Doçent Dr. Bahar Köse

Doçent Dr. Bahar Köse Doçent Dr. Bahar Köse’nin paylaşım sayfası Bugün özellikle Psikesinema ve Psikeart dergilerinin düzenli yazarlarından biridir.

Klinik Psikolog Dr. Bahar Köse Karaca, lisansını ODTÜ psikoloji bölümünde, yüksek lisans ve doktorasını da yine aynı bölümde Klinik Psikoloji Programına devam ederek tamamlamıştır. Kendisi, Türkiye’deki eğitmenlerden sonra, Uluslararası Şema Terapi Derneği’nden (ISST) onaylı ilk şema terapisti olmuş, daha sonra devam ettiği teorik ve süpervizyon süreçleri kapsamında ISST’den onaylı Şema Terapi Eğitmeni ve Süpervizörü olmaya hak kazanmıştır. Bu zamana kadar Şema Terapi alanında pek çok tez, araştırma, makale ve kitap bölümlerinde yazarlık, editörlük, hakemlik ve danışmanlık yapmıştır. Yanı sıra, ulusal ve uluslararası pek çok kongre ve konferansta şema terapiyle ilgili bildiri sunmuştur. ODTÜ’deki doktora eğitimi sırasında süpervizyonun nasıl verilmesi gerektiğine dair, süpervizör olmakla ilgili de özel bir eğitim aşamasından geçmiştir. 2007’den beri ODTÜ Klinik Yüksek Lisans Programı, Arel Klinik Psikoloji Doktora Programı, İTÜ Uygulamalı Psikoloji Programı gibi çeşitli üniversitelerin klinik programlarında araştırma görevlisi ve öğretim üyesi olarak şema terapi ve süpervizyon dersleri vermiştir. Halen İstanbul Rumeli Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programında doktor öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Aynı zamanda İstanbul Gayrettepe’deki ofisinde uzun yıllardır şema terapiyle kronik problemler yaşayan kişilerle bireysel ve yetişkin odaklı görüşmeler yapmaktadır. Özellikle 20 yaş ve üzeriyle çalışan Köse Karaca’nın çalıştığı konular kronik depresyon ve kaygı bozuklukları, kişilik bozuklukları, psikosomatik yakınmalar, yas, öfke ve stres ile baş edebilmek, kronik ilişki problemleri ve kişisel farkındalık üzerinedir.

Aslında üzüntü akılla yönetilen bir duygu değildir. Üzüntü, insanın değer verdiği yerle kurduğu bağdan doğar. Bu yüzden ...
15/03/2026

Aslında üzüntü akılla yönetilen bir duygu değildir. Üzüntü, insanın değer verdiği yerle kurduğu bağdan doğar. Bu yüzden duyguyla temasta kalmak; onu fark etmek, kabul etmek ve ifade edebilmek psikolojik iyilik için çok önemlidir. Ama hayatın içinde pek çok insanla etkileştiğimiz bir dönemde başka bir soruyu da sormak faydalı olabilir: Bu hissettiğim üzüntüyü bana hissettiren kim? Kim için günlük hayatımdan oluyor ve bu duygunun içinde kayboluyorum? Çünkü neye ne kadar üzüldüğümüz, çoğu zaman kime ne kadar değer verdiğimizle paraleldir. Bazen verdiğimiz anlam büyür, yük büyür ve duygularımız da onunla birlikte ağırlaşır. “Akıllı üzülmek” belki tam olarak doğru bir kavram değildir. Ama üzüntümüzün miktarına ve kime yöneldiğine bakmayı hatırlatabilir. Gerçekten değer verdiğimiz bir şey için mi üzülüyoruz, yoksa verdiğimiz değerin çok ötesinde bir duygusal yük mü taşıyoruz? Bazen “akıllı üzülmek”, duyguyu bastırmak için değil, içinde bulunduğumuz duruma bir el freni çekip neye ve kime ne kadar anlam verdiğimizi yeniden görebilmek içindir.



Foto: Red Alert
The Guardian, 2000 (Brighton)

BİR KADIN NASIL KENDİNİ UNUTUR?Bir kadın nasıl kendini kaybeder?Bir kadın nasıl yok olur?Çoğu zaman cevap aynıdır.Bir ba...
08/03/2026

BİR KADIN NASIL KENDİNİ UNUTUR?
Bir kadın nasıl kendini kaybeder?
Bir kadın nasıl yok olur?
Çoğu zaman cevap aynıdır.
Bir başkasının gölgesinde kaldığında,
bir başkasının hükmüne teslim olduğunda,
yönünü bir başkasının beklentileriyle
bulmaya başladığında artık kendi sesini duyamaz,
kendine ulaşamaz.
Ama bir kadın kendini bir kez
HATIRLADIĞINDA
dünya eskisi gibi kalmaz.
Kendini bulan bir kadını artık kimse susturamaz,
kimse unutturamaz.
8 Mart Dünya Kadınlar Günümüz kutlu olsun!

Hız, çoğu zaman bir kaçıştır. Duygudan, belirsizlikten, beklemekten. Yavaşlık ise cesarettir kimi zaman. Bir duygunun iç...
15/02/2026

Hız, çoğu zaman bir kaçıştır. Duygudan, belirsizlikten, beklemekten. Yavaşlık ise cesarettir kimi zaman. Bir duygunun içinde kalabilmek, hemen çözmeye çalışmadan,
hemen anlamlandırmadan, hemen kaçmadan. Yavaş olmak tembellik değildir. Kontrolü bırakmayı öğrenmektir.
Her şeyi yetiştirmek zorunda olmamaktır. Her şeye yetişememeyi tolere edebilmektir. Çünkü hayat, hızlanarak değil, durup hissederek derinleşir. Ve bundandır bazen en büyük ilerleme, yavaşlayabildiğin anda başlar. Belki de kaçırdığını sandığın şey, tam da ilk kez gerçekten yaşadığındır.

̇şi̇selgeli̇şi̇m

Artık sevgi bir tutunma aracı değil, varlığına güzel bir eşlikçi olduğunda..       ̇lişki
14/02/2026

Artık sevgi bir tutunma aracı değil, varlığına güzel bir eşlikçi olduğunda..

̇lişki

Hayatta, bir sorumluluk almayan, kaçan, bir sorun çıktığında hep bir başkasını suçlayan, öz eleştiriyle teması olmayan i...
09/02/2026

Hayatta, bir sorumluluk almayan, kaçan, bir sorun çıktığında hep bir başkasını suçlayan, öz eleştiriyle teması olmayan insanlar vardır. Bir de fazlaca sorumlu hissedenler… Her şeyi tek başına üstlenen, her boşluğu kendi gücüyle kapatmaya, onarmaya çalışanlar. Zayıflığı, ihtiyaç duymayı, kontrolü kaybetmeyi tehdit gibi algılayanlar. İkinciler çoğu zaman “güçlü” diye alkışlanır. Dayanıklı, becerikli, toparlayıcıdırlar.. Ama kimse onlara ne zamandır yorulduklarını sormaz. Ne zamandır kimseye yaslanmadıklarını. Ne zamandır “ben de yorgunum” demediklerini. Oysa bu bir güç gösterisi değildir. Bu denli sorumluluk almak çoğu zaman çok eski bir hayatta kalma biçimine dayanır. Bir zamanlar dağılmanın tehlikeli olduğu, kimsenin tutmadığı bir yerde ayakta kalmanın tek yolu olduğu için öğrenilmiştir ve kişi böyle yaşadıkça git gide kendinden uzaklaşır.
Ve insan bazen kendini geri almak için her şeyi bir arada tutmayı bırakmak zorundadır. Her yükü sahiplenmemeyi, her sonucu yönetmemeyi, herkesi kurtarmamayı… Bu iş de olabilir, bir ilişki de, günlük hayatın kendisi de. Elden gelen yapılmıştır artık. Ve söylenecek bellidir:
“Benden bu kadar.
Gittiği yere kadar.”

Hayatta, bir sorumluluk almayan, kaçan, bir sorun çıktığında hep bir başkasını suçlayan, öz eleştiriyle teması olmayan i...
09/02/2026

Hayatta, bir sorumluluk almayan, kaçan, bir sorun çıktığında hep bir başkasını suçlayan, öz eleştiriyle teması olmayan insanlar vardır. Bir de fazlaca sorumlu hissedenler… Her şeyi tek başına üstlenen, her boşluğu kendi gücüyle kapatmaya, onarmaya çalışanlar. Zayıflığı, ihtiyaç duymayı, kontrolü kaybetmeyi tehdit gibi algılayanlar. İkinciler çoğu zaman “güçlü” diye alkışlanır. Dayanıklı, becerikli, toparlayıcı…
Ama kimse onlara ne zamandır yorulduklarını sormaz. Ne zamandır kimseye yaslanmadıklarını. Ne zamandır “ben de yorgunum” demediklerini. Oysa bu bir güç gösterisi değildir. Bu denli sorumluluk almak çoğu zaman çok eski bir hayatta kalma biçimine dayanır. Bir zamanlar dağılmanın tehlikeli olduğu, kimsenin tutmadığı bir yerde ayakta kalmanın tek yolu olduğu için öğrenilmiştir ve kişi böyle yaşadıkça git gide kendinden uzaklaşır.
Ve insan bazen kendini geri almak için her şeyi bir arada tutmayı bırakmak zorundadır. Her yükü sahiplenmemeyi, her sonucu yönetmemeyi, herkesi kurtarmamayı… Bu iş de olabilir, bir ilişki de, günlük hayatın kendisi de. Elden gelen yapılmıştır artık. Ve söylenecek bellidir:
“Benden bu kadar.
Gittiği yere kadar.”

.“Kötü bir şey oluyorsa, suç bendedir.” Bu bir gerçeklik değil, erken dönemde yapılmış bir çıkarımdır. Ve çoğu zaman bir...
04/02/2026

.
“Kötü bir şey oluyorsa, suç bendedir.” Bu bir gerçeklik değil, erken dönemde yapılmış bir çıkarımdır. Ve çoğu zaman bir çocukluk koruma refleksidir. Çünkü çocuk için, kötü davranıldığında suç ebeveyndeyse, dünya güvensiz ve tehditkâr olur. Suç kendindeyse, bir şey yapılabilir, ayakta kalınabilir. Çünkü “suçluyum” demek, “çaresizim” demekten daha katlanılabilirdir. Daha kontrol edilebilir, daha güvenlidir. Ve yıllar sonra, yetişkin olduğunda, her şey ters gittiğinde ilk refleksin kendine dönüyorsa bu, belki de her şeyden aşırı sorumlu hissetmenle ilgili değil, hayatta kalmayı öğrenmiş bir çocuğun sesidir.

̇şi̇selgeli̇şi̇m

.Oysa bazı insanlar hayatımıza kalmak için değil,neyi aradığımızı hatırlatmak için girer.. Çünkü bazen bazı karşılaşmala...
03/02/2026

.
Oysa bazı insanlar hayatımıza kalmak için değil,
neyi aradığımızı hatırlatmak için girer.. Çünkü bazen
bazı karşılaşmalar birine kavuşmak için değil,
kendine varmak için ortaya çıkar.. Ve kendine
varabilmenin bedeliyse, bazen bir başkasını
kaybetmekten geçer..

̇şi̇selgeli̇şi̇m

.Yanlışın tam tersi de her zaman doğru değildir aslında.. Çocukken alamadığın fedakarlığı partnerine sınırsızca sunduğun...
28/01/2026

.
Yanlışın tam tersi de her zaman doğru değildir aslında.. Çocukken alamadığın fedakarlığı partnerine sınırsızca sunduğunda, ona bir çocuk gibi davrandığında.. Koşulsuz sevgi ve kabul görmediğin için çocuğuna hiç sınır koymadığında.. Zamanında sesini çıkaramadığın öfkesiyle korkutan babandan kalanlarla, bugün her fikrine katılmayana öfke kustuğunda.. Ve günün sonunda, fark etmeden çocuklukta alamadıklarının hesabını bugünün ilişkilerinde kesmeye çalıştığında..

̇şi̇selgeli̇şi̇m

Kayıp sandığın şey başkası değil. Kaybettiğin, kendinle temassız yaşadığın yılların.. Hep güçlü olmak zorunda kaldığın, ...
25/01/2026

Kayıp sandığın şey başkası değil. Kaybettiğin, kendinle temassız yaşadığın yılların.. Hep güçlü olmak zorunda kaldığın, pek çok duyguyu taşıyıp kendin için orada olmadığın, ihtiyacını değil sorumluluğu seçtiğin, kendinden kaçtığın zamanların… Bundandır içinde bir acı yük. Ve ne yaşadığın değil asıl mesele. Bu defa hesap başka: kendi’ni ne kadar yaşadığın..

Resim: A Lady in Black (about 1925) – F. C. B. Cadell
yüzleşme

2026 Yılı Şema Terapi Online Uluslararası Sertifikasyon Eğitimi Temmuz dönemi kayıtları başladı. Eğitmen: Doç. Dr. Bahar...
06/01/2026

2026 Yılı Şema Terapi Online Uluslararası Sertifikasyon Eğitimi Temmuz dönemi kayıtları başladı.

Eğitmen: Doç. Dr. Bahar Köse (ISST Eğitmeni ve Süpervizörü)
Tarih: 9-10-11 Temmuz 2026 (Perşembe-Cuma-Cumartesi)
23-24-25 Temmuz 2026 (Perşembe-Cuma-Cumartesi)
Zoom Online Meeting Platformu
Kontenjan 20 kişi ile sınırlıdır.

Bu eğitim, Şema Terapi alanında uluslararası sertifikasyon almak isteyen profesyoneller için düzenlenmektedir. Klinik Psikologlar (Psikoloji veya PDR lisans mezunu olup Klinik Psikoloji yüksek lisansını tamamlamış olanlar) ve Psikiyatri uzmanları katılabilir. Başvurular sırasında lisans ve yüksek lisans diplomalarının ibraz edilmesi gerekmektedir.

Eğitim Süresi: 6 gün toplam 42 saat (25 saati teorik, 17 saati uygulamalı), yoğun uygulama öğretilecek bir program olacaktır
Saatler: 09.30 – 17.30

Eğitim İçeriği:
• Şema Terapi’ye giriş ve temel kavramlar
• Değerlendirme ve terapi sürecinin başlangıç aşaması
• Bilişsel stratejiler
•. Yaşantısal teknikler
• Davranışsal stratejiler
•. Terapi ilişkisi
• Şema Terapi’de Kişilik Bozuklukları ile çalışmak

Bu alanda kendini geliştirmek ve uluslararası sertifikasyon sürecine adım atmak isteyen uzmanlar için kapsamlı bir eğitim programı sunulacaktır.

Detaylı Bilgi ve Online Kayıt Formu: https://www.baharkose/egitim/

Başvuru: Yönetici Asistanı Dilara Erdağ
İletişim: 0532 4849686/ sematerapiegitim@gmail.com

şematerapieğitimi sematerapi psikoterapieğitim onlineeğitim pdr psikiyatrist psikiyatri psikolojikdanışmanlık ram sematerapiegitimi schematherapy süpervizyon terapist izmirpsikolog ankarapsikolog istanbulpsikolog bursapsikolog psikoterapist danışmanlıkmerkezi baharkose baharköse psikoloji kişilikbozuklukları klinikpsikoloji internationalsocietyofschematherapy

Niyet etmek, kafaya koymak, inadına yaşamak… Bir bilebildiklerin, bir zannettiklerin, bir bu kez bilmediğin kategoriden ...
31/12/2025

Niyet etmek, kafaya koymak, inadına yaşamak… Bir bilebildiklerin, bir zannettiklerin, bir bu kez bilmediğin kategoriden denk geldiklerin.. Artık bambaşka, zor koşullardan bir dönemde, bambaşka kötülüklere şahitlik ederken, evvelinden başka bir yere gelindiğini tüm benliğinle anladıkların.. Kontrol ettim sandıkların, ıskalayıp kaçırdıkların, konunun kimi zaman senden daha çok, kimi zamansa senle bağlantısının hiç yok olduğunu anladıkların.. Ama bir mücadele, bir tane daha, bir tane daha derken kim bilir kaç kere elinde olmadan, hissetmekte geç kaldıkların, kendine borçlu kaldıkların.. Çözmeye çalışmaktan yoruldukların, korkuların, yüzleştikçe kendinle dürüstlükle tek tek kimin ne olduğuna daha gerçek bir yerden bakışların.. Artık kendi hakkına da akmak isteyen gözyaşına da sahip çıkışların… Ve bir yıl daha bitiyor, sağlığa şükranla, elimizde olanın varlığına şükranla, mutlu geçirebildiğimiz her ana şükranla, bunca koşulun bozmak için çabaladığı bu zamanlarda insan olarak kalıp hayata olan inancı artıran o insanlara şükranla.. Yeni yılda ama mutluluk, insanlık, hakkaniyet ama afiyet, duyarlılık, özen ama cesaret, saygı, beraberlik ama tutku, çok sevmek.. Dileklerimiz ve şükranla.

Address

NowBomonti Plaza Cumhuriyet Mah. Yeniyol 1 Sok. No: 2, 7. Kat Bağımsız Bölüm 59 Bomonti Şişli Istanbul
Istanbul
34380

Opening Hours

Monday 10:00 - 20:00
Tuesday 10:00 - 20:00
Wednesday 10:00 - 20:00
Thursday 10:00 - 20:00
Friday 10:00 - 20:00

Telephone

+905324849686

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Doçent Dr. Bahar Köse posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Doçent Dr. Bahar Köse:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram