynle henüz ayrışmamış olduğunu ima eder. Yani çocuğun yaptığı, hissettiği ya da yaşadığı şeyler, bilinçdışı düzeyde ebeveynin de deneyimi gibi sunulur. Bu durum, özellikle erken çocukluk döneminde ebeveyn-çocuk ilişkisinin doğası gereği anlaşılabilir olsa da, süreklilik kazandığında çocuğun bireyselleşme sürecini gölgede bırakabilir.

🌸Bu mesaj açıkça söylenmez; ama çocuk ilişkisel düzlemde bunu hisseder. Zamanla bu durum, çocuğun sınır algısını bulanıklaştırabilir. Nerede ben bitiyorum, nerede diğeri başlıyor sorusu netleşmekte zorlanabilir.

🌸Ebeveyn açısından “biz” dili, çoğu zaman çocuğa yakın olma isteğinden çok yükü birlikte taşıma ihtiyacından doğar. Çocuğun yemeği, uykusu, tuvaleti ya da davranışı; ebeveynin zihninde kendi yeterliliğinin bir göstergesine dönüşebilir.
“Biz” demek, bu sorumluluğu paylaşılmış gibi hissettirir ve kaygıyı geçici olarak regüle eder.

🌸Aynı zamanda bu dil, ayrışmaya karşı bilinçdışı bir tutunma biçimidir. Çocuk ayrı bir özne olarak değil, hâlâ ebeveynin uzantısı gibi tutulur. Bu durum ebeveyni rahatlatırken, çocuğun “bu bana ait” deneyimini zayıflatabilir.

🌸“Sen” dili ise ebeveyne şunu hatırlatır: Çocuğun yaşantısı onun sorumluluğunda ama ona ait değildir. Bu farkındalık, hem çocuğun bireyselleşmesini destekler hem de ebeveynin her şeyi üstlenme yükünü azaltır.

🌸Elbette burada kastedilen, ebeveynin çocuğuyla mesafeli ya da soğuk bir dil kurması değildir. Çocuk, biz değil sen dili kullanıldığında ebeveyn tarafından görülür; ama onun yerine konuşulmaz. Böylece çocuk, varoluşunun merkezinde bir “ben” olduğunu yavaş yavaş içselleştirir.

Bazı sorular 💬 Verilen yanıtlar, yalnızca soruya dayalı genel bilgilerdir. Her birey farklıdır ve her zaman buradan tüm ...
11/01/2026

Bazı sorular 💬

Verilen yanıtlar, yalnızca soruya dayalı genel bilgilerdir. Her birey farklıdır ve her zaman buradan tüm detayları aktarmak mümkün değildir. Burada verilen yanıtlar size uymayabilir; her sorunun bir reçetesi yoktur ve özel olarak ele alınmalıdır. Amaç, sorulan soruları yanıtlayarak bir nebze de olsa farkındalığı artırmaktır.🌸

💌Sizin de cevaplanmasını istediğiniz sorularınız varsa yorum olarak yazabilirsiniz.

📞Seans oluşturmak için 05368190308 telefon numarasından whatsapptan ulaşabilirsiniz.

05/01/2026

“Fark etmez” diyen kişiler çoğu zaman gerçekten esnek oldukları için değil, kendi ihtiyaçlarıyla temas etmekte zorlandıkları için böyle konuşur. Bu ifade, çatışmadan kaçınmanın ya da reddedilme riskini almamanın güvenli bir yolu olabilir. Zamanla bu tutum, kişinin görünmezleşmesine ve ilişkilerde pasif bir pozisyona sıkışmasına neden olur. Dışarıdan uyum gibi görünen şey, içeride bastırılmış bir kararsızlık barındırabilir.

03/01/2026

Psikoloji, ebeveynlik ve ilişkiler…
Kafanı kurcalayan ama adını koyamadığın konular üzerine konuşuyoruz.

03/01/2026

Psikoloji, ebeveynlik ve ilişkiler…
Kafanı kurcalayan ama adını koyamadığın konular üzerine konuşuyoruz. 🤍

26/12/2025

Bırakın biraz da zorlansınlar, zaten dünya kolaylıklara alıştırıp zor bir yaşam veriyor.

24/12/2025

Bebeklerde elini emme, yaşamın ilk aylarında görülen ve tamamen oral dönemle ilişkili, sağlıklı bir özdüzenleme davranışıdır. Bebek, eliyle ağzını keşfeder; bu sayede hem bedensel farkındalığı artar hem de sakinleşmeyi öğrenir. Sürekli engellenmediği sürece elini emme, oral haz ihtiyacının doğal şekilde doyurulmasına katkı sağlar. Bu dönemin yeterince yaşanması, ilerleyen yaşlarda ağızla ilişkili aşırı davranışların (tırnak yeme, kalem ısırma vb.) görülme riskini azaltır.

21/12/2025

1. Görünmeyen ihtiyacın fark edilmesi gerekli.
Telefona bakan kişi çoğu zaman sadece “iş yetiştirme” odaklıdır. Eşinin aslında “beni gör, benimle birkaç dakika bağlantı kur” demek istediğini fark etmeyebilir. Bu farkındalık ilişkiyi rahatlatır.
2. Zaman sınırı koymak işe yarayabilir.
İş tarafı bitmeyen bir döngüdür; bu nedenle “eve geldikten sonra 30 dakika sadece iş” veya “akşam yemeği sırasında telefon yok” gibi net sınırlar ilişkiyi dengeler. Kısıt değil; birlikte mutabık kalınan bir düzen olur.
3. Duyguyu ifade etmek, suçlamayı bırakmak gerekir.
“Bütün gün yalnızdım ve seninle konuşmaya gerçekten ihtiyacım var” demek,
“Sen zaten eve gelince sadece telefonla uğraşıyorsun” demekten çok daha yapıcıdır.
4. Günlük kısa bir bağ kurma ritüeli oluşturmalı.
10–15 dakikalık yüz yüze sohbet bile sinir sistemini düzenler, ilişkiyi sakinleştirir. Bu, duygusal ihtiyaçla iş sorumluluğu arasındaki boşluğu doldurur.
5. İş yükünün ilişkideki etkisini birlikte değerlendirmeli.
Adamın iş kaygısı anlaşılabilir, ancak ilişkide sürekli ikinci plana atılan partner zamanla kırılganlaşır. Bu nedenle “iş–ilişki dengesi” ortak bir konu olarak ele alınmalıdır; bireysel bir kusur olarak değil.

Yani….
Bu tür çatışmalar sevgi eksikliğinden değil, ihtiyaçların zamanlamasının uyuşmamasından doğar. Çift, her iki ihtiyaca da alan açacak bir sistem kurduğunda tartışmalar azalır, ilişki daha dayanıklı hale gelir.🌸

19/12/2025

Geçenlerde dil terapisti arkadaşımla dil gelişiminde gecikme olan çocuklar ile ilgili konuşuyorduk ve bebeksi konuşmanın da bunda payı olduğu hakkında olan sohbetimizden bazı notlar vereceğim;

Dil gelişimi açısından bakıldığında, bebeklerle konuşurken kullanılan bebeksi konuşma doğru biçimde yapıldığında yararlı. . Ancak her “bebeksi konuşma” aynı etkiyi yaratmaz.

Doğru olan bebeksi konuşma şöyle olmalı:
• Ses tonu biraz daha yüksek ve melodiktir.
• Konuşma hızı daha yavaştır.
• Duygu vurgusu nettir.
• Kelimeler doğru telaffuz edilir.
Örneğin: “Baaak, top geliyor” gibi.

Bu tarz konuşma, bebeğin:
• Dikkatini konuşmaya vermesini,
• Sesleri ayırt etmesini,
• Kelime kalıplarını tanımasını,
• Sosyal etkileşimi öğrenmesini destekler.

Dil gelişimini olumsuz etkileyen bebeksi konuşma ise:
• Kelimelerin bilerek yanlış söylenmesi
(“su” yerine “şuu”, “araba” yerine “ababa” gibi),
• Anlamdan kopuk, sadece ses çıkarma şeklinde iletişim,
• Uzun süre yalnızca bu şekilde konuşmaya devam edilmesidir.

Özetle:
• Duygulu, yavaş, sıcak ve doğru kelimelerle konuşmak ✔️
• Kelimeleri bozmak, çarpıtmak, model sunmamak ❌

Bebek dili öğrenirken sizi model alır. Nasıl duyarsa, öyle öğrenir. Bu yüzden “bebek gibi” değil; bebeğe uygun ama doğru konuşmak en sağlıklısıdır.

Verilen yanıtlar, yalnızca soruya dayalı genel bilgilerdir. Her birey farklıdır ve her zaman buradan tüm detayları aktar...
16/12/2025

Verilen yanıtlar, yalnızca soruya dayalı genel bilgilerdir. Her birey farklıdır ve her zaman buradan tüm detayları aktarmak mümkün değildir. Burada verilen yanıtlar size uymayabilir; her sorunun bir reçetesi yoktur ve özel olarak ele alınmalıdır. Amaç, sorulan soruları yanıtlayarak bir nebze de olsa farkındalığı artırmaktır.🌸

💌Sizin de cevaplanmasını istediğiniz sorularınız varsa yorum olarak yazabilirsiniz.

📞Seans oluşturmak için 05368190308 telefon numarasından whatsapptan ulaşabilirsiniz.

Address

Istanbul

Opening Hours

Tuesday 12:00 - 20:00
Wednesday 12:00 - 20:00
Thursday 12:00 - 20:00
Friday 12:00 - 20:00
Saturday 12:00 - 20:00

Telephone

+905368190308

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Psikolog Yağmur Karagöz posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category