Psikolog Yağız Oğuzhan

Psikolog Yağız Oğuzhan Kaygı, Fobi, Depresyon, Öfke
Sınav kaygısı, izmir, psikolog, psikoloji

Bazı bireyler suçluluk hissettiklerinde daha sert, daha kırıcı, daha saldırgan hale gelir. Bu aslında bir karakter mesel...
01/03/2026

Bazı bireyler suçluluk hissettiklerinde daha sert, daha kırıcı, daha saldırgan hale gelir. Bu aslında bir karakter meselesi değil; çoğu zaman bir duygu düzenleme sorunudur.
Araştırmalar, sağlıklı suçluluğun empati ve onarma davranışıyla ilişkili olduğunu; ancak utançla karışmış ve benliği tehdit eden suçluluğun savunmacı öfkeye dönüşebildiğini gösteriyor. Öfke bazen bir saldırı değil, bir kaçıştır. Suçluluk duygusunu suçluyarak kullanmak bir baş etme savunma mekanizmasıdır. Makul mantıklı ancak gerçeği yansıtmayan gerekçelerle kişinin kendi utanç ve suçluluk duygusunu karşısındaki insana yönelterek kendisini rahatlatma; karşısındaki kişinin iddialarını çürütme gayretidir.
Suçluluğu tolere edebilmek psikolojik olgunluk gerektir; kişinin eksik ya da hatalı kısımlarını bilip bunu onarmak için gayret göstermesi gerekir.

Son zamanlarda hayvanlar âlemi üzerinden insanı anlama çabasıyla, dramatik “kıssadan hisse” görseller dolaşımda. Nihilis...
17/02/2026

Son zamanlarda hayvanlar âlemi üzerinden insanı anlama çabasıyla, dramatik “kıssadan hisse” görseller dolaşımda. Nihilist penguenin hikâyesinden sonra şimdi de sosyal medyada, annesi tarafından terk edildiği söylenen ve bakıcılarının verdiği peluş oyuncağa bağlanan Maymun Punch’ı görüyoruz.
Punch’ın peluşa sarılarak uyuduğu görüntü insanlarda güçlü bir duygu uyandırıyor. Bu yalnızlık çok tanıdık çünkü. Psikoloji literatürü de bunu uzun zamandır söylüyordu.
Yıllar önce John Bowlby, bağlanmanın biyolojik bir sistem olduğunu vurgulayarak bebeğin bakım verenine yakınlık arayışıyla hayatta kaldığını ortaya koydu. Harry Harlow temasın, besinden bile daha güçlü bir güven kaynağı olabildiğini gösterdi. Donald Winnicott ise “geçiş nesnesi” kavramıyla, çocuğun regülasyon için yumuşak bir nesneye bağlanabileceğini anlattı. Nörobiyolojik kurama göre de şefkatli dokunuş oksitosini artırır, stres hormonlarını azaltır ve sinir sistemini yatıştırır.
Temas etmek, dokunmak sadece bir bebek için değil, bir yetişkin için de “yalnız değilsin” mesajının bedensel hâlidir.
Yaşamak yalnızca beslenmek değildir; temas, sıcaklık ve güvenle de ilgilidir.
Ve giderek yabancılaşan insan için iyileşme bazen Punch gibi, bir çift güvenli kolda başlar.

🐧 NİHİLİST PENGUEN’İN HİKÂYESİSürü okyanusa doğru yürürkenbir penguen ters yöne gider.Bu sahne, Werner Herzog’un "Encoun...
25/01/2026

🐧 NİHİLİST PENGUEN’İN HİKÂYESİ
Sürü okyanusa doğru yürürken
bir penguen ters yöne gider.
Bu sahne, Werner Herzog’un "Encounters at the End of the World" belgeselinden.
Belgeselde sürüsünün gittiği istikametten ayrılan bu penguen, “yönünü şaşırmış” bir örnek olarak anlatılır.
Uzmanlara göre seçtiği rota,
hayatta kalmasının mümkün olmadığı bir yol. Sürü denize ve besine doğru giderken, o dağlara doğru yol alıyordu.
Ama yıllar sonra, belgeselden alınan sürüden kopuş görüntüsü Trump' ın paylaşımı sonrasında, sosyal medyada yeniden ortaya çıktı. Ve artık kimse ona
“yönünü kaybetmiş” dememekteydi.
O penguen artık:
– tükenmişliğin
– içsel kopuşun
– her şeyi geride bırakma isteğinin sembolüydü.
Videonun altına düşülen iki kelime ise büyük bir özetti: "But why?”
Bu bir merak sorusu değil; bu bir varoluş sorusu.
Neden çalışıyorum?
Nereye gidiyorum?
Neden devam ediyorum?
Nihilist Penguen, ölümü değil; devam etmeyi sorgulayan modern insanın sessiz hâlidir.
Bazen insan kaybolmaz; sadece artık sürüyle yürümek istemez. Çünkü herkesin gittiği yol, artık doğru olmaktan çok uzaktadır.

