Uzm. Dr. Levent Sepit

Uzm. Dr. Levent Sepit Uzm. Dr. Levent Sepit, sağlığınızı koruyabilmek ve yeni bir yaşam tarzı alışkanlığı elde edebilmek için sağlıklı yaşam konusunda danışmanlık vermektedir.

13/04/2026

👉Sende kaç tane EVET var?
Bu belirtilerden 3 ve daha fazlasını işaretlediysen bağırsağın sana bir şey anlatmaya çalışıyor…

12/04/2026

Kliniğime gelen hastaların neredeyse %90'ında aynı tablo:

Yıllarca süren şişkinlik, gaz, kabızlik, hazımsızlık.

Ve neredeyse hepsi bunu "normal" sayıyor.

Normal değil.

Bağırsakların bir sindirim organından çok daha fazlası. Vücudundaki bağışıklık sisteminin merkezi. Stres, antibiyotik veya yanlış beslenme bu sınırı bozduğunda, bakteriyel toksinler kana karışıyor ve vücudun kronik alarm moduna giriyor.

Bu alarm; otoimmün hastalık, tiroid sorunu, cilt problemi, kronik yorgunluk olarak karşına çıkıyor.

Sindirim şikayetlerini hafife alma.

Bağırsağını onarmak = bağışıklığını onarmak.

Bu videoyu kaydet — sonra arayabilirsin

Sindirim sorunu yaşayan tanıdığın var mı? Bu videoyu onlara ilet.

Vitiligo hakkında en çok sorulan soru şu:"Her şeyi denedim, neden lekeler büyümeye devam ediyor?"Cevap basit ama çoğu za...
07/04/2026

Vitiligo hakkında en çok sorulan soru şu:
"Her şeyi denedim, neden lekeler büyümeye devam ediyor?"

Cevap basit ama çoğu zaman hiç sorulmuyor: Çünkü yanlış yere bakılıyor.

Vitiligo sadece bir cilt hastalığı değildir. Bağışıklık sisteminin, bağırsağın, oksidatif stresin ve onlarca kök nedenin birlikte yarattığı sistemik bir tablo.

Bu postta şunları bulacaksın:
→ Melanositler neden ölüyor (gerçek mekanizma)
→ Bağırsak-cilt-bağışıklık üçgeni
→ Tiroid, karaciğer ve H. pylori bağlantısı
→ Hangi besinler ve eksiklikler süreci hızlandırıyor
→ Yaşam tarzı alışkanlıkları nasıl olmalı
→ Repigmentasyon için gerçekten ne gerekiyor
→ Ve 7 adımlı fonksiyonel tıp yaklaşımı

📍Kaydetmeyi ve ihtiyacı olanlarla paylaşmayı unutma

03/04/2026

Kimliğinizdeki doğum tarihini bir kenara bırakın.
Gerçekten kaç yaşındasınız?

Kliniğimde her gün bambaşka bir tabloyla karşılaşıyorum.

20 li yaşlarda, hayattan kopmuş, kronik yorgunlukla ağrılarla savaşan gençler...

Ve tam tersi 50-60 yaşında, zihni berrak, enerjisiyle hayran bırakan bireyler.

Yaş sadece bir sayı derler ya...
Belki de haklılar.

Sebebini anlattım. 👇

Yıllardır aynı döngü: ilaç al, iyi ol, bırak, yeniden başla.Kronik ürtikeri olan hastaların neredeyse tamamı bunu yaşıyo...
01/04/2026

Yıllardır aynı döngü: ilaç al, iyi ol, bırak, yeniden başla.
Kronik ürtikeri olan hastaların neredeyse tamamı bunu yaşıyor.
Ve neredeyse tamamına söylenen aynı şey:
"Nedeni bilinmiyor."

Fonksiyonel tıpta bu cümle kabul görmez.
Nedeni bilinmiyorsa — yeterince aranmamıştır.

Bağırsakların sızdırıyor olabilir.
Tiroidin sessizce yangı içinde olabilir.
Yıllardır yediğin "sağlıklı" bir besin tetikliyor olabilir.
Ya da stres hormonların mast hücrelerini her gün patlatıyor olabilir.

Bu kaydırmalı postta
👉 9 farklı kök nedeni,
👉 hangi testlerin istenmesi gerektiğini ve
👉 nasıl bir yol haritası izlenmesi gerektiğini anlattım.

Çünkü ürtiker bir cilt sorunu değil —
bağışıklık sisteminin sana gönderdiği bir mesajdır.📩
O mesajı anlamak istiyorsan kaydırarak okuyabilirsin.👉

💾 Kaydet. Gerekebilir.
📤 Bu döngüde olan birini tanıyorsan paylaş.

📍Bu paylaşım bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Herhangi bir uygulama öncesinde doktorunuza danışın.

29/03/2026

Tahlillerin “NORMAL” ama sen hala kilo veremiyor musun? 🤯

Yemekten sonra gözlerin kapanıyor,
aniden tatlı krizine giriyorsan sorun iradende değil;
bakılmayan o değerde olabilir. 🚨

Bugün paylaştığım vaka çok çarpıcı:
🔹 Açlık Kan Şekeri: 93 (İdeal görünüyor)
🔹 HbA1c: 5.1 (Harika görünüyor)
❌ AMA Açlık İnsülini: 22! (Normali 5-7 olmalı)

Vücut, kan şekerini kağıt üzerinde "normal" tutabilmek için arka planda devasa bir savaş veriyor ve aşırı insülin salgılıyor.

Sonuç mu? Sen kendini yorgun, şişman ve suçlu hissediyorsun.
Oysa suçlu sen değilsin, atlanan o test.

Biz fonksiyonel tıpta şunu biliyoruz:
İnsülin direnci, diyabetten yıllar önce başlar.

Vücut kan şekerini normal tutmak için arka planda sessizce savaşır.

Sen sadece yorgun, şişman ve suçlu hissedersin.
Oysa suçlu sen değilsin. Atlanan test.

⚠️ Eğer sende bu belirtiler varsa vücudun imdat çağrısı yapıyor olabilir:
✅ Yemekten sonra gelen ağır uyku hali
✅ Karın bölgesinde inatçı yağlanma
✅ Asla dinmeyen tatlı krizleri
✅ Ne yapsan gitmeyen kilolar
✅ Gün boyu süren enerji düşüklüğü

👇 Sen en son ne zaman "Açlık İnsülini" değerine baktırdın? HOMA-IR degerini biliyor musun?

🔖 Bu hayati bilgiyi unutmamak için KAYDET, sevdiklerini korumak için PAYLAŞ!

Fibromiyaljiyle yaşamak zorunda değilsin. Ama aynı hataları tekrar ederek iyileşmeyi beklemek de gerçekçi değil. Vücudun...
25/03/2026

Fibromiyaljiyle yaşamak zorunda değilsin. Ama aynı hataları tekrar ederek iyileşmeyi beklemek de gerçekçi değil.

Vücudun aslında sana sürekli sinyal veriyor; sorun, bu sinyallerin yanlış yorumlanması.

Doğru strateji olmadan en iyi ilaçlar bile yetersiz kalır.

İyileşme, tek bir mucize çözümle değil; doğru adımların bir araya gelmesiyle başlar.

Bugün fark ettiğin ve düzelttiğin bir hata, yarın iyileşmenin başlangıcı olabilir.

Standart kan tahlilleri çoğu zaman vücudun bize anlatmaya çalıştığı hikâyenin yalnızca küçük bir bölümünü gösterir. Muay...
22/03/2026

Standart kan tahlilleri çoğu zaman vücudun bize anlatmaya çalıştığı hikâyenin yalnızca küçük bir bölümünü gösterir.

Muayenehanemde en sık karşılaştığım tablo; elinde her şey normal yazan sonuçlarla gelip hâlâ yorgun, isteksiz ve huzursuz hisseden hastalardır. Çünkü sorun çoğu zaman bakılan testlerde değil, bakılmayanlarda gizlidir.

Gelin, bu yetersiz tahlillerin ardında neleri kaçırabileceğimizi gerçek hayat hikayeleriyle görelim:

👁️ Eda Hanım, gözüne pıhtı attığında homosistein değeri 18 idi. Oysa bu değer daha önce hiç ölçülmemişti. Biz homosisteinin damar sağlığı için 6–8 aralığında olmasını isteriz. Aradaki fark, ne yazık ki ciddi bir bedelle ortaya çıktı.

🫀 Ali Bey, kalp krizi geçirdiğinde Lipoprotein (a) değeri 150 nmol/L olarak saptandı. Genetik olan bu değer, diğer kolesterol sonuçları normal olsa bile yüksek risk anlamına gelir. Önceden bilinseydi, risk yönetimi çok daha erken yapılabilirdi.

🦴Ceyda Hanım, kalsiyum seviyesi normal hatta referansın en üstünde çıktığı için kemikleriyle ilgili bir sorun olduğunu hiç düşünmedi. Ancak Parathormon (PTH) değerine baktığımızda bu değerin 85 olduğunu gördük. Yani vücudu, kan kalsiyumunu normal tutabilmek için sinsi bir şekilde kemiklerinden kalsiyum çekiyordu ve kemik erimesi süreci çoktan başlamıştı.

🫣Derya hanımın, kreatinine göre hesaplanan GFR'si 50 çıktığında böbrek yetmezliği korkusuyla çok sarsılmıştı. Ancak Sistatin C ile yapılan ölçüm, böbrek fonksiyonunun aslında daha iyi olduğunu gösterince dünyalar onun oldu.

🔴Meltem hanım, 39 yaşında yüzündeki bitmek bilmeyen sivilceler ve tüylenme artışı nedeniyle aynaya küsmüştü. DHEA-SO4 değerinin 384 olduğunu öğrenince, vücudundaki hormonal dengesizliğin ve PKOS işaretlerinin asıl kaynağını sonunda bulmuş olduk.

💎Songül Hanım Songül Hanım, yıllardır Hashimoto ve fibrokistik meme sorunlarıyla boğuşuyordu. Fakat Selenyum , Çinko ve meme dokusu sağlığı için zorunlu olan İyot değerlerine hiç bakılmamıştı. Bu eksiklikler giderilince Songül Hanım vücudunun neden optimal çalışmadığını sonunda keşfetti.

Sağlıklı yaşamda amaç, sadece bir hastalığın olmaması degil, vücudun optimal işlevselliginin peşinde olmaktır.

Bu postu hazırlarken amacım, çoğu kadının farkında olmadan yaptığı ve belki de kendini yalnız hissettiren küçük hatalara...
16/03/2026

Bu postu hazırlarken amacım, çoğu kadının farkında olmadan yaptığı ve belki de kendini yalnız hissettiren küçük hatalara biraz ışık tutmak. 🌸

Belki siz de bu hatalardan bazılarını yapmışsınızdır.
Belki de bambaşka deneyimleriniz, öğrendikleriniz vardır.

💬 Merak ediyorum:

Menopoz döneminde sizi en çok zorlayan neydi?
Sonradan fark ettiğiniz “keşke şunu bilseydim” dediğiniz şeyler neler?

Yorumlarda paylaşırsanız diğer kadınlar da bu yolculukta yalnız olmadıklarını görebilir.

👉 Ve unutmayın: Bu postu, menopoz dönemindeki bir arkadaşınıza göndererek ona da ışık olabilirsiniz.

Trigliserit, kanda dolaşan bir yağ türüdür ve aslında vücudumuzun enerji deposudur. Yemek yediğimizde ihtiyacımızdan faz...
12/03/2026

Trigliserit, kanda dolaşan bir yağ türüdür ve aslında vücudumuzun enerji deposudur. Yemek yediğimizde ihtiyacımızdan fazla kalori alırsak — özellikle şekerli ve hamurlu gıdalar, alkol tüketirsek — vücut bu fazlalığı trigliserite çevirip yağ dokusunda saklar.

Yani bugün yediğimiz fazla ekmek, tatlı ya da meyve suyu yarın trigliserit olarak depolanabilir.

Aç kaldığımızda ya da enerjiye ihtiyaç duyduğumuzda ise bu depolar kullanılır. Ancak sürekli fazla karbonhidrat ve şeker tüketirsek, hareket azsa veya insülin direnci varsa trigliserit kanda yükselmeye başlar.

Bu durum zamanla karaciğer yağlanmasına, göbek çevresi artışına ve kalp-damar riskine zemin hazırlayabilir. Kısacası trigliserit, “fazla enerjinin depolanmış hali”dir; dengede olması gerekir.

💥 Trigliserit yüksekliğinin temelinde yanlış karbonhidrat tüketimi, kullanılmayan fazla kaloriler, insülin direnci, hareketsizlik, stres yatar. Vücut, o an enerji olarak kullanamadığı her şeyi trigliserit olarak depolar.

Ayrıca bazı düzenli kullanılan reçeteli ilaçlar sekonder olarak kan yağlarını fırlatabilir. Özellikle kortikosteroidler (kortizon), beta-bloker tansiyon ilaçları, tiyazid grubu diüretikler, doğum kontrol hapları (östrojen) ve bazı antidepresanların trigliseridi yükseltebileceği unutulmamalı.

İyi Haber: Kontrol Sizin Elinizde!

Eğer genetik geçişli, ailesel bir kolesterol yüksekliğiniz yoksa, doğru stratejilerle bu durumu tersine çevirmek ve çok kolaylıkla sonuç almak mümkündür.

👉 İşte trigliserit değerlerinizi ideal aralığa çekmek için uygulamanız gereken 9 adımlı dönüşüm planım . Kaydırarak inceleyebilirsiniz.

09/03/2026

"Aynaya baktığımda cildimin çok hızlı değiştiğini, günden güne kırışıklıklarımın ve sarkmalarımın arttığını hissediyorum..." Bu ve benzeri cümleyi klinikte danışanlarımdan oldukça sık duyuyorum😔

Menopoz dönemi yaklaştıkça kadınlar cildinin kuruduğunu, inceldiğini ve eski canlılığını yitirdiğini fark ediyor. Çoğu zaman bu durum bir "teslimiyet" duygusu yaratıyor. Çoğu kişi bunu sadece yaşlanma sanıyor ama asıl suçlu: Östrojen kaybı. Östrojen sadece üreme hormonu değil, cildinizin en büyük koruyucusudur.

İşte östrojen azaldığında cildinizde olanlar:
📉 Kolajen Üretimi Düşer: Cilt incelir ve elastikiyetini kaybeder.
💧 Su Tutma Kapasitesi Azalır: Cilt nemsizleşir ve kronik bir kuruluk başlar.
🍂 Sarkma Eğilimi Artar: İçten gelen destek azalınca yerçekimi etkisini daha çok gösterir.

Peki, seyirci mi kalacağız? Elbette hayır!
1️⃣ Biyoeşdeğer Hormon Tedavileri: İçerideki eksikliği dengelemek temel adımdır.
2️⃣ Kolajen Biostimülatörleri ile cildin kendi kolajen fabrikasını yeniden çalıştırıyoruz.

Süreci sadece dışarıdan değil, içeriden ve dışarıdan bütünsel bir yaklaşımla yönetmek mümkün.

🚀 Bu videoyu menopoz dönemindeki değişimlerden endişe eden bir arkadaşına gönder, yalnız olmadığını bilsin!

05/03/2026

Uykusuzluğunuzun tek sebebi hormonlarınız olmayabilir! 🚫

​Menopozda uyku problemleri dendiğinde akla gelen ilk şey hormonlar olsa da, buzdağının görünmeyen kısmı çok daha derin:

📍​Kan şekeri dalgalanmaları 📈
📍​Eksik vitaminler 🔍
📍​Gizli uyku apnesi 😴

​Peki, sizin durumunuzda asıl suçlu hangisi?

Address

Kıbrıs Şehitleri Caddesi No:152 Aksoy Plaza Alsancak İzmir
Izmir
35100

Opening Hours

Monday 09:00 - 19:00
Tuesday 09:00 - 19:00
Wednesday 09:00 - 19:00
Thursday 09:00 - 19:00
Friday 09:00 - 19:00
Saturday 09:00 - 17:00

Telephone

+905308907660

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Uzm. Dr. Levent Sepit posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Uzm. Dr. Levent Sepit:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category