Dr. Ferda Ayhan Yalçın

Dr. Ferda Ayhan Yalçın Fonksiyonel Tıp Doktoru ( )
Bütüncül Beslenme Ve Sağlık Koçu ( )

13/04/2026

Kas çalışırken kalınlaşmamak için nelere dikkat edelim?

13/04/2026

Ozon tedavisini uygun hastada, uygun dozda ve sürede uygulamak çok önemli.
Özellikle ağrılar, kronik yorgunluk ve fibromyalji, enfeksiyonlar, otoimmünite başarılı kullanım alanlarıdır.
Bugünlerde sık gözlemlediğimiz bir durum da, hızlı zayıflama dönemlerinde vücudun yeni dengesini oluşturmada, çözünen toksinleri vücuttan uzaklaştırmada, dokuların oksijenlenmesini artırmada sağladığı faydalar.

Ayrıntılı bilgi almak için numaramız:
0 553 7650067

Aynı evin içinde, günlük seçimlerimiz birbirimizin sağlığını ne boyutta etkiliyor. Çoğu zaman evde yemek yapan kişi, evd...
12/04/2026

Aynı evin içinde, günlük seçimlerimiz birbirimizin sağlığını ne boyutta etkiliyor.

Çoğu zaman evde yemek yapan kişi, evdeki diğer insanların yemek seçimlerine ve duyarlılıklarına uyan bir hazırlık yapar, çünkü herkes için ayrı diyet planı oluşturmak hiç de kolay bir şey değil.

Diyelim ki evin babası brokoli karnabahar gibi sebze sevmiyor, soğan sarımsak da dokunuyor, baklagiller de gaz yaptığından pek tüketilmiyor. Ama anne özellikle perimenopoz/menopoz yaşında, hormonlarının azalması nedeniyle sindirim sistemi sorunları başlamış, değişik bir yağ depolanması var, vücudunda bir yorgunluk, sırtında çeşitli noktalarda ağrıları var, uyku kalitesi bozulmuş, biraz da gergin ve kaygılı, bu durumda akşamları 1-2 kadeh sert içki çok çok iyi geliyor.

Şimdi örnek olarak hazırladığım bu annemizin yaşam tarzında ailenin diğer bireylerinden farklı bir şeyler olması gerekiyor;
1. Babayla birlikte keyifle tüketseler bile alkolü kesmesi ya da çok azaltması gerek. Alkol başta meme kanseri, ağız, farinks, özofagus, kolon, karaciğer kanserleri ile ilişkili bulunmuştur.
2. Bu alkolün ve diğer toksinlerin vücuttan atılılımı için detoks sistemlerini destekleyen sülfürlü besinlere çok ihtiyaç duyar.
3. Yeterli diyet lifi, bitkisel protein, fitoöstrojen, kilo yönetimi ve detoks için baklagiller süper faydalıdır
4. Artan yağlanma ve olası insülin direncini düzenlemek için de sebzeler ve baklagiller çok kıymetli
5. Alkol aynı zamanda hem kilo artışı, toksik yük ve oksidatif stres artışı, dolayısıyla kansere sebep olan DNA hasarları, folat düzeyini düşürme, hem uyku kalitesinde düşme, hem de östrojen miktarını arttırma etkilerine sahiptir; bunların hepsi ilk başta saydığımız bütün bulgular için hem sebep, hem de sonuçtur.
Dolayısıyla her birey kendi sağlığının gerektirdiği düzenlemeleri, kendi elleriyle yapmalı, ya da yaptırmalıdır.

Tek beden elbise herkese uymaz, bireysel gereksinşmleri göz önüne almayı ihmal etmeyin.

Testosteron, kadın fizyolojisinde çoğu zaman geri planda kalan ama yaşam boyu etkisini sürdüren bir hormondur. Kadınlard...
11/04/2026

Testosteron, kadın fizyolojisinde çoğu zaman geri planda kalan ama yaşam boyu etkisini sürdüren bir hormondur. Kadınlarda testosteron üretimi 18–24 yaş arasında zirve yapar, 30’lu yaşlarla birlikte ise yavaş ve kademeli bir düşüş başlar. Bu azalma süreklidir; sanılanın aksine menopozla birlikte ani bir çöküş yaşanmaz. Üretim tamamen kesilmez, yalnızca düzeyi ve kaynakları değişir.

Üreme döneminde testosteron ve öncüllerinin bir kısmı yumurtalıktan salgılanırken, menopoz sonrasında tablo farklılaşır. Bu dönemde yumurtalıklar östrojen üretimini büyük ölçüde bıraksa da androstenedion ve testosteron üretmeye devam eder. Bununla birlikte toplam androjen havuzunun önemli bir kısmı, adrenal bezlerden salgılanan DHEA’nın periferde dönüşümüyle sağlanır.

Testosteron eksikliği bazı kadınlarda cinsel istekte azalma, motivasyon düşüklüğü, kas ve kemik kaybı ya da açıklanamayan yorgunluk gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Bununla birlikte klinik yaklaşımda tek başına hormon düzeyine bakarak karar vermek doğru değildir. Güncel kanıtlara göre testosteron tedavisinin net olarak önerildiği durum, menopoz sonrası kadınlarda görülen hipoaktif cinsel istek bozukluğudur.

Menopozdan sonra testosteron tamamen kaybolmaz; daha düşük düzeylerde de olsa üretilmeye devam eder ve özellikle kas, kemik ve enerji dengesi için önemli bir katkı sağlar. Bu nedenle bu dönemde amaç, bir hormonu izole şekilde artırmak değil, genel hormonal dengeyi korumaktır.

Bunu desteklemek için düzenli direnç egzersizi yapmak, yeterli kalori ve sağlıklı yağ alımını sürdürmek, kaliteli uykuya öncelik vermek ve kronik stresi yönetmek önemlidir. Çok düşük kalorili diyetler, aşırı kısıtlamalar ve uzun süreli stres, testosteron üretimini baskılayabilir. D vitamini düzeylerinin yeterli olması da bu dengeyi destekleyen faktörler arasında yer alır.

Sonuç olarak testosteron, kadın sağlığında yalnızca belirli bir semptomla ilişkilendirilecek bir hormon değil; yaşam boyu kas, kemik ve genel fonksiyonel kapasiteyi etkileyen bir bileşendir. Testosteron düzeyi bilinmelidir.

10/04/2026

Ozon tedavisini merak edenler için hazırladığım paylaşım.
Merak ettiklerinizi sorabilirsiniz.

09/04/2026

Kadın sağlığı alanında yeni teknolojilere çok ihtiyaç var. Benim yeni keşfettiğim bir uygulama da . Mira kodun hormon düzeylerini kan testi olmadan, evde kendi ortamımızda idrara bir çubuk batırarak, Mira nın küçük cihazı aracılığıyla düzeyleri ölçüp, cep telefonundaki uygulamaya aktararak, ders kitaplarındakine benzer şekilde ama bireysel olarak hormon düzeylerimizi ve 4 hormonun ( estradiol, progrsteron, fsh, lh metabolitleri) birbiriyle ilişkisini ve düzeyini takip etmeye olanak tanıyor.
Bence her kadın döngüsünü tanımalı, vücudunda ne oluyor bilmeli.
Daha nice yeni teknolojilere🙏🏻

30’lu yaşların sonu ve 40’lı yaşların ortasında bağırsakta önemli değişimler başlar. Bunun en önemli nedenlerinden biri ...
09/04/2026

30’lu yaşların sonu ve 40’lı yaşların ortasında bağırsakta önemli değişimler başlar. Bunun en önemli nedenlerinden biri östrojen düzeylerindeki dalgalanma ve azalmadır.

Östrojen sadece üreme hormonlarıyla ilgili değildir; bağırsak sağlığı için de kritik bir rol oynar. İnce bağırsak tek katlı bir hücre tabakasından oluşur ve östrojen bu hücreleri bir arada tutan adeta “harç” görevi görür. Perimenopoz döneminde östrojen azaldıkça bu yapı zayıflar ve bağırsak geçirgenliği artar.

Bu durum, normalde bağırsak içinde kalması gereken bakteri ve toksinlerin dolaşıma geçmesine neden olabilir. Özellikle gram negatif bakterilerin yapısında bulunan lipopolisakkarit (LPS) adlı endotoksinler kana karıştığında bağışıklık sistemi sürekli uyarılır. Bu da düşük düzeyde ama kronik bir inflamasyon oluşturur.

Östrojen, bağırsak bariyerini güçlendirmekle kalmaz; aynı zamanda bağışıklık yanıtını düzenleyerek inflamasyonu kontrol altında tutar. Ancak bu dönemde hormon dalgalanmaları arttıkça hem fiziksel bariyer zayıflar hem de bağışıklık dengesi bozulur.

Klinikte bu süreç; daha sık enfeksiyon geçirme, kronik yorgunluk, sindirim sorunları, cilt problemleri, eklem ağrıları ve otoimmün hastalıkların alevlenmesi gibi belirtilerle kendini gösterebilir.

Bu nedenle perimenopoz döneminde bağırsak sağlığını korumak kritik hale gelir.
• Renkli ve antiinflamatuar beslenme
• Yeterli protein alımı
• Fermente gıdalar (yoğurt, kefir vb.)
• Probiyotik ve prebiyotik desteği
• Gluten ve işlenmiş gıdalardan kaçınma
• Kaliteli uyku ve stres yönetimi

Tüm bu alışkanlıkların biyolojik ritimle uyumlu olması da en az içerikleri kadar önemlidir.

06/04/2026

PCOS…
Yıllarca sadece kadınlara ait sanıldı.

Adı bile öyleydi:
“Polikistik over sendromu.”
Yani sanki her şey yumurtalıklardan ibaretmiş gibi.

Ama gerçek, bundan çok daha büyük.

Bu sadece bir üreme sorunu değil,
vücudun derinlerinde işleyen
bir metabolik hikâye.

İnsülin direnciyle başlayan,
hormonların dengesini bozan,
zamanla diyabete, kalp hastalıklarına uzanan
sessiz bir zincir.

Ve belki de en şaşırtıcı olanı:
Bu hikâye sadece kadınlara ait değil.

Aynı ailede, aynı genlerin izini taşıyan erkeklerde de benzer bir tablo ortaya çıkabiliyor.

Erken yaşta saç dökülmesi vücudun verdiği ilk sinyallerden biri.

İnsülin direnci…
Görünmeyen ama en güçlü ortak nokta.

Androjenlerde dengesizlik…
Bazen fazla, bazen eksik,
ama hep bir uyumsuzluk.

Kilo artışı,
metabolik sorunlar,
hatta zihinsel yükler…

Adı konmamış olsa da,
aynı kökten beslenen bir durum.

Çünkü mesele hiçbir zaman sadece
“over” değildi.

Belki de bu yüzden,
bilim dünyası şimdi yeni bir isim arıyor.

Daha doğru,
daha kapsayıcı,
daha gerçek bir tanım…

03/04/2026

Over sadece üreme organı değil, aslında bir uzun yaşam organı.

Ürettiği hormonlar — özellikle östrojen —
kalbi, kemikleri, beyni ve metabolizmayı korur.
Yani over sağlığı, doğrudan yaşam kaliteni ve hastalık riskini belirler.

Ama önemli bir gerçek var:
Over, vücuttaki en hızlı yaşlanan dokulardan biri.
Bu yüzden yaşam tarzının etkilerini en erken burada görürüz.

İyi haber şu:
Bu süreç tamamen genetik değil.
Her gün yaptığın seçimler overin ne kadar süre sağlıklı kalacağını belirler.

Kronik inflamasyon bu sürecin en büyük hızlandırıcısıdır.
Uyku eksikliği, stres, kötü beslenme ve toksin maruziyeti
over fonksiyonunu zamanından önce düşürebilir.

Tam tersine, iyi uyku, kas kütlesi, hareket, dengeli beslenme ve stres yönetimi
over fonksiyonunu ve hormonal koruyuculuğu uzatır.

Ne kadar uzun süre doğal hormon üretirsen,
o kadar uzun süre kalbin, kemiklerin ve beynin korunur.

Yani hedef sadece uzun yaşamak değil,
hormonal olarak güçlü yaşamak.

Longevity, aslında over sağlığıyla başlar.

02/04/2026

Stres her zaman zararlı değildir; uygun dozda ve kontrollü olduğunda vücut için bir adaptasyon sinyali haline gelir. Egzersiz bu anlamda bir “kontrollü stresör”dür ve hem fizyolojik hem de nörolojik sistemleri güçlendirir.

Egzersizin zihinsel sağlık üzerindeki etkileri güçlü klinik verilerle desteklenmektedir; düzenli fiziksel aktivite depresyon ve anksiyete belirtilerini azaltabilir, genel psikolojik iyilik halini artırabilir.

Bu etkilerin önemli bir kısmı beyin düzeyinde gerçekleşir. Egzersiz sırasında artan BDNF gibi nörotrofik faktörler, yeni nöronal bağlantıların oluşumunu destekler, öğrenme ve bilişsel fonksiyonları güçlendirir ve uzun vadede stres toleransını artırır.

Fiziksel aktivite aynı zamanda psikolojik dayanıklılıkla ilişkilidir; egzersiz yapan bireylerde stresle baş etme kapasitesi daha yüksek olabilir. Ancak bu ilişkinin bir kısmı gözlemsel veriye dayandığı için dikkatli yorumlanmalıdır.

Özellikle direnç egzersizleri, hem fiziksel hem zihinsel düzeyde güçlenmeyi destekler; zorlayıcı fiziksel aktiviteler zihinsel esneklik ve öz-yeterlik hissini artırabilir.

Egzersiz, aynı zamanda stresle baş etmeyi öğreten bir süreçtir. Orta ve yüksek yoğunluklu aktiviteler sırasında vücut stres yanıtını düzenlemeyi öğrenir ve bu durum zamanla daha iyi bir adaptasyon sağlar.

Kısa süreli ama yüksek yoğunluklu aktiviteler bile anlamlı etki yaratabilir; egzersizin etkisi sadece süresine değil, yoğunluğuna da bağlıdır.

Fiziksel başarılar bireyin kendine güvenini artırabilir ve bu etki yaşamın diğer alanlarına da yansıyabilir; ancak bu ilişkinin doğrudan nedensel olduğu kesin değildir.

Sonuç olarak egzersiz yalnızca fiziksel bir aktivite değil, aynı zamanda beyni şekillendiren, stres toleransını artıran ve psikolojik dayanıklılığı güçlendiren güçlü bir biyolojik uyarandır.

Peki siz de bu etkileri kendinizde farkettiniz mi?

̇z

02/04/2026

Kadın yaşam döngüsündeki bazı üreme sistemi özellikleri, kemik sağlığı üzerinde düşündüğümüzden daha belirleyici olabilir. Yapılan Mendelian randomizasyon analizlerinde, kemik mineral yoğunluğunu etkileyen en önemli faktörlerden birinin östrojene maruziyet süresi olduğu gösteriliyor.

Menarşın (ilk adet) daha geç olması, yani östrojenle daha geç karşılaşmak, daha düşük kemik kütlesi ile ilişkili bulunuyor. Çünkü kemik kütlesinin önemli bir kısmı ergenlik döneminde kazanılıyor ve bu süreç östrojen tarafından yönlendiriliyor. Aynı şekilde, menopozun erken olması kemik kaybını hızlandırıyor; östrojenin azalması kemik yıkımını artırıyor ve bu durum osteoporoz riskini belirgin şekilde yükseltiyor.

Üreme hayatındaki diğer faktörler de kemik sağlığıyla ilişkili. İlk doğum yaşı ve ilk cinsel aktivite yaşı gibi parametrelerin de kemik mineral yoğunluğu ile negatif ilişkili olduğu gösterilmiş. Bunun altında yatan mekanizmalardan biri, gebelik ve laktasyon dönemlerinde artan kalsiyum ihtiyacı ve hormonal değişimler olabilir.

Özetle tablo şu:
östrojene daha erken ve daha uzun süre maruz kalmak kemik için koruyucu,
geç menarş, erken menopoz ve hormonal maruziyetin azalması ise osteoporoz açısından risk artırıcıdır.

Kemik sağlığı aslında yalnızca kalsiyum ve D vitamini meselesi değil; yaşam boyu hormonal maruziyetin bir yansımasıdır. Kadınların her yaşta kendi sistemlerine ilişkin bilgilendirilmesi, kronik hastalık yönetimi açısından çok çok önemli. Tabii ki kilo, sigara, alkol, egzersiz, düşük proteinli beslenme gibi durumları ve kişisel yatkınlıkları da bilmek ve buna göre risk araştırması ve tedavi planı oluşturmak da aynı şekilde değerli.

Address

Şevket Özçelik Sokak No. 19 D. 2 Alsancak
Izmir
35220

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Dr. Ferda Ayhan Yalçın posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Dr. Ferda Ayhan Yalçın:

Share

Category