19/07/2021
İnsanın kendini optimal bir boyutta sevmesi, hayatta kalmak için gereklidir ancak narsistik kişilik bozukluğu olanlarda bu durum çok ileri boyuttadır. Narsisizm genellikle özgüvenle karıştırılır ancak ikisi birbirinden farklıdır. Narsisist kişiler, partnerlerini kendi güçlerinin altındaki birer ödül olarak görürler ve partnerinin ilişki boyunca kendilerine tapınma davranışları göstermelerini bekleyebilirler. Yaptıkları manipülasyon duygusal istismardır ve narsisistler bir kişiyi yönlendiremediklerini hissediyorlarsa bazı davranışları sergilerler:
Kıskançlık: Bir kişinin ilgisini kaybetmekten korktukları zaman, ilişkilerinde güç ve kontrol elde etmek için partnerlerinde kıskançlık yaratan durumlar yaratabilirler. Ayrıca hassas egoları olan narsisistler partnerlerinden intikam almak için de kıskançlığa sebep olup, ilişkiyi test edip, ilişkinin güvenliğini güvenceye aldıktan sonra, kendi özgüvenlerini oluştururlar.
Suçluluk: Narsisistler, partnerlerinin kendilerine karşı saygısızlık veya yetersiz adanmışlık davranışları olduğunu düşünürse karşı tarafı suçlu hissettirmeye çalışırlar; karşı tarafın kullandığı kelime veya yaptığı davranışları çarpıtıp onları suçlu hissettirebilirler.
Tehditler: Narsisistler eğer partnerleri bağımsızlık göstermeye başlarsa veya narsistin beklentilerine aykırı şekilde davranırsa ilişkiye son vermekle tehdit edebilirler.
Narsist kişiler eleştirilmekten rahatsız oldukları için özeleştiri yapmakta da zorlanırlar. Bu yüzden de tedavi ihtiyaçları olduğunu düşünmezler. Psikoterapinin doğası gereği gereken özdeğerlendirmeyi yapmayacakları için genellikle psikoterapiyi kabul etmezler. Narsistik kişilerin ilişkide partnerine uyguladığı psikolojik şiddet, partnerin kendini algılayış biçimi değiştirebilir. Partnerin psikoterapi desteği alması narsist kişilik karşısında kendi duygularını anlaması ve manipülasyonları engelleyebilmesi adına faydalı olacaktır.