Psikolog Sedef Yıldırım Saruhan

İşaret Dili Tercümanı-Eğitmeni
•Online danışmanlık
•Aile ve çift danışmanlığı
•WISC-IV (WÇZÖ-4) Çocuklar için zeka testi
•Çocuk Değerlendirme ve Dikkat Testleri
•Oyun Terapisi
•Çocuk ve Ergen Psikoterapisi

23 Nisan Özel Programı’nda buluşalım🥳🤍🇹🇷
19/04/2026

23 Nisan Özel Programı’nda buluşalım🥳🤍🇹🇷

13/04/2026
Bir ilişkiyi “sağlıklı” yapan şey, iki kişinin hiç kavga etmemesi ya da her konuda aynı düşünmesi değildir. Sağlıklı ili...
11/03/2026

Bir ilişkiyi “sağlıklı” yapan şey, iki kişinin hiç kavga etmemesi ya da her konuda aynı düşünmesi değildir. Sağlıklı ilişki, iki tarafın kendisi olabildiği, duygularının görünür olduğu ve ihtiyaçlarının saygıyla karşılandığı ilişkidir.
Yakınlık ile özgürlüğün, bağlılık ile bireyselliğin dengede olduğu bir bağ yapısıdır.

✔ Sağlıklı ilişkinin temel göstergeleri:
• Güven: Partnerinizin yanında “rol yapmadan” var olabiliyorsanız.
• Duygusal güvenlik: Duygularınızı söylediğinizde karşılık olarak yargı değil, anlama çabası görüyorsanız.
• Sınırlar: Her iki taraf da kendi sınırına ve diğerinin sınırına saygı duyuyorsa.
• İletişim: Tartışmalarda bile aşağılama, alay, suçlama yerine “çözüm arayışı” varsa.
• Eşitlik: Hem emek hem sorumluluk dengeli paylaşılıyorsa.
• Öz düzenleme: Birbirinizi eleştirmek yerine stres anlarında sakinleşmeye alan tanıyorsanız.
• Yakınlık: Fiziksel ve duygusal temasın doğal ve zorlanmadan kurulabildiği bir alan varsa.

👉 Sağlıklı ilişki, kusursuz ilişki değildir;
kırılmadan önce konuşabilmenin, konuşulduğunda onarılabilmenin ilişkisidir.

✔ Sağlıksız ilişkiyi ise genellikle şu işaretler belirler:
• Sürekli suçlayan iletişim
• “Yalnızca ben çabalıyorum” hissi
• Net olmayan sınırlar
• Duyguların görünmez kılınması
• Sürekli tetiklenme ve güvensizlik
• Yorgunluk veren bir yakınlık biçimi

👉 Bir ilişki size kendinizi “küçük, suçlu, yetersiz” hissettiriyorsa bu sevgi değildir.
Sevgi insanı hafifletir; sağlıklı ilişki ise güçlendirir.

👉 Duygusal yorgunluk, fiziksel yorgunluktan çok daha sessiz ilerler. Bedenin “dur artık” dediği anları fark edersiniz; a...
04/03/2026

👉 Duygusal yorgunluk, fiziksel yorgunluktan çok daha sessiz ilerler. Bedenin “dur artık” dediği anları fark edersiniz; ancak duygusal yorgunlukta sinyaller daha belirsizdir, daha içerden gelir ve çoğu zaman kişinin kendisi tarafından bile geç fark edilir.
Özellikle uzun süre güçlü görünmek, duyguları ertelemek ya da herkesten önce kendini susturmak duygusal tükenmenin en büyük sebeplerindendir.

