Tooth and Implant Dental Clinic

Tooth and Implant Dental Clinic ağız ve diş sağlığı alanında uzman ve Diş, Implant, Diş Beyazlatma, Estetik Diş, Engellilerde ve Otistik Çocuklarda Diş Tedavisi, Ortodonti Diş Tedavisi

Tooth & Implant Ağız ve Diş Sağlığı sayfasına Hoş geldiniz

Özel İzmir Ağız ve Diş Sağlığı kliniği, ağız ve diş sağlığı alanında uzman ve Diş, Implant, Diş Beyazlatma, Estetik Diş, Engellilerde Diş Tedavisi, Ortodonti Diş Tedavisi, Genel Anestezi ile Diş Tedavisi, Otistik Çocuklarda Diş Tedavisi, Lazer Diş tedavileri alanlarında hastalarına Özel Mavişehir Batı Anadolu Tıp Merkezinde ve Alsancak'ta hizmet vermektedir.

• Ağız,Diş Çene Cerrahisi
• Ortodonti
• Implant
• Endodonti
• Pedodonti
• Periodontoloji
• Diş Beyazlatma
• Dijital Panoramik Röntgen ve Görüntüleme
• Estetik Diş Hekimliği
• Protez Uygulamaları
• Lazer Uygulamaları

Sitemizdeki tüm içerik sadece bilgilendirme amaçlıdır. Teşhis ve tedavi planlaması için bizimle irtibata geçmenizi öneririz.

13/01/2015

How much time I have to wait after an Alveolar Ridge Preservation?

91 sene 1 gün geçmiş üzerinden. Aslında ne kadar yakın zaman ama bazıları için kazanmadıkları, öğrenmedikleri değerleri ...
29/10/2014

91 sene 1 gün geçmiş üzerinden. Aslında ne kadar yakın zaman ama bazıları için kazanmadıkları, öğrenmedikleri değerleri kaybetmek ne kadar kolay .. Ama herşeye rağmen Cumhuriyet bayramımız hepimize kutlu olsun bu vatan hepimizin kıymetini bilelim ..

ENGELLİLERDE AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI
21/08/2014

ENGELLİLERDE AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI

ENGELLİLERDE AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI

Engellilerde Ağız ve Diş SağlığıEngellilik; fiziksel veya zihinsel kısıtlamalardan dolayı; yürümek, duymak, görmek, nefes almak, ayakta durmak, okumak, çalışmak, konuşmak, öğrenmek ve / veya düşünmek gibi
temel günlük aktivitelerin yerine getirilememesi durumudur.UNESCO tarafından yapılan araştırmalara göre Türkiye nüfusunun %10’unun yani yaklaşık 6.5-7 milyon insanın engelli olduğu düşünülmektedir.
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de engelliler birçok sosyal ve sağlık sorunları yaşamaktadır. Sağlıklı bireylerin yüzde 85-90′ ında ağız ve diş sağlığı sorunları yaşanırken, bu oranın engellilerde neredeyse
yüzde 100′ e yakın olduğu görülmektedir. Bunun en önemli nedeni, engelli hastalarda genel sağlık problemleri ile uğraşılırken ağız ve diş sağlığının gözardı edilebilmesidir. Bu nedenle engelli hastalar, ağız-diş hastalıkları
bakımından yüksek risk grubundadırlar. Engellilerde sıklıkla karşılaşılan ağız diş sağlığı problemleri; dişetlerinde kanama, çürük dişler, kötü ağız kokusu, yutma problemleri, salya akıtma problemleridir.
Engelli çocuklarda ağız ve diş sağlığı sorunlarının daha sık görülmesinin birkaç nedeni vardır:Ağız ve Diş YapısıBazı genetik durumlar ya da geçirilen yüksek ateş, engelli çocukların diş minelerinin etkilenmesine ve
bundan dolayı da diş çürümelerine daha yatkın hale gelmelerine neden olabilir. Dişlerin doğuştan eksikliği, dişlerdeki şekil bozuklukları ve diş dizisinde çapraşıklık da birçok engelli çocukta görülmektedir.
Bu diş problemlerine ve en çok da doğru ve düzenli olarak ağız diş bakımının yapılamamasına bağlı olarak ciddi dişeti hastalıkları ile de sıklıkla karşılaşılmaktadır.Fiziksel KısıtlamalarÇiğneme ve yutkunma gibi işlemler ile
dişler tükürük sayesinde doğal olarak temizlenmektedir. Ancak bazı engelli çocuklarda görülen dudak, yanak ve dil kaslarındaki koordinasyon bozukluğundan dolayı tükürüğün bu temizleyici özelliği ortadan kalkar.
Özellikle kasları etkileyen hastalıklara sahip çocuklar (kas distrofisi, serebral palsy vb.) ideal diş fırçalaması ve diş ipi kullanımı gibi koruyucu işlemleri yapmakta zorlanmaktadırlar.
Özel Diyetler (BESLENME)Çiğneme ve yutkunma sorunu olan çocuklar çoğu zaman püre kıvamında yumuşak ve yapışkan gıdalarla beslenirler. Bu gıdalar dişlerin üzerine yapışır ve dişlerin çok daha çabuk çürümesine
neden olurlar. Sürekli şekerli besinlerin tüketilmesi, uyurken biberon içerisine süt, meyve suyu gibi içeceklerin konulması diş çürüklerinin daha sık görülmesine neden olur. Ayrıca bir şeyler içebilmesi için bir başkasının
yardımına ihtiyaç duyan kişiler normal insanlardan daha az sıvı tükettikleri için sıvıların (özellikle suyun) yıkayıcı ve temizleyici etkisinden de yeterince yararlanamamaktadırlar.
İlaçlarSürekli şurup formunda ilaç almak zorunda kalan bireyler, şurupların içerisinde bulunan şekerden dolayı diş çürüklerine daha fazla maruz kalabilirler. Epilepsi hastalarının sürekli kullandığı ilaçlar (Dilantin vb.) da
dişetlerinde kanama, şişme/büyüme gibi problemlere neden olabilir. Bu hastalarda konuşma, estetik problemler veya beslenme gibi sorunlar dişeti büyümesinden dolayı sıkça görülmektedir.
Kas koordinasyonunun düzenlenmesi, alerjik durumlar veya sakinleştirici amaçla verilen sedatif ilaçlar (Barbitüratlar, Antihistaminikler vb.) ise tükürük akışının azalmasına neden olurlar.
Tükürük akışının azalması nedeniyle de çürük ve dişeti hastalıkları daha sık görülür. Sürekli Aspirin kullanan bireylerde ise Aspirin yutulmadan önce ağızda tutuluyorsa, oluşturacağı asidik ortam diş çürüklerinin başlamasına
neden olabilir.Engelli hastalar, kendi kendilerine ağız bakımlarını yapamadıklarından, bu konuda hastaların ebeveynlerine büyük sorumluluk düşmektedir. Hastaların günlük ağız ve diş bakımlarına aileleri ya da bakıcıları
tarafından özel bir çaba gösterilmelidir.Engellilerde ağız ve diş sağlığını korumak için neler yapılmalıdır?
• Öncelikle beslenme alışkanlıklarına özel dikkat gerekmektedir. Biberonla beslenebilen engellilerde tüketilen süt, hazır mama ve meyve suları gibi şeker içerikli gıdalar nedeniyle diş çürükleri çok hızlı ve kolay oluşur.
Bu nedenle her beslenme sonrasında mümkünse diş fırçası ile, değilse temiz bir tülbent ile dişler temizlenmelidir. Çok gerekli olmadığı sürece gece beslenmeleri olmamalıdır.
• Diş çürüğünün ana nedeni şekerli, asitli, diş ve dişetine kolayca yapışıp kalan besin maddeleridir. Engelliye özel bir diyet önerilmemiş ise bol şeker ve karbonhidrat içeren gıda maddeleri mümkün olduğunca tüketilmemeli;
tüketileceği zaman da kesinlikle yemek aralarında verilmemeli, bu gıdalar ana öğünlerde tüketilmelidir.
• Püre tarzında, yumuşak gıdalarla beslenmek zorunda kalan engellilerde diş fırçalama yapılamıyorsa yemek sonrası ağız çalkalatılmalı veya gıda artıkları silinerek temizlenmelidir.
• Şurup formundaki ilaçların çoğu şeker içerdiğinden bu ilaçları sürekli kullananlarda ağız-diş bakımına daha fazla özen gösterilmelidir.
• Hastanın dişleri ebeveyni ya da bakıcısı tarafından mutlaka fırçalanmalı, hasta düzenli diş hekimi kontrollerine götürülerek çürükten koruyucu uygulamaların yapılması sağlanmalıdır.
• Güven ilişkisi açısından mümkünse hasta takibi aynı dişhekimi tarafından yapılmalıdır.
Diş Fırçalama ÖnerileriIşığın yeterli olduğu herhangi bir odada çocuğunuzun dişlerini fırçalayabilirsiniz. Örneğin çocuğunuz tekerlekli sandalyede ise mutfak veya banyo diş fırçalaması için ideal olabilir.
Eğer çocuğunuz yatakta ise hafifçe başını doğrultarak dişlerini fırçalayabilir, suyla çalkalama işlemini bardak veya pipet yardımıyla yaparak bir kap içerisine tükürmesini sağlayabilirsiniz.
Diş fırçalaması için en iyi yer çocuğunuzun kendini rahat hissettiği ve sizin diş fırçalama işlemini en iyi yapılabileceğine inandığınız yerdir.Çocuğunuzun dişlerini birçok pozisyonda fırçalayabilirsiniz.
Çocuğunuzun başının desteklenmesi önemlidir. Tekerlekli sandalyenin arkasında durun. Kolunuzu veya göğsünüzü çocuğunuzun kafasını desteklemek için kullanın ve dişlerini fırçalayın.
Veya tekerlekli sandalyenin arkasına oturun. Tekerlekli sandalyenin frenlerini kontrol ettikten sonra dizlerinize doğru sandalyeyi hafifçe yatırın ve dişlerini temizleyin.
Tekerlekli sandalyenin olmadığı durumlarda çocuğunuzu yere oturtun, siz de onun arkasında bir sandalyeye oturun. Çocuğunuzun hafifçe başını dizlerinize doğru yaslamasına izin verin.
Eğer uyumsuzluk gösteriyorsa ellerini sabitlemek için bacaklarınızı kullanabilirsiniz. Yatakta ise; çocuğunuzu dizlerinizin üzerine yatırın. Ellerinizle başını destekleyerek dişlerini fırçalayın.
Eğer çocuğunuz uyumsuz ise ve fırçalamaya direniyorsa o zaman ikinci bir kişinin yardımıyla dişlerini fırçalayabilirsiniz.
Unutmayın hangi pozisyonda fırçalarsanız fırçalayın; çocuğun başının iyi bir şekilde desteklendiğinden emin olmalısınız.
Diş fırçalama tekniklerinde dikkat edilmesi gerekenler; diş fırçasını dişlerin dişeti ile birleştiği yere 45 derece açı ile yerleştirin.
Çok bastırmadan yuvarlak ve ileri geri hareketlerle diş yüzeylerini fırçalayın. Fırçalamaya üst çeneden başlayın. Önce dişlerin yanak tarafını, sonra damak ve çiğneme yüzeylerini fırçalayın.
Alt dişler için de aynı işlemleri yapın. Tüm dişlerin fırçalandığından emin olun. Ön dişlerin arka yüzlerini diş fırçasını dik tutarak ileri geri hareketler ile fırçalayın.
Ferah bir nefes için dil üzerinin de fırçalanması gerekmektedir.Diş çürüklerini engellemek için dişlerin mutlaka hergün düzenli bir şekilde fırçalanması gerekir.
6 ayda bir aksatmadan diş hekimi kontrolleri yapılmalıdır. Düzenli kontroller sorunların büyümeden erken teşhisini sağlar.
Engelli Hastalarda Diş TedavisiSağlıklı bireylerde olduğu gibi engelli bireylerde de diş sağlığı sorunları kişiden kişiye farklılık göstermektedir.
Engelli bireyin kişiliğine, duygusal durumuna ve hastalığın medikal durumuna göre uygulanacak tedavi ve psikolojik davranış seçenekleri değişmektedir.
Bu hastaların diş tedavileri, fiziksel ve /veya zihinsel uyum yetersizliği nedeniyle, hem hasta hem de hekim açısından çeşitli zorluklar içermektedir.
Uyum sağlayabilen hastaların tedavileri lokal anestezi altında veya sedasyon desteği ile yapılabilirken, ağır zihinsel veya fiziksel engellilerin tedavileri ancak genel anestezi altında yapılabilmektedir.
Genel anestezi altında, tüm dişlerin tedavisi tek seansta yapılabilmektedir.Engelli hastalarda kaybedilen her diş daha büyük problemleri arkasından getirir.
Diş kaybı ile ortaya çıkan konuşma ve çiğneme problemleri çocuğun eğitiminde ve hayatında verimini düşürebilir. Hastaların çoğu protez ve diğer apereyleri kullanmaya uyum gösteremez.
Bu nedenle de eksik dişlerle hayatlarına devam edebilmek oldukça güç olmaktadır. Engelli bireylerde diş tedavi problemleri nedeniyle düzenli diş hekimi kontrollerinin yapılarak çürükten koruyucu uygulamaların
yapılması büyük önem taşımaktadır.
Sağlıklı diş ve diş etlerine sahip olmak bütün çocukların en doğal hakkıdır. Sağlıklı dişlere sahip olan çocuklar yemekleri daha iyi çiğneyebilir, daha iyi beslenebilir, harfleri daha güzel söyleyerek daha net ve
anlaşılır konuşabilirler. Sağlıklı dişlerin estetik görüntüsü çocukların kendilerine olan güvenlerinin artmasını da sağlamaktadır. Bu nedenle genel sağlıklarının da başlangıcı olan ağız ve diş sağlıklarına özen gösterilmelidir.

ENGELLİLERDE AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞIEngellilerde Ağız ve Diş SağlığıEngellilik; fiziksel veya zihinsel kısıtlamalardan dolay...
21/08/2014

ENGELLİLERDE AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI

Engellilerde Ağız ve Diş SağlığıEngellilik; fiziksel veya zihinsel kısıtlamalardan dolayı; yürümek, duymak, görmek, nefes almak, ayakta durmak, okumak, çalışmak, konuşmak, öğrenmek ve / veya düşünmek gibi
temel günlük aktivitelerin yerine getirilememesi durumudur.UNESCO tarafından yapılan araştırmalara göre Türkiye nüfusunun %10’unun yani yaklaşık 6.5-7 milyon insanın engelli olduğu düşünülmektedir.
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de engelliler birçok sosyal ve sağlık sorunları yaşamaktadır. Sağlıklı bireylerin yüzde 85-90′ ında ağız ve diş sağlığı sorunları yaşanırken, bu oranın engellilerde neredeyse
yüzde 100′ e yakın olduğu görülmektedir. Bunun en önemli nedeni, engelli hastalarda genel sağlık problemleri ile uğraşılırken ağız ve diş sağlığının gözardı edilebilmesidir. Bu nedenle engelli hastalar, ağız-diş hastalıkları
bakımından yüksek risk grubundadırlar. Engellilerde sıklıkla karşılaşılan ağız diş sağlığı problemleri; dişetlerinde kanama, çürük dişler, kötü ağız kokusu, yutma problemleri, salya akıtma problemleridir.
Engelli çocuklarda ağız ve diş sağlığı sorunlarının daha sık görülmesinin birkaç nedeni vardır:Ağız ve Diş YapısıBazı genetik durumlar ya da geçirilen yüksek ateş, engelli çocukların diş minelerinin etkilenmesine ve
bundan dolayı da diş çürümelerine daha yatkın hale gelmelerine neden olabilir. Dişlerin doğuştan eksikliği, dişlerdeki şekil bozuklukları ve diş dizisinde çapraşıklık da birçok engelli çocukta görülmektedir.
Bu diş problemlerine ve en çok da doğru ve düzenli olarak ağız diş bakımının yapılamamasına bağlı olarak ciddi dişeti hastalıkları ile de sıklıkla karşılaşılmaktadır.Fiziksel KısıtlamalarÇiğneme ve yutkunma gibi işlemler ile
dişler tükürük sayesinde doğal olarak temizlenmektedir. Ancak bazı engelli çocuklarda görülen dudak, yanak ve dil kaslarındaki koordinasyon bozukluğundan dolayı tükürüğün bu temizleyici özelliği ortadan kalkar.
Özellikle kasları etkileyen hastalıklara sahip çocuklar (kas distrofisi, serebral palsy vb.) ideal diş fırçalaması ve diş ipi kullanımı gibi koruyucu işlemleri yapmakta zorlanmaktadırlar.
Özel Diyetler (BESLENME)Çiğneme ve yutkunma sorunu olan çocuklar çoğu zaman püre kıvamında yumuşak ve yapışkan gıdalarla beslenirler. Bu gıdalar dişlerin üzerine yapışır ve dişlerin çok daha çabuk çürümesine
neden olurlar. Sürekli şekerli besinlerin tüketilmesi, uyurken biberon içerisine süt, meyve suyu gibi içeceklerin konulması diş çürüklerinin daha sık görülmesine neden olur. Ayrıca bir şeyler içebilmesi için bir başkasının
yardımına ihtiyaç duyan kişiler normal insanlardan daha az sıvı tükettikleri için sıvıların (özellikle suyun) yıkayıcı ve temizleyici etkisinden de yeterince yararlanamamaktadırlar.
İlaçlarSürekli şurup formunda ilaç almak zorunda kalan bireyler, şurupların içerisinde bulunan şekerden dolayı diş çürüklerine daha fazla maruz kalabilirler. Epilepsi hastalarının sürekli kullandığı ilaçlar (Dilantin vb.) da
dişetlerinde kanama, şişme/büyüme gibi problemlere neden olabilir. Bu hastalarda konuşma, estetik problemler veya beslenme gibi sorunlar dişeti büyümesinden dolayı sıkça görülmektedir.
Kas koordinasyonunun düzenlenmesi, alerjik durumlar veya sakinleştirici amaçla verilen sedatif ilaçlar (Barbitüratlar, Antihistaminikler vb.) ise tükürük akışının azalmasına neden olurlar.
Tükürük akışının azalması nedeniyle de çürük ve dişeti hastalıkları daha sık görülür. Sürekli Aspirin kullanan bireylerde ise Aspirin yutulmadan önce ağızda tutuluyorsa, oluşturacağı asidik ortam diş çürüklerinin başlamasına
neden olabilir.Engelli hastalar, kendi kendilerine ağız bakımlarını yapamadıklarından, bu konuda hastaların ebeveynlerine büyük sorumluluk düşmektedir. Hastaların günlük ağız ve diş bakımlarına aileleri ya da bakıcıları
tarafından özel bir çaba gösterilmelidir.Engellilerde ağız ve diş sağlığını korumak için neler yapılmalıdır?
• Öncelikle beslenme alışkanlıklarına özel dikkat gerekmektedir. Biberonla beslenebilen engellilerde tüketilen süt, hazır mama ve meyve suları gibi şeker içerikli gıdalar nedeniyle diş çürükleri çok hızlı ve kolay oluşur.
Bu nedenle her beslenme sonrasında mümkünse diş fırçası ile, değilse temiz bir tülbent ile dişler temizlenmelidir. Çok gerekli olmadığı sürece gece beslenmeleri olmamalıdır.
• Diş çürüğünün ana nedeni şekerli, asitli, diş ve dişetine kolayca yapışıp kalan besin maddeleridir. Engelliye özel bir diyet önerilmemiş ise bol şeker ve karbonhidrat içeren gıda maddeleri mümkün olduğunca tüketilmemeli;
tüketileceği zaman da kesinlikle yemek aralarında verilmemeli, bu gıdalar ana öğünlerde tüketilmelidir.
• Püre tarzında, yumuşak gıdalarla beslenmek zorunda kalan engellilerde diş fırçalama yapılamıyorsa yemek sonrası ağız çalkalatılmalı veya gıda artıkları silinerek temizlenmelidir.
• Şurup formundaki ilaçların çoğu şeker içerdiğinden bu ilaçları sürekli kullananlarda ağız-diş bakımına daha fazla özen gösterilmelidir.
• Hastanın dişleri ebeveyni ya da bakıcısı tarafından mutlaka fırçalanmalı, hasta düzenli diş hekimi kontrollerine götürülerek çürükten koruyucu uygulamaların yapılması sağlanmalıdır.
• Güven ilişkisi açısından mümkünse hasta takibi aynı dişhekimi tarafından yapılmalıdır.
Diş Fırçalama ÖnerileriIşığın yeterli olduğu herhangi bir odada çocuğunuzun dişlerini fırçalayabilirsiniz. Örneğin çocuğunuz tekerlekli sandalyede ise mutfak veya banyo diş fırçalaması için ideal olabilir.
Eğer çocuğunuz yatakta ise hafifçe başını doğrultarak dişlerini fırçalayabilir, suyla çalkalama işlemini bardak veya pipet yardımıyla yaparak bir kap içerisine tükürmesini sağlayabilirsiniz.
Diş fırçalaması için en iyi yer çocuğunuzun kendini rahat hissettiği ve sizin diş fırçalama işlemini en iyi yapılabileceğine inandığınız yerdir.Çocuğunuzun dişlerini birçok pozisyonda fırçalayabilirsiniz.
Çocuğunuzun başının desteklenmesi önemlidir. Tekerlekli sandalyenin arkasında durun. Kolunuzu veya göğsünüzü çocuğunuzun kafasını desteklemek için kullanın ve dişlerini fırçalayın.
Veya tekerlekli sandalyenin arkasına oturun. Tekerlekli sandalyenin frenlerini kontrol ettikten sonra dizlerinize doğru sandalyeyi hafifçe yatırın ve dişlerini temizleyin.
Tekerlekli sandalyenin olmadığı durumlarda çocuğunuzu yere oturtun, siz de onun arkasında bir sandalyeye oturun. Çocuğunuzun hafifçe başını dizlerinize doğru yaslamasına izin verin.
Eğer uyumsuzluk gösteriyorsa ellerini sabitlemek için bacaklarınızı kullanabilirsiniz. Yatakta ise; çocuğunuzu dizlerinizin üzerine yatırın. Ellerinizle başını destekleyerek dişlerini fırçalayın.
Eğer çocuğunuz uyumsuz ise ve fırçalamaya direniyorsa o zaman ikinci bir kişinin yardımıyla dişlerini fırçalayabilirsiniz.
Unutmayın hangi pozisyonda fırçalarsanız fırçalayın; çocuğun başının iyi bir şekilde desteklendiğinden emin olmalısınız.
Diş fırçalama tekniklerinde dikkat edilmesi gerekenler; diş fırçasını dişlerin dişeti ile birleştiği yere 45 derece açı ile yerleştirin.
Çok bastırmadan yuvarlak ve ileri geri hareketlerle diş yüzeylerini fırçalayın. Fırçalamaya üst çeneden başlayın. Önce dişlerin yanak tarafını, sonra damak ve çiğneme yüzeylerini fırçalayın.
Alt dişler için de aynı işlemleri yapın. Tüm dişlerin fırçalandığından emin olun. Ön dişlerin arka yüzlerini diş fırçasını dik tutarak ileri geri hareketler ile fırçalayın.
Ferah bir nefes için dil üzerinin de fırçalanması gerekmektedir.Diş çürüklerini engellemek için dişlerin mutlaka hergün düzenli bir şekilde fırçalanması gerekir.
6 ayda bir aksatmadan diş hekimi kontrolleri yapılmalıdır. Düzenli kontroller sorunların büyümeden erken teşhisini sağlar.
Engelli Hastalarda Diş TedavisiSağlıklı bireylerde olduğu gibi engelli bireylerde de diş sağlığı sorunları kişiden kişiye farklılık göstermektedir.
Engelli bireyin kişiliğine, duygusal durumuna ve hastalığın medikal durumuna göre uygulanacak tedavi ve psikolojik davranış seçenekleri değişmektedir.
Bu hastaların diş tedavileri, fiziksel ve /veya zihinsel uyum yetersizliği nedeniyle, hem hasta hem de hekim açısından çeşitli zorluklar içermektedir.
Uyum sağlayabilen hastaların tedavileri lokal anestezi altında veya sedasyon desteği ile yapılabilirken, ağır zihinsel veya fiziksel engellilerin tedavileri ancak genel anestezi altında yapılabilmektedir.
Genel anestezi altında, tüm dişlerin tedavisi tek seansta yapılabilmektedir.Engelli hastalarda kaybedilen her diş daha büyük problemleri arkasından getirir.
Diş kaybı ile ortaya çıkan konuşma ve çiğneme problemleri çocuğun eğitiminde ve hayatında verimini düşürebilir. Hastaların çoğu protez ve diğer apereyleri kullanmaya uyum gösteremez.
Bu nedenle de eksik dişlerle hayatlarına devam edebilmek oldukça güç olmaktadır. Engelli bireylerde diş tedavi problemleri nedeniyle düzenli diş hekimi kontrollerinin yapılarak çürükten koruyucu uygulamaların
yapılması büyük önem taşımaktadır.
Sağlıklı diş ve diş etlerine sahip olmak bütün çocukların en doğal hakkıdır. Sağlıklı dişlere sahip olan çocuklar yemekleri daha iyi çiğneyebilir, daha iyi beslenebilir, harfleri daha güzel söyleyerek daha net ve
anlaşılır konuşabilirler. Sağlıklı dişlerin estetik görüntüsü çocukların kendilerine olan güvenlerinin artmasını da sağlamaktadır. Bu nedenle genel sağlıklarının da başlangıcı olan ağız ve diş sağlıklarına özen gösterilmelidir.

Temporomandibular Bozukluklar Eklem Bozuklukları (TMJ) Nelerdir? TMD, veya tam söylenişi ile Temporomandibular Eklem Boz...
11/07/2014

Temporomandibular Bozukluklar Eklem Bozuklukları (TMJ) Nelerdir?

TMD, veya tam söylenişi ile Temporomandibular Eklem Bozukluğu (Temporomandibular Joint Disorder), alt ve üst çeneyi birleştiren bağın düzgün şekilde çalışmamasıdır. Bu bağ, vücuttaki en karmaşık yapılı eklemlerden biri olup alt çenenin öne, arkaya ve yana hareket etmesini sağlamakla görevlidir. Bu kas; lif, disk ve kemiklerden oluşan karmaşık yapının gerektiği şekilde çalışmaması sebebiyle olan herhangi bir problem çene eklemi rahatsızlığı olarak adlandırılır. Sıklıkla çene eklemi rahatsızlığı meydana geldiğinde, bir an için çene yerinden fırlayacakmış veya birbirine çarpacakmış ya da kilitlenecekmiş gibi bir his oluşur. Bu düzen bozukluğunun kesin sebebinin ne olduğunu belirlemek ekseriyetle mümkün değildir.

TMJ Semptomları Nelerdir?

Çene eklemi bozukluklarının birçok işaret ve belirtileri vardır. Ekseriyetle bir insandaki rahatsızlığın çene eklemi bozukluğu olup olmadığını bilmek zordur çünkü buna ilişkin belirtilenden biri ya da hepsi başka problemlerde de görülebilir. Diş hekiminiz klinik incelemelerde bulunarak ve gerekli filmleri çekmek suretiyle, bir tıbbi ve diş özgeçmişinizi de tam belirleyerek, en uygun tanıyı koyar.

* Kulakların önünden başlayan ve kafanın geri kalanı ile boyna ve omuzlara yayılan baş ağrısı
* Yüzde yorgunluk hissi,
* Özellikle bir şeyi çiğnediğinizde, konuştuğunuzda ya da ağzınızı geniş açtığınızda kulağın ön bölgesinde meydana gelen ağrı ve kaslarda gevşeklik,
* Ağzı açıp kapadığınızda rastgele oluşan, sanki çene takılıp kalmış hissi,
* Ağzı çok geniş açamama,
* Çenelerin kilitlenmesi, takılıp kalması veya çıkması,
* Ağzı açmayı zorlaştıran yüz kasları spazmı veya dişlerinin normal oturmuyormuş gibi olmasından oluşan ani, rahatsız edici kapanış hissi,
* Ağzı açıp kapadığınızda dişlerde çarpma, takırdama veya çatırdama sesleri veya çenede sürtme hissi,
* Esneme, ağzı genişçe açma veya sakız çiğneme nedeniyle meydana gelen ağrı
* Yüzün bir tarafında şişme
* Bazı kişilerde de ayrıca kulak ağrısı, diş ağrısı, baş ağrısı (genelde migren gibidir), kulaklarda çınlama, göz çevresinde ağrı ve basınç ,baş dönmesi ve duyma problemleri de görülmektedir




TMJ Nasıl Tedavi Edilir?

Çene eklemi rahatsızlığı için tek bir kati tedavi yöntemi olmamasına karşın, belirtileri önemli ölçüde azaltacak birçok değişik tedavi yöntemi bulunmaktadır. Diş hekiminiz aşağıdakilerin bir ya da birkaçını size tavsiye edebilir:
* Hafif ısı uygulayarak veya kas gevşetici, aspirin veya benzeri tarzda ağrı azaltıcı ya da ağrı kesici ilaçlar almak suretiyle kas spazmlarını ve ağrıyı bertaraf etmek,
* Kişiye özel olarak yapılarak dişlerin üzerine takılan ve böylelikle onların karşı çenedeki dişlere takılmasına engel olmak suretiyle çene sıkma ve gıcırdatmanın zararlı etkilerini azaltıcı, ısırma plağı olarak da adlandırılan bir koruyucu plak (okluzal splint) takmak,
* Çenedeki kas basıncının kontrol etmeye yarayan rahatlama tekniklerini öğrenmek,
* Diş hekiminiz size stresi azaltmak üzere eğitim ya da danışmanlık almanızı önerebilir,
* Çene eklemleriniz etkilenir ve diğer tedavi yöntemleri başarısız olursa, o zaman çene eklemi ameliyatı önerilebilir.

Bruksizm Nedir?

Bruksizm genelde geceleri uykuda iken ortaya çıkan, kişinin bilinci dışında gerçekleşen ve dişlerin sımsıkı kapatılarak birbirine sürtündüğü eyleme verilen addır. Kişi diş gıcırdattığının farkına varamaz genellikle dışarıdaki insanlar çıkan seslerden haberdar olup hastayı bu konuda bilgilendirirler. Hasta uykuda uzun bir süre boyunca dişlerini gıcırdatır bu ise temporamandibular eklem dediğimiz çene eklemini ve diş sıkmada fonksiyonu olan massater ve diğer yardımcı kasları aşırı yorar. Sürekli rende tarzında tekrarlanan çenenin hareketi ve kasların yorgunluğu yüzünden, hasta uykudan uyandığında çene ekleminden ve kafanın her iki yan kısmındaki (massater kaslarının bulunduğu bölge) ağrıdan şikayet eder. Aynı zamanda sürekli oluşan mikro ( küçük ) travmalar çenenin yapısı ve gelişimi açısından önemli bozukluklara neden olabilir.



Bruksizmin Nedenleri Nelerdir?

Çocukluk çağında ve İleri Yaşlarda görülen bruksizm’in nedenleri :
1-) Dişlerin yeni çıkması ile görülen tipte dişlerin balance ( Dengeli ) çıkmaması ile beraber vücut rende yaparak dişleri balansa getirmeye çalışır. Çene her zaman dengeli bir ağız yapısına sahip olmak ister bu yüzden normalden yüksek dişleri ve protez,dolgu gibi ağza uygun yapılmamış maddeleri rendeleyerek olması gereken konuma getirmeye çalışır. Ancak dişler tamamen çıkıp dengeye geldiğinde şikayetler azalarak kaybolur.
2-) Hiperaktivite sendromu ( Aşırı Hareketlilik Send. ) özellikle çocukluk çağında hiperaktiviteli çocuklarda normal popülasyona göre daha fazla bruksizm’e rastlanır.
3-) Nasal akıntı ( Sinüzit ): Eğer burun arkasından gelen ve halkımızın burun eti diye nitelendirdiği postnazal bir akıntı var ise bu da diş gıcırdatmaya sebep olabilir.
4-) Aşırı yorgunluk ve emosyenel stress: Kişinin aşırı yorulduğu durumlarda yada çok stressli ve gergin olduğu anlarda gece olan diş gıcırdatma sayısı artar.
5-) Aşırı titiz kişilik yapısı: Aşırı titiz ve her şeyi titizlikle inceleyen ( Obsesif ) takıntılı kişilerde bruksizm daha sık görülmektedir.
6-) Uygun yapılmamış protez, diş dolgusu, takma diş ileri yaşlarda olan diş gıcırdatmasının en sık sebeplerinden biridir. Mutlaka bu durumda bir diş hekimine tekrar başvurulmalı uygun olmayan protez, diş dolgusu, takma diş gibi… işlemler çene yapısına uygun şekilde tekrar değiştirilmelidir.
7-) İdiyopatik ( Sebebi bilinmeyen diş gıcırdatmaları.

Bruksizm Nasıl Tedavi Edilir?


Bruksizm’in tedavisi öncelikle sebebe göre yapılmadır. Çocukluk döneminde oluşan diş gıcırdatmalarında öncelikli tedavi konservatif ( girişim yapmadan bir süre beklemek ) yaklaşımdır. Çünkü dişler balansa geldiğinde bruksizm de ortadan kalkabilir. Çocuğun aşırı yorulmasının önüne geçilmelidir böylece çocuğun aşırı yorgunluktan kaynaklanan diş gıcırdatmasının da önüne geçilecektir. Çocukta uyku saatlerine dikkat edilmeli çocuğun yeterince uyuduğundan ve uzun süre uykusuz kalmadığından emin olunmalıdır. Eğer bütün önlemlere rağmen diş gıcırdatma devam ediyorsa splint tedavi dediğimiz çocuğun dişlerinin yapısına uygun plastik ( aslında plastik değil ama anlama açısından rahat olması dolayısıyla ) bir aparat diş hekimi tarafından yapılır ve çocuğun ağzına yatmadan önce yerleştirilir. Splint yöntemiyle çocuğun dişlerinin sürtünmesi önlenir ve yumuşak olan bu aparatla diş gıcırdatma problemi ortadan kalkar. Splint tedavisi çok kısa sürede çok iyi sonuç verebilen bir tedavi yöntemidir. İleri yaşlarda olan diş gıcırdattmalarında ise stress faktörleri ortandan kaldırılmalı ve yukarıda da bahsettiğimiz gibi eğer bir protez, dolgu vs. var ise bu yapılar hastanın diş yapısına uygun olarak düzenlenmelidir. Splint yöntemi yetişkinlerde de kullanılabilir. Bu tedavi yöntemiyle yetişkinlerde olabilecek diş kayıpları, hassasiyetleri ve diş yapısında oluşabilecek bozuklukların önüne geçilir.



Yirmi Yaş Dişleri Nedir?

Alt sağ, alt sol ve üst sağ, üst sol olmak üzere toplam 4 adet yirmi yaş dişi vardır. Yirmi yaş dişlerinin ağızlarda yer bulamamasının temel nedeni insan neslinin daha yumuşak gıdalarla beslenmesi sonucu çenelerinin küçülmesidir. Bazı ağızlarda konjenital (doğumsal/genetik) olarak yirmi yaş dişleri hiç bulunmaz. Bazı ağızlarda yirmi yaş dişleri oluşur ancak yer darlığı ve başka nedenlerle sürmez ve çene kemiklerinde gömülü kalırlar. Bazı ağızlarda yirmi yaş dişleri oluşur ve yarı yarıya sürerler. Sürme tam olmaz. Buna yarı gömülü yirmi yaş dişi denir.Yarı gömülülük iki tipte olabilir. Birincisinde dişin taç (kron) kısmının üzerinde operkulum (operculum,pericoronium) adı verilen mukoza parçası olabilir. İkinci tipteyse dişin taç kısmının bir bölümü kemik dokuyla örtülüdür. Her iki şekilde de yarı gömülü yirmi yaş dişlerinin etrafında gıda artıklarının birikeceği enfeksiyona (iltihap) elverişli bir alan meydana gelir. Bazı ağızlarda yirmi yaş dişleri diğer azı dişlerinden farksız olarak gayet normal biçimde sürerler. Bazı ağızlarda yirmi yaş dişleri, sürerken önündeki dişleri iteleyerek yer darlığına sebep olurlar. Bunun sonucu olarak da genelde alt keser dişlerde eğrilik meydana gelir. Yine bu "iteleme" esnasında, birbiriyle normal temasını kaybeden bazı dişler de çürüyebilir. Sonuç olarak, kişiler yirmi yaş dişleriyle ilgili sorun yaşamamak için bir diş hekimine başvurmalı ve ağzında yirmi yaş dişi var-yok, yirmi yaş dişinin sürebileceği alan var-yok şeklinde ilgili muayenesini yaptırmalıdır.


