Prof. Dr. Yusuf KALKO

Prof. Dr. Yusuf KALKO Prof.Dr. Yusuf KALKO Facebook Sayfası
(430)

14 Mart…Bir Kalbin İki SevinciBugün 14 Mart.Bir hekim için sadece bir meslek günü değildir bu tarih.Bir ömrü insan hayat...
14/03/2026

14 Mart…
Bir Kalbin İki Sevinci

Bugün 14 Mart.

Bir hekim için sadece bir meslek günü değildir bu tarih.
Bir ömrü insan hayatına adamanın,
geceleri uykusuz geçirmenin,
bazen bir kalbi yeniden hayata döndürmenin
sessiz gururudur.

Beyaz önlük aslında bir kumaş değildir.
Bir vicdandır.
Bir sorumluluktur.
Bir insanın hayatına dokunma duasıdır.

Her ameliyata girerken,
her hastanın elini tutarken,
hep aynı niyet vardır içimizde:

“Allah’ım bana şifa vesilesi olmayı nasip et.”

Ama benim için bugün sadece Tıp Bayramı değil…

Bugün aynı zamanda kalbimin en narin köşesinde duran
en kıymetli mucizelerimden birinin doğum günü.

Canım kızım Duru…

Hayat bazen insana en güzel hediyeleri en anlamlı günlerde verir.

Ben insan kalplerini iyileştirmeye çalışırken,
sen dünyaya geldin
ve benim kalbimi iyileştirdin.

Senin gülüşün
en zor ameliyat günlerinin ardından gelen
en güzel huzur oldu.

İnsan yıllar içinde şunu anlıyor:

Dünyayı değiştiren şey sadece büyük işler değildir…
Bazen bir çocuğun “Baba” demesi
insanın bütün yorgunluğunu alır.

Bugün hem mesleğimin onurunu
hem de babalığın tarifsiz mutluluğunu yaşıyorum.

İyi ki doğdun Canım Duru.
İyi ki hayatımıza geldin.

Ve bütün meslektaşlarıma…

Hayat kurtarmak için yola çıkan,
yorgun ama onurlu yürüyen
tüm hekimlerin

14 Mart Tıp Bayramı kutlu olsun.

Çünkü biz biliyoruz…

Bir kalbi iyileştirmek dünyayı biraz daha güzelleştirir.
Vesselam…

Tüm sağlık çalışanlarımızın Tıp Bayramı kutlu olsun...🩺Happy Health Day to all our healthcare workers...🩺www.yusufkalko....
14/03/2026

Tüm sağlık çalışanlarımızın Tıp Bayramı kutlu olsun...🩺
Happy Health Day to all our healthcare workers...🩺

www.yusufkalko.com
WhatsApp destek hattı:
0090 552 324 45 41
DAS YAŞAM MERKEZİ
YouTube:
https://bit.ly/3yBklA0

Gençler ve Umudun PsikolojisiBir ülkenin geleceği rakamlarda değil,gençlerinin gözlerinde saklıdır.Bugün gençlere baktığ...
13/03/2026

Gençler ve Umudun Psikolojisi

Bir ülkenin geleceği rakamlarda değil,
gençlerinin gözlerinde saklıdır.
Bugün gençlere baktığımızda iki duygu görüyoruz:
Büyük bir potansiyel…
Ve derin bir yorgunluk.
Onlar bizden daha hızlı bir dünyada yaşıyor.
Daha fazla bilgiye maruz kalıyor.
Daha fazla kıyas görüyor.
Daha fazla belirsizlik hissediyor.
Bir tuşla dünyanın en başarılı insanlarını izliyorlar.
Bir kaydırmayla kendi hayatlarını yetersiz görüyorlar.
Bu sadece ekonomik bir mesele değil.
Bu psikolojik bir iklim meselesi.
Gençler iş bulmayı düşünüyor,
geleceğini planlamayı düşünüyor,
ama aynı zamanda anlam arıyor.
“Burada mı kalmalıyım?”
“Değer görüyor muyum?”
“Çabam karşılık bulacak mı?”
Bu soruların cevabı sadece maaş değildir.
Adalet duygusudur.
Fırsat eşitliğidir.
Saygıdır.
Gençleri sadece eleştirerek büyütemeyiz.
“Bizim zamanımızda…” cümlesiyle yol açamayız.
Onları dinlemek zorundayız.
Çünkü gençlik;
enerji demektir,
itiraz demektir,
arayış demektir.
Bir toplum gençlerini kaybederse,
geleceğini kaybeder.
Ama gençlerine güvenirse,
kendi sınırlarını aşar.

