Prof. Dr. Mustafa Can Koşay

Prof. Dr. Mustafa Can Koşay Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı

Sırt ağrısı, özellikle ergenlik döneminde ve yetişkinlerde sık görülen bir şikayettir ve çoğu zaman duruş bozukluğu, kas...
09/01/2026

Sırt ağrısı, özellikle ergenlik döneminde ve yetişkinlerde sık görülen bir şikayettir ve çoğu zaman duruş bozukluğu, kas yorgunluğu veya uzun süreli yanlış oturma alışkanlıklarıyla ilişkilidir.

📌 Ancak ağrı uzun süredir devam ediyorsa ve günlük yaşamı etkilemeye başladıysa altta yatan yapısal bir omurga problemi, özellikle kifoz (omurganın öne doğru artmış eğriliği) açısından değerlendirilmesi gerekebilir.

Kifoz, sırt bölgesinde normalden fazla öne doğru eğrilik oluşmasıyla karakterizedir. Özellikle büyüme çağındaki çocuk ve ergenlerde görülen Scheuermann kifozu, uzun süreli sırt ağrısı, omuzlarda öne düşüklük ve kambur duruşla kendini gösterebilir. Erişkinlerde ise osteoporoz, travmalar veya dejeneratif omurga hastalıkları kifoz gelişimine zemin hazırlayabilir.

👉 Uzun süren sırt ağrısının kifozla ilişkili olabileceğini düşündüren bazı ipuçları vardır. Duruş bozukluğunun giderek belirginleşmesi, sırt bölgesinde sertlik hissi, öne eğilmekte zorlanma ve ağrının istirahatle tam olarak geçmemesi bu belirtiler arasında sayılabilir. Bu tür şikayetler varlığında yalnızca ağrıya yönelik tedavilerle yetinmek yerine, omurganın yapısal olarak değerlendirilmesi önemlidir.

🌿 Erken dönemde yapılan ortopedik değerlendirme, kifozun ilerlemesini önlemek ve yaşam kalitesini korumak açısından büyük önem taşır. Bu nedenle uzun süren sırt ağrısı şikayeti olan bireylerin bir ortopedi uzmanına başvurması önerilir.

⚠️ Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için hekiminize başvurunuz.

•••
👨‍⚕️Prof. Dr. Mustafa Can Koşay
📞+(90) (541) 910 39 09
☎️+(90) (232) 463 14 73
🌐www.cankosay.com
📩kosaycan@gmail.com
📍Konak/İzmir
•••

Gelişimsel kalça displazisi (kalça çıkığı), ideal olarak yenidoğan döneminde tanı konulması gereken bir ortopedik proble...
05/01/2026

Gelişimsel kalça displazisi (kalça çıkığı), ideal olarak yenidoğan döneminde tanı konulması gereken bir ortopedik problemdir. Ancak bazı çocuklarda tanı gecikebilir ve kalça çıkığı 1 yaşından sonra fark edilebilir.

✔ 1 yaşından sonra kalça çıkığı saptanan çocuklarda, basit bandaj veya atel yöntemleri genellikle yeterli olmaz. Çünkü bu dönemde kalça eklemi ve çevre yumuşak dokular daha sert hale gelmiştir. Bu nedenle tedavide öncelikle kalça ekleminin yerine oturtulup oturtulamayacağı değerlendirilir.

🔹 Tedavinin ilk aşamasında, uygun hastalarda kapalı yöntemle (ameliyatsız) kalçanın yerine oturtulması denenebilir.

🔹 Kapalı yöntemle yeterli sonuç alınamayan veya kalça ekleminin yerine oturtulamadığı durumlarda açık cerrahi gündeme gelir. Açık ameliyat sırasında, kalçanın yerine oturmasını engelleyen yapılar düzeltilir ve gerekirse kemik düzeltme ameliyatları (osteotomi) yapılır. Bu cerrahi işlemler, kalça ekleminin uzun vadede sağlıklı gelişimini desteklemeyi amaçlar.

1 yaşından sonra fark edilen kalça çıkığında tedavi mümkündür; ancak süreç daha uzun ve yakından takip gerektiren bir yol izler.

⚠️ Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için hekiminize başvurunuz.

•••
👨‍⚕️Prof. Dr. Mustafa Can Koşay
📞+(90) (541) 910 39 09
☎️+(90) (232) 463 14 73
🌐www.cankosay.com
📩kosaycan@gmail.com
📍Konak/İzmir
•••

Sağlıkla, umutla ve huzurla dolu bir yılı geride bırakırken 2026’nın hepimize önce sağlık, sonra da sevdiklerimizle geçi...
30/12/2025

Sağlıkla, umutla ve huzurla dolu bir yılı geride bırakırken 2026’nın hepimize önce sağlık, sonra da sevdiklerimizle geçireceğimiz mutlu anlar getirmesini diliyorum.

Tüm hastalarıma, meslektaşlarıma ve bu yolda birlikte yürüdüğümüz herkese teşekkür ederim. Yeni yılda da sağlığınız için buradayım.

26/12/2025

Topuk dikeni, ayak tabanındaki plantar fasya adlı yapının topuk kemiğine yapıştığı noktada iltihaplanması ve zamanla bu bölgede kalsiyum birikerek kemiksi bir çıkıntı oluşması durumudur. Genellikle sabah yataktan kalkınca atılan ilk adımlarda ya da uzun süre ayakta kalındığında topuğun altında bıçak saplanır gibi bir ağrı ile kendini gösterir.

👉Tedavide ilk adım her zaman ameliyatsız yöntemlerdir. Dinlenme, uygun tabanlık kullanımı, germe egzersizleri ve topuk bölgesine yapılan soğuk uygulamalar ilk basamaktır. Gerekirse anti-inflamatuar ilaçlar ve fizik tedavi programları da eklenir. Ayrıca, son yıllarda ESWT (şok dalga tedavisi) gibi girişimsel olmayan yöntemler de etkili sonuçlar vermektedir.

🔺Eğer bu yöntemlerle 6 aydan uzun süre ağrı kontrol altına alınamıyorsa topuk dikeni enjeksiyonları veya nadiren cerrahi müdahale gündeme gelebilir. Ancak bu karar çok dikkatli verilmelidir çünkü sorun genellikle yumuşak dokuda başlar, kemiğin kendisi ikinci plandadır.

Topuk dikeni yaygın ama doğru yönetildiğinde çoğunlukla ameliyatsız çözülebilen bir ortopedik problemdir. Kalıcı hale gelmemesi için erken dönemde tanı konulması ve uygun yaşam alışkanlıklarının kazandırılması önemlidir.

"Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir."

•••
👨‍⚕️Prof. Dr. Mustafa Can Koşay
📞+(90) (541) 910 39 09
☎️+(90) (232) 463 14 73
🌐www.cankosay.com
📩kosaycan@gmail.com
📍Konak/İzmir
•••

Düz TabanlıkProf. Dr. Mustafa Can Koşay
24/12/2025

Düz Tabanlık

Prof. Dr. Mustafa Can Koşay

Düz Tabanlık ayağın alt kısmında bulunan ayak kemerinin olmaması veya az olmasına durumuna denmektedir. Çocuklarda sık görülen ortopedik durumlar arasında bulun

Doğuştan kalça çıkığı (gelişimsel kalça displazisi), yenidoğan döneminde saptanabilirse oldukça başarılı ve ameliyatsız ...
22/12/2025

Doğuştan kalça çıkığı (gelişimsel kalça displazisi), yenidoğan döneminde saptanabilirse oldukça başarılı ve ameliyatsız şekilde tedavi edilebilen bir durumdur. Ancak bu tedavide zamanlama kritik öneme sahiptir. Özellikle ilk 3 ay hem tanı hem de müdahale açısından belirleyici bir pencere sunar.

🔶Bu dönemde bebeğin kalça yapısı hala şekillenmeye açıktır. Eklem yüzeyleri yumuşaktır ve kalça yerine doğru şekilde yerleştirildiğinde doğal büyüme ile eklem kendiliğinden normale dönebilir. Bu, cerrahiye gerek kalmadan yalnızca özel bandajlar veya Pavlik bandajı gibi cihazlarla tedavi edilebileceği anlamına gelir.

🔶İlk 3 ayda tedavi başlandığında başarı oranı %90’ın üzerindedir. Ancak bu süre geçtikten sonra hem tanı gecikir hem de eklem yapısında kalıcı bozulmalar başlar. Bu da tedaviyi daha karmaşık hale getirir, hatta ilerleyen aylarda cerrahi müdahale gerekliliğini doğurabilir. Yani ne kadar erken müdahale edilirse kalçanın doğal gelişimine o kadar az müdahale gerekir.

❗❗Bu nedenle tüm yenidoğanların, özellikle risk faktörü olanların (ailede kalça çıkığı öyküsü, makat geliş, çoğul gebelik vb.) doğumdan sonraki ilk haftalarda mutlaka ortopedi doktoru tarafından kalça ultrasonuyla değerlendirilmesi gerekir.

"Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir."

•••
👨‍⚕️Prof. Dr. Mustafa Can Koşay
📞+(90) (541) 910 39 09
☎️+(90) (232) 463 14 73
🌐www.cankosay.com
📩kosaycan@gmail.com
📍Konak/İzmir
•••

Bel kayması (spondilolistezis), özellikle aktif spor yapan bireylerde nadir görülse de ciddi performans kayıplarına ve a...
19/12/2025

Bel kayması (spondilolistezis), özellikle aktif spor yapan bireylerde nadir görülse de ciddi performans kayıplarına ve ağrılara yol açabilir. Genellikle genç yaşta ve yoğun bel zorlanmasına maruz kalan sporcularda ortaya çıkar. En sık stres kırığına bağlı gelişir ve uzun süre fark edilmeyebilir.

👉Tanı konduktan sonra ilk adım her zaman konservatif (ameliyatsız) tedavidir. Fizik tedavi, core kaslarını güçlendirme, antrenman düzenlemeleri ve gerektiğinde geçici spora ara vererek istirahat gibi yaklaşımlar pek çok sporcu için yeterli olur. Bu sayede hem ağrı kontrol altına alınır hem de kayma ilerlemeden spor hayatına devam edilebilir.

👉Ancak bazı durumlarda, özellikle bel kayması derecesi yüksekse (genellikle %50 ve üzeri) ya da sinir köklerine baskı oluşmuşsa sporcu yoğun ağrı, bacaklarda uyuşma veya güç kaybı yaşamaya başlar. Bu gibi nörolojik bulgular cerrahi kararını hızlandırır. Aynı şekilde, konservatif yöntemlerle sonuç alınamayan ve performansını ciddi şekilde etkileyen kronik ağrılar da cerrahi gerektirebilir.

🍂Cerrahi kararı verirken sporcuya özel planlama yapılır. Hedef, sadece kaymayı düzeltmek değil, sporcunun sahalara sağlıklı bir şekilde dönebilmesini sağlamaktır. Cerrahi sonrası rehabilitasyon süreci bu nedenle en az ameliyat kadar önemlidir. Acele edilmeden kontrollü bir şekilde güçlenme ve denge programı uygulanmalıdır.

"Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir."

•••
👨‍⚕️Prof. Dr. Mustafa Can Koşay
📞+(90) (541) 910 39 09
☎️+(90) (232) 463 14 73
🌐www.cankosay.com
📩kosaycan@gmail.com
📍Konak/İzmir
•••

Serebral PalsiProf. Dr. Mustafa Can Koşay
17/12/2025

Serebral Palsi

Prof. Dr. Mustafa Can Koşay

Serebral Palsi, doğumun ilk aylarında, doğum öncesi veya doğum sırasında beynin hasar alması durumudur. Serebral Palsi, beyin felci olarak da bilinmektedir.

15/12/2025

Bacak eğrilikleri genellikle çocukluk veya ergenlik döneminde fark edilir. Ancak bazı hastalarımızda bu eğrilikler, ileri yaşlara kadar ya gözden kaçar ya da önemsenmez. Bize sık sorulan sorulardan biri şudur: “Bu yaşta fark ettiysek artık çok mu geç?” Cevabımız: Hayır, geç değil. Ama bazı gerçekleri bilmek gerekir.

🔺İleri yaşta fark edilen bacak eğrilikleri çoğu zaman zamanla ilerlemiş, kıkırdak yapısı yıpranmış, hatta eklemlerde kireçlenmeye yol açmış olur. Özellikle diz çevresindeki yük dağılımı bozulduğu için bu bölgedeki ağrı ve hareket kısıtlılığı ön plana çıkar. Bu noktada tanı artık sadece “bacak eğriliği” değil, beraberinde gelen fonksiyonel sorunları da içeren bir ortopedik tablo haline gelir.

Bu tür durumlarda amacımız sadece bacağı düzeltmek değil; hastanın günlük yaşam kalitesini artırmak, ağrıyı azaltmak ve ilerlemeyi durdurmaktır. Tedavi planı kişiye özeldir. Her hasta cerrahi aday değildir. Hafif eğriliklerde ve erken kıkırdak yıpranması durumlarında egzersiz, fizik tedavi, enjeksiyonlar ve bazı yardımcı cihazlarla (ortez, baston gibi) oldukça etkili sonuçlar alınabilir.

🌿Ancak eğriliğin derecesi fazlaysa, beraberinde dizde ciddi kireçlenme ya da yürüme bozukluğu varsa cerrahi müdahale gündeme gelir. Bu durumda düzeltici osteotomi ya da protez ameliyatları gibi seçenekleri değerlendiriyoruz. Buradaki temel hedef; estetik değil, fonksiyonel iyileşme sağlamaktır.

"Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir."

•••
👨‍⚕️Prof. Dr. Mustafa Can Koşay
📞+(90) (541) 910 39 09
☎️+(90) (232) 463 14 73
🌐www.cankosay.com
📩kosaycan@gmail.com
📍Konak/İzmir
•••

Skolyoz denince genellikle akla ergenlik döneminde başlayan omurga eğrilikleri gelir. Ancak skolyoz sadece gençlerde değ...
12/12/2025

Skolyoz denince genellikle akla ergenlik döneminde başlayan omurga eğrilikleri gelir. Ancak skolyoz sadece gençlerde değil, erişkinlerde de önemli bir sorun olarak karşımıza çıkar.

🔷Her erişkin skolyoz hastası ameliyat adayı değildir. Cerrahi kararı birçok faktöre bağlıdır ve yalnızca eğrilik açısına bakarak karar vermek doğru değildir. Biz ortopedi uzmanları, öncelikle hastanın yaşam kalitesine odaklanırız. Günlük aktiviteleri kısıtlayan, kalıcı ve giderek artan sırt-bel ağrıları, bacaklarda uyuşma veya güçsüzlük gibi nörolojik belirtiler varsa, cerrahi bir seçenek olarak değerlendirilir.

Omurga eğriliğinin derecesi elbette önemlidir. Genellikle 40–50 dereceyi aşan eğriliklerde ilerleme riski yüksektir. Ancak bazı hastalarda daha düşük dereceli skolyoz bile ciddi ağrılara ya da denge kaybına yol açabilir. Bu yüzden her hastanın klinik tablosunu ayrı ayrı değerlendirmek gerekir. Yani radyolojik bulgular ile hastanın şikayetleri arasında mutlaka bağ kurarız.

👉Cerrahiyi düşünmeden önce fizik tedavi, postür eğitimi, ağrı yönetimi ve günlük yaşam düzenlemeleri gibi konservatif yöntemler uygulanır. Bu yöntemlerle yeterli yanıt alınamıyorsa ve hasta yaşam kalitesinden ciddi şekilde ödün veriyorsa cerrahi gündeme gelir. Ameliyatla hem omurga eğriliği düzeltilir hem de sinir sıkışması gibi eşlik eden yapısal sorunlar giderilir.

"Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir."

•••
👨‍⚕️Prof. Dr. Mustafa Can Koşay
📞+(90) (541) 910 39 09
☎️+(90) (232) 463 14 73
🌐www.cankosay.com
📩kosaycan@gmail.com
📍Konak/İzmir
•••

Çarpık bacak hem estetik hem de fonksiyonel sorunlara yol açabilen bir iskelet sistemi problemidir. Özellikle diz çevres...
08/12/2025

Çarpık bacak hem estetik hem de fonksiyonel sorunlara yol açabilen bir iskelet sistemi problemidir. Özellikle diz çevresindeki açının normalden sapması zamanla eklem yüklerini dengesiz hale getirerek diz, kalça ve ayak bileğinde ağrılara, hatta erken kireçlenmeye yol açabilir. Bu nedenle sadece görüntü bozukluğu olarak değil, ortopedik bir sorun olarak da ele alınmalıdır.

👉Peki, bu durum her zaman ameliyat gerektirir mi?

✔️Cevap: Hayır, her çarpık bacak vakası ameliyatlık değildir. Özellikle büyüme çağındaki çocuklarda görülen çarpıklıkların önemli bir kısmı yaşla birlikte düzelebilir. Bu dönemlerde kemik gelişimini destekleyen egzersiz programları, özel tabanlıklar ve D vitamini desteği gibi yöntemlerle tedavi mümkündür. Ancak dikkatli takip gerekir çünkü bazı vakalarda durum kendiliğinden düzelmez ve ilerleyebilir.

🔺Erişkinlerde ise durum biraz daha farklıdır. Büyüme plakları kapandığı için kemik yapıda kendiliğinden düzelme beklenmez. Ancak bazı hafif vakalarda kas-iskelet sistemini dengeleyen özel egzersiz programları, ortezler (bacak destekleyici cihazlar) ve fizik tedavi uygulamaları ile fonksiyonel iyileşme sağlanabilir. Bu yöntemler özellikle ağrıyı azaltmak, diz ve kalça eklemlerine binen yükü dengelemek ve ilerlemeyi durdurmak açısından değerlidir.

Estetik kaygılarla gelen hastalarda, ameliyatsız yöntemlerin yeterli olmadığı durumlar olabilir. Bu noktada karar verirken sadece bacağın görünümünü değil, uzun vadeli eklem sağlığını da dikkate almak gerekir. Ameliyatsız yöntemler sonuç vermezse düzeltici osteotomi gibi cerrahi seçenekler gündeme gelir. Ancak her zaman önce en az girişimsel yöntemlerle başlamak en doğrusudur.

"Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir."

•••
👨‍⚕️Prof. Dr. Mustafa Can Koşay
📞+(90) (541) 910 39 09
☎️+(90) (232) 463 14 73
🌐www.cankosay.com
📩kosaycan@gmail.com
📍Konak/İzmir
•••

Hastalarımızın sıkça şikayet ettiği konulardan biri, uzun süre geçmeyen eklem şişlikleri. Özellikle yaş ilerledikçe diz,...
03/12/2025

Hastalarımızın sıkça şikayet ettiği konulardan biri, uzun süre geçmeyen eklem şişlikleri. Özellikle yaş ilerledikçe diz, el, kalça gibi yük taşıyan eklemlerde görülen bu şişlikler, sadece geçici bir zorlanma sonucu değil; altta yatan daha ciddi bir rahatsızlığın, örneğin osteoartritin (kireçlenmenin) belirtisi olabilir.

👉Osteoartrit, eklem kıkırdağının zamanla yıpranması ve incelmesi sonucu ortaya çıkan dejeneratif bir eklem hastalığıdır. Bu sürece eşlik eden vücut savunma mekanizmaları, eklem içinde sıvı artışına yol açabilir. Bu da dışarıdan bakıldığında şişlik olarak kendini gösterir. Şişlik her zaman ağrılı olmayabilir ama zamanla hareket kısıtlılığı, eklemde sertlik ve ağrıyla birlikte seyreder.

🔹Bir ortopedi uzmanı olarak biz, geçmeyen eklem şişliklerini yalnızca semptom olarak değil, bir uyarı sinyali olarak değerlendiririz. Şişliğin süresi, eşlik eden diğer semptomlar (ağrı, kızarıklık, ısı artışı), hastanın yaşı ve risk faktörleri (obezite, geçirilmiş eklem travmaları, aile öyküsü) tanı koymada yol göstericidir.

✔Tedavi yaklaşımımızda erken teşhis çok önemli. Çünkü osteoartrit ilerledikçe tedavi seçenekleri daralır. Hafif evrelerde egzersiz, kilo kontrolü, fizik tedavi ve ilaçlarla başarılı sonuçlar alabiliyoruz. Daha ileri evrelerde ise eklem içi enjeksiyonlar ya da cerrahi müdahale gündeme gelebiliyor.

"Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir."

•••
👨‍⚕️Prof. Dr. Mustafa Can Koşay
📞+(90) (541) 910 39 09
☎️+(90) (232) 463 14 73
🌐www.cankosay.com
📩kosaycan@gmail.com
📍Konak/İzmir
•••

Address

Izmir
35340

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Prof. Dr. Mustafa Can Koşay posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Prof. Dr. Mustafa Can Koşay:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category