Sağlıklı Beslenme Merkezi

Sağlıklı Beslenme Merkezi Sağlıklı beslenerek birçok rahatsızlığımızdan kurtulmamız mümkündür.Obozite, aşırı zayıflık, kalp damak, şeker ve tansiyon hastalıkları bunların başındadır

17/09/2014

YAZIN ALINAN KİLOLARDAN KURTULMANIN YOLLARI

Sonbaharın gelmesiyle beraber yaz tatillerinin ve hafta
sonu kaçamaklarının bittiği gündelik hayatımıza geri
döndük ve tatil boyunca aldığımız kilolardan kurtulma
zamanı geldi. Bu kilolar vücudumuza yerleşmeden ve
üzerine yenilerini eklemeden harekete geçmek, kilo verme sürecinizi hem kısaltacak hem de kolaylaştıracaktır.
Bir hedef belirleyin: Makul ve sağlıklı bir hedef belirleyin. Dünya Sağlık Örgütü, sağlıklı kilo vermenin haftada 0,5 ile 1,2 kilogram arasında olması gerektiğini belirtiyor.

Kilo vermek için bol bol hayvansal gıda tüketin: Sağlıklı bir diyet her tür besinin ve besin öğesinin alınmasından geçer.

Yürüyüş yapın: Hareketsiz bir yaşam biçimi ile oturduğunuz yerden kilo vermek hem zordur, hem de kas kitlesi kaybına yol açar. Günde on bin adım atın veya haftada 3-4 gün yarım saat yürüyün.

Düzenli uyumayı ihmal etmeyin: Yetişkin bir bireyin günde 6-8 saat uyuması gerekir. Bu uykunun bir kısmının gece 22-02.00 arasında olması ve sık sık uyanılmayan bir uyku olması uykunun kalitesi açısından önemlidir. İyi ve kaliteli bir uyku vücudunuzda pek çok
hormonun sağlıklı çalışmasını sağlayacağı için kilo vermenizi kolaylaştırır. Yorgun bireylerin günlük enerji alımlarının da arttığını kanıtlayan pek çok çalışma vardır. Kalori alımının artması, daha zor kilo vermeniz anlamına gelecektir.

Su tüketiminize dikkat edin: Açlık ve susuzluk birbirinden zor ayırt edilen hislerdir. Öncelikle aç mı yoksa susamış mı olduğunuzu ayırt edin. İdeal olarak günde 6-7 kere idrara çıkacak kadar su için. Yeterli su içmek vücudunuzun ödem yapmasını da engelleyeceği için, kilonuzu net tespit etmenizi sağlayacaktır.

Yağdan ve tuzdan kaçının: 1 gram yağın 9 kalori olduğunu unutmayın. Yemeklerinizi mümkün olduğunca az yağla pişirin, kızartmalardan kaçının, dışarıda yemek yerken yemeğin suyuna mümkün olduğunca dokunmayın, salatanıza koyduğunuz zeytin yağını mutlaka ölçerek koyun. Dışarıda yemek yediğinizde gerekenden çok daha fazla tuz aldığınızı unutmayın. Fazla tuz kilonuzu olduğundan yüksek gösterir. Tuzu vücuttan atmanın en
kolay yolu da su içmektir. Bu sebeple günde 2-2,5 litre civarında su içmeye çalışın.

Kahvaltı ve ikindi öğününe dikkat: Kahvaltı, metabolizmanın çalışmaya başlamasını sağlayan öğündür. Bu nedenle, uyandıktan sonra en kısa zamanda kahvaltı yapmaya çalışın. İkindi öğünü ise, akşam yemeğinde porsiyonlarınızı rahatça kontrol etmenizi
sağlayarak yemek sonrası atıştırmanızı engelleyecektir.

Öğünlerinizde salata ve çorbaya yer verin: Yemek yemeye başlamanın ardından 20 dakikadan önce tokluk hissi başlamaz. Midemizle beynimiz arasındaki yol yaklaşık 20 dakikadır. Çorba ve salata yemek yeme hızınızı düşürür ve midenizi doldurarak doygunluk
hissi sağlar.

Öğünlerinizde yoğurt ve süt ürünlerine yer verin: Özellikle yağsız süt ürünlerinin içinde bulunan kalsiyum yağa bağlanarak, yağın sindirilmeden atılmasını sağlar. Yağsız süt ürünleri doğal zayıflatıcılardır. Ana ve ara öğünlerinizde yağsız süt-yoğurt-ayran-kefir gibi ürünlere yer verirseniz, bir miktar kalorinin vücudunuz tarafından kullanılmadan atılmasını sağlarsınız.

Yemek pişirme alışkanlıklarınızı gözden geçirin: Tuz ve yağ kullanımınıza dikkat edin.

Kızartmayın, haşlayın, ızgara yapın veya fırında pişirin. Yemeklerinizde olabildiğince az yağ ve tercihen sıvı yağ kullanın. Tuz kullanımınızı minimuma indirin ve tuz yerine çeşitli baharatlar kullanmaya çalışın.

Herbalife Danışman Diyetisyeni Canan Aksoy

05/03/2014

Ara Öğünlerin Önemi

Ara öğünlerin en önemli faydası yeme-içme
krizlerini önlemesidir. Midemiz 2,5-3 saat sonunda
boşaldığı için karnımız acıkmaya başlar ve bu
nedenle miktarlarına dikkat etmeden önümüze ne
gelirse tüketiriz gelirse tüketiriz, miktarlarına da dikkat etmeyiz. Hâlbuki midemiz tamamen boşalmadan yaklaşık yarım saat veya
bir saat önce yapılacak 100-200 kkal’ lik ufak ara öğünler iştahımızı baskılar.
Ayrıca kan şekerinin de düzenlenmesine yardımcı olur. Hipoglisemi (Kan
şekerinin düşmesi) tehdidini azaltır. Hipoglisemi ataklarının az yaşanması sakinlik
ve konsantrasyon artışı demektir. Saldırgan yemeler, hızlı çiğnemeler, çiğnemeden
yutmalar ve daha pek çok yeme davranışı bozukluğu kaybolur. Düzenli ara öğün
yapan kişilerde sık beslenme alışkanlıkları kazanıldığı için metabolizma hızı artar
ve kilo vermek kolaylaşır. Sık sık yapılan ara öğünler göbek bölgesindeki
yağlanmanın en büyük düşmanıdır.

Ara öğün yaparken dikkat etmemiz gereken en önemli konu ise sağlıklı
atıştırmalıklarla abur cuburu birbirine karıştırmamamız gerektiğidir. Light
bisküviler, yağsız peynir, light yoğurt, ayran veya süt, tuzsuz leblebi, yağsız-tuzsuz
patlamış mısır, taze ve kuru meyveler, birkaç yağlı tohum (3-4 ceviz, 5-6 fındık,
7-8 badem gibi seçenekler), taze, haşlanmış, közlenmiş yağsız sebze parçaları
mükemmel seçimlerdir. Şeker ve şekerli gıdalar, cips, kremalı bisküviler ve
patates kızartması gibi yağ içeriği yüksek gıdaları, asitli ve şekerli içecekleri, tuz
oranı yüksek yiyecekleri tüketmek ara öğünlerde tamamen yanlış seçimlerdir ve
bu gıdalar kilo almanıza neden olur. Ara öğünler 150 kkal geçmemeli ve yeterince
protein, karmaşık karbonhidrat ve lif içermelidir.


En doğru ara öğün seçimleri ise şu şekilde olabilir:

1. 1 tatlı kaşığı fındık ezmesi+yarım elma
Fındık ezmesi özellikle protein değeri yüksek bir besindir ve tok tutar. 1 tatlı
kaşığı fındık ezmesi 94 kkal ve yarım elma ise 25 kkal’ dir.

2. 3 adet havuç + yağsız peynir veya yoğurt karışımı
Yoğurt ve peynir kan şekerinin yükselmesi engeller, havucun lif oranı
yüksektir ve A vitamini değeri yüksektir. 165 kkal olan bu öğün çok
besleyicidir.

3. 1 kâse patlamış mısır
Yağsız ve tuzsuz patlamış mısırın karbonhidrat değeri yüksektir ve açlığı
bastırır. 1 kâse yağsız patlamış mısır 162 kkal’ dir.

4. Kanepe
Domates rendesi, yağsız peynir ve yumurtayı karıştırıp, 1 dilim kepek ekmek
üzerine sürüp, fırına veriniz. Peynir ve kepek ekmek çok hoş bir ara öğün
seçeneği olacaktır. 1 dilim kepekli kanepe 170 kkal’ dir.

5. Humuslu kanepe
2 adet diyet bisküvi üzerine humus sürünüz. Humusun tok tutucu etkisi
fazladır, mideyi geç terkeder. 2 bisküvi 50 kkal, 1 yemek kaşığı humus ise 93
kkal ’dir.

6. 1 dilim peynir + yarım elma
Elma ve peynir beraber yenirse kan şekerini hızla yükseltmez ve daha fazla
yağ yakımını sağlar. 126 kkal olan bu ara öğün özellikle şeker problemi
yaşayan kişilere uygundur.

7. 1 dilim tam buğday ekmeği + 1 dilim peynir 144 kkal’ dir.

8. 15 adet badem
Çinko, magnezyum, yağ, protein içeren badem ara öğünde yağ yakımını
arttırır. 15 adet badem yaklaşık 132 kkal’ dir.

9. 1 kâse yoğurt ( evde mayalanmışını tercih ediniz) + 4-5 adet kuru üzüm
Tatlı sevenler için iyi bir ara öğün alternatifidir. 150 kkal’ dir ve protein ve
kalsiyum içeriğinden dolayı tüketimi önerilir.

10. Portakallı keçi peyniri
Portakalları küçük küçük kesip keçi peyniri ile karıştırın. Hem karbonhidrat
hem protein içeren farklı bir lezzettir. 1 dilim keçi peyniri 92 kcal, 1 orta boy
portakal ise 72 kkal’ dir.

11. 1 top dondurma
Özellikle tatlı sevenler için kalsiyum ve protein içeren bir ara öğündür.
110 kkal 1 top dondurmanın kalorisidir.

12. 2 adet haşlanmış yumurta
Yumurta yüksek protein içerir ve tok tutar. Sık acıkanlar ve spor yapanlar için
özellikle 2 adet yumurta ara öğün için tüketilebilir, kası arttırır ve yağ yakımını
hızlandırır.

13. Hindi fümeli peynir rulosu
Yağsız dil peynirini ince kesip, dilimlenmiş ince hindi fümeleri peyniri ortasına
koyarak rulo haline getirin. Bu yüksek proteinli ara öğün 140 kkal’ dir ve
özellikle spor yapanlar için kas kitlesini arttırmada yardımcıdır.

14. Az yağlı çikolatalı süt
2 kare bitter çikolatayı ısıtarak 1 bardak yağsız sütün içinde eritin. Tatlı
isteklerini bastırır ve metabolizmayı hızlandırır. 135 kkal içerir.

15. Müsli
1 bardak süt içine 4-5 kaşık meyveli müsli koyarak tüketin. Uzun süre aç
kalacağınız aralarda bunu tercih edebilirsiniz. 183 kkal’ dir.

16. Meyveli yoğurt
İstediğiniz meyveyi 1 kase az yağlı yoğurda karıştırarak tüketebilirsiniz.
Özellikle yaban mersinini seçiniz. 10 adet yaban mersini koyabilirsiniz.
165 kkal’ dir.

17. Mini sandviç
Kan şekeri çabuk düşen ve sık acıkan kişiler için hindili, peynirli ve kepekli
sandviçler iyi bir ara öğün alternatifidir. 180 kkal’ dir.

18. 1/2 kâse yoğurt + 2 adet ceviz+ 1 elma rendesi ve üzerine bol tarçın.
Özellikle tatlı tadı sevenler için kan şekerini düzenleyen tarçın protein ile
beraber yağ yakımını sağlar. 200 kkal’ dir.

Prof. Banu Çaycı
Herbalife Beslenme Danışma Kurulu Üyesi

04/03/2014

Günde Kaç Gram Tuz Almalısınız?

Genellikle işlenmiş gıdalardan ve dışarıda yediğimiz yemeklerden fazla miktarda tuz almaktayız.Farkında olmadan aldığımız fazla miktardaki tuz sağlığımızı olumsuz yönde etkilemektedir. Sofra tuzunun asıl adı “sodyum klorür”dür.
Fazla kalori almanın, basit şekerler ve doymamış yağlarla beslenmenin sağlığımızı nasıl etkilediğini biliyoruz.Kan basıncınız ölçülene kadar aldığınız tuz miktarının öneminin farkına varamayabilirsiniz.
Tüketilen sodyumun büyük bir kısmı mutfak masasında yemeklere eklenen tuzdan değil, işlem görmüş besinlerden gelir. İşlenmiş besinler sodyum alımının %75’ ini oluşturur. Salamura besinler de (zeytin, turşu, peynir gibi) sodyum alımına önemli oranda katkıda bulunur. Besinlerin pek çoğunun içinde bulunan sodyumun, vücutta sıvı dengesinin sağlanması ve kan basıncının düzenlenmesinde rol oynayan önemli bir mineraldir.
Günlük alınması gereken tuz miktarı 6 gram olarak belirlenmiştir. Türkiye'deki günlük tuz alımı ortalaması kişi başı yaklaşık 15 gramdır. Ülkemizde tuz tüketimi önerilen değerlerin üç katı kadardır. Ancak tuz alımını kısıtlamak belki de uyulacak en zor kurallardan biridir. Fazla tuz tüketimi, idrarda kalsiyum atılımını da artırarak kemiklerden kalsiyum kaybına neden olur. Kemiklerden kalsiyum kaybının artışı ise kemik erimesini (osteoporoz) ve kemiklerin kırılma riskini artırır. Yetişkinlerde hipertansiyon, kalp hastalıkları ve inmenin riskinin azaltılmasında tuz alımının azaltılması etkilidir. Tuz tüketiminin alımı ve kan basıncı arasında direk bir ilişki vardır.Tuz alımı azaltıldığında uzun dönemde inme riski ve kardiyovasküler hastalıklar azalmaktadır.Tuz tüketimi günde 10 gr'dan 5gr'a indirildiğinde inme geçirme hızı %23, kalp damar hastalıkları hızı %17 azalmaktadır

Tuzu azaltmak için tavsiyeler

Taze ve tuz eklenmemiş besinleri tercih edin

Yemeklerin tadına bakmadan tuz eklemeyin

Tuz içeriği yüksek olan salamura besinleri (zeytin, peynir, turşu gibi) ve konserve besinleri daha az
tüketin

Daha fazla taze sebze ve meyve tüketin

Satın aldığınız hazır besinlerin etiketlerini mutlaka okuyun ve daha az tuzlu olanları tercih edin

Yemeğinizin lezzetini arttırmak için tuz yerine maydanoz, nane, kekik, dereotu, rezene, fesleğen, limon gibi besinlerle , baharatları kullanın

Ev dışında yemek yiyorsanız az tuzlu besinleri tercih edin

28/02/2014

Sağlığımızı Etkileyen Faktörler ve Beslenmenin Rolü ;

Günümüzde artık sağlık sektörü ön plana çıkmış bulunuyor. İnsanların sağlık konusunda bilinçlendirilmesine yönelik büyük bir çaba söz konusu. Bu çabada özellikle devlet desteğinin payı da oldukça büyük. Bunun nedeni son yıllar artan sağlık problemleri ve dolayısıyla devlet bütçesindeki sağlık harcamalarının artmasıdır. Artık hastaneler insanlara hizmet vermekte yetersiz kalıyor. Özel hastanelerde bile sıraya girilmeye başlandı. Hastaneler kapasitelerinin üzerinde hizmet vermeye başladılar.

Bunun nedenini hiç düşündünüz mü? Sizce son yıllarda ne değişti? Genlerimiz mi? Birçok kişi bunu savunur çünkü. "Bizim ailede var. Bizimkisi ırsi." şeklinde yorumlarla çok karşılaşıyoruz. Ancak bundan 20 yıl öncesine kadar da aynı ırsi etmenler yok muydu? Vardı. Ancak insanlar bu kadar hasta olmuyordu. Özellikle birisi kanser olduğunda buna "ince hastalık" denirdi ve büyük olay olurdu. Ancak şu anda toplumun neredeyse yarısı kanser olmuş durumda. Artık normal bir hale geldi. Yani anlaşılan olay genlerde değilmiş. Zaten bilimsel araştırmalar da gösteriyor ki; hastalıklara yakalanmamızda genetik faktörlerin etkisi sadece %8'dir. Yani ailende varsa sende olma ihtimali sadece %8.

Diğer savunulan olay da strestir. Evet stres de sağlığımızı etkileyen faktörlerden biri. Ancak 20 önce de insanlar stresli değil miydi? Stres yeni ortaya çıkan bir şey mi? Hayır değil. Stres insanoğlunun yaradılışından beri var olan bir olgu. Ki yapılan araştırmalar stresin sağlığımıza etkisini sadece %6 olduğunu gösteriyor. Yani asıl neden stres de değil.

Ekolojik faktörleri savunan bir gurup da mevcut. Evet hava kirliliği, suların kirlenmesi gibi ekolojik faktörler de etkili. Ancak 20 yıl önce de hava pisti. Hatta Türkiye'de İstanbul'un havasının solunamayacak durumda olduğu zamanları da hatırlıyorum ben. Yine de hastalıkların oranı bu kadar değildi. Bunun da etkisi sadece %11.

Şu ana kadar baktığımız faktörlerin etkisini toplayacak olursak; bu faktörlerin sağlığımıza toplam etkisi sadece %25. Peki geriye kalan %75'lik bölüm nedir?

Cevabı basit. YEDİKLERİMİZ. Yani beslenme şeklimiz. Beslenme insan sağlığını %75 etkiliyor. "Biz ne yiyorsak oyuz." der bir Çin Atasözü. Aynen de o şekilde. İnsan vücudundaki hücrelerin %80'i 29 günde bir yenilenir. Yani 29 günde bir yepyeni bir bedene sahip oluruz. Kısacası beden değiştiririz. Peki bu bedenin ham maddesi nedir? YEDİKLERİMİZ.

Evet yediklerimiz artık eskisi gibi değil. Son 20 yılda yediklerimiz çok değişti. Sadece beslenme alışkanlıklarımız değil. Yediğimiz gıda maddeleri de tamamen değişti. Eskiden bir tarladan yılda 1 kez mahsul alınırdı. Şimdi ise yılda 4 kez alınıyor. Eskiden domatesi biberi sadece yazın görürdük. Şimdi ise 4 mevsim var. Peki bunun sonucunda ne oluyor? Yediklerimizde ciddi gıda kayıpları. Yılda 1 kez ürün alırken şimdi 4 kez alınıyor. Toprağın mahsule verdiğini şu anda toprak 4'e bölmek zorunda kalıyor. Çünkü toprağın yapısındaki vitamin ve minerallerin kapasitesi belli. Sen ondan 4 kez mahsul isteyince sana vermem demiyor. Mevcut kaynağının dörtte biri oranda besin kalitesine sahip mahsuller veriyor. Ayrıca o ürünleri mevsiminden önce yetiştirmek için kullanılan hormon ve zirai ilaçlar da cabası. Yani artık yediklerimizden gıda alamadığımız gibi bunun yanında bize zararlı hormon ve zirai ilaç katkı maddelerini de alıyoruz. Bunun sonucunda da ne kadar dikkat etmeye çalışsak da sağlık kalitemizden oluyoruz. Obezite, kanser, kalp-damar, diyabet (şeker), yüksek kolesterol gibi hastalıklara çok kolay yakalanıyoruz.

Bu yüzden artık gıda takviyelerine insanların ihtiyacı var. Bu noktada işte Herbalife size kaliteli gıda takviyeleriyle beslenme için çözümler sunuyor. Bu düşük kalorili ve yüksek besin değerine sahip dünyaca ünlü sporcuların kullandığı gıda takviyeleriyle, beslenmemizi düzenleyip sağlık kalitemizi arttırabilir ve obezite de dahil olmak üzere birçok hastalığa karşı kendimizi koruyabiliriz. Siz de kendinizin ve çocuklarınızın geleceği için, kendinize ve çocuklarınıza daha sağlıklı ve dolayısıyla daha kaliteli bir yaşam sağlayabilmek için bunları kullanın ve kullandırın. Son nefesinize kadar dinç ve sağlıklı kalmak sizin elinizde. Yaşlılık günlerinizi bakıma muhtaç mı geçirmek istersiniz yoksa son nefesinize kadar her işini kendi başınıza görebilen dinç ve sağlıklı bir şekilde mi? Karar sizin. Seçiminizi yapın. Hayatınız sizin yaptığınız seçimlerin ürünüdür. Allah'ın yazdığı bir senaryo değildir.

Herbalife Bağımsız Distribütörü
Umut BULGU

Address

Kemalpaşa Mah. Halkalı Caddesi Sancak Sk. No: 1 Kat : 2 Sefaköy/Küçükçekmece
Istanbul
34500

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Sağlıklı Beslenme Merkezi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram