Doc. Dr. Adem Dursun

Doc. Dr. Adem Dursun 👶 Çocuk Hekimi
🩺 Çocuk Yoğun Bakım Uzmanı
🍼 Sağlıklı Bebek ve Çocuk Takibi
📍 Liv Hospital Vadi İstanbul
📞 Randevu ve Online Takip: 444 4 548

09/03/2026

Her belirti alerji değildir.

Son zamanlarda anne babalardan sık duyduğum bir soru var: “Çocuklarda alerji çok mu arttı?” Açıkçası ben bu kadar dramatik bir artış olduğunu düşünmüyorum. Daha çok farkındalık ve hassasiyetin arttığını görüyorum. Bazen viral bir enfeksiyona bağlı burun akıntısı, basit bir öksürük ya da kakadaki küçük bir renk değişikliği bile hemen alerjiyle ilişkilendirilebiliyor. Oysa üst solunum yolu enfeksiyonu geçiren her çocuğun öksürmeye hakkı vardır; alerjisi olsun ya da olmasın. Aynı şekilde bebeklerin kakasında zaman zaman renk değişikliği olması ya da ciltlerinde küçük döküntüler görülmesi de oldukça olağandır. Bu yüzden her belirtiyi doğrudan alerjiye bağlamak çoğu zaman doğru bir yaklaşım değildir.

Belirtileri panikle değil, doğru değerlendirmeyle ele almak en sağlıklısıdır.

04/03/2026

Başarı, başkasını geçmek değil; kendini geliştirmektir.

Bu basın toplantısında sporcuya sorulan soru gerçekten düşündürücüydü: “İki altın madalya mı kaybettin, iki gümüş madalya mı kazandın?” Aynı başarıya, iki farklı bakış açısıyla yaklaşmak mümkün. O sporcu kendi branşında olimpiyat tarihinin en çok madalya kazanan isimlerinden biri olmasına rağmen yine de başarısı sorgulanabiliyor.

Bu videoyu izleyince aklıma bu yıl LGS’ye girecek oğlumla yaptığım bir konuşma geldi. Biz hep “Kaç yanlış yaptın?”, “Matematikten kaç net çıktı?” gibi sorular soruyoruz... Çoğu zaman çocuklarımızı yaptıkları doğrularla değil, yapamadıkları üzerinden konuşuyoruz.

Oysa her çocuk kendi hızında, kendi yolunda ilerler. Başarı, bir başkasını geçmek değil; kendi potansiyeline adım adım yaklaşmaktır. Çocukları kıyaslamak yerine gelişimlerini desteklemek, onların özgüvenini büyütür.

Çocuklarımızı netlerle değil, emekleriyle konuşalım.

Ebeveynlik

28/02/2026
26/02/2026

Acil nöbeti mi yoksa gündüz poliklinik yoğunluğu mu? Ağlayan bebek mi yoksa direnen ergen? Haftalık tıp dergisi mi yoksa mesleki roman mı? Hastanede çay mı yoksa sabah kahvesi mi? ve diğerleri... Ekibim sordu ben cevapladım. Tüm cevaplar ise videoda.

Hafta sonu UMA Akademi’de konuşmacı olarak yer aldığım çok kıymetli bir eğitim gerçekleştirdik.Anne ve baba adaylarıyla ...
23/02/2026

Hafta sonu UMA Akademi’de konuşmacı olarak yer aldığım çok kıymetli bir eğitim gerçekleştirdik.
Anne ve baba adaylarıyla gebelikten doğuma, doğum sonrasından çocuk sağlığına uzanan süreçleri birlikte konuştuk; merak edilen sorulara yanıt aradık, deneyimlerimizi paylaştık.
Benim için sadece bir sunum değil; ailelerle aynı heyecanı paylaşmak, çocukların sağlıklı bir başlangıç yapabilmesi için bilgiyle güçlenmelerine katkı sunmak çok değerliydi.
Bu güzel organizasyonda emeği geçen, katkı sunan ve birlikte yol yürüdüğümüz herkese gönülden teşekkür ederim. 🤍

16/02/2026

Doğru bilgi ve güçlü bir bakış açısıyla hiçbir tanı çocuğun geleceğini tanımlayamaz.

Bir annenin “çocuğuma diyabet tanısı kondu” cümlesini kurduğu anda yaşadığı duyguyu tarif etmek çok zor. Korku, suçluluk, belirsizlik… Hepsi aynı anda geliyor. Ama bu noktada anlatım şekli her şeyi değiştiriyor.

Bu durumu çocuğun önüne kapalı bir gelecek gibi koyabilirsiniz. Ya da diyebilirsiniz ki: Bu çocuk ileride doktor da olabilir, öğretmen de, mühendis de… Hayatındaki tek fark, günde bir ya da iki kez birkaç saniyelik bir iğne yapacak olması. O iğneler de onu sınırlayan değil, tam tersine sağlıklı ve özgür bir hayatın anahtarı olacak.

Diyabet, hayalleri iptal etmez. Sadece hayata küçük bir sorumluluk ekler. Gerisi yine emekle, sevgiyle ve umutla büyür.

12/02/2026

İlk iki ay lütfen bebeğinizi besleyin, bağ kurun!

Bebeklerin ilk iki ayında ailelere verdiğim tek ana mesaj var: Beslemek ve bağ kurmak.
Bu dönemde aşı yok, ek gıda yok, ekstra tetkik yok. Yapmamız gereken tek şey, bebeğin yeterli beslendiğinden emin olmak ve onunla güvenli bir bağ kurmak.

İlk iki ay; kucağa almak, kokusunu içine çekmek, göz teması kurmak ve bu özel zamanı doya doya yaşamak için var. Başka hiçbir şeyi kafaya takmaya gerek yok.

Çünkü sağlıklı büyümenin temeli, huzurlu bir başlangıçtır.

10/02/2026

Sessiz tehlike Obezite!

“Nasıl olsa boyu uzayınca kilosu dengelenir” diyen ailelerin bir kısmı teorik olarak haklı olabilir… Ama bunun olabilmesi için çocuğun kilo almayı bırakıp sadece boyunun uzaması gerekir. Gerçekte ise çoğu zaman hem boy uzar hem kilo artmaya devam eder ve o denge sağlanamaz.

Bugün en çok ihmal edilen hastalıklardan biri obezite. Basit bir burun akıntısı için hemen doktora gelinirken, obezite sessizce ve yavaş yavaş çocuğun hem bedenini hem de ruhunu etkiler. Üstelik bu etki yıllar içinde büyür. Bu yüzden “nasıl olsa düzelir” demek yerine, erken fark edip erken önlem almak çok kıymetlidir.

04/02/2026

Erken fark, güçlü gelişim.

Bir çocukta motor gelişim geriliğinden şüphelenmemizi sağlayan en önemli şey, yaşına uygun becerilerin gecikmesidir. Örneğin 2 aylıkken başını dik tutamayan, göz teması kurmayan veya gülümsemeyen bir bebek dikkatle değerlendirilmelidir. 6 ay civarında oturmuyorsa, 8–9 ayda emeklemiyorsa, 1 yaşına geldiğinde tutunarak da olsa ayağa kalkmıyor veya adım atmıyorsa yine motor gelişim açısından değerlendirme gerekir. Bu tür gecikmeler erken fark edildiğinde destekle çoğu zaman çok güzel yol alınabilir.

Gelişimi izlemek, geleceği güçlendirmektir.

30/01/2026

Sarılık korkusu değil, bilinçli takip kazandırır.

Bebeklerde sarılık, anne babaları en çok endişelendiren konulardan biri. Oysa çoğu zaman kontrol altında ve geçici bir durumdur. İlk günlerde ortaya çıkan sarılığı bebeğin haftasına, risk durumuna ve ölçüm değerlerine göre takip ederiz; gerekirse kısa süreli ışık tedavisi yeterli olur. Uzamış sarılıkta ise bazı testlerle altta yatan nedenleri tararız ama çoğu zaman sonuçlar temiz çıkar. Özetle; düzenli hekim kontrolüyle sarılık korkulacak bir durum değildir, bebekler sağlıklı şekilde büyümeye devam eder.

Doğru zamanda doğru kontrol, anne babaya da bebeğe de güven verir.

27/01/2026

İlk kez anne olan birinin en büyük gücü yalnız olmadığını hissetmektir...

İlk kez anne olan birinin en büyük ihtiyacı, yalnız olmadığını hissetmektir. Poliklinikte gördüğüm birçok anne başarılı, güçlü ama içten içe hep aynı soruyu soruyor: “Acaba bebeğime yeterli miyim?” Bu kaygıyı bastırmak yerine kabul etmek gerekir. Özellikle ilk altı ayda anneler reçeteden çok, güven veren bir ses ve yanında duran birini ister. Çocuk hekimi olarak sadece bebeğin değil, annenin de büyümesine tanıklık etmek tarifsiz bir mutluluktur. İlk günlerde gözyaşı döken bir annenin aylar içinde güçlenmesini görmek, mesleğin en güzel yanıdır.

Çünkü bir annenin iyi olması, bir bebeğin iyi olmasının ilk şartıdır.

24/01/2026

İyi alışkanlıklar, güçlü bir gelecek demektir.

Çocuklara kazandırmamız gereken alışkanlıklar aslında bir listeye sığmaz ama en temellerini şöyle özetleyebiliriz:

Düzenli ve yeterli uyku, sağlıklı ve dengeli beslenme, günlük hareket, ekran süresini sınırlandırabilme, duygularını ifade edebilme, kendi bedenini tanıma ve sınır koyabilme, temel hijyen alışkanlıkları, sorumluluk alma, sosyal ilişkiler kurma ve empati, gerektiğinde yardım istemeyi öğrenme…

Bunların her biri çocuğun sadece bugününü değil, tüm yaşamını şekillendirir. Çocuklukta kazanılan her alışkanlık, yetişkinlikte karaktere dönüşür.

Address

Ayazağa Mahallesi, Kemerburgaz Caddesi, Vadistanbul Park Etabı, 7F Blok, Sarıyer/Istanbul
Istanbul
34396

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Doc. Dr. Adem Dursun posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category