Zaman rüzgâr gibi, eser ve senne zaman başladığını anlamadan geçmiş olur.Geride kalan anılarla oyalanır, keşkeler içinde...
11/01/2026

Zaman rüzgâr gibi, eser ve sen
ne zaman başladığını anlamadan geçmiş olur.
Geride kalan anılarla oyalanır, keşkeler içinde kendini yer bitirir; henüz gelmemiş günlerin kaygısını, içine oturmuş öküzün omuzlarına yüklemiş olursun.
Oysa yaşam, dünle yarın arasında bir yerde değil;
tam olarak şu anda nefes alıp verirken olur. oysa sağlıklı yanını aktive ettiğinde sen de biliyorsun ki geçmiş geçmiştir ve gelecek henüz yaşanmamıştır.
Gerçek olan tek şey;
şu anda ne düşündüğün,
ne hissettiğin
ve neyi seçtiğindir. Rüzgarda savrulan yaprak değilsin; zaman uçar; ama yönünü belirleyen sensin.

Gördüğümüz şey, her zaman gerçeğin kendisi değildir.Çoğu zaman sadece onun bize yansıyan hâlidir.İnsan zihni boş bir kam...
26/12/2025

Gördüğümüz şey, her zaman gerçeğin kendisi değildir.
Çoğu zaman sadece onun bize yansıyan hâlidir.
İnsan zihni boş bir kamera gibi çalışmaz;
gördüğünü kaydetmez, yorumlar.
Ve bu yorum; geçmiş deneyimlerden, duygulardan, korkulardan ve beklentilerden süzülerek oluşur.
Bu yüzden aynı yüz,
birine güven verirken
başkasına mesafe hissettirebilir.
Gerçeklik dışarıda tek bir yerde durur,
ama algı herkesin içinde farklı şekillenir.
Psikolojide buna şunu söyleriz:
Algı, nesnel olanla değil; zihinsel olanla kurulan bir ilişkidir.
Bazen başkalarının bize baktığında gördüğü kişiyle,
aynaya baktığımızda gördüğümüz kişi,
hatta gerçekten olduğumuz kişi,
birbirinden üç ayrı yerde durur.
Ve insan çoğu zaman gerçeği değil,
yansımayı savunur.
Kendini tanımak;
“Ben nasılım?” sorusundan önce
“Ben neyi, neden böyle görüyorum?” sorusunu sorabilmektir.
Çünkü değişim, görüntüde değil algıda başlar.

Bazen hiç beklemediğiniz bir anda içinize bir sıkıntı düşer, ne olduğunu bilmediğiniz bir mutsuzluk hali.Adını koyamadığ...
16/11/2025

Bazen hiç beklemediğiniz bir anda içinize bir sıkıntı düşer, ne olduğunu bilmediğiniz bir mutsuzluk hali.
Adını koyamadığınız bir ağırlık… Hafif bir sıkışma…
Sanki kontrol elinizden kayıp gidiyormuş gibi bir his.
Dışarıdan her şey normal görünür; ama içeride bir yerlerde, sessiz bir yardım çağrısı titreşir.
İşte o an, bu paketin açılma zamanıdır.
Bazen tek bir cümle, hiç düşünmediğiniz bir açıdan gelen bir bakış, doğru anda sorulan bir soru…
Aylarca taşıdığınız yükü hafifletmeye, o görünmez düğümü çözmeye yeter.
Hepimizin hayatında dönem dönem olur:
Kaygılar sessizce büyür, günlük hayatımıza sızar;
kendimizi aynı ilişki döngülerinin içinde dönerken buluruz; uykumuz bozulur, iştahımız değişir, enerjimiz düşer; ve en çok da, kimse duymasa bile içimizde yükselen o ses belirir: “Sanırım birine anlatmam gerekiyor…”
Bir psikologla çalışmanın farkı da tam burada başlar.
Yargılanmadan, acele edilmeden, güvenli bir alanda nefes alma fırsatı bulursunuz.
Duygularınızın ve davranışlarınızın görünmeyen tarafları profesyonel bir gözle anlam kazanır.
Karmaşa, adım adım yerine oturan bir yapboza dönüşür.
Ve siz, farkında bile olmadan, duygusal dayanıklılığınızı yeniden inşa etmeye başlarsınız.
Bir psikolog, yalnızca sizi dinleyen biri değildir;
iç dünyanızın dilini sizinle birlikte çözen,
karanlık bir odanın ışığını açar gibi zihinsel alanınızı aydınlatan,
“yalnız değilsin” hissini size geri veren bir yol arkadaşıdır.
Her acil durumda bu kutuyu açmanız gerekmeyebilir; ama kendiniz için bir adım atmanın zamanı geldiğini hissttiğinizde orada olduğunu bilmek de içinizi rahatlatır. Hazır olduğunuzda, kutu açılır;
ve iyi olma hali orada başlar.

Bazı insanlar vardır, onlarla karşılaştığınız anda içinizde bir yer tamamlanır. Sebebini açıklayamazsınız; sadece o an e...
22/10/2025

Bazı insanlar vardır, onlarla karşılaştığınız anda içinizde bir yer tamamlanır. Sebebini açıklayamazsınız; sadece o an eksik bir şeyin yerini bulduğunu hissedersiniz.
Ama çoğu zaman gurur, korku ya da geçmişin izleri, bunu dile getirmenize engel olur.
Oysa belki de o kişi, sizin suskunluğunuz yüzünden hâlâ kendini yabancı hissediyordur.
Bazen söylemek cesaret ister, ama susmak pişmanlık bırakır.
Eksik parçası olduğunuzu bilmeye hakkı olan biri varsa, bırakın öğrensin.

