Uzm. Psikologunuz

Uzm. Psikologunuz Uzman Gelişim Psikoloğu
Meb Onaylı Aile Danışmanı
Gelişim psikolojisi yaşamın her dönemini ele alır.

Bilinçli bir şekilde davranışlarını değiştirme ve stres yönetimi.

15/04/2026

Aileyi yalnızca duyguyla tanımlarsak yanılırız.
Çünkü sevgi başlatır…
Ama sorumluluk sürdürür.

Aile bir sistemdir:
• Sevgi → sıcaklık verir
• Sorumluluk → yapıyı korur
• Fedakârlık → birlikte büyümeyi sağlar
• Sabır → zor günlerde dayanıklılık sağlar
• Bağlılık → güveni besler

Modern kültür bize “duygu yetebilir” mesajı verir.
Ama pratikte aile;
yeri geldiğinde fedakârlık istemeyen, yeri geldiğinde beklemeyi, anlamayı, sınır koymayı, destek olmayı gerektiren bir yapıdır.

Aile sorumluluk ister çünkü:
• Ebeveynlik bir ekip işidir
• Evlilik iletişim ister
• Çocuk güven ister
• Aile sistemi düzen ister

Aile; mutfakta beraber yemek yapmak,
zor günlerde birbirinin yanında durmak,
aynı yöne bakmak,
aynı gemide kalabilmektir.

Sevgi tek başına yeterli değildir.
Ama sevgi + sorumluluk birleşince aile en sağlam kökünü bulur.

10/04/2026

Mutlu çiftler “şanslı” oldukları için mutlu değildir.
Onların en büyük sırrı:
Mutluluğun kendiliğinden gelmediğini,
her gün küçük davranışlarla inşa edildiğini bilmeleridir.

Mutlu çiftlerin ortak özellikleri:
• Kırıldıklarında birbirlerine yaklaşmayı bilirler.
• Haklı olmaktan çok ilişkiyi önemserler.
• Tartışsalar bile duygusal bağlantıyı kaybetmezler.
• Birbirlerini değiştirmeye değil, anlamaya çalışırlar.
• “Günlük minik temasların” gücünü bilirler: bir bakış, bir dokunuş, bir teşekkür, bir çay koymak…
• Saygıyı asla küçültmezler.
• Partnerlerinin sevildiğini hissetmesi için küçük jestler yaparlar.

Mutluluk, büyük jestlerle değil,
küçük ama düzenli davranışlarla oluşur.

Evlilikte mutluluk aranmaz;
her gün biraz daha eklenerek yapılır.
Bazen bir sarılma,
bazen bir özür,
bazen “haklısın” demek…
İnşa süreci budur.

Mutluluk, birlikte yaratılan bir ritimdir.
İki kişi isterse, ilişki her gün yeniden büyür.

Birçok evlilikte problem sevginin bitmesi değildir;sevginin üzerinde duran gerçekçi olmayan beklentilerin ağırlığıdır.Be...
06/04/2026

Birçok evlilikte problem sevginin bitmesi değildir;
sevginin üzerinde duran gerçekçi olmayan beklentilerin ağırlığıdır.

Beklenti, ilişkinin görünmez mimarıdır.
Doğru kurulduğunda ilişkiyi güçlendirir…
Yanlış kurulduğunda en sağlam bağı bile çatlatır.

Yanlış beklentiler nasıl başlar?
• Partnerimizin zihnimizi okumasını bekleriz.
• Nasıl davranması gerektiğini söylemeden anlamasını isteriz.
• “Ben olsam böyle yapardım” diyerek onun farklılığını yargılarız.
• Hep aynı hızda ilgi göstermesini bekleriz.
• İlişkinin hiç zorlanmayacağına inanırız.
• Tartışmasız bir evlilik hayal ederiz.

Oysa gerçek ilişkilerde:
• Herkesin sevgi dili farklıdır.
• Her duyguyu anında paylaşmak mümkün değildir.
• Bazı günler yakınlık artar, bazı günler azalır.
• Partner bir ihtiyaç duyabilir; biz başka bir ihtiyaçta olabiliriz.

Beklentiler ayarlanmadığında partneri değil,
kendi hayalimizde yarattığımız versiyonu severiz.
Bu da hayal kırıklığı üretir.

İlişkiler beklentiyle değil,
anlayışla, net iletişimle ve birbirini olduğu gibi görebilme cesaretiyle güçlenir.

03/04/2026

Profilimde bulunan Shopier linkinden ulaşabilirsiniz.
Bana dm ile ulaşıp link isteyebilirsiniz.

Sosyal medya, evlilikler için gizli bir kıyas alanına dönüşmüş durumda.Orada gördüğümüz “mükemmel ilişkiler”,gülümseyen ...
03/04/2026

Sosyal medya, evlilikler için gizli bir kıyas alanına dönüşmüş durumda.
Orada gördüğümüz “mükemmel ilişkiler”,
gülümseyen yüzler, romantik jestler, kusursuz evler…
Hepsi bir fotoğraf karesi, bir an, bir yansıma.

Gerçek hayat ise çok daha farklıdır:
• Kavga vardır
• Fikir ayrılığı vardır
• Yorulduğun günler vardır
• Beklenti karşılanmadığında kırgınlık olur
• İniş–çıkışlar olur
• Bazen susarsın, bazen bağırırsın
• Bazen seversin, bazen uzaklaşırsın…

Sosyal medya ilişkileri “idealize etme” tuzağını yaratır.
Kişi kendi evliliğine değil, başkasının vitrinine göre değerlendirme yapar.
Bu da kendine ve partnerine haksızlık olur.

Sosyal medya ölçüt değil,
gerçek ilişki ise her gün kurulan emekli bir bağdır.

Kimsenin paylaşmadığı fotoğraflar, ilişkilerin gerçek yüzüdür — bazen gözyaşı, bazen sitem, bazen sarılmanın iyileştirici hâli.

Sosyal medyada gördüğün bir kesit, senin uzun yolculuğunu belirlemesin.

Modern ilişkilerin hız, yüzeysellik ve gürültü içinde anlamını yitirdiği bir çağda, “Gürültüde Kaybolmadan Sevmek” sana ...
31/03/2026

Modern ilişkilerin hız, yüzeysellik ve gürültü içinde anlamını yitirdiği bir çağda, “Gürültüde Kaybolmadan Sevmek” sana başka bir yol gösteriyor. Bu kitap, dayatılan ilişki kalıplarını sorgulayan, sade ama derin bağlar kurmanın mümkün olduğunu hatırlatan bir rehber. Daha az karmaşa, daha çok gerçeklik; daha az rol, daha çok samimiyet… Eğer sen de kalabalıklar içinde kaybolmadan, gerçekten hissedebileceğin bir ilişkiyi arıyorsan, bu kitap tam olarak sana konuşuyor.

SHOPİER ÜZERİNDEN ALIM YAPMAK İÇİN ÖNE ÇIKANLARDA LİNK BULABİLİRSİNİZ🙏🏻
E-kitabı aldıktan sonra mailinize PDF olarak gönderilecektir.

Her evlilikte tartışma olur.Tartışma ilişkiyi bitiren şey değildir —aksine sağlıklı bir ilişkinin doğal parçasıdır.Çünkü...
30/03/2026

Her evlilikte tartışma olur.
Tartışma ilişkiyi bitiren şey değildir —
aksine sağlıklı bir ilişkinin doğal parçasıdır.
Çünkü tartışmak, iki insanın farklılığını konuşma biçimidir.

Asıl tehlike tartışmayı bırakmak, yani sessizliktir.

Sessizlik hangi işaretleri taşır?
• Taraflardan biri duygusunu geri çeker
• Küçük sorunlar konuşulmaz, birikir
• Mesafe artar, temas azalır
• Partnerler bir süre sonra birbirini “gözünden kaçırır”
• Ev paylaşılır ama duygular paylaşılmaz
• Sessizlik pasif-agresif bir iletişim biçimine dönüşür

Konuşma bittiğinde ilişki yalnızca iletişimi değil,
bağını da kaybetmeye başlar.

Birçok çift “tartışmıyoruz, her şey normal” dediği hâlde içten içe kopuyordur — çünkü gerçekten konuşulan tek şey gündelik detaylardır.
Duygular konuşulmaz, ihtiyaçlar ifade edilmez, yaralar örtülür.

Evlilik, iki insanın her konuda aynı düşünmesi değil;
aynı masaya oturup konuşabilme becerisidir.

Aşk bir başlangıçtır; ilişkiyi başlatan kıvılcım, iki insanı birbirine çeken doğal bir güç…Ama evlilik yalnızca bir duyg...
27/03/2026

Aşk bir başlangıçtır; ilişkiyi başlatan kıvılcım, iki insanı birbirine çeken doğal bir güç…
Ama evlilik yalnızca bir duygunun üstüne kurulmaz.
Aşk sizi bir araya getirir,
emek sizi birlikte tutar.

Modern kültür bize hep şunu fısıldadı:
“Eğer doğru kişiyi bulursan her şey kendiliğinden olur.”
Gerçekte ise uzun süreli ilişkiler kendiliğinden değil;
gösterilen davranışlar, küçük jestler, iletişim ve anlayışla ayakta kalır.

Evlilikte emek dediğimiz şey:
• Zor konuşmalardan kaçmamak
• Kırıldığında söyleyebilmek
• Partnerin ihtiyacını duyabilmek
• Kendi duygunu açıkça ifade edebilmek
• Aynı evde bile “biz” hissini koruyabilmek
• Birlikte büyümeyi kabul etmek
• “Ben” ve “biz” dengesini kurabilmek

Aşk başlarken çok güçlüdür ama zamanla rutine yenilir.
İşte o noktada ilişkiyi taşıyan şey duygu değil,
birlikte verilen emeğin ritmidir.

Aşk yetmez… ama aşk + emek + güven + iletişim
her evliliği sağlam bir zemine oturtur.

Bir kişinin yanında kendin gibi hissedemiyorsan,orası güvenli bir alan değil; uyum sağlama baskısının olduğu bir yerdir....
16/03/2026

Bir kişinin yanında kendin gibi hissedemiyorsan,
orası güvenli bir alan değil; uyum sağlama baskısının olduğu bir yerdir.

Kimlik kaybı ilişkide nasıl olur?

• Partnerin istekleri kendi ihtiyaçlarının önüne geçer
• Kendi fikirlerini söylemekten çekinirsin
• Onu üzmemek için sessiz kalırsın
• Beğenilmeme korkusu özgünlüğünü gölgeler
• Kendi değerlerini unutursun
• Çaban hep “beni bıraksın istemiyorum” olur

Ve bir süre sonra şu soru çıkar:
“Ben kimdim?”

Sağlıklı ilişkide:
✔ Kendin gibi davranabilirsin
✔ Fikrini söylemekten korkmazsın
✔ Sevgi, uyum sağlama zorunluluğuna dönüşmez
✔ Kimlik kaybolmaz, güçlenir

Bir ilişki seni “daha çok sen” yapmalıdır.
Daha az değil.

Kendin olmak cesaret ister…
Ama her sağlıklı ilişkinin temeli tam da budur.

Bu cümle, bağımlı ilişkinin en güçlü işaretidir.Gitmek acıtır, kalmak tüketir… ve kişi iki duygu arasında sıkışıp kalır....
09/03/2026

Bu cümle, bağımlı ilişkinin en güçlü işaretidir.
Gitmek acıtır, kalmak tüketir… ve kişi iki duygu arasında sıkışıp kalır.

Bağımlı ilişkide:

• Ayrılık düşüncesi paniğe yol açar
• Kendi ihtiyaçları hep geri planda kalır
• Partneri kaybetme korkusu baskın hâle gelir
• Yalnız kalma fikri dayanılmaz gelir
• İlişkide huzur yoktur, ama ilişkisizlik daha da korkutucudur

Bu döngüye “sevgi” değil,
kaybetme korkusu, belirsizlikten kaçınma ve düşük özdeğer yön verir.

Kişi gitmek istemez çünkü:
“Onsuz yapamam.” diye düşünür.

Kalınca mutlu değildir çünkü:
“Ben bu ilişkide kendimi kaybediyorum.” hissi baskındır.

Peki çözüm?
✔ Kendi ihtiyaçlarını fark etmek
✔ Sağlıklı sınırlar koymayı öğrenmek
✔ Kaybetme korkusunu kökünden anlamak
✔ Özdeğer çalışmak
✔ Bağımlılık döngüsünü kıracak destek almak

Bir ilişki seni kendinden uzaklaştırıyorsa,
o ilişki sevgiye değil, bağımlılığa tutunmuştur.

Address

Atıf Bey Mahallesi, şehit Feridun Pözüt Caddesi
Izmir

Opening Hours

Monday 09:00 - 20:00
Tuesday 09:00 - 20:00
Wednesday 09:00 - 20:00
Thursday 09:00 - 20:00
Friday 09:00 - 20:00
Saturday 09:00 - 20:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Uzm. Psikologunuz posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Uzm. Psikologunuz:

Share