Psikolog Cansu Akçay

Psikolog Cansu Akçay 🔸Çocuk | Ergen | Yetişkin Psikoterapisti
🔸Aile Danışmanı
🔸Oyun | EMDR Terapisti
🔸Aile Dizilimi

Herkesin baharı aynı anda gelmez. 🌸Hayatımızın büyük bir kısmını "Acaba geç mi kaldım?" endişesiyle harcıyoruz. Başkalar...
07/01/2026

Herkesin baharı aynı anda gelmez. 🌸

Hayatımızın büyük bir kısmını "Acaba geç mi kaldım?" endişesiyle harcıyoruz. Başkalarının başarı hikayelerini kendi hayatımızın eksiklikleri gibi okuyoruz.

Ama bir psikolog olarak şunu hatırlatmak isterim: Kıyaslama, mutluluğun hırsızıdır.

Tıpkı martta açan kirazla, eylülde ballanan üzüm gibi; hepimizin genetiği, çevresi, koşulları ve zamanlaması farklı. Bir başkasının "erken" başarısı, senin "geç" kaldığını göstermez. Sadece senin meyveni vermek için biraz daha güneşe, biraz daha yağmura, yani biraz daha zamana ihtiyacın olduğunu gösterir.

Kendine haksızlık etme. Sürecine saygı duy. 🌱

💭 Peki sen en çok hangi konuda kendini başkalarıyla kıyaslarken buluyorsun? Aşağıya bir 🍇 emojisi bırak ve kendi zamanına güvendiğini hatırla.

04/01/2026

📌 Yaşam, kesin cevaplardan çok sorularla ilerleyen bir süreçtir. Gelecek ise henüz şekillenmemiş; birçok ihtimali içinde barındıran bir alan olarak karşımızda durur. Karşımıza çıkan her olasılık, bizi bambaşka deneyimlere ve yönlere taşıyabilir.

İnsan zihni, belirsizlikle karşılaştığında geçmişte edindiği deneyimlere ve inançlara tutunarak anlam üretmeye çalışır. Bu durum, çoğu zaman bizi korumayı amaçlasa da, geleceğe dair bakış açımızı daraltabilir ve yeni ihtimalleri fark etmemizi zorlaştırabilir.

Özellikle geçmişte yaşanan zorlayıcı deneyimler, henüz yaşanmamış olanı geçmişin gölgesinde değerlendirmemize neden olabilir. Ancak bu deneyimlere farklı bir açıdan bakabilmek; onları değişmez gerçekler yerine, bize bir şeyler öğreten süreçler olarak ele almak mümkündür.

🌱 Geçmişi inkâr etmeden, ondan öğrendiklerimizi yanımıza alarak ilerlemek; geleceğe daha esnek, daha gerçekçi ve daha umutlu bir bakış geliştirmemizi sağlar.

2026’ya sayılı saatler kala, çoğumuz yine hedef listelerimizin başındayız… 🎯Ama bu kez kendimize küçük bir mola verelim ...
31/12/2025

2026’ya sayılı saatler kala, çoğumuz yine hedef listelerimizin başındayız… 🎯
Ama bu kez kendimize küçük bir mola verelim ve şunu soralım:
Bu hedefler gerçekten bize mi ait?

Yeni yıl; daha fazlasını yapmak, daha hızlı olmak ya da başkalarının beklentilerine yetişmek zorunda olduğumuz bir yarış olmak zorunda değil. 2026’yı; kendinizi dinlediğiniz, sınırlarınızı fark ettiğiniz ve “olmam gereken” değil “olduğum” halinizle temas kurduğunuz bir yıl haline getirebilirsiniz.

Bu yıl listenize kendinizle daha şefkatli konuşmayı, bedeninizle barışmayı, duygularınızı bastırmadan anlamayı ekleyin. Çünkü gerçek değişim; kendinizi zorladığınızda değil, kendinizi anladığınızda başlar.

✨ 2026’da hedefleriniz sizi küçültmesin, genişletsin.
🌱 Kendinizi tanımayı, kendinize saygı duymayı ve olduğunuz halinizle değerli olduğunuzu hatırlamayı önceliklendirin.
Çünkü en anlamlı yolculuk, insanın kendine doğru attığı adımdır.

28/12/2025

Başkalarının bizim hakkımızda ne düşündüğünü kontrol edemeyiz.
Ama bu düşüncelerin bizde yarattığı duygularla başa çıkmayı öğrenebiliriz.