Ama aynı gençler;
teknoloji üretiyor,
sosyal girişimler kuruyor,
yeni fikirler geliştiriyor.

Mesele şu Üstad:
Gençlere yük olmak değil,
onlara yük vermek.
Sorumluluk vermek.
Alan açmak.
Yanlarında durmak.
Bir baba oğluna güvenirse,
bir öğretmen öğrencisine alan açarsa,
bir yönetici gence fırsat verirse…
Umut psikolojisi başlar.
Gençler mucize beklemiyor.
Görülmek istiyor.
Anlaşılmak istiyor.
Emeğinin değerli olduğunu hissetmek istiyor.
Sessiz çoğunluk burada da var.
Sessizce çabalayan gençler.
Sessizce ders çalışanlar.
Sessizce hayal kuranlar.
Geleceği bağıranlar değil,
sabırla hazırlananlar kuracak.
Ve biz şunu unutmayacağız Üstad:
Bir milletin yarını,
gençlerinin umut kapasitesi kadar güçlüdür.
Vesselam…

13/03/2026

🔴Videolarıma YouTube kanalımdan
ulaşabilirsiniz👇
https://bit.ly/3yBklA0
seyretmeyi ve kanalıma abone olmayı unutmayın💫
Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden
kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde
hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

www.yusufkalko.com
WhatsApp destek hattı:
0090 552 324 45 41
DAS YAŞAM MERKEZİ
YouTube: https://bit.ly/3yBklA0
Youtube sayfanın adı :prof.dr.yusuf kalko






HAYIRLI CUMALAR!HAVE A BLESSED FRIDAY!www.yusufkalko.comWhatsApp destek hattı: 0 552 324 45 41DAS YAŞAM MERKEZİ         ...
13/03/2026

HAYIRLI CUMALAR!
HAVE A BLESSED FRIDAY!

www.yusufkalko.com
WhatsApp destek hattı: 0 552 324 45 41
DAS YAŞAM MERKEZİ


Hoşgörü: Bu Toprağın En Kadim GücüBir milleti güçlü yapan sadece ekonomisi değildir.Bir milleti güçlü yapan sadece ordus...
12/03/2026

Hoşgörü: Bu Toprağın En Kadim Gücü
Bir milleti güçlü yapan sadece ekonomisi değildir.
Bir milleti güçlü yapan sadece ordusu değildir.Bir milleti güçlü yapan şey,
birbirine tahammül edebilme erdemidir.
Bu topraklar nice fırtınalar gördü.Nice savaşlar, nice ayrılıklar…Ama ayakta kaldı.Neden?Çünkü mayasında hoşgörü vardı.
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî yüzyıllar önce şöyle seslendi:Gel, ne olursan ol yine gel.”Bu söz bir davetti.Birleştirici bir çağrıydı.Kapı kapatmayan bir medeniyet anlayışıydı.
Bizim irfanımız insanı etiketlemezdi.Kusur görürdü ama umudu kesmezdi.Yine Mevlânâ der ki:Dünle beraber gitti cancağızım, ne kadar söz varsa düne ait.Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.”
Belki de bugün en çok buna ihtiyacımız var Üstad…Eski kırgınlıkları taşıyarak değil,yeni bir dil kurarak konuşmaya. Hoşgörü zayıflık değildir.
Aksine güçlülerin işidir.
Çünkü affetmek cesaret ister.Dinlemek sabır ister.
Anlamaya çalışmak erdem ister. Yunus Emre ne güzel söyler:Yaratılanı severim Yaradan’dan ötürü.”Bu söz, bir inanç cümlesinden fazlasıdır.Toplumsal bir reçetedir.Bugün dünya kutuplaşıyor.İnsanlar fikirleriyle değil, kimlikleriyle yargılanıyor.
Sosyal medya alkış kültürü ve linç kültürü arasında gidip geliyor.Ama bizim köklerimiz daha derin.
Osmanlı çarşısında farklı inançtan esnaf yan yana dükkân açardı.Mahalle kültüründe kapılar kilitsiz kalırdı.Bayramlarda herkes birbirinin evine giderdi.
Hoşgörü bizim lüksümüz değil,zorunluluğumuzdur.
Çünkü aynı gemideyiz.
Farklı düşünebiliriz.
Farklı yaşayabiliriz.
Farklı tercihlerimiz olabilir.
Ama aynı toprağın evlatlarıyız.Birbirimizi dinlemeden büyüyemeyiz.
Birbirimizi anlamadan güçlenemeyiz.
Hoşgörü demek,
her şeyi doğru bulmak değildir.Ama insanı yok saymamaktır.
Hoşgörü demek,
yanlışı düzeltmeye çalışırken
insanı incitmemektir.
Bugün belki en büyük devrim,yüksek sesle konuşmak değil,
yumuşak bir dille konuşabilmektir.
Sessiz çoğunluk yine burada Üstad.
Kavga istemeyenler.
Çocuklarına huzurlu bir ülke bırakmak isteyenler.