Yirmi Yaş Dişleri Neden ve Nasıl Çekilir?

Çekim Nedenleri :
1. Devamlı ağrı
2. Tekrarlayan perikoronit
3. Çürük
4. Abse
5. Bu dişle ilgili kistler
6. Tümör
7. Çevre dokulara zarar vermesi ( önündeki dişi çürütmesi gibi) 8. Başka bir cerrahi işleme engel olabilirler.

Nasıl Çekilir?
Diş çekme oldukça rutin bir işlemdir. Diş hekiminiz, genel anestezi ile "uyutulmanızı" veya ağzınızdaki bölgenin bir ilaçla lokal anestezi yoluyla uyuşturulmasını önerecektir. Diş (ya da dişler) çekildikten sonra ortaya çıkabilecek kanamaları azaltmak için 30 ila 45 dakika hafifçe ısırmanız için gazlı bir bez verilebilir. Başlarda ağrı veya şişme görülse de, bu ağrı birkaç gün içinde kaybolur. Ağrı, kanama, şişme veya ateş sürekli veya ciddi ise durumu diş hekiminize danışmanız gerekir. Çapraşıklık veya gömülü kalma nedeniyle yirmi yaş dişinin çekilmesi, gelecekte ağız sağlığınızı veya ağız kapanış şeklinizi etkilemez. • Çekim Sırasında Oluşabilecek Komplikasyonlar Nelerdir? Normal bir çekimde olabilecek kanama, ödem ve enfeksiyon riski bu dişlerde de vardır. Özellikle alt 20 yaş dişi çekimi sonucunda sinir zedelenmesi olabilir. Vakaların %10-12sinde birkaç günlük, %1inde birkaç haftalık bir hissizlik olabilir. Çok ender de olsa bazen bu hissizlik kalıcı da olabilir. Deneyimsiz ellerde bu dişlerin çekimi sırasında çevre dişlere de zarar verilebilir.
Çekim sonrasında:
1. Çekim sonrası ilk 72 saatte ödem (şişlik) olmaktadır. Bunun azaltılması için hastaya operasyon öncesi steroid ve çekim sonrasında buz kompres uygulaması önerilmektedir.
2. Alt 20 yaşlarda post-operatif (operasyon sonrası) ağrı olur, fakat bu ağrı kesiciler ile kolaylıkla kontrol edilirler.
3. Hasta bir süre yemek yerken, çiğneme yaparken güçlük çeker.

09/07/2014

Biraz Eğitim..

12/06/2014
Çocuk Diş Hekimliği (Pedodonti  Pediatrik Diş Hekimliği) Nedir?Çocuk diş hekimliği; bebeklerin, çocukların ve özel bakım...
12/06/2014

Çocuk Diş Hekimliği (Pedodonti Pediatrik Diş Hekimliği) Nedir?
Çocuk diş hekimliği; bebeklerin, çocukların ve özel bakım gerektiren (engelli) bireylerin ağız ve diş sağlığı sorunları
ile uğraşan, diş hekimliğinin bir anabilim dalıdır.

Pedodontistler, diş hekimliği fakültelerinden mezun olduktan sonra, ilgili fakültelerin pedodonti anabilim dalında
doktora eğitimini (4-6 yıl) tamamlayarak pedodonti uzmanı olmaya hak kazanırlar.
Çocuk dişlerinin tedavisinde neden pedodontist tercih edilmeli?
Çocuğunuzun diş tedavilerini gerçekleştirecek doktorun pedodonti uzmanı olması, ilerde oluşabilecek diş hekimi
korkusunu ortadan kaldırarak, çocuğunuzun daha uyumlu ve diş sağlığı konusunda daha bilinçli birey olması konusunda atılacak önemli bir adımdır.
Çünkü pedodontistler, önce dişi değil, çocuğu düşün felsefesi doğrultusuna uygun psikolojik yaklaşımlar ile önce
çocuğun sevgi ve güvenini kazanmayı hedefler daha sonra kolaydan zora, kademeli bir tedavi yaklaşımı ile ağrısız bir şekilde diş tedavilerini gerçekleştirmeyi amaçlar.

Çocuk Diş Hekimliği / Diş Çıkarma Serüveni
Diş çıkarma nedir ve ne zaman başlar?
Dişin ağız içinde görünür hale gelmesi olarak adlandırılan dişlenme (diş çıkarma) ortalama 6. ayda başlayıp 2,5 yaşına
kadar devam etmektedir. Bebeklerde dişler genel olarak genetik düzene uyarak çıkar. Dişlenme yaşı ebeveynin
ilk diş çıkardığı yaşa bağlı olarak daha erken ya da geç olabilmektedir. Hatta bazı bebekler dişli doğabilmektedir.
Diş çıkarma belirtileri nelerdir?
Diş çıkarma belirtileri ve şiddeti bebekten bebeğe değişmektedir. Bazı bebekler bu süreci hafif atlatırken
bazılarında bu süreç adı gibi dişli olup, hem anneyi hem de miniğini zorlayabilmektedir.
Bunlar:
Tükürük (salya) üretiminin artması
Ağrı ve huzursuzluk
Dişetinde kızarıklık ve şişlik
Yanak ve Çene bölgesinde kızarıklık
Isırma
Uykusuzluk
İştahsızlık
Kulak çekiştirme , yanak kaşıma
Diş çıkarma ile ilgili olduğu henüz ispatlanmamış belirtiler
Ateş
İshal
Vücutta cilt döküntüsü
Bazı anneler çocuklarının diş çıkarma sürecinde ishali ve hafif ateşinin olduğunu belirtirler.
Bu semptomların diş sürmesiyle ilişkisi henüz kanıtlanmadığından, bebeğinizin ateşi 38C derece
ve üstündeyse ve/veya ishali varsa, beraberinde diş de çıkartıyor olsa doktorunuza danışın. İshal,
ateş gibi belirtiler dişlenme ile aynı anda başlamış farklı bir hastalığın belirtileri olabilir.
Anneler bebeği diş çıkarırken neler yapabilir?
Dişetine hafif basınç uygulama: Dişetine temiz ve soğuk bezle masaj yapılabilir.
Diş kaşıyıcı kullanımı: Plastik ve boya içermeyen (BPA free) diş kaşıyıcılarını, buzdolabında bir
süre beklettikten sonra bebeğinize vererek dişetlerini kaşımasını sağlayabilirsiniz. Kaşıyıcının
buzlukta bekletilmemesine dikkat edilmeli. Aksi takdirde bebeğinizin dil, yanak, dudağına yapışabilir.
Soğuk gıdaların verilmesi: İştahsızlık görülen bebeğinize soğuk meyve püreleri ve su vererek hem
ağrısını hafifletmiş olacaksınız hem de besin ve su kaybının önüne geçebileceksiniz.
Ağrıyı azaltacak ilaçların kullanımı: Parasetamolveya ibuprofen içeren şuruplar ağrının azaltılmasında
faydalı olabilirler. Ancak diş çıkarırken çok ilaç kullanmamak daha uygundur. Çünkü altta yatan başka bir
hastalığın yarattığı ateşi düşürebileceğinden sizi ve doktorunuzu o hastalıktan habersiz bırakabilir.
Tüm bunlara rağmen bebeğinizin sıkıntısı geçmiyorsa mutlaka pedodontistinize (çocuk diş hekimi) danışarak;
anestezik madde içeren diş jellerini kullanabilirsiniz. Ancak bu pomatların düzensiz ve sıkça kullanımının
bebeğinizin çeşitli organları ve özellikle karaciğeri üzerine olumsuz etkileri olabileceği unutulmamalıdır.

Çocuk Diş Hekimliği / İlk Diş Muayenesiİlk diş muayenesi ne zaman yapılmalı?
Amerikan Pediatrik Diş Hekimleri Birliği ve Amerikan Pediatri Birliği ilk süt dişinin sürmesi ile birlikte en geç
1 yaşından itibaren bir diş hekimi muayenesinin gerekli olduğunu belirtmektedirler.
Bebeğimin dişlerini ne zaman fırçalamaya başlamalıyım?
İlk süt dişinin sürmesi ile birlikte (ortalama 6. ay) bebeğinizin diş ve diş etleri parmağınıza doladığınız temiz
bir tülbent, gazlı bez, piyasada satılan özel temizleme mendilleri veya parmak fırçaları ile yapılmalıdır.
Bir yaşından itibaren gazlı bez veya tülbent ile temizlemeyi bırakıp yaşına uygun diş fırçası ile macunsuz olarak
yada Fluorid içermeyen diş macunu (NENEDENTFİRST TEETH) ile diş ve diş etlerini temizleyebilirsiniz.
Hangi macun ne zaman kullanılmalı ?
1-3 yaş arası macunsuz veya Fluoridsiz diş macunu (NENEDENTFİRST TEETH)
3-6 yaş arası düşük doz (500 ppm) Fluorid içeren diş macunu ile fırçalama yapılmalı.

Çocuk Diş Hekimliği / Pedodontide Koruyucu Yaklaşımlar
Pedodontide Koruyucu Yaklaşımlar Nelerdir?
Koruyucu diş hekimliği özellikle çocuklarda büyük önem taşır.
Zahmetsiz Ağrısız Diş hekimi fobisi oluşturmayan uygulamalar olduğundan çocukların diş hekimi ile ilk karşılaşmalarının koruyucu diş
hekimliği ile ilgili olması tercih edilir.
Bunlar:
Ağız hijyeni ve beslenme eğitimi
Çürük riski durumunun belirlenmesi
Fissür örtücü (Koruyucu dolgu) uygulaması
Fluor uygulaması
Yer Tutucu uygulaması
Ağız Hijyeni Eğitimi ve Beslenmenin Düzenlenmesi
Diş fırçalama ve diş ipi kullanımının öğretilmesi, beslenme alışkanlıklarının gözden geçirilmesi ve ağız diş sağlığının
öneminin anlatılmasını içeren hijyen eğitimi çocuklar için olduğu kadar büyükler için de önem taşımaktadır.
Çürük Risk Grubunun Belirlenmesi
Piyasada diş hekimlerinin kullanımına sunulan bazı özel kitler yardımıyla çocukların çürük risk grupları belirlenerek
çürümeye olan yatkınlıkları tespit edilir. Amaç diş çürüklerini
tedavi etmekten çok diş çürüklerine neden olan faktörleri belirlemek ve düzeltmektir.
Fissür Örtücü Uygulaması
Diş çürükleri genellikle azı ve küçük azı dişlerinin, çiğneyici yüzeylerinde bulunan “fissür” adı verilen oluklarda başlar.
Fissür örtücüler, dişlerde bu yüzeyleri sığlaştırarak, besinlerin tutunmasını azaltacak ve fırçalanmasını kolaylaştıracak
bir yüzey oluşturulmasına yardımcı olmaktadır. Böylece o bölgeye mikrop, yemek artığı vs. nin sızması engellenerek
çürük başlaması önlenir. Bu işlem henüz çürük başlamadan yeni sürmüş olan tüm azı ve küçük azı dişlerine uygulanmalıdır.
Fluor Uygulaması
Fluor, diş minesini kuvvetlendirerek dişi asit ataklarına karşı korur ve dolayısıyla diş çürüklerinin oluşmasını önlemeye yardımcı olur.
Yüzeysel fluor uygulaması sadece diş hekimleri tarafından uygulanabilen koruyucu bir yöntemdir. Çocuklar için jel, gargara, vernik gibi
çeşitli formları ve çilekli, kayısılı, portakallı gibi çeşitli tatları mevcuttur.
Fluor, çocuk hastanın çürük risk grubuna uygun olarak 3 veya 6 aylık aralıklar ile düzenli bir şekilde uygulanmalıdır. Düşük ve orta risk
grubundaki çocuklar 6 ayda bir defa, yüksek çürük risk grubundaki çocuklarda ise 3 ay ara ile uygulanmalıdır.
Tooth Mousse Nedir?
Ağız içi asit dengesini sağlayarak çürük oluşumunu önleyen su bazlı, şeker içermeyen yüzeyel uygulanan bir kremdir.
İçeriğinde bulunan süt proteini olan kazein, kalsiyum ve fosfat iyonları sayesinde çürük oluşumuna karşı koruyucu olarak önerilmektedir.
Tooth Mousse kullanım alanları:
Çocuklarda
Ortodontik tedavi gören hastalarda
Diş beyazlatma öncesi ve sonrasında
Diş hassasiyeti bulunan hastalarda
Gebelik döneminde
Yüksek çürük riski bulunan yetişkin hastalarda
Beyaz nokta (White spot) lezyonlarının tedavisinde
Reflü gibi sindirim sistemi hastalıklarına bağlı erozyon görülen hastalarda
Diş taşı temizliği sonrasında
Ağız kuruluğu olan hastalarda (kemoterapi, radyoterapi, diabet, ilaç kullanımı)
Ağız bakımı yapamayan engelli hastalar
Yer Tutucu Uygulaması Nedir?
Herhangi bir nedenden dolayı erken kaybedilmiş süt dişlerinin yerlerini korumak için yapılan hareketli ya da sabit apareylere yer tutucu denir.
Çekilen süt dişinin boşluğu korunmalı mıdır?
Tedavi edilemeyecek derecede çürümüş olan süt dişleri çekilerek ağızdan uzaklaştırılmalıdır.
Ağızdan uzaklaştırılan süt dişlerinin yerine bir süre sonra kalıcı bir diş geleceği için o boşluğun kapanmaması gereklidir.
Bu amaçla çekilen süt dişlerinin boşluklarına yer tutucu adı verilen apareylerin uygulanması gerekir.
Aksi takdirde çekilen süt dişinin boşluğuna boşluğun sağı ve solundaki dişler kayarak yerleşirler ve kalıcı dişin süreceği yeri kapatmış olurlar.
Daha sonraki yıllarda diş dizisini düzeltmek için hem çok uzun hem de maliyeti yüksek tedaviler gerekebilir. Oysa,
küçük bir yer tutucu apareyinin uygulama süresi ve maliyeti diğerlerinin yanında çok daha önemsiz kalır.

Çocuk Diş Hekimliği / Dental Travma
Çocuklarda Diş Travmaları
Çocuk hastalarda, diş çürüğünden sonra karşılaşılan en önemli sorun şüphesiz süt ve sürekli dişlerde meydana gelen yaralanmalardır.
Diş travması (darbe) genellikle düşme, trafik kazaları, şiddet veya spor kazaları nedeniyle meydana gelebilmektedir. Bunun sonucunda
Dişin sallanması
Diş-kök kırıkları
Dişin tamamen yerinden çıkması
Yumuşak doku yaralanması
Çene kemiği kırıkları oluşabilmektedir.
Böyle bir durumda hiç zaman kaybetmeden diş hekiminiz ile temasa geçin. Varsa kırık diş parçalarını saklayın,
bu parçaları yerlerine yapıştırmak mümkün olabilir.
Diş tümüyle yerinden çıkmışsa; dişi bulun, köküne mümkün olduğunca dokunmadan alın ve diş hekimine gidene kadar
dişi tükürük, süt veya serum fizyolojik içinde muhafaza edin. Eğer şartlar uygunsa diş tekrar yerine yerleştirilerek ağızda tutulabilir.
Diş travmasını önlemek için yapılması gerekenler:
Spor aktiviteleri sırasında dişlik (mouthguard) kullanılması
Çocuklar arabada iken mutlaka emniyet kemeri takılmasıEvdeki kazalara karşı mobilyaların sert köşeleri ve elektrik aksamları ile ilgili
önlemlerin alınmasıdır.

