15/03/2026
Aslında üzüntü akılla yönetilen bir duygu değildir. Üzüntü, insanın değer verdiği yerle kurduğu bağdan doğar. Bu yüzden duyguyla temasta kalmak; onu fark etmek, kabul etmek ve ifade edebilmek psikolojik iyilik için çok önemlidir. Ama hayatın içinde pek çok insanla etkileştiğimiz bir dönemde başka bir soruyu da sormak faydalı olabilir: Bu hissettiğim üzüntüyü bana hissettiren kim? Kim için günlük hayatımdan oluyor ve bu duygunun içinde kayboluyorum? Çünkü neye ne kadar üzüldüğümüz, çoğu zaman kime ne kadar değer verdiğimizle paraleldir. Bazen verdiğimiz anlam büyür, yük büyür ve duygularımız da onunla birlikte ağırlaşır. “Akıllı üzülmek” belki tam olarak doğru bir kavram değildir. Ama üzüntümüzün miktarına ve kime yöneldiğine bakmayı hatırlatabilir. Gerçekten değer verdiğimiz bir şey için mi üzülüyoruz, yoksa verdiğimiz değerin çok ötesinde bir duygusal yük mü taşıyoruz? Bazen “akıllı üzülmek”, duyguyu bastırmak için değil, içinde bulunduğumuz duruma bir el freni çekip neye ve kime ne kadar anlam verdiğimizi yeniden görebilmek içindir.
Foto: Red Alert
The Guardian, 2000 (Brighton)