12/03/2026

İftarı İkiye Bölün...

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

www.yusufkalko.com
WhatsApp destek hattı:
0090 552 324 45 41
DAS YAŞAM MERKEZİ
YouTube: https://bit.ly/3yBklA0
Youtube sayfanın adı :prof.dr.yusuf kalko

Genç Meslektaşlarıma…Sevgili genç meslektaşım,Doktorluk bir meslek değildir sadece.Bir imzadan, bir diplomadan, bir unva...
11/03/2026

Genç Meslektaşlarıma…

Sevgili genç meslektaşım,

Doktorluk bir meslek değildir sadece.
Bir imzadan, bir diplomadan, bir unvandan ibaret değildir.

Doktorluk,
insanın insana emanet edilmesidir.

Bir kalp atışı sana teslim edilir.
Bir nefes sana emanet edilir.
Bir annenin duası, bir babanın umudu, bir çocuğun geleceği sana bırakılır.

Bu yüzden hekimlik teknik bir iş değildir yalnızca.
Ruh ister.
Vicdan ister.
Özveri ister.

Bir hastaya baktığında sadece tetkik görme.
Bir hikâye gör.
Bir korku gör.
Bir umut gör.

Tıp bilimi akılla yapılır,
ama hekimlik kalple icra edilir.

Biz bıçak tutarız ama aslında güven taşırız.
Biz reçete yazarız ama aslında umut veririz.
Biz ameliyat yaparız ama aslında hayatın akışına dokunuruz.

Bu meslek hassas bir sanat gibidir.

Nasıl bir müzisyen notaların arasındaki sessizliği duyar,
nasıl bir ressam renklerin ruhunu hissederse,
iyi bir hekim de insanın içindeki görünmeyeni sezer.

Bazen bir bakış tanıdır.
Bazen bir dokunuş tedavidir.
Bazen bir cümle ilacın yapamadığını yapar.

Unutma…

En iyi hekim en çok bilen değil,
en çok hissedebilen hekimdir.

Bu yol uzun.
Nöbetleri ağır.
Sorumluluğu büyük.

Ama şunu bil:

İnsan hayatına dokunabildiğin her gün,
ömür defterine silinmeyecek bir iz bırakırsın.

Hekimlik fedakârlık ister.
Uykusuzluk ister.
Bazen kendi ailenden çaldığın zamanı başkasının hayatına vermeni ister.

Ama karşılığında para değil,
çok daha kıymetli bir şey kazandırır:

Bir insanın sana duyduğu güven.

Ve güven,
dünyadaki en ağır ve en onurlu emanettir.

Genç meslektaşım,

Beyaz önlüğünü sadece üniforma gibi giyme.
Onu bir vicdan elbisesi gibi taşı.