✔ Duygusal yorgunluğu gösteren işaretler:
• Sabah kalkınca bile bitkin hissetmek
• Küçük şeylere aşırı tepki vermek ya da hiç tepki verememek
• Karar vermekte zorlanmak, her şeyi “erteleme” isteği
• İnsanlarla iletişim kurmakta isteksizlik
• Kendini sürekli boşlukta hissetme
• İç sesin sertleşmesi, “yine olmadı” düşüncesinin sıklaşması
• Keyif veren aktivitelerin bile ağır gelmesi
• Sosyal ilişkilerden çekilme ve yalnızlık isteği

👉 Duygusal yorgunluk sizi zayıf yapmaz;
uzun süredir kendi duygularınızı ikinci plana attığınızın işaretidir.

✔ Ne yapabiliriz?
• Kendinize yüklenen rolleri yeniden değerlendirin
• Dinlenmeyi “hak etmek” yerine bir ihtiyaç olarak görün
• Duygularınızı bastırmak yerine adlandırmayı deneyin
• Destek istemeyi güçsüzlük değil, olgunluk olarak kabul edin
• Her gün küçük bir “kendine alan” oluşturun

👉 Duygusal yorgunluk, dikkate alındığında iyileşmenin başlangıcıdır;
görmezden gelindiğinde ise birikerek ağırlaşır.

Reddedilme korkusu insanın en temel duygusal hassasiyetlerinden biridir. Çünkü kabul görmek, ait olmak ve değer görmek b...
28/02/2026

Reddedilme korkusu insanın en temel duygusal hassasiyetlerinden biridir. Çünkü kabul görmek, ait olmak ve değer görmek biyolojik olarak güvenlik hissinin temelidir.
Bu korku sağlıklı düzeydeyken bizi ilişkilerde özenli kılar; fazla olduğunda ise karar alma mekanizmamızı gölgeleyen güçlü bir filtreye dönüşür.

✔ Reddedilme korkusunun kararlara etkisi:
• Risk almaktan kaçınma
• Potansiyel fırsatları geri çevirme
• Hayır diyememe, aşırı uyum sağlama
• Kendini ifade etmekten çekinme
• Kararlarda “başkası ne düşünür?” kriterini öne koyma
• Kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atma
• İlişkide susma, geri çekilme veya sahte uyum

👉 Bu korku çoğu zaman “sevilmeme” değil, kaybı önceden tahmin ederek kendini koruma çabasıdır.
Zihin, reddedilme ihtimaline karşı “emin olmadığın hiçbir adımı atma” diye sinyal verir. Ama bu sinyal, kişinin yaşam alanını giderek daraltır.

✔ Bu korkuyu dönüştürmek için:
• Karara “Ben ne istiyorum?” sorusuyla başlamak
• Reddedilmenin kişiliğe değil, duruma ait olduğunu fark etmek
• Geçmiş deneyimlerin bugün üzerindeki etkisini anlamak
• Güvenli ilişkiler içinde kendini ifade etmeyi pratik etmek
• Küçük risklerle esneklik alanını genişletmek

👉 Reddedilmek bir kimlik kırılması değil;
insan olmanın doğal bir ihtimalidir.
Onu yönetmeyi öğrendiğinde, kararların korkudan değil;
gerçek ihtiyaçlarından doğmaya başlar.

Hepimizin içinde konuşan bir ses vardır. Ama o sesin gerçekten bize mi ait olduğu, yoksa geçmişten taşınan eleştirilerin...
25/02/2026

Hepimizin içinde konuşan bir ses vardır. Ama o sesin gerçekten bize mi ait olduğu, yoksa geçmişten taşınan eleştirilerin bir yankısı mı olduğu çoğu zaman fark edilmez.
İç ses kimi zaman destekler, sakinleştirir, yönlendirir;
kimi zaman da yargılar, küçültür, hata yapmaktan korkutur.

✔ İç sesin bize ait olmamasının en yaygın sebepleri:
• Çocukluk döneminde sık eleştirilmek
• “Hep daha iyisini yapmalısın” mesajlarıyla büyümek
• Hataların büyütülüp başarıların küçültüldüğü aile ortamı
• Aşırı kontrolcü, baskıcı ebeveyn modelleri
• Sevilmenin koşullu olduğu ilişkiler
• Travmatik deneyimler ve başarısızlık korkusu

👉 Bu nedenle kafamızdaki ses çoğu zaman şöyle fısıldar:
“Yetersizsin.”
“Dikkatli ol, hata yapma.”
“Kimse seni beğenmez.”
Ama o sesin kaynağı sen olmayabilirsin; geçmişte duyduğun, içselleştirdiğin ve kendi sesin sandığın bir iz olabilir.

✔ Kendi sesini bulmaya başlamak için:
• “Bu cümleyi ilk kimden duymuştum?” diye hatırla
• Eleştirel tonu fark edip durdur
• Daha şefkatli bir iç konuşma dene
• Kendine bir arkadaşına yaklaşır gibi yaklaş
• Gerçekten neye ihtiyacın olduğunu sor

👉 İç sesin dönüşmeye başladığında, yalnız düşüncelerin değil;
kendini taşıma biçimin, kararların ve ilişkilerin de dönüşür.

21/02/2026

Bir ilişki iyi gidiyorsa, seviliyorsak, değer görüyorsak ve her şey yolunda görünüyorsa—neden içimizde hafif bir tedirginlik belirir? Bu his, çoğu zaman partnerle ilgili değildir; zihnin geçmiş deneyimleriyle bugün arasında kurduğu bağlantının sonucudur.

Mutlu ilişkide bile tedirgin hissetmenin ardında birçok psikolojik neden olabilir:

• Güven duygusu geçmiş deneyimlerle şekillenir.
Eğer çocuklukta istikrarsız ilişkiler, terk edilme korkusu, eleştirel ebeveyn tutumları veya travmatik deneyimler yaşandıysa; beyin “mutluluk = tehlike geliyor” şeklinde koşullanmış olabilir.

• Yakınlık tetikleyici olabilir.
Sevilmek, değer görmek ve yakınlık kurmak bazı kişiler için güvenli değil, riskli hissedilir. Çünkü “yakınlık = incinme ihtimali” olarak kodlanmıştır.

• “Bu kadar iyi gidiyor, kesin bir şey olacak” düşüncesi bir savunma mekanizmasıdır.
Zihin, olası bir acıyı önceden tahmin ederek kendini korumaya çalışır. Bu da mutlu anlarda bile bir tetikte olma hâli yaratır.

• Özdeğer inançları ilişki deneyimini etkiler.
“Bu mutluluğu hak ediyor muyum?” ya da “Ya bir gün sıkılırsa?” gibi düşünceler, kişinin kendisiyle olan ilişkisinin izleridir.

• Duygusal regülasyon kapasitesi duyguların yoğunluğunu belirler.
Mutluluk, huzur, yakınlık gibi duygular bile yoğun geldiğinde kaygı yaratabilir. Sinir sistemi alışık olmadığı duyguları tehdit olarak algılayabilir.

• Gerçek riskten değil, öğrenilmiş korkulardan kaynaklanır.
Kişi aslında bugünün partnerine değil, geçmişin acılarına tepki verir.

Mutlu ilişkide tedirgin hissetmek sizi “problematik” yapmaz;
sadece kalbinizin geçmişten taşıdığı temkinli bölümleri olduğunu gösterir.
Bu farkındalık, hem iyileşmenin hem de ilişkide daha güvenli bağ kurmanın ilk adımıdır.

18/02/2026

Psk. Sedef Yıldırım Saruhan

Address

Camikebir Mahallesi 52/3 SK. No:22 Salihoğulları Apt. Kat:4 D:4 İzmir/Seferihisar
Izmir

Opening Hours

Monday 09:00 - 19:00
Tuesday 09:00 - 19:00
Wednesday 09:00 - 19:00
Thursday 09:00 - 19:00
Friday 09:00 - 19:00
Saturday 09:00 - 13:00

Telephone

+905524635035

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Psikolog Sedef Yıldırım Saruhan posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Psikolog Sedef Yıldırım Saruhan:

Share