08/01/2026
Harika bir Estonya ve Finlandiya deneyimi oldu. Kuzey insanları iklimleri gibi biraz soğuk ve temkinli insanlar. Kışları uzun geceler, yazları ise uzun gündüzlere bir de güneşi az görebilme şanssızlığı da eklenince depresif bir ruh haline bürünmeleri kaçınılmaz olmuş. Sıcaklığı önce biraz temkinli karşılıyorlar. 2. Dünya savaşı, sonrasında da Sovyet Rusyası etkisi ile yaşam kalitesini oldukça ciddiye alıyorlar. Yaşadıkları yıkıcı deneyimlerden en iyi şekilde ders çıkarabilmişler. Gösteriş algısı minimal seviyede. Tarihi dokuyu mükemmel şekilde korumuşlar. Doğaları ve ortamları tertemiz. Çıkardıkları derslerle kurdukları sistemlerinin bozulmasından oldukça endişe ediyorlar. Bu nedenle yabancılara karşı son derece temkinli yaklaşıyorlar. Dünya genelinin yükselen trendi olan milliyetçilik algısı buralarda da hakim olmuş. Dürüstler, çalışkanlar, sistemliler. Kontrolsüz üremek yerine gelecek nesillere en iyi yaşam koşullarını sunma gayretindeler. Yaşam kalitesinin nüfus artışı ile ters orantılı olduğunu bizlere en iyi şekilde kanıtlıyorlar.
İnsanın katlanamadığı bir diğer varlık yine insan. Ötekinin varlığı, sevgi gibi içimizdeki tüm güzel duyguları besleyebiliyorken, nefret gibi tüm karanlık yönlerimizi de açığa çıkarabiliyor. Sanırım bizler çoğaldıkça daha çok nefret ediyoruz, sevebilecek daha fazla insan olmasına rağmen. Biz, insan olmayı ancak yalnız kaldığımızda becerebiliyoruz...
-Onur Okan Demirci-