Çoğu zaman hissettiğimiz rahatsızlığın temelinde; dışarıdan onay alma ihtiyacı ve başkalarının beklentilerine uyum sağlama çabası yatar. Oysa önemli bir gerçek var:
Başkalarının düşünceleri, sizin kim olduğunuzu tanımlamaz.

Bu düşünceleri susturmaya ya da değiştirmeye çalışmak çoğu zaman daha fazla yorulmamıza neden olur. Bunun yerine, kontrol edemeyeceğimiz şeyleri kabul edip dikkatimizi kendi değerimize, ihtiyaçlarımıza ve sınırlarımıza yöneltmek çok daha sağlıklı bir adımdır.

Unutmayın, sizin değerinizi belirleyen başkalarının bakışı değil; sizin kendinizle kurduğunuz ilişkidir.
Kendinize dönmek, kendinizi duymak ve olduğunuz hâlin yeterli olduğunu fark etmek iyileştirici bir başlangıçtır.

İçindeki çocuğu fark etmek, kendinle yeni bir ilişki kurmaktır. 🌱Bugün, dinlendiğin için suçlanmak zorunda değilsin. His...
25/12/2025

İçindeki çocuğu fark etmek, kendinle yeni bir ilişki kurmaktır. 🌱

Bugün, dinlendiğin için suçlanmak zorunda değilsin. Hissettiklerin için kendini açıklaman gerekmiyor.

İçindeki çocuk hâlâ geçmişte öğrendiği bazı korkularla hareket ediyor olabilir.
Sessiz kalmayı, uyum sağlamayı, yük olmamayı öğrenmiş olabilir.
O zamanlar seni koruyan bu yollar, bugün bazen seni yoruyor.

Şimdi başka bir yerdesin.
Bugün sınır koyabilirsin.
Bugün “hayır” diyebilirsin.
Bugün ihtiyaçlarını fark edebilir ve dile getirebilirsin.

İçindeki çocukla bağ kurmak, geçmişte kalmak değil; bugünü daha güvenli yaşayabilmektir.
Onu susturmak değil, sakinleştirmek…
Çünkü artık kararları veren o değil; sensin.

Bu alanda amacım, seni değiştirmek değil.
Kendinle daha güvenli ve şefkatli bir ilişki kurmana eşlik etmek.

Ghosting nedir?Ghosting; bir ilişki ya da flört sürecinde, karşı tarafın hiçbir açıklama yapmadan iletişimi aniden kesme...
18/12/2025

Ghosting nedir?
Ghosting; bir ilişki ya da flört sürecinde, karşı tarafın hiçbir açıklama yapmadan iletişimi aniden kesmesidir. Mesajlar cevapsız kalır, kişi belirsizlikle baş başa bırakılır.

Neden bu kadar zorlayıcı?
Ghosting’in en zorlayıcı tarafı ayrılık değil, belirsizliktir. Zihin cevap arar ve kişi kendini sorgulamaya başlayabilir.

Ghosting yapan kişi neden böyle davranır?
Bu davranış çoğu zaman yüzleşememe, sorumluluk almaktan kaçınma ve duygusal olgunlukla ilgilidir. Karşı tarafın değerini değil, yapan kişinin baş etme biçimini gösterir.

Ghosting yaşayan kişi ne hisseder?
Değersizlik, terk edilme korkusu, öfke ve kapanmamışlık hissi sık görülür. Geçmişteki yaralar da bu süreçte tetiklenebilir.

Peki ne yapmalı?
Açıklamasız gidiş senin hatan değildir. Davranışa odaklanmak, romantize etmemek ve kendi değerini karşı tarafın sessizliğine bağlamamak iyileşmenin ilk adımı olabilir.

15/12/2025

Çoğumuz travmaların bizi güçlendirdiğine inanmak isteriz.

Oysa, travmalar çoğu zaman bizi güçlendirmekten ziyade, hayatta kalmamızı sağlayan örüntüleri daha da pekiştirir.

Bu örüntüler bir dönem bizi korur; ancak uzun vadede, özümüzle kurduğumuz bağı zayıflatabilir.
Zamanla kendimizden uzaklaşır, yalnızca “dayanmayı” öğreniriz.

Gerçek iyileşme; travmanın öğrettiği hayatta kalma halini yavaşça bırakabilmeyi ve yeniden kendimizle temas kurabilmeyi gerektirir.

İyileşmek, sadece hayatta kalmak değil;
kendinle uyum içinde, bütünlüklü bir şekilde var olabilmeyi öğrenmektir.

Hemen hemen hepimiz bu sahneyi biliyoruz…Üzüldüğümüzde, terk edildiğimizde, kırıldığımızda elimiz neden ilk olarak tatlı...
09/12/2025

Hemen hemen hepimiz bu sahneyi biliyoruz…

Üzüldüğümüzde, terk edildiğimizde, kırıldığımızda elimiz neden ilk olarak tatlıya, dondurmaya, hamur işine gider?

Çünkü karbonhidrat sadece bedenimizi değil, duygularımızı da besler.

Üzüntü, stres ve yalnızlık anlarında beynimizdeki serotonin (mutluluk hormonu) seviyesi düşer. Karbonhidrat ağırlıklı besinler ise kısa süreli de olsa serotonini artırır. Yani beyin bize şunu söyler:
“Şu anda iyi hissetmeye ihtiyacın var.”

Ama bu rahatlama geçicidir.
Sorun çözülmez, duygu sadece kısa bir süreliğine bastırılır. Ardından çoğu zaman:

Suçluluk,

Pişmanlık,

Kontrol kaybı hissi gelir.

Bu yüzden buna duygusal yeme davranışı diyoruz.
Açlık midede değil, ruhtadır.

Gerçek iyileşme ise şuradan başlar:
“Ben şu anda ne hissediyorum ve bu duygunun bana anlatmak istediği ne?”

Dondurma geçici olarak rahatlatır…
Ama duyguyu gerçekten iyileştiren şey, onu fark edip anlamaktır. 🤍

07/12/2025

“İnsanların değişmesini beklemekten vazgeç; herkes gelişime istekli ya da hazır olmayabilir.”
Gerçek değişim, insanın kendi iç dünyasında başlar.

Bu süreçte; duyguları tanımak, düşünce kalıplarını fark etmek, davranışları anlamlandırmak ve yaşamla daha sağlıklı baş etme becerileri geliştirmek mümkündür.
Her bireyin yolculuğu kendine özgüdür ve bu yolculuk, bilimsel temelli ve etik bir psikolojik destekle daha sağlam ilerler.

Duygularımız, hayat yolculuğunda bize yön gösteren en güçlü pusulamızdır.Onları bastırmak ya da yok saymak yerine, ne sö...
05/12/2025

Duygularımız, hayat yolculuğunda bize yön gösteren en güçlü pusulamızdır.
Onları bastırmak ya da yok saymak yerine, ne söylemeye çalıştıklarını anlamaya başladığımızda hem kendimizi hem de yaşamı daha iyi yönetebiliriz.

Üzgün olduğumuzda, öfkeli hissettiğimizde, korktuğumuzda ya da şaşırdığımızda…
Her bir duygu aslında bizimle konuşur. Bizi korur, harekete geçirir, durdurur veya yeniden düşünmeye davet eder.

Duygular, zayıflık değil; içsel rehberlerimizdir.
Onları tanımak, anlamlandırmak ve işlevini görmek ise ruhsal dayanıklılığımızın en önemli parçasıdır.

Unutmayın:
Sadece bedenimiz değil, ruhumuz da yaralanabilir.
Bu yüzden duygusal ihtiyaçlarınızı fark etmeyi, kendinize nazik davranmayı ve gerekirse bir uzmandan destek almayı ihmal etmeyin.

30/11/2025

“Birini gerçekten tanımak; sözlerine değil, zaman içindeki tutarlılığına, zor zamanlarda verdiği tepkilere ve ilişkilerindeki tekrar eden örüntülere bakabilmektir.”

Psikolojide bireyin davranışlarını anlamak, anlık ifadelerinden çok uzun vadeli örüntülerini incelemeyi gerektirir. Tutarlılık, kriz anlarındaki tepki biçimleri ve ilişkisel döngüler; kişinin iç dünyası ve ihtiyaçları hakkında en güçlü verileri sunar.
İnsan davranışı, çoğu zaman bilinçdışı alışkanlıklar, öğrenilmiş yanıtlar ve geçmiş deneyimlerin izlerini taşır. Bu nedenle gerçek tanıma, söylemlerin ötesinde geniş bir bağlamı değerlendirmeyi içerir.

Address

Kültür Mahallesi, Münir Birsel Sokak Akademi Apartmanı No:6/1 Kat:6 Daire: 8
Izmir
35220

Telephone

+905557037612

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Psikolog Cansu Akçay posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Psikolog Cansu Akçay:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category