Diyetisyen Gülşen Sarı Danışmanlık Merkezi

Diyetisyen Gülşen Sarı Danışmanlık Merkezi Sağlıklı ve Sürdürülebilir Beslenme

25/03/2026

Her şeyin mücverini yaptığımız seriden iki tarifle vedamızı tamamladık ✨ Reels bölümünde videoların yavaş hallerini de bulabilirsiniz 🙌🏻

24/03/2026

Kaldığımız yerden devam ✨

23/03/2026

Kış tariflerine bir seriyle veda edelim 🌱

Çocukluk o kadar değerli bir zaman ki. O anılar o kadar önemli ki, gerçekten. Eğer çocuğun anılarında sağlıklı bir yetiş...
21/02/2026

Çocukluk o kadar değerli bir zaman ki. O anılar o kadar önemli ki, gerçekten. Eğer çocuğun anılarında sağlıklı bir yetişkin olarak var olabilirseniz, bir ömür yanında taşır. Sizden öte, sizin bir temsilinizi taşır zihninde. