Sümeyye Çetintaş

Sümeyye Çetintaş Uzman Psikolog /Aile Danışmanı
Online Terapi
Randevu ve Bilgi için
WhatsApp hattı :05519363580

11/03/2026

Partnerinizin öfkesine karşı nasıl tepki veriyorsunuz?

Aslında verdiğimiz tepki, o anki olgunluğumuzdan çok, geçmişte öğrendiklerimizle ilgilidir.
Kimimiz öfkeyi tehdit gibi algıladığı için hemen savunmaya geçer.
Kimimiz “bir şey demeyeyim, daha kötü olmasın” diyerek içine atar.
Bazılarımız ise öfkenin ardındaki kırgınlığı görebilir.

Ama şu bir gerçek:
Öfke öfkeyle yatışmaz, geri çekilmekle de çözülmez.
Öfke anlaşılmak ister.
Çünkü çoğu zaman öfkenin altında “beni duy”, “beni anla”, “beni gör” diyen bir ses vardır.

Eğer siz de ilişkide bu döngülerin içinde kaybolduğunuzu hissediyorsanız,
öfkenin altında yatan duyguyu fark etmek
ve o duyguyu konuşabilmek, ilişkinizde gerçek bir dönüşümün kapısını aralar.

Sümeyye Çetintaş Cutura
Uzman Psikolog

Randevu ve Bilgi
WhatsApp 05519363580

psikolog

06/03/2026

Bu çarpıcı veriler, Kiel Üniversitesi'nden Psikoloji Profesörü Dr. Arthur Szabo'nun Alman sigorta şirketleri, hekimler ve psikologlarla yürüttüğü geniş çaplı bir veri analizine dayanıyor (Selecta Magazine). İki yıl süren bu çalışmada yöneticilerin, çalışanların kazançları, kaza oranları ve hastalık geçmişleri inceleniyor.

Raporun en güzel tespiti şu: İnsanı kazadan koruyan veya ömrünü uzatan şey fiziksel bir öpücük değil; o temasın yarattığı ‘güne güvenle ve pozitif bir tutumla başlama’ halidir.

Kavga ederek veya kopuk bir şekilde evden çıkan bir sinir sistemi, hata yapmaya ve hastalanmaya çok daha açıktır.

Sümeyye Çetintaş Cutura
Uzman Psikolog /Aile Danışmanı

Randevu ve Bilgi
WhatsApp 05519363580

İnsanın yurdu bir başkasının kalbidir derler... Gün boyu seans odasında o kadar çok hayat hikayesinin, o kadar çok duygu...
05/03/2026

İnsanın yurdu bir başkasının kalbidir derler... Gün boyu seans odasında o kadar çok hayat hikayesinin, o kadar çok duygunun içinden geçiyorum ki; akşam olduğunda kendi 'yurduma' dönmek, o tanıdık sessizliğe sığınmak bana en iyi gelen şey.

Onca psikoloji kuramının, okuduğumuz kalın kitapların anlattığını bazen tek bir ana sığdırabiliyorsunuz: Karşısında hiçbir şey başarmak zorunda hissetmediğin, seni koşulsuzca kabul eden o gözlere bakarak içtiğin sıcak bir çay... Dünyadaki en sade ama en güçlü terapi bu sanırım🫶

İyi ki sen

03/03/2026

Videoda da bahsettiğim gibi, aldatma eyleminin altında yatan dinamikler çoğu zaman sanıldığından çok daha derin ve karmaşıktır.

İlişki içinde yaşanan yalnızlık, anlaşılamama hissi ve çözümsüz kalan çatışmalar, zamanla kişiyi görünmez bir "ilgi" kırıntısını acil bir çıkış kapısı olarak görebilir.

​Ancak gerçek şudur: Bu kapı özgürlüğe değil, hem kişinin kendisine hem de partnerine açtığı çok daha derin bir yaraya çıkar. Sorunları yok sayarak, kaçarak veya odağı dışarıya çevirerek o yarayı iyileştiremeyiz.

