Plevne Psikolojik Danışmanlık Merkezi

Plevne Psikolojik Danışmanlık Merkezi Bireysel Psikolojik Danışmanlık, Aile Danışmanlığı, Kurumsal Danışmanlık

11/04/2026

Yakınlık simülasyonu: Yakınlık varmış gibi yaşanıp bağ kurulmayan ilişki hâlidir.

Bu kişiler:

• yakınlık davranışını çok iyi oynar

• ama yakınlığın duygusal maliyetini ödemez

Temas anlarında sıcak, zorlaştığında soğuk olurlar.

Bu noktada insanın içinden geçen cümle şudur:

“Benim için gerçek olan, onun için geçiciydi.”

Bu, senin abartman değildir.

Bu, ilişkinin yapısal eşitsizliğidir.

Benim hissettiğim sevgi gerçekti.

Ama onu taşıyacak bir ilişki yoktu…

09/04/2026

Bazı kişiler ilişkiyi: “varmış gibi” yaşar ama aslında hiç içeri girmezler.

Bu, psikolojide: nesne sürekliliği olmayan bir bağlanma biçimi olarak görülür.

Bu kişiler:

• yakınlık davranışını çok iyi yaparlar

• temas kurarlar • sarılırlar

• yoğun duygusal anlar yaşatırlar

Ama ilişki zorlaştığında:

• kalamazlar

• sorumluluk alamazlar

• vedayı bile yapamazlar sen bağ kurduğunu sandın

• onlar yakınlık simülasyonu yaşadı

Bazen başarı özgürlüktür. Bazen bir kaçış. Ama en iyisi, başarı artık kaçmak için değil, kendini seçtiğin için olduğunda...
25/03/2026

Bazen başarı özgürlüktür. Bazen bir kaçış. Ama en iyisi, başarı artık kaçmak için değil, kendini seçtiğin için olduğunda gelir.

Bazen insanın sertliği, karanlığı ya da hoyratlığı “kötülükten” değil; görülmemiş acıların, duyulmamış yaraların izinden...
24/03/2026

Bazen insanın sertliği, karanlığı ya da hoyratlığı “kötülükten” değil; görülmemiş acıların, duyulmamış yaraların izinden doğar.
Zulüm, çoğu zaman çözülmemiş bir hikâyenin dışa taşan sesidir.

Jung’un dediği gibi; gölgesini tanımayan insan kendini tanıyamaz.
Freud’un söylediği gibi; yıkıcı enerjiyi dönüştürebilen kişi, kendi karanlığının efendisi olur.

Kimse âlim olarak doğmaz.
İnsan, içine baktıkça yoğrulur; karanlığını eğittikçe olgunlaşır.

🖤 Her zalim âlim olmaz ama her âlim, içindeki zalimi dönüştürmüş bir insandır.

“KİMSESİZLER KİMSESİZİ…” Bu cümle bir kimlik beyanı değil; bir çocukluk yarasının yankısıdır. Bilinçdışında şöyle bir ka...
17/03/2026

“KİMSESİZLER KİMSESİZİ…

” Bu cümle bir kimlik beyanı değil; bir çocukluk yarasının yankısıdır. Bilinçdışında şöyle bir kayıt vardır:

“Benim kimsem yoktu, ama ben herkesin olacağım.

” Ve işte tam burada duygusal ihmalin psikodinamiği devreye girer. ⸻

🔹 Duygusal İhmalin Temel Dinamiği
Duygusal ihmal, çocuğun fiziksel ihtiyaçları karşılanırken duygusal gelişiminin yok sayılmasıdır. Bu çocuk:

• Üzüldüğünde teselli bulamaz,

• Korktuğunda tutulmaz,

• Heyecanlandığında aynalanmaz,

• Sevildiğini hissederek değil, uyum sağlayarak var olur.

Anne-baba çoğu zaman kötü niyetli değildir. Fakat duygusal dünyaları kapalıdır, kendi çocukluklarının sessiz yaralarından geçiyorlardır.

Bu yüzden çocuk şunu fark eder:

“Duygularım bana ait, ama kimseye yük olmamalı.

” Ve büyüdüğünde duygu dış ses olur:

“Ben hallederim.”

Yani kişi, kendi duygusal açlığını başkalarını doyurarak telafi etmeye çalışır. Bu, “tersine özdeşleşme” olarak bilinir:

Kendi yarasına benzeyen kişileri seçer ve onların yanında var olarak, aslında kendi terk edilmiş iç çocuğuna bakım vermeye çalışır.

Ama burada trajik bir döngü vardır:

Başkalarını büyütür, kendisi çocuk kalır.

11/03/2026

Bazı erkekler eş değil, anneye ait oğuldur.

‘’Annesiyle Evli” Kalan Erkek Kimdir?

Bu adamın iç dünyasında baba yerine anne vardır. Sınırları annesi belirlemiş, erkekliği annenin onayıyla şekillenmiştir.

Bu erkek:

• Anneyi üzmekten korkar,

• Onu kaybetmemek için farklı olmayı reddeder,

• Partnerini seçerken “annemi tehdit edecek mi?” filtresini kullanır.

Bu yüzden eşine sevgi verir, ama birinci kadın yine annedir.

Ve ilişkinin görünmez yasası şudur:

“Anneye rakip olan kadın asla kazanamaz.”

Çünkü mesele ilişki değil, adamın ayrışamamış benliğidir.

Bazen insan içinden bildiğini dışarıya söyleyince başka bir gerçeklik oluşur. Kelime, sessiz bir duyguyu var eden bir kö...
12/12/2025

Bazen insan içinden bildiğini dışarıya söyleyince başka bir gerçeklik oluşur. Kelime, sessiz bir duyguyu var eden bir köprüye dönüşür.

Çünkü:

🔹 Düşünceler sessizde akar,

🔹 Ama söz iz bırakır.

🔹 Söz, zihnin içindekini dış dünyaya doğurtur.

🔹 Ve duyduğumuz şey artık sadece bir düşünce değil, tanıklık edilmiş bir gerçek olur. ⸻ Konuşmanın terapide bu kadar dönüştürücü olmasının nedeni: • Seslendirdiğinde, kaçamadığın hale gelir. Zihin inkâr edebilir, ama ses duyulur. Söz seni kendine karşı dürüst olmaya zorlar.

• Söz, duyguları örgütler. Kaotik hisler birer cümleye, cümleler bir hikâyeye, hikâye bir anlam sistemine dönüşür.

• Konuşmak, duygulara yürünebilir yol açar. Hisler artık seni boğmaz; sen onlara yaklaşır, ad koyar, onları taşırsın.

• Sesini duyduğunda, niyetin de netleşir. “Ben ne istiyorum?” sorusu içte bulanıkken dışta berraklaşır. ⸻

Bu yüzden terapi bazen şu cümleyle başlar:

📍 “Benim niyetim…” Ve devam eder: “Anlamaya.” “Kendime ihanet etmeyi bırakmaya.” “Kendimi seçmeye.” “Artık aynı döngüyü tekrar etmemeye.” “Kendime iyi gelene izin vermeye.” İnsan kendi sesinden duyunca, sadece aklı değil, siniri sistemi de ikna olur. Çünkü beden şöyle der:

✨ “Evet. Artık bu gerçeği saklamıyoruz.” ⸻ Sesle söylenen, bilinçdışına talimat olur. Sessizce düşünmek zihnin içinde kapalı devre bir döngüdür. Ama söz, içeriden dışarı çıkar, dışarıdan geri içeri döner.

👉 Bu, beynin kendine tanık olma halidir.

👉 Travmanın tam tersi: yalnız kalmış duygunun artık yalnız olmaması. PEKİ SEN HANGİ NİYETİNİ KENDİ SESİNDEN DUYMAK İSTERSİN? Kendi sesinden duyduğunda hangi cümle seni özgürleştirebilir?

Hayır diyemediğim için “evet” dediklerime bağlılığım azalıyor…Bir danışanım böyle söyledi.Ve aslında kusursuz biçimde öz...
10/12/2025

Hayır diyemediğim için “evet” dediklerime bağlılığım azalıyor…

Bir danışanım böyle söyledi.

Ve aslında kusursuz biçimde özetledi:

“Sınır koyamadığım yerde, aidiyet değil kızgınlık büyüyor.”

Çünkü bazen evet demiyoruz— kayıp yaşamamak için, terk edilmemek için, sevilmeye devam etmek için, onay almak için. Bazen evet bir seçim değil, bir savunma mekanizmasıdır.

Psikodinamik olarak, hayır diyememenin altında çoğu zaman:

• Reddedilme korkusu

• Terk edilme ihtimali

• Çocuklukta koşullu sevgi deneyimi

• Ceza, suçluluk ya da utanç beklentisi

• Başkalarının duygularından sorumlu olma yanılgısı vardır.

Jung der ki:

“Bir sınır koyduğunda, önce kendi gölgene çarparsın.” Ve o gölge çoğu zaman şöyle fısıldar: “Ya artık sevmezlerse?”

Ama gerçek şu: Hayır diyemediğinde bedeli içten içe kendine ödetirsin. Evet’in kutsal olabilmesi için, hayır’ın var olması gerekir. Aksi halde verdiğin sözler, bağlanmanın değil, kendinden vazgeçmenin sessiz notaları haline gelir.

Sen sınır koyduğunda:

• Sevildiğini test edersin.

• Kendini korursun.

• Değeri ilişki değil sen belirlersin.

Ve o zaman söylediğin her “evet”: Bir taviz değil, bir seçim olur.

Kelimelerimiz imajımızla, eylemlerimiz özümüzle ilgilidir.Bazı insanlar çok güzel konuşur. Sözleri kusursuzdur, cümleler...
08/12/2025

Kelimelerimiz imajımızla, eylemlerimiz özümüzle ilgilidir.

Bazı insanlar çok güzel konuşur. Sözleri kusursuzdur, cümleleri büyüleyicidir, niyetleri temizmiş gibi görünür. Çünkü kelimeler çoğu zaman imaj için kullanılır. Dış dünyaya dair bir gösteridir, persona’dır—Jung’un deyimiyle sosyal yüzümüz.

Ama eylemler, çoğu zaman niyetlerden daha dürüsttür. Eylemler, savunmaları, bahaneleri, maskeleri delip geçer. Çünkü davranışlar bilinçdışının dilidir. Gerçek benliği saklamaz, sahnelemez; sadece ortaya koyar.

Bir insanın kim olduğunu anlamak istersen: Onun ne dediğine değil, ne yaptığına bak.

• Söz mü veriyor, yoksa tutuyor mu?

• Seviyorum mu diyor, yoksa seviyor mu?

• Varım mı diyor, yoksa gerçekten yanında mı?

• Özür diliyor mu, yoksa değişiyor mu?

Çünkü kelimeler geleceğe dair vaattir, eylemler ise halihazırda yaşanmış gerçektir.

Ve en sonunda hepimiz şunu öğreniriz:

Birinin sözleri seni etkileyebilir, ama davranışları sana değerini öğretir. ⸻

Address

Mavişehir Park Yaşam Ofisleri 6523 Sok. No. :32/A D:106 Yalı Mahallesi Karşıyaka/İzmir
Izmir
35550

Opening Hours

Monday 09:00 - 20:00
Tuesday 09:00 - 20:00
Wednesday 09:00 - 20:00
Thursday 09:00 - 20:00
Friday 09:00 - 20:00
Saturday 09:00 - 20:00
Sunday 09:00 - 17:00

Telephone

+905321323488

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Plevne Psikolojik Danışmanlık Merkezi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Plevne Psikolojik Danışmanlık Merkezi:

Share