Çünkü sen sadece hastalık tedavi etmeyeceksin.
İnsana iyi geleceksin.

Ve unutma:

İyi doktor olmak başarıdır.
İyi insan kalabilmek ise erdemdir.

Mesleğini sanat inceliğinde,
insan sevgisi derinliğinde yaşa.
“Hekimlik; bilimin aklıyla, insanlığın kalbiyle yapılan bir sanattır.”
Vesselam….

11/03/2026

Grip Nasıl Kalp Krizi Yapar?

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.


www.yusufkalko.com
WhatsApp destek hattı:
0090 552 324 45 41 - 0090 552 324 45 43
DAS YAŞAM MERKEZİ Beylikdüzü - İstanbul
YouTube: https://bit.ly/3yBklA0
Youtube sayfanın adı :prof.dr.yusuf kalko

Aile: Türk Örf ve Adetlerinde Sessiz KaleBir milleti ayakta tutan sadece ekonomisi değildir.Ne ordusu, ne teknolojisi, n...
10/03/2026

Aile: Türk Örf ve Adetlerinde Sessiz Kale

Bir milleti ayakta tutan sadece ekonomisi değildir.
Ne ordusu, ne teknolojisi, ne de siyaseti…

Bir milleti asıl ayakta tutan şey,
sofrasıdır.
Türk örf ve adetlerinde aile sadece bir ev değildir.
Bir mekteptir.
Bir terbiyedir.
Bir sığınaktır.

Bizde “ev” dört duvar değildir.
“Ocak”tır.
Ocağın tütmesi berekettir.
Ocağın sönmesi sadece maddi değil, manevi kayıptır.

Rahmetli büyüklerimiz “Evladım, aileyi koru” derken
sadece nikâhı kastetmezlerdi.
Hürmeti kastederlerdi.
Sabri kastederlerdi.
Fedakârlığı kastederlerdi.

Bizim kültürümüzde büyüklerin eli öpülür.
Bu bir formalite değildir.
Bu, “Sen tecrübesin” demektir.

Bizde bayram sabahları sadece şeker toplanmaz.
Kırgınlıklar toplanır, barışa bırakılır.

Bizde cenazeye herkes gider.
Çünkü acı paylaşılırsa hafifler.

Bizde düğün sadece iki kişinin mutluluğu değildir.
Bir mahallenin sevincidir.

İşte bu yüzden aile, bu milletin sessiz kalesidir.

Bugün dünya bireyselleşiyor.
“Ben” büyüyor, “biz” küçülüyor.
Ama biz “biz” demeyi bilen bir milletiz.

Türk örfünde aile;
annenin duasıdır,
babanın alın teridir,
ninenin hikâyesidir,
dedenin nasihatidir.

Bir çocuk ilk ahlak dersini evde alır.
Paylaşmayı evde öğrenir.
Saygıyı evde öğrenir.
Sabretmeyi evde öğrenir.

Eğer aile zayıflarsa,
toplum zayıflar.
Toplum zayıflarsa,
devlet yorulur.

Ama aile güçlüyse,
millet yıkılmaz.

Elbette her şey mükemmel değil.
Her ev kusursuz değil.
Ama mesele kusursuzluk değil.
Bağdır.

Bugün gençler hızlı bir dünyada savrulurken,
onları dengede tutacak yer yine ailedir.

Bir sofrada telefonların susması,
bir babanın “Otur konuşalım” demesi,
bir annenin “Ben yanındayım” demesi…

İşte asıl sosyal güvenlik budur.

Sessiz çoğunluk burada da var Üstad.
Sabah işe giden babalar.
Gece dua eden anneler.
Evladının geleceği için kendi hayalinden vazgeçenler.

Onlar manşet olmaz.
Ama millet onların omzunda durur.

Ve biz şunu unutmayacağız:

Bir ülkenin en güçlü savunma hattı,
sınırları değil,
aile yapısıdır.

