Dr. Tijen Acarkan

Dr. Tijen Acarkan Bu sayfada kendi muayenehanemde uygulamakta olduğum nöralterapi, ozon tedavisi, C vitamini ve seru

26/01/2026

Gün içinde dikkat dağınıklığı, unutkanlık veya zihinsel yorgunluk mu yaşıyorsunuz?
Bunun nedeni sadece yoğun tempo olmayabilir.�Beslenme alışkanlıklarınız da zihinsel performansınızı etkileyebilir.
Beyin, vücudun en aktif organlarından biridir ve sağlıklı çalışabilmesi için doğru besin öğelerine ihtiyaç duyar.
Bilimsel çalışmalarla desteklenen bazı besinler, bilişsel fonksiyonların korunmasına katkı sağlayabilir.
İşte zihinsel performansınızı ve odaklanma yeteneğinizi artırabilecek 3 süper besin:
1. Yaban Mersini: Bu küçük mucizeler, içerdiği güçlü antioksidanlar sayesinde beyin hücrelerinizi oksidatif stresten korur, öğrenme kapasitenizi ve hafızanızı güçlendirir.
2. Somon ve Diğer Yağlı Balıklar: Omega-3 yağ asitleri, beyin sağlığı için vazgeçilmezdir. Beyin hücre zarlarının yapısını destekler, bilişsel fonksiyonları optimize eder ve ruh halinizi iyileştirmeye yardımcı olur.
3. Avokado: İçerdiği sağlıklı tekli doymamış yağlar, beyne giden kan akışını artırarak oksijen ve besin maddelerinin daha etkin taşınmasını sağlar. Bu da zihinsel uyanıklık ve odaklanma için kritik öneme sahiptir.
Unutmayın, tek bir besin mucize yaratmaz. Dengeli beslenme, yeterli uyku ve düzenli yaşam alışkanlıklarıyla birlikte ele alındığında�zihinsel performans desteklenebilir.

📌 Paylaşımlar bilgilendirme amaçlı ve kullanılan görseller temsilidir.
📌 Tanı ve tedavi için uzman bir hekim desteği alınız.

23/01/2026

Maigne sendromu, bel ile sırtın birleşim bölgesinde (özellikle T12–L1–L2 seviyelerinde) oluşan fonksiyonel kilitlenmelerin, kasık, kalça, bel yanları ve uyluk bölgesine yansıyan ağrılara neden olduğu bir tablodur.
Bu durumda:
* Asıl sorun iç organlarda ya da kalça ekleminde değildir
* Ağrı, sinirlerin ve çevre yumuşak dokuların yanlış uyarılmasından kaynaklanır
* Görüntüleme yöntemleri çoğu zaman “normal” bulunabilir

⚠️ Maigne Sendromunun Yaygın Belirtileri
✨ Tek taraflı bel–kalça ağrısı
✨ Kasık bölgesine vuran, nedeni açıklanamayan ağrı
✨ Uyluk dış yanlarında hassasiyet
✨ Bel yanlarında dokunmakla artan ağrı
✨ Uzun süre oturunca veya ayakta kalınca artan şikâyetler
✨ Kalça veya bel MR’ı normal olduğu hâlde devam eden ağrı
📌 Bu nedenle sıkça:
* Kalça problemi
* Fıtık
* Kasık fıtığı
* Jinekolojik sorunlarla karıştırılabilir

🔍 Neden Oluşur?
* Uzun süreli postür bozukluğu
* Tek taraflı yüklenme
* Fasya ve kas zincirlerinde sertleşme
* Bel–sırt geçişinde hareket kısıtlılığı
* Kronik stres ve kas tonus artışı
Bu tablo yalnızca kemik-eklem değil, kas–fasya–sinir ilişkisi ile ilgilidir.

Yaklaşım Nasıl Olmalı?
Maigne sendromunda yaklaşım bütüncül olmalıdır:
✔️ Bel–sırt geçişinin manuel değerlendirilmesi
✔️ Fasya ve derin kas zincirlerinin rahatlatılması
✔️ Postür ve yük dağılımının düzenlenmesi
✔️ Nefes ve sinir sistemi regülasyonu
✔️ Tek bölgeye değil, bedenin bağlantılı yapısına odaklanma
🎯 Amaç: 
Ağrıyı susturmak değil, ağrının neden konuştuğunu anlamak

📌 Paylaşımlar bilgilendirme amaçlı ve kullanılan görseller temsilidir.
📌 Tanı ve tedavi kişiye özel olmalıdır. Bunun için mutlaka uzman bir hekim desteği alınız.

  

Gece boyunca pijamalarınızı ya da çarşafınızı değiştirecek kadar terleyerek uyanıyorsanız, vücudunuz size bir mesaj veri...
21/01/2026

Gece boyunca pijamalarınızı ya da çarşafınızı değiştirecek kadar terleyerek uyanıyorsanız, vücudunuz size bir mesaj veriyor olabilir.�Gece terlemesi her zaman ciddi bir hastalık anlamına gelmez; ancak göz ardı edilmemesi gereken bir belirtidir.
Peki gece terlemesinin arkasında neler olabilir?
🔹 Hormonal dalgalanmalar�Özellikle kadınlarda menopoz, perimenopoz ya da tiroid hormonlarındaki düzensizlikler, gece terlemesinin en sık nedenleri arasındadır.
🔹 Stres ve sinir sistemi yükü�Uzun süreli stres, yoğun kaygı ya da uyku sırasında aktif kalan sempatik sinir sistemi vücut ısısını artırabilir.
🔹 Kan şekeri dengesizlikleri�Gece yaşanan ani kan şekeri düşüşleri, vücudun koruyucu bir yanıt olarak terleme üretmesine neden olabilir.
🔹 Enfeksiyonlar ve inflamasyon�Bazı enfeksiyonlar veya kronik inflamatuvar süreçler gece terlemesiyle kendini gösterebilir.
🔹 Kullanılan ilaçlar�Bazı antidepresanlar, hormon preparatları ve ateş düşürücüler gece terlemesine yol açabilir.
Burada önemli olan nokta şudur:�👉 Gece terlemesi tek başına bir tanı değildir. Ancak sürekli tekrar ediyorsa, kilo kaybı, halsizlik, çarpıntı veya ateş gibi belirtiler eşlik ediyorsa mutlaka değerlendirilmelidir.
Vücut çoğu zaman konuşur. Bizim görevimiz, onu doğru dinlemektir.

📌 Paylaşımlar bilgilendirme amaçlı ve kullanılan görseller temsilidir.
📌 Tanı ve tedavi için uzman bir hekim desteği alınız.

19/01/2026

Tiroid ilacı kullanıyorsanız, küçük detaylar ilacın etkisini tamamen değiştirebilir.
Tiroid hormon ilaçları genellikle sabah aç karnına, sadece su ile alınmalıdır.�Kahvaltıdan önce en az 30–60 dakika beklemek, ilacın emilimi açısından önemlidir.
Kahve, süt, meyve suyu ya da demir, kalsiyum, magnezyum gibi takviyeler tiroid ilacının emilimini azaltabilir.�Bu ürünleri mümkünse farklı saatlerde kullanmak gerekir.
Her gün ilacı aynı saatte almak, kandaki hormon düzeyinin dengede kalmasına yardımcı olur.�Unutulan dozlar ya da düzensiz kullanım, ‘ilaç işe yaramıyor’ düşüncesine yol açabilir. Bu nedenle düzenli kullanım son derece önemlidir.
Tiroid ilaçları doktorunuzun önerdiği dozda kullanılmalıdır.�Dozu kendi kendinize artırmak ya da azaltmak, çarpıntı, halsizlik, kaygı ve ritim bozukluklarına neden olabilir.
Tiroid tedavisi kişiye özeldir.
Herhangi bir değişiklik yapmadan önce mutlaka doktorunuza danışın.
İlacı nasıl kullandığınız, en az ilacın kendisi kadar önemlidir.

📌 Paylaşımlar bilgilendirme amaçlı ve kullanılan görseller temsilidir.
📌 Tanı ve tedavi için uzman bir hekim desteği alınız.

14/01/2026

Kanda kreatinin değeri yüksek çıktıysa, bu her zaman böbrek sorunu mu demek?
Kreatinin, kaslarda oluşan bir atık maddedir ve böbrekler tarafından süzülerek vücuttan atılır.�Bu yüzden kandaki kreatinin düzeyi, böbreklerin ne kadar iyi çalıştığı hakkında fikir verir.
Kreatinin Ne zaman yükselir? �
🔹 Böbrek fonksiyonlarında azalma�
🔹 Yetersiz su tüketimi�
🔹 Yoğun kas kütlesi veya ağır egzersiz�
🔹 Bazı ilaçlar
🔹 Kreatinin (creatine) takviyesi kullanımı. Özellikle sporcuların kullandığı kreatin takviyeleri, bazı kişilerde kandaki kreatinin düzeyinin geçici olarak yüksek ölçülmesine neden olabilir. Bu durum her zaman böbrek hasarı anlamına gelmez ancak hekim tarafından değerlendirilmelidir.

Önemli nokta:�Kreatinin değeri tek başına yeterli değildir.�eGFR, idrar tahlili ve klinik bulgularla birlikte değerlendirilmelidir.�Her yüksek değer hastalık değildir, ama göz ardı edilmemelidir.

Kreatinin değerleri mutlaka bir hekim tarafından, kişinin yaşı, kas yapısı ve diğer tetkikleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

📌 Paylaşımlar bilgilendirme amaçlı ve kullanılan görseller temsilidir.
📌 Tanı ve tedavi için uzman bir hekim desteği alınız.

12/01/2026

Ağrı, sadece bulunduğu yerden kaynaklanmaz.
Bazen sorun, sinir sisteminin hafızasındadır.
Nöralterapi tam burada devreye giriyor.
Sinir sisteminin iletişim bozukluklarını düzenlemeyi amaçlayan bir tedavi yöntemidir.
Düşük doz lokal anestezikler kullanarak, vücudun elektriksel dengesini destekler.
Uzun süreli ağrı durumunda, sinir sistemi ağrıyı "öğrenir".
Tehlike ortadan kalksa bile, ağrı sinyalleri devam eder.
Nöralterapi, bu yanlış kaydı silmeyi hedefler.
Peki ya yaralar?
Ameliyat izleri ve eski travmalar, sinir sisteminde blokajlar oluşturabilir.
Bu blokajlar, ağrının kaynağı olmayan ağrılara yol açabilir.
Ağrıyı değerlendirirken, yalnızca bulunduğu yere değil, sinir sistemine de dikkat etmek önemlidir.
Unutmayın, ağrınızın kaynağını anlamak, sağlıklı bir yaşam için kritik.
Doğru değerlendirme için mutlaka hekiminize danışın.

Paylaşımlar bilgilendirme amaçlı ve kullanılan görseller temsilidir.
Tanı ve tedavi için uzman bir hekim desteği alınız.

# ̆rıtedavisi

Aynı tanıyı alan,aynı ilacı kullanan, aynı beslenme planını uygulayan iki kişi…�Biri hızla toparlanırken diğeri neden ay...
09/01/2026

Aynı tanıyı alan,aynı ilacı kullanan, aynı beslenme planını uygulayan iki kişi…�Biri hızla toparlanırken diğeri neden aynı yanıtı vermez? Çünkü iyileşme standart bir süreç değildir. Her bireyin; genetik yapısı, hormonal dengesi, bağışıklık sistemi, otonom sinir sistemi regülasyonu ve yaşam öyküsü birbirinden farklıdır. Bu farklılıklar, vücudun iyileşmeye verdiği yanıtı doğrudan belirler.

Vücut Sadece Hastalığa Değil, Sinir Sistemine de Tepki Verir
İyileşmenin merkezinde otonom sinir sistemi yer alır.�Sinir sistemi dengede değilse vücut “onarım moduna” geçemez. Sürekli stres, geçirilmiş ameliyatlar, travmalar, kronik enfeksiyonlar ve fark edilmeyen doku irritasyonları sinir sistemi üzerinde yük oluşturur.

Bu Noktada Nöralterapi Devreye Girer
Nöralterapi; sinir sistemi üzerindeki bu yükleri azaltmayı, bozulan sinirsel iletişimi düzenlemeyi ve vücudun kendi iyileşme mekanizmalarını yeniden aktive etmeyi amaçlayan tamamlayıcı bir yaklaşımdır. Amaç semptomu bastırmak değil, bedene doğru sinyali yeniden hatırlatmaktır. Bu nedenle aynı şikâyeti olan iki kişide nöralterapiye verilen yanıt da farklı olabilir. Çünkü her bedenin; yükü, geçmişi ve adaptasyon kapasitesi farklıdır.

Semptomlar Sonuçtur. Ağrı, yorgunluk, şişkinlik, cilt problemleri ya da geçmeyen gerginlik hissi…
Bunlar çoğu zaman altta yatan sinir sistemi dengesizliğinin dışa yansımasıdır. Belirtileri tek başına susturmak geçici rahatlama sağlar;�kalıcı iyileşme için sebebe odaklanmak gerekir.

Bu Yüzden Tek Bir Protokol Yoktur
Herkese uyan tek bir tedavi, tek bir takviye ya da tek bir yöntem yoktur.
İyileşme; kişiye özel değerlendirme, doğru zamanlama ve bütüncül bir bakış gerektirir.
Nöralterapi de, doğru hastada ve doğru endikasyonla uygulandığında, bu sürecin önemli bir parçası olabilir.

İyileşme bir reçete değil, bir süreçtir.�Ve her bedenin iyileşme yolu kendine özgüdür.
Nöralterapi ve diğer tamamlayıcı yaklaşımlar mutlaka hekim değerlendirmesi ve takibiyle planlanmalıdır.

Paylaşımlar bilgilendirme amaçlı ve kullanılan görseller temsilidir.
Tanı ve tedavi için uzman bir hekim desteği alınız.

̧meyolculuğu

“Magnezyum iyi gelir” cümlesi son yılların en yaygın sağlık söylemlerinden biri. Kas krampları, çarpıntı, uyku problemle...
07/01/2026

“Magnezyum iyi gelir” cümlesi son yılların en yaygın sağlık söylemlerinden biri. Kas krampları, çarpıntı, uyku problemleri, stres, kabızlık…�
Peki gerçekten herkese iyi mi?�Ve daha önemlisi: Her magnezyum aynı mı?

Önce şu gerçeği netleştirelim: Magnezyum bir ilaç değildir ama masum bir takviye de değildir.�Kalp ritminden sinir iletimine, kas kasılmasından tansiyon regülasyonuna kadar pek çok sistemi etkiler.�Bu nedenle bilinçsiz kullanımı bazı kişilerde faydadan çok zarara yol açabilir.

Herkes magnezyum kullanabilir mi?
Hayır. Özellikle şu gruplarda magnezyum mutlaka hekim değerlendirmesiyle planlanmalıdır:�
• Böbrek hastaları�
• Düşük tansiyonu olanlar�
• Kalp ritim bozukluğu olanlar�
• Tiroid / paratiroid hastaları�
• Kalp ve tansiyon ilacı kullananlar
Aksi halde; halsizlik, ishal, tansiyon düşüklüğü ve ritim bozuklukları görülebilir.

Magnezyum formları
* Magnezyum Sitrat�Emilimi yüksektir, kabızlıkta etkilidir.�
⚠️ Ancak ishal eğilimi olanlar için uygun değildir.

* Magnezyum Glisinat / Bisglisinat�Sinir sistemi üzerinde yatıştırıcıdır.�Uyku ve stres sorunlarında tercih edilir.�
⚠️ Düşük tansiyonu olanlarda dikkat gerekir.

* Magnezyum Oksit�Emilimi düşüktür, mide–bağırsak sorunlarına sık yol açar.�
⚠️ Uzun süreli ve bilinçsiz kullanım önerilmez.

* Magnezyum Taurat�Kalp ritmi ve damar sağlığıyla ilişkilidir.
⚠️ Kalp hastalarında mutlaka doktor kontrolü gerekir.

Magnezyum; doğru kişide, doğru formda ve doğru dozda kullanıldığında çok değerlidir.�Ama herkese, her formda ve her dozda uygun değildir. Bu yüzden magnezyum ve diğer takviyeler doktor önerisi ve takibi olmadan kullanılmamalıdır. Magnezyum takviye kullanımı mutlaka hekim değerlendirmesiyle planlanmalıdır.

Paylaşımlar bilgilendirme amaçlı ve kullanılan görseller temsilidir.
Tanı ve tedavi için uzman bir hekim desteği alınız.


05/01/2026

Adet öncesi karın şişkinliği sadece fazla tuz ya da su tutmak değildir.

İşte nedenleri;
🔹 Progesteron artışı�Bağırsak hareketlerini yavaşlatır.�Gaz ve doluluk hissi artar.
🔹 Östrojen–progesteron dengesizliği�Vücut daha kolay su tutar, karın ve bel çevresi şişer.
🔹 Bağırsak–hormon ilişkisi�Bağırsak florası bozulduğunda şişkinlik daha belirgin hissedilir.
🔹 Stres ve sinir sistemi�Adet öncesi stres artar, vücut “tehlike moduna” geçer. Sindirim ikinci plana atılır.

🔸 Bu dönemde neden bazı şeyler daha iyi gelir?�• Magnezyumdan zengin besinler ve hafif yürüyüş, bağırsak hareketlerini destekler.�• Yavaş yemek, iyi çiğnemek sinir sistemine “güvendeyim” mesajı verir.�• Adet öncesi aşırı kafein ve şeker, şişkinliği belirgin artırabilir. Kafeini azaltarak önüne geçebilirsiniz.

❗ Yani sorun sadece ödem değil; hormonlar, bağırsaklar ve sinir sistemi birlikte çalışır.
📌 Şişkinlik her ay yaşam kalitesini bozuyorsa, altta yatan nedenler mutlaka değerlendirilmelidir.
Kişiye özel yaklaşım ve doktor desteği, bu süreci çok daha rahat geçirmenizi sağlar.

Paylaşımlar bilgilendirme amaçlı ve kullanılan görseller temsilidir.
Tanı ve tedavi için uzman bir hekim desteği alınız.


Protein, kas yapımı, bağışıklık sistemi ve hormon dengesi için vazgeçilmezdir. Ancak proteini nasıl aldığımız en az ne k...
03/01/2026

Protein, kas yapımı, bağışıklık sistemi ve hormon dengesi için vazgeçilmezdir. Ancak proteini nasıl aldığımız en az ne kadar aldığımız kadar önemlidir.
📌 1. Doğallık ve içerik farkı�Gıdalarla aldığımız protein; et, balık, yumurta, yoğurt, baklagiller gibi doğal kaynaklardan gelir.�Bu besinler sadece protein değil; vitamin, mineral, sağlıklı yağlar ve lif de içerir.
Protein tozları ise izole veya konsantre ürünlerdir. Bazıları katkı maddesi, tatlandırıcı veya aroma içerebilir.
📌 2. Emilim ve sindirim
Gerçek gıdalar sindirim sürecine girer, bu süreç bağırsakları ve metabolizmayı aktif tutar.
Protein tozları daha hızlı emilir. Bu spor sonrası için avantaj olabilir ama hassas bağırsaklarda şişkinlik, gaz ve ishal yapabilir.
📌 3. Doygunluk hissi�Gıdayla alınan protein daha uzun süre tok tutar. Çünkü mideyi çalıştırır ve çiğneme süreci vardır.
Protein tozları ise hızlı geçer, tokluk hissi kısa sürebilir.
📌 4. Hedefe göre kullanım�Yoğun spor yapan, günlük protein ihtiyacını gıdayla karşılayamayan kişilerde protein tozu destek olabilir.
Ancak kilo kontrolü, hormonal denge veya bağırsak sorunları olan kişilerde öncelik her zaman gerçek gıda olmalıdır.
📌 5. Herkes için uygun mu?�Herkes için uygun değildir.�Böbrek sorunu olanlar, insülin direnci olanlar, bağırsak hassasiyeti yaşayanlar için protein tozları mutlaka hekim değerlendirmesiyle kullanılmalıdır.
�Protein tozu bir tamamlayıcıdır, gerçek gıdanın yerini tutmaz.

Paylaşımlar bilgilendirme amaçlı ve kullanılan görseller temsilidir.
Tanı ve tedavi için uzman bir hekim desteği alınız.

Address

Op. Cemil Topuzlu Caddesi Mevhibe Hanım Apt. 57
Istanbul

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00
Saturday 09:00 - 17:00

Telephone

+902163612030

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Dr. Tijen Acarkan posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Dr. Tijen Acarkan:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category