27/01/2026
Çocuklar her zaman “üzgünüm”, “korkuyorum” ya da “kıskandım” diyemez çünkü duygularını kelimelere dökecek sinir sistemi, dil ve farkındalık henüz gelişme aşamasındadır.
Bu yüzden çocuklar çoğu zaman davranışla konuşur.
Öfke nöbeti = “taşıyamadım”
İnatçılık = “kontrole ihtiyacım var”
Kardeşe vurmak = “yerimi kaybetmekten korkuyorum”
Ders kaçınması = “başarısız olmaktan utanıyorum”
Alt ıslatma, tırnak yeme = “içimde çok kaygı var”
Biz yetişkinler ise genellikle yalnızca görünenle ilgileniriz:
“Bunu neden yaptın?”
“Kes artık!”
“Bilerek yapıyor.”
Oysa çoğu çocuk bilerek değil, beceremediği için böyle davranır.
Davranışı susturmak bazen mümkündür.
Ama susturulan her davranışın altında bir duygu, bir ihtiyaç ve bir hikâye kalır.
Ebeveynlik bazen davranışı düzeltmek değil,
o davranışın arkasındaki mesajı duymaya çalışmaktır.
Çünkü anlaşılmak,
birçok davranışı ceza olmadan da sakinleştirir 🤍