“Dışa bakan rüya görür, içe bakan uyanır.” Jung’un bu sözü, insanın hakikati nerede araması gerektiğini gösteren bir pus...
01/10/2025

“Dışa bakan rüya görür, içe bakan uyanır.” Jung’un bu sözü, insanın hakikati nerede araması gerektiğini gösteren bir pusula gibidir. Dış dünyaya dönük gözlerimiz, başkalarının onayını, hayallerini ve beklentilerini izlerken; içe döndüğümüzde kendi özümüzle, en derin ihtiyaçlarımızla ve gerçek benliğimizle karşılaşırız. Uyanış dediğimiz şey, dışarıdan gelen gürültüyü susturup içteki sesi işitebilme cesaretidir. İnsan, kendini tanıdığında özgürleşir; çünkü dış dünyanın gölgeleri artık yönünü belirleyemez. Gerçek yolculuk, kendi içimize doğru attığımız adımlarla başlar ve onda bir son durak yoktur...

Bilinçli bir tercih gibime geliyor. Önceki yaşanmışlıkların, öğrenmelerin de etkisi büyük gibi. Bir şekilde kendiyle mut...
23/09/2025

Bilinçli bir tercih gibime geliyor. Önceki yaşanmışlıkların, öğrenmelerin de etkisi büyük gibi. Bir şekilde kendiyle mutlu olma halinin, güven altına alınması, zarar görmeden yaşama devam etme durumu. Tercih edilen bu yalnızlık, yüksek duvarların ardında saklıdır. O duvarları ören kişi için bu bir korunak, bir huzur alanıdır.
Bu arada dışarıdan bakıldığında tek başına gibi görünse de, aslında kendi seçimini yapmıştır. Ama bir de duvarların dışında bekleyenler vardır… İçeri girmek, kaleyi fethetmek, bu yalnızlığa son vermek isterler. Ama böyle bir talep olmadığı için dışarıda kalan bekleyen durumuna düşmüşlerdir. İşte en derin yalnızlık belki de buradadır. Çünkü kaleyi ören, yalnızlığını seçmiştir; kapıda bekleyen ise başkasının seçiminin yalnızlığında kalmıştır. (Bu son cümle fazla şiirsel oldu, hoşuma gitti.)
Neyse konudan bağımsız her koşulda hak, hukuk, adalet önemli...

Bir odanın içinde gibiyiz. Her şey yerli yerinde; koltuk, masa, lamba… Düzen var; ama yine de bir şey eksik gibi. Sonra ...
28/08/2025

Bir odanın içinde gibiyiz. Her şey yerli yerinde; koltuk, masa, lamba… Düzen var; ama yine de bir şey eksik gibi. Sonra bir çiçek, bir resim çerçevesi... Küçük bir detay ve tüm atmosferi değişi verir.
Hayat da çoğu zaman büyük fırtınalarla değil, küçücük anlarla değişir. Bir söz duyarsın, sıradan bir karşılaşma yaşarsın, belki de farkında olmadan küçük bir karar alırsın… Ve işte tam da o an, geleceğinin yönü değişir. O sırada anlam veremezsin, sıradan zannedersin. Ama yıllar sonra dönüp baktığında, aslında her şeyin o küçücük şeyle başladığını görürsün. İnsan bazen büyük adımlar atmaya hazırlanırken, hayat ona küçük işaretler gönderir. Değişim çoğu zaman büyüğün içinde değil, küçüğün sessizliğinde saklıdır. Çünkü bazen sadece tek küçük bir şey, bütün hikâyeyi baştan yazmaya yeter.

08/04/2025
çocukken dünyanın merkezinde olduğumu sanıyordum, sonra okula başladım, hayata dahil olduğum eksenim kaydı. kardeşim old...
05/03/2025

çocukken dünyanın merkezinde olduğumu sanıyordum, sonra okula başladım, hayata dahil olduğum eksenim kaydı. kardeşim oldu annem ve babamın bile merkezlerinde olmadığımı anladım. büyüdüm okulumu, işimi, parayı merkeze aldım. Güneş sistemindeki gezegenler gibi bir yörünge etrafında değil de onların da çevresinde tur atan küçük bir uydu olduğumu düşündüm. daha kendi etrafındaki turu tamamlamadan merkezdekilerin etrafında dönmeye çalışıyordum. çok sonra fark ettim ki aslında her insan bir sistem, kendisi kendi ekseninde dönerken, istediği şeylerin yörüngesine dahil olup istemediğin de çıkıyor; istediği şeyleri yörüngesine alıp istemezse çıkarıyor...

Address

Alsancak İzmir
Izmir
35220

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00
Saturday 09:00 - 17:00

Telephone

+905326658080

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Psikolog Yağız Oğuzhan posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Category