Türk örf ve adetleri bize şunu öğretir:
Aileyi koru ki,
gelecek seni korusun.
Vesselam…

10/03/2026

"Kalp Krizinden 30 Dakika Sonra Kalp Hücreleri Ölmeye Başlıyor"

Kaçıranlar ve yeniden izlemek isteyenler için tekrardan paylaşıyoruz.
Herkese iyi günler. 😊
We share it with you again for those who missed it and want to watch it again.
Have a good day. 😊
Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

www.yusufkalko.com
WhatsApp destek hattı:
0090 552 324 45 41
DAS YAŞAM MERKEZİ
YouTube:
https://bit.ly/3yBklA0

Teknoloji ve İnsan KalbiDünya yeni bir eşiğe geldi.Artık makineler düşünüyor.Algoritmalar karar veriyor.Yapay zekâ yazıy...
09/03/2026

Teknoloji ve İnsan Kalbi
Dünya yeni bir eşiğe geldi.
Artık makineler düşünüyor.
Algoritmalar karar veriyor.
Yapay zekâ yazıyor, çiziyor, teşhis koyuyor, yön veriyor.
Ama bir soru hâlâ cevapsız:
Kalbi kim yönetecek?
Teknoloji hızdır.
İnsan ise derinlik.
Bugün bir çocuk dünyayı avucunun içinde tutuyor.
Bir doktor saniyeler içinde binlerce makaleye ulaşıyor.
Bir yatırımcı tek tuşla küresel piyasaya giriyor.
Bu muazzam bir güç.
Ama güç, yönsüz kalırsa tehlikedir.
Yapay zekâ doğruyu hesaplayabilir.
Ama adaleti hissedemez.
Veri analiz edebilir.
Ama merhamet üretemez.

Bir hastanın laboratuvar sonuçlarını yorumlayabilir.
Ama o hastanın korkusunu anlayamaz.
İşte burada insan kalbi devreye girer.
Teknoloji bizim düşmanımız değil.
Ama bizim yerimize geçecek bir otorite de değil.

Bir ülkenin geleceği artık sadece sanayiyle değil,
dijital aklıyla da ölçülüyor.
Ama o dijital aklı yönlendirecek olan şey
ahlaktır.
Bugün dünyanın sorunu teknoloji eksikliği değil.
Vicdan eksikliği.
Bilgi çoğaldı.
Hikmet azaldı.

Bağlantı arttı.
Bağ zayıfladı.

Bir aile aynı masada oturuyor ama herkes ayrı bir ekrana bakıyor.
Bir genç binlerce takipçiye sahip ama derin bir yalnızlık yaşıyor.

Bizim meselemiz teknolojiyi reddetmek değil.
Onu insanlaştırmak.
Yapay zekâ üretelim.
Ama insanı küçültmeyelim.

Dijitalleşelim.
Ama değerlerimizi silmeyelim.
Veriye güvenelim.
Ama kalbimizi kapatmayalım.
Belki de yeni çağın en büyük devrimi
yüksek teknoloji değil,
yüksek ahlak olacak.
Çünkü algoritmalar dünyayı hızlandırabilir,
ama insan kalbi dünyayı iyileştirir.

Sessiz çoğunluk yine bağırmıyor.
Ama evinde çocuğuna değer öğretiyor.
İşinde dürüst kalmaya çalışıyor.
Ekranların arasında insan kalmayı sürdürüyor.

Gelecek makinelerle kurulacak olabilir.
Ama o geleceğin ruhunu
insan belirleyecek.

Ve biz şunu unutmamalıyız Üstad:

Bir toplumun asıl ilerlemesi
çip hızında değil,
vicdan derinliğinde ölçülür.
Vesselam…..

Address

Brand İstanbul Park Büyükşehir Mahallesi Beylikdüzü Caddesi B Blok Kat : 7 D:53 Beylikdüzü/İstanbul, , WhatsApp +905523244543
Beylikdüzü
34520

Opening Hours

Monday 08:00 - 18:00
Tuesday 08:00 - 18:00
Wednesday 08:00 - 18:00
Thursday 08:00 - 18:00
Friday 08:00 - 18:00
Saturday 08:00 - 18:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Prof. Dr. Yusuf KALKO posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Prof. Dr. Yusuf KALKO:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category