18/03/2023
“Felaket” mi, “ektiğimizi biçmek” mi?
Şanlıurfa ve Adıyaman’da yaşanan sel felaketi, Büyük Güneydoğu Depremi, Salda Gölü’nden Marmara’ya pek çok doğal alandaki tahribat, tarlalarda kuraklık nedeniyle meydana gelen obruklar ve orman yangınları…
Yürütülen hatalı politikalar, plansız kentleşme ve tüketime dayalı yaşam biçimi, tarımdan enerji, su ve atık yönetimine kadar yaygın yaşam alışkanlıklarını ve politikaları sorgulamamıza neden oluyor. Oysa bu sorgulamaları yapmak için sellerin ve depremlerin can almasını, orman alanlarımızın yok olmasını, sağlığımızı kaybetmeyi bekleyemeyiz.
İklim, su, gıda ve barınma krizlerine zemin hazırlayan kararları alan politikacılar, yerel yönetimler ve sanayi kuruluşları ile birlikte, tüketim/tükenim ekonomisinin tahrip edici izlerinin farkında olmayanlara çağrıda bulunuyoruz:
Geri dönüşü olmayan noktaya gelmeden önce, ekolojik dönüşümün gerçekleşmesi için adımlar atmalıyız.
Ekosistemin bize hizmet ettiğini zanneden insan merkezli anlayışı terk etmeli, ekosistemin bütün unsurlarının birbiriyle işbirliği yaptığı ve dolayısıyla insanın da bu işbirliğinin ve hizmetin bir parçası olduğu anlayışıyla hareket etmeliyiz.
Doğayla uyumlu yaşamın izlerini takip ederek, yerelden başlayıp küresele uzanacak dönüşümü hep birlikte inşa edelim. Hemen şimdi!
Açıklamamızın tamamını okumak için:
👉 www.bugday.org/blog/felaket-mi-ektigimizi-bicmek-mi/