Atasancak Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi

Atasancak Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Atasancak Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi - İzmir Tüm eğitim üniteleri anlık ses ve görüntü transferi sağlayan kamera sistemi ile donatılmıştır.

Kurumumuz erken çocukluk dönemi sınıfları, bireysel eğitim sınıfları, grup eğitim sınıfları, fizyoterapi ünitesi, günlük yaşam becerileri ünitesi ve aile danışmanlığına yönelik rehberlik servisini içeren 3 katlı modern binasında 2002 yılından itibaren hizmet vermektedir. Kurumumuz; Psikolog, fizyoterapist, çocuk gelişimi öğretmeni, okul öncesi öğretmeni, zihinsel engelliler öğretmeninden oluşan de

neyimli eğitimci kadrosunu bünyesinde barındırmaktadır. Kuruma başvuran öğrencilerimizin 8 seanslık ilk değerlendirme sürecinden geçtikten sonra gelişimsel/akademik performansları, özellikleri ve ihtiyaçları belirlenir ve kişiye yönelik ’’BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI’’ hazırlanır ve uygulanır. Öğrencinin annesi veya babası seanslara alınarak eğitim sürecine aktif katılımı sağlanır programın uygulanmasından meslek elemanı ve aile eşit biçimde sorumludur. Ailenin çocuğun tanısı, performansı, davranışları ve ihtiyaçları konusunda anlık ve periyodik danışmanlık/eğitim hizmeti alması sağlanarak eğitim sürecinde aktif olarak bulunması sağlanır. Velilerimiz bekleme odasından çocuklarının seanslarını anlık olarak takip edebilmektedir.

Ön ergenlikle başlayan, ergenlik ve yetişkinliğe uzanan süreç; bireyin kimlik gelişiminin şekillendiği, sosyal ilişkiler...
17/04/2026

Ön ergenlikle başlayan, ergenlik ve yetişkinliğe uzanan süreç; bireyin kimlik gelişiminin şekillendiği, sosyal ilişkilerinin yön bulduğu kritik bir dönemdir. Bu süreçte çocuklar yalnızca ailelerinden değil, giderek daha fazla akranlarından ve maruz kaldıkları dijital içeriklerden etkilenirler. Özellikle kontrolsüz ekran kullanımı, bu gelişimsel hattın görünmeyen ama güçlü belirleyicilerinden biri haline gelmektedir.

Araştırmalar, çocukların davranışları büyük ölçüde gözlem yoluyla öğrendiğini ve model aldığını göstermektedir. Şiddet içerikli dijital içeriklere yoğun maruz kalma; agresif davranışların artışı, empati becerilerinde zayıflama ve duygusal tepkilerde yoğunlaşma ile ilişkilidir. Bu etki çoğu zaman doğrudan değil, var olan eğilimlerin pekişmesi ve öğrenilmiş davranış kalıplarının güçlenmesi şeklinde ortaya çıkar.

Akran etkisi bu süreci daha da güçlendirir. Çocuklar izledikleri davranışları akran gruplarında yeniden üretir ve zamanla bu davranışlar bir iletişim biçimine dönüşebilir. Özellikle kimlik gelişiminin esnek olduğu bu gelişimsel süreçte, “geçici” gibi görünen tepkiler kalıcı sosyal davranış örüntülerine evrilebilir.

Sonuç olarak mesele yalnızca ekran süresi değil; çocuğun ne izlediği, nasıl izlediği ve bunu hangi sosyal bağlamda anlamlandırdığıdır.

Bu kadar kritik bir gelişim sürecinde, ekran kullanımının hem süresi hem de içeriği konusunda ailelerin bilinçli ve dikkatli olması büyük önem taşır. Çünkü çocuklar yalnızca gördüklerini taklit etmez; gördüklerini sosyal dünyalarında yeniden üretirler.

Sosyal beceriler, çoğu zaman fark edilmeden gelişen ama hayatın her alanında belirleyici olan becerilerdir. Bir çocuğun ...
14/04/2026

Sosyal beceriler, çoğu zaman fark edilmeden gelişen ama hayatın her alanında belirleyici olan becerilerdir. Bir çocuğun arkadaş edinmesi, bir yetişkinin iş ortamında kendini ifade edebilmesi ya da birinin duygularını uygun şekilde paylaşabilmesi aslında bu becerilerin ne kadar işlevsel olduğuyla ilgilidir.

Sosyal beceri dediğimiz şey sadece konuşmak ya da iletişim kurmak değildir. Karşındakini dinleyebilmek, sıranı bekleyebilmek, bir grubun parçası olabilmek, hayır diyebilmek ya da gerektiğinde yardım isteyebilmek de bunun içindedir. Hatta bazen birinin yüz ifadesini anlamak ya da ortamın duygusuna uyum sağlamak bile önemli bir sosyal beceridir.

Bu beceriler doğuştan sabit değildir; deneyimle, gözlemle ve doğru destekle gelişir. Özellikle çocukluk döneminde, oyunlar sosyal becerilerin en doğal öğrenme alanıdır. Birlikte oyun kurmak, kurallara uymak, kaybetmeyi tolere etmek gibi deneyimler çocuğun sosyal dünyasını şekillendirir.

Bazı çocuklar bu becerileri daha kolay edinirken, bazıları için süreç daha fazla destek gerektirebilir. Bu noktada önemli olan çocuğu zorlamak değil, onun hazır olduğu yerden başlayarak küçük adımlarla ilerlemektir. Güvenli bir ilişki içinde, yargılanmadan deneyim kazanabildiği her ortam sosyal gelişimi destekler.

Unutulmaması gereken en önemli şey şu: Sosyal beceriler “öğretilen” değil, çoğunlukla birlikte yaşanarak kazanılan becerilerdir. Bu yüzden en etkili yöntem, çocuğa sadece ne yapması gerektiğini söylemek değil; bunu birlikte deneyimleyebileceği fırsatlar sunmaktır.

📲 (0532) 775 69 91
☎ (0232) 462 33 00 - Merkez
☎ (0232) 262 71 70 - Şube
🌐 www.atasancak.com

08/04/2026

Kekemelik, toplumda sıkça yanlış anlaşılan bir konuşma farklılığıdır.
Çoğu zaman “heyecanlandı”, “korktu”, “geçer” gibi yorumlarla açıklanmaya çalışılsa da bu durum, sandığımız kadar basit değildir.
Kekemelik; bir travma, korku ya da çocuğun isteyerek yaptığı bir durum değildir. Aynı şekilde zekâ ile de bir ilgisi yoktur. Çocuğunuzun konuşurken zorlanması, onun yeterince çaba göstermediği anlamına gelmez.
Bu süreçte en sık yapılan hatalardan biri, çocuğa “yavaş konuş”, “derin nefes al” gibi yönlendirmeler yapmaktır. Bu tür müdahaleler çoğu zaman işe yaramaz, hatta çocuğun konuşma sırasında daha fazla baskı hissetmesine neden olabilir.
Unutulmaması gereken en önemli nokta şudur:
Kekemelik, zamanla kendiliğinden geçmesi beklenerek göz ardı edilmemelidir. Erken dönemde doğru destek almak, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından oldukça önemlidir.
Aile olarak yapabileceğiniz en değerli şey; çocuğunuzu sabırla dinlemek, sözünü tamamlamasına izin vermek ve onu düzeltmeye çalışmadan kabul etmektir.
Eğer konuşmada akıcılık sorunları fark ediyorsanız, bir dil ve konuşma terapistine başvurmak en doğru adımdır. Çünkü doğru zamanda verilen destek, çocuğun iletişim becerilerini ve özgüvenini doğrudan etkiler.

📲 (0532) 775 69 91
☎ (0232) 462 33 00 - Merkez
☎ (0232) 262 71 70 - Şube
🌐 www.atasancak.com

Disleksi, yalnızca harfleri yanlış okuma ya da yazma sorunu olarak değil, temelde fonolojik işlemleme, çalışma belleği, ...
06/04/2026

Disleksi, yalnızca harfleri yanlış okuma ya da yazma sorunu olarak değil, temelde fonolojik işlemleme, çalışma belleği, ardıl işlemleme ve dikkat gibi bilişsel süreçlerdeki farklılıklarla ilişkili bir nörogelişimsel durum olarak ele alınır; bu nedenle müdahale sürecinde yalnızca okuma becerisinin tekrar edilmesi çoğu zaman sınırlı kalırken, bilişsel müdahale yaklaşımı doğrudan bu altta yatan zihinsel sistemleri hedef alır ve çocuğun sesi ayırt etme, sıralama, bilgiyi zihinde tutma ve anlamlandırma gibi süreçlerini güçlendirerek okuma becerisinin daha sağlıklı bir şekilde oluşmasını sağlar. Bu bakış açısında amaç, çocuğa yalnızca “doğru okumayı öğretmek” değil, okumayı mümkün kılan bilişsel altyapıyı geliştirmektir; nitekim güncel araştırmalar da fonolojik çalışmaların bilişsel süreçleri hedefleyen müdahalelerle birleştirildiğinde hem okuma akıcılığı hem de anlama becerileri üzerinde daha kalıcı ve genellenebilir etkiler yarattığını göstermektedir. Bu nedenle dislekside etkili bir müdahale, yalnızca akademik performansa odaklanan bir öğretimden ziyade, dikkat, bellek ve işlemleme sistemlerini güçlendiren bütüncül bir bilişsel yaklaşım ile yapılandırılmış okuma öğretiminin birlikte ele alındığı bir süreci gerektirir.

📲 (0532) 775 69 91
☎ (0232) 462 33 00 - Merkez
☎ (0232) 262 71 70 - Şube
🌐 www.atasancak.com

Kekemelik çoğu zaman yalnızca konuşmadaki takılmalarla açıklanır; oysa sürecin asıl belirleyicilerinden biri, beynin zam...
01/04/2026

Kekemelik çoğu zaman yalnızca konuşmadaki takılmalarla açıklanır; oysa sürecin asıl belirleyicilerinden biri, beynin zamanlama ve koordinasyon sistemidir. Konuşma, milisaniyeler içinde planlanan ve yürütülen çok hassas bir motor dizidir. Kekemelikte bu zamanlama ağlarında küçük aksaklıklar olduğunda, kişi söyleyeceği şeyi bilir ama “başlatma” anında takılır. Bu yüzden birçok birey, kelimeyi zihninde net olarak kurabildiği hâlde seslendirmekte zorlanır.
İlginç bir şekilde, bu durum her zaman sabit değildir. Örneğin ritim eklendiğinde (şarkı söylemek, tempo tutmak gibi) akıcılığın artması, beynin alternatif yollarla konuşmayı organize edebildiğini gösterir. Yani kekemelik, “yapamama” değil; bazı koşullarda zorlaşan bir koordinasyon meselesidir.
Bir diğer az bilinen nokta ise, kekemeliğin sadece konuşma anında değil, konuşma öncesinde de başladığıdır. Kişi daha söze girmeden “takılacağım” beklentisine girdiğinde, beden buna kas gerilimiyle yanıt verir. Bu da aslında sorunun bir kısmının motor, bir kısmının ise beklenti ve dikkat süreçleriyle ilişkili olduğunu gösterir. Yani kekemelik, düşünce–beden–duygu üçgeninde çalışan çok katmanlı bir yapıdır.
Bu yüzden yaklaşım da tek boyutlu olmamalıdır. Sadece kelimeyi doğru söylemeye odaklanmak yerine, konuşmanın akışını destekleyen ritim, nefes, beden farkındalığı ve güven hissi birlikte ele alındığında, sistem daha dengeli çalışmaya başlar. Çünkü akıcılık, yalnızca dilin değil, tüm sistemin uyum içinde çalıştığı bir süreçtir.

📲 (0532) 775 69 91
☎ (0232) 462 33 00 - Merkez
☎ (0232) 262 71 70 - Şube
🌐 www.atasancak.com

Disgrafi, yazma becerisini etkileyen bir öğrenme güçlüğüdür ve çoğu zaman “isteksizlik” ile karıştırılır. Oysa yazma; in...
24/03/2026

Disgrafi, yazma becerisini etkileyen bir öğrenme güçlüğüdür ve çoğu zaman “isteksizlik” ile karıştırılır. Oysa yazma; ince motor beceriler, dikkat, planlama ve dil süreçlerinin birlikte çalışmasını gerektirir.

Erken yaşlarda kalem tutma, çizim ve şekil kopyalamada zorlanma görülürken; ilkokul döneminde harfleri karıştırma, düzensiz yazı ve kopyalama güçlüğü belirginleşir. İlerleyen yaşlarda ise çocuklar düşüncelerini yazıya aktarmakta zorlanır, yazılı görevlerden kaçınır ve akademik performans bu durumdan etkilenir.

Bu çocuklar çoğu zaman bildiklerini yazıya dökemez; bu nedenle yazılı performansları, sözlü performanslarının gerisinde kalır.
Disgrafi erken fark edildiğinde ve uygun destek sağlandığında, çocukların akademik süreci belirgin şekilde kolaylaşır.

📲 (0532) 775 69 91
☎ (0232) 462 33 00 - Merkez
☎ (0232) 262 71 70 - Şube
🌐 www.atasancak.com

Atasancak ailesi olarak, bu bayramda da bir arada olmanın, paylaşmanın ve birlikte büyümenin mutluluğunu yaşıyoruz.Kalpl...
20/03/2026

Atasancak ailesi olarak, bu bayramda da bir arada olmanın, paylaşmanın ve birlikte büyümenin mutluluğunu yaşıyoruz.
Kalplerin huzurla ve sevgiyle dolduğu, yüzlerin gülümsediği bir bayram diliyoruz.
Sevgiyle, umutla ve birlikte… İyi bayramlar.

❤️

18/03/2026

18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nü kutluyor, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitlerimizi minnet ve saygıyla anıyoruz.

17/03/2026

Disleksi yaşayan bazı çocuklarda yalnızca okuma değil, dil becerilerinin temelinde yer alan bazı alanlarda da güçlükler görülebilir. Bu durumlarda dil ve konuşma terapisi önemli bir destek sağlayabilir.

Dil ve konuşma terapisine başvurulabilecek bazı belirtiler:
• Kelimelerin içindeki sesleri ayırt etmekte zorlanma
• Kafiyeli kelimeleri fark etmekte güçlük
• Uzun veya çok heceli kelimeleri söylemekte zorlanma
• Yeni kelimeleri öğrenmede ve hatırlamada güçlük
• Benzer sesli harfleri sık karıştırma
• Söyleneni anlamak için tekrar isteme
• Cümle kurarken kelimeleri doğru sırayla kullanmakta zorlanma

Dil becerilerinin güçlendirilmesi, okuma ve yazma sürecinin temelini destekler. Bu nedenle disleksiye yönelik müdahalelerde dil ve konuşma terapisi, çocuğun akademik ve iletişimsel gelişimini destekleyen önemli bir alan olarak görülmektedir.

📲 (0532) 775 69 91
☎ (0232) 462 33 00 - Merkez
☎ (0232) 262 71 70 - Şube
🌐 www.atasancak.com

Diskalkuli, bireyin zekâ düzeyinden veya eğitim fırsatlarından bağımsız olarak, sayıların anlamını kavrama, miktarları z...
10/03/2026

Diskalkuli, bireyin zekâ düzeyinden veya eğitim fırsatlarından bağımsız olarak, sayıların anlamını kavrama, miktarları zihinde temsil etme ve matematiksel ilişkileri kurma süreçlerinde yaşadığı özgül bir öğrenme güçlüğüdür. Bu güçlük yalnızca işlem yapma hatalarından ibaret değildir; sayıların büyüklüğünü karşılaştırma, sayıları zihinde organize etme, miktar–sembol ilişkisini kurma ve matematiksel bilgiyi günlük yaşama aktarma gibi temel bilişsel süreçlerde farklı bir işlemleme biçimini ifade eder. Erken fark edildiğinde ve uygun eğitimsel destek sağlandığında, bireyler bu güçlükle başa çıkmayı öğrenebilir ve matematiksel becerilerini işlevsel biçimde geliştirebilir.

📲 (0532) 775 69 91
☎ (0232) 462 33 00 - Merkez
☎ (0232) 262 71 70 - Şube
🌐 www.atasancak.com

Atasancak Erken Müdahale Merkezi olarak, hizmet kalitemizi sürekli geliştirmek ve uygulamalarımızı objektif bir bakış aç...
06/03/2026

Atasancak Erken Müdahale Merkezi olarak, hizmet kalitemizi sürekli geliştirmek ve uygulamalarımızı objektif bir bakış açısıyla değerlendirmek amacıyla Binyamin Birkan ile birlikte kapsamlı bir dış denetim süreci gerçekleştirdik.

Bu süreçte; eğitim programlarımız, bireyselleştirilmiş müdahale planlarımız, seans uygulamalarımız, ekip içi işleyişimiz ve etik–bilimsel yaklaşımımız çok boyutlu olarak ele alındı. Güçlü yönlerimiz ve gelişime açık alanlarımız, kanıta dayalı uygulamalar çerçevesinde değerlendirildi.

Gerçekleştirilen dış denetim, hem ekip içi farkındalığımızı artırmış hem de çocuklar ve aileler için sunduğumuz erken müdahale hizmetlerinin niteliğini daha ileriye taşıma konusunda bize yol gösterici olmuştur.

Bilimsel temelli, şeffaf ve sürekli gelişimi merkeze alan yaklaşımımızla; çocukların gelişim yolculuklarında en doğru, güvenilir ve etik uygulamaları sunmaya devam ediyoruz.
Her zaman daha iyisi için, en iyi eğitimden yanayız.

📲 (0532) 775 69 91
☎ (0232) 462 33 00 - Merkez
☎ (0232) 262 71 70 - Şube
🌐 www.atasancak.com

Erken müdahale ve özel eğitimde yapılandırılmış öğretim programları, öğrenme sürecini sistematik biçimde destekler. Yöne...
07/01/2026

Erken müdahale ve özel eğitimde yapılandırılmış öğretim programları, öğrenme sürecini sistematik biçimde destekler. Yönerge temelli çalışmalar, performansa dayalı etkinlikler, eşleme, taklit ile sözel ve görsel uygulamalar; çocuğun ne yapacağını ve süreci nasıl sürdüreceğini anlamlandırmasına yardımcı olur.

Bu süreçte ipucu kullanımı öğretimin doğal bir parçasıdır. Sözel yönlendirmeler, jestler, görsel ve bedensel ipuçları, çocuğun doğru tepkiyi fark etmesini ve öğrenmeye katılımını destekler. Ancak ipuçlarının bağımsızlık aşamasında planlı biçimde azaltılmaması, öğrenilen becerinin yetişkin desteğine bağlı kalmasına neden olur. Bu durumda çocuk, davranışı çevresel uyaranlara değil; ipucu varlığında sergilemeyi öğrenir.

Ortaya çıkan tablo, öğrenememe değil; öğrenilen becerinin bağımsızlığa taşınamamasıdır. Davranış, zamanla yetişkin yönlendirmesi olmadan başlatılamaz hâle gelir. Bu öğrenme örüntüsü literatürde ipucu bağımlılığı olarak tanımlanır.

Bu nedenle yapılandırılmış öğretim, ipucunun geçici olduğu ve hedefin bağımsızlık olduğu bir planlamayı gerektirir. Öğretimin başarısı, çocuğun ipucu olmadan ve farklı bağlamlarda beceriyi sürdürebilmesiyle değerlendirilir.

📲 (0532) 775 69 91
☎ (0232) 462 33 00 - Merkez
☎ (0232) 262 71 70 - Şube
🌐 www.atasancak.com

Address

Mersinli Mahallesi 2816 Sokak No: 112
Izmir
35000

Opening Hours

Monday 08:00 - 19:00
Tuesday 08:00 - 19:00
Wednesday 08:00 - 19:00
Thursday 08:00 - 19:00
Friday 08:00 - 19:00
Saturday 08:00 - 19:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Atasancak Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Atasancak Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi:

Share