​Eğer siz de ilişkinizde duyulmadığınızı hissediyor, sürekli aynı döngülerin içinde kayboluyor veya içinizdeki o ağır sıkışmışlık hissini tek başınıza taşımakta zorlanıyorsanız, bu düğümleri çözmek için yalnız değilsiniz.

İçinden çıkamadığınız bu karmaşayı güvenli, yargısız ve profesyonel bir alanda birlikte anlamlandırabiliriz.

Kendi hikayenize daha yakından ve cesaretle bakmaya ihtiyaç duyduğunuzda, bu onarım yolculuğunda size eşlik etmek için buradayım. 🤍

Sümeyye Çetintaş Cutura
Uzman Psikolog /Aile Danışmanı

Randevu ve Bilgi
WhatsApp 05519363580

27/02/2026

Ramazan dendiğinde odağımız genelde bedenimize ve sofralara kayıyor. Ne kadar acıktığımızı veya iftarda ne yiyeceğimizi konuşuyoruz. Oysa arka planda çok daha derin bir işleyiş var: İşin psikolojik boyutu tam anlamıyla zihinsel bir restorasyon süreci.

​Videoda detaylıca anlattım ama buraya da kısa bir not düşmek istedim. Beynimiz bu dönemde kelimenin tam anlamıyla ezber bozuyor:

✅​İlk olarak "beklemeyi" hatırlıyoruz. Her şeye anında ulaşmaya programlandığımız bir çağda yaşıyoruz. Oruç ise o unuttuğumuz hazzı erteleme becerisini ve irademizi yeniden güçlendiriyor. Dürtülerimizin bizi yönetmesine kısa bir mola veriyoruz.

✅​İkincisi, zihinsel bir resetlenme hali. Sürekli tüketim halinden çıkmak, beynimizin ödül sistemini dinlenmeye alıyor. Aslında doğal bir dopamin detoksu yaşıyoruz. İftardaki o ilk yudum suyun veya küçük bir lokmanın bambaşka bir keyif vermesinin nörolojik sebebi tam olarak bu.

✅​Ve bence en kıymetlisi, ilişkilerimize yansıyan kısmı. Çoğu zaman hayatı bir "otomatik pilotta", ezbere tepkilerle yaşıyoruz. Açlık bizi yavaşlatıp ana getiriyor. Kendi içsel ihtiyacımızı fark ettiğimizde; eşimizin, sevdiklerimizin ve çevremizdekilerin duygularına da çok daha şefkatli, kapsayıcı bir yerden bakabilmeye başlıyoruz.

​Kısacası oruç, zihni yoran o günlük gürültüden uzaklaşmak ve kendimizle yeniden bağ kurmak için çok güçlü bir alan açıyor.

​Peki siz bu süreçte kendi içinizde neler gözlemliyorsunuz?👀

Sümeyye Çetintaş Cutura
Uzman Psikolog /Aile Danışmanı

Randevu ve Bilgi
WhatsApp 05519363580

24/02/2026

İlişkilerde “sorun çıkaran” taraf çoğu zaman gerçekten sorunlu değildir.

Çoğu zaman o kişi, ilişkide alarm veren taraftır.
Yüksek sesle konuşur, eleştirir, tepki gösterir…
Ama altına baktığınızda genellikle şunu görürsünüz:
Görülmek, duyulmak ve yalnız kalmamak istiyordur.
Öfke çoğu zaman bağlanma ihtiyacının maskesidir.

Eleştiri, temas arayışı dır. Elbette yöntem yanlış olabilir. Suçlayıcı dil ilişkiye zarar verir. Ama davranışın altında yatan ihtiyacı görebildiğimizde, onarım başlar.

Eğer ilişkinizde biri sürekli “fazla tepkili”, diğeri “fazla suskun” olarak etiketleniyorsa, orada genellikle çözülmemiş bir bağlanma döngüsü vardır. Bu bir karakter sorunu değil, ilişki dinamiğidir.

Ve doğru destekle değişebilir.
İlişkinizde tekrar eden tartışmalar ve yalnızlık hissi varsa, bunu tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz. 🌿

Sümeyye Çetintaş Cutura
Uzman Psikolog /Aile Danışmanı

Randevu ve Bilgi
WhatsApp 05519363580

20/02/2026

Birçok insan partnerini çok sevdiğini iddia ederken, aslında onun temel ihtiyaçlarını gözden kaçırıyor. Çünkü sevgi tek başına yetmez; yanına "tanıma" ve "anlama" bilgisini de eklemek gerekir.

​Eğer sevginiz karşınızdakinin sınırlarını ihlal ediyorsa, orada bilgi eksikliği var demektir. Gerçek sevgi, ötekinin neyle rahatladığını bilmeyi gerektirir.
​Kendi ilişkinizde bu dengeyi nasıl kuruyorsunuz? Yorumlarda buluşalım. 👇

Sümeyye Çetintaş Cutura
Uzman Psikolog /Aile Danışmanı

Randevu ve Bilgi
WhatsApp 05519363580

17/02/2026

Aynı durum. İki farklı ifade biçimi. İki farklı sonuç.
İlk cümlede eleştiri ve alay var. “Telefonunla evlisin” ifadesi karşı tarafı savunmaya geçirir. Savunma başladığında ise bağ kopar.

İkinci cümlede ise suçlama yok. Davranış tanımlanıyor, duygu ifade ediliyor ve ihtiyaç söyleniyor.

Çoğu çiftte terapide gördüğüm şey şu:
Sorun genellikle telefon değil. Sorun, görülmeme ve ihmal edilme hissi.
Eleştiri ilişkide iletişimi sonlandırır.
Duygu ve ihtiyaç ifadesi ise ilişkide iletişimi sürdürür.

Eğer siz de ilişkinizde benzer döngüler yaşıyorsanız,
iletişim biçiminizi birlikte yeniden yapılandırabiliriz. 📩

Sümeyye Çetintaş Cutura
Uzman Psikolog /Aile Danışmanı

Randevu ve Bilgi
WhatsApp 05519363580

13/02/2026

"Acaba ben mi anlatamıyorum?"...

​İletişimde sıkça gözden kaçırdığımız bir gerçek var: Sen ne kadar doğru frekanstan yayın yaparsan yap, alıcısı kapalı olan birine sesini duyuramazsın.

​Çoğu zaman sorun senin cümlelerinde, ses tonunda ya da ifade yeteneğinde değildir. Sorun, karşındaki kişinin seni "anlamak" için değil, sadece sana "cevap vermek" için dinlemesindedir.

​Biri sırasını bekliyorsa, seni duyamaz.
​Bu yüzden anlaşılmadığın yerde kendini sorgulamayı ve suçlamayı bırak. Enerjini kendini ispatlamaya değil, seni gerçekten duyanlarla bağ kurmaya sakla.

​Sen de kendini sürekli "duvara konuşuyor" gibi hissediyor musun? Yorumlarda buluşalım. 👇🏻

Sümeyye Çetintaş Cutura
Uzman Psikolog /Aile Danışmanı

Randevu ve Bilgi
WhatsApp 05519363580

Biliyorum bazen  hayatın yükü o kadar ağırlaşıyor ki, insan kendi içine, hatta kendi bedenine sığamıyor. Sanki ruhun dar...
09/02/2026

Biliyorum bazen hayatın yükü o kadar ağırlaşıyor ki, insan kendi içine, hatta kendi bedenine sığamıyor. Sanki ruhun dar bir odaya hapsolmuş gibi, nefes alacak, kaçacak bir yer arıyorsun.

​Belki şu an sınırlarını zorlayan bir sınavın içindesin, belki de o acı hiç bitmeyecekmiş gibi geliyor. Bu durumda sana ilk söyleyeceğim şey şu: Bu hisler kalıcı değil, hepsi geçecek. Ancak mesele sadece fırtınanın dinmesi değil; senin bu fırtınanın içinden 'nasıl' geçtiğin de mühim olan...

​Yaşadıkların seni ortadan ikiye bölen bir bıçak darbesi gibi de geçebilir; seni yontup, sivri köşelerini yumuşatarak olgunlaştıran bir süreç olarak da geçebilir...

İşte büyüme tam burada başlar. Acı, bazen ruhumuzun esnekliğini artıran bir öğretmene dönüşür.

​Şu an kaygılısın, belki üzgün, belki de güvenini yitirmiş hissediyorsun. Hepsi çok insani, hepsi kabulümüz. Ama ne olur kendine şu gerçeği hatırlat:
​Ağaçtaki kuş, konduğu dalın sağlamlığına güvenmez. O, kendi kanatlarının gücüne güvenir.

​Hayatındaki dallar kırılabilir, insanlar gidebilir, koşullar değişebilir. Sen güveni dışarıda değil; kendi kanatlarında, yani o içindeki dayanma gücünde ara.

Ve ​Kanatlarına güvenmekten asla vazgeçme.

Sümeyye Çetintaş Cutura
Uzman Psikolog /Aile Danışmanı

Randevu ve Bilgi
WhatsApp 05519363580

08/02/2026

Eşimiz, dostumuz ya da çocuğumuz bize bir derdini anlattığında beynimiz hemen alarm veriyor: "Sorun var! Hemen çözmeliyim! Şunu yap, bunu dene, boşver takma..."

​Niyetimiz harika; onların acısını dindirmek istiyoruz. Ama atladığımız kritik bir psikolojik gerçek var: Bir insan acı çekerken mantıklı bir çözüm duymadan önce, duygusal olarak kapsanmak ister.

​Karşınızdaki kişi "Bana akıl ver" demedikçe, ona akıl vermeyin. Çünkü o an ihtiyacı olan şey bir yol haritası değil; "Görüyorum, duyuyorum ve senin için buradayım" mesajıdır.

​Çözüm üretmek, o anki huzursuzluğu bir an önce bitirme isteğimizden kaynaklanabilir. Yani bazen karşıdakini değil, kendi çaresizlik hissimizi yatıştırmak için çözüm üretiriz.

​Peki ne yapmalı?

Sadece durun. Derin bir nefes alın ve o "düzeltme" dürtüsünü bir kenara bırakın.
Şu cümleler, vereceğiniz tüm tavsiyelerden daha iyileştiricidir:
🌿 "Bu senin için çok zor olmalı, seni anlıyorum."
🌿 "Şu an neye ihtiyacın var? Sadece dinlememi mi istersin, yoksa fikir vermemi mi?"

Peki siz derdi olan yakınınıza nasıl davranırsınız?

Sümeyye Çetintaş Cutura
Uzman Psikolog /Aile Danışmanı

Randevu ve Bilgi
WhatsApp 05519363580

07/02/2026

Üzülen birisine destek olmak için ne söylersiniz?

Üzülen yakınınıza destek olmaya çalışırken “üzülme, abartıyorsun bunda üzülecek ne var ki” gibi söylemler karşı tarafa anlaşılmadığı hissettirecek ve sizinle tekrar paylaşımda bulunmak istemeyecektir.

Unutmayın ki her insan zor anlarında anlaşılmak ve desteklenmek ister 🍀

Sümeyye Çetintaş Cutura
Uzman Psikolog /Aile Danışmanı

Randevu ve Bilgi
WhatsApp 05519363580

Address

Istanbul
34100

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Sümeyye Çetintaş posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Sümeyye Çetintaş:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category