Çocuk Diş Hekimliği / Ağız Alışkanlıkları
Çocuğumun çene gelişimini bozabilecek ağız alışkanlıkları nelerdir?
Parmak Emme
Biberon, Emzik Emme
Tırnak Yeme
Cisim Isırma
Ağızda Yemek Tutma
Ağız Solunumu
Diş gıcırdatma-sıkma
Parmak-Emzik Emme
İki yaşına kadar tüm emme alışkanlıkları normaldir ve genellikle kendiliğinden bırakılır. Dört yaş sonrasına kadar devam eden
emme alışkanlığı diş ve çenelerde kalıcı deformasyonlar meydana gelebildiğinden en kısa zamanda alışkanlığın bırakılması gerekmektedir.
Ön kesici dişler arasına yerleşen parmak, üst ön dişlerin öne doğru eğimlenmesine ve dişlerin aralanmasına neden olurken,
alt ön kesici dişler ise geriye doğru konumlanır. Bu durum ön açık kapanış ile sonuçlanır. Çocuk 7-8 yaşına geldiğinde
alışkanlık kırıcı adı verilen özel aparey uygulanabilir.
Ağız Solunumu
Solunum problemleri, çene gelişmesi üzerine olumsuz etki eder. Burundan değil de, sadece ağızdan soluma durumu mevcutsa
(bu durum uykuda daha iyi anlaşılır) mutlaka kulak burun boğaz uzmanına danışılmalıdır.

Çocuk Diş Hekimliği / Gebelik ve Ağız Diş Sağlığı
Gebeliğin ağız-diş sağlığı üzerine etkisi nasıldır?
Gebelik sırasında meydana gelen en önemli değişiklik östrojen ve progesteron hormonlarının seviyesinin yükselmesidir.
Bu durum dişler üzerindeki plak birikiminin ve diştaşı oluşumunun artmasına, dolayısıyla diş ve dişeti problemlerine yol açmaktadır.
Diş hassasiyeti,diş etlerinde kızarıklık ve kanama bu dönemde görülen başlıca problemlerdir.
Gebelikte dişeti hastalıklarının yanısıra, epulis (gebelik tümörü) olarak adlandırılan dişeti büyümeleri görülebilir. Bu büyüme
hamileliğin sonlarına doğru veya hamilelikten sonra kendiliğinden iyileşmektedir. Ancak çiğneme ve ağız bakımı işlemleri sırasında rahatsızlık veriyorsa,
alınması gerekebilir.
Gebelikte diş sağlığını etkileyen diğer bir faktör, anne adayının yaşadığı bulantı ve kusmalardır. Kusma sonrası ağız içinde oluşan asidik ortam
dişlerde aşınmaya (erozyon) neden olabileceğinden gebelerin bu dönemde ağızlarını karbonatlı su ile çalkalamaları önerilmektedir.
Ayrıca halk arasında bebeğin kendisi için gerekli olan kalsiyumu annenin dişlerinden alarak, annenin dişlerinin çabuk çürümesine yol
açtığı düşünülmektedir. Oysa diş gelişimi için gerekli kalsiyum annenin kemiklerinden temin edilmektedir. Bu nedenle annenin kalsiyum ve
fosfor bakımından zengin gıdalarla beslenmesi oldukça önem arz etmektedir.

Tedavi / Diş Çürüğü
Diş çürüğü nedir?
Diş çürüğü dişin sert dokularını harap eden bir rahatsızlıktır.
Erken dönemde çok fazla belirti vermeyen çürük, ilerleyen dönemde sıcak, soğuk, tatlı ve ekşi uyaranlarıyla beraber ağrı hissi oluşturur.
Diş çürüğü nasıl ilerler?
Çürük dişin daha sert olan mine tabakasından başlayarak daha yumuşak ve organik açıdan daha zengin dentin tabakasına doğru ilerler.
Çürüğün ilerleme hızı kişilerin bünyesine göre değişiklik gösterir.
Çürükten korunmak için neler yapılmalıdır?
İyi bir ağız bakımı
Diş ipi ve gargara kullanımı
Periyodik olarak doktor kontrolü
Çürük tedavi edilmez ise ne olur?
Çürük tedavi edilmediği takdirde ilerleyerek diş kayıplarına yol açar.
Çürüğün ilacı varmıdır?
Çürüğü tedavi edici bir ilaç yoktur
Çocukken kullanılan flor dişleri çürümeye karşı güçlendirir, ancak oluşmuş çürüğe etkisi yoktur
Çürük aşısı var mıdır?
Böyle çalşmalar vardır ancak klinik uygulamada böyle bir ilaç yoktur
Çürüğe karşı antibiyotik var mıdır?
Yoktur
Gıdaların çürüğe etkisi nasıldır?
Lifli gıdalarla beslenen bireylerde çürük görülmesi oldukça azdır
Elma, armut gibi meyvaların yenilmesi dişler üzerindeki plağı azaltır
Dişlerin fırçalanamadığı durumlarda yenecek bir parça peynir ağız ortamının asit yapısını nötr hale getirecektir
Asitli içecekler çürük riskini arttıracaktır
Yumuşak ve yapışkan besinler çürük oluşma riskini artırır

Çocuk Diş Hekimliği / Pedodontide Tedavi Edici Yaklaşımlar
Pedodontide Tedavi Edici Yaklaşımlar Nelerdir?
Dolgu
Süt dişlerindeki çürük kısım temizlenerek süt dişlerinin yapısına uygun materyaller ile kapatılması işlemidir.
Ampütasyon
Süt dişlerindeki sinir (pulpa) dokusuna yakın olan derin çürüğü sahip dişlere uygulanan tedavi yöntemidir.
Kuron (ağız içinde görülen kısım) kısmındaki pulpa dokusu çıkarılarak kök kısmında bulunan sağlıklı pulpa dokusu
korunmuş olacaktır. Dişin kuron kısmı uygun materyaller ile örtülür ve üzeri diş dolgusu ile tamamlanır.
Süt Dişi Kanal Tedavisi
Süt dişi pulpa dokusunun diş çürüğü veya kaza nedeniyle geri dönüşümsüz olarak iltihaplandığı veya canlılığını yitirdiği
durumlarda uygulanır. Süt dişi içindeki tüm pulpa dokusu temizlenerek süt dişleri ile birlikte eriyecek olan uygun malzemeler
ile doldurularak, dişin üzeri dolgu ile tamamlanır.

Address

Mavişehir Batı Anadolu Tıp Merkezi 6525. Sok. No 93/A Karşıyaka
Izmir
35540

Opening Hours

Monday 09:00 - 19:00
Tuesday 09:00 - 19:00
Wednesday 09:00 - 19:00
Thursday 09:00 - 19:00
Friday 09:00 - 19:00
Saturday 09:00 - 14:30

Telephone

05532697972

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Tooth and Implant Dental Clinic posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Tooth and Implant Dental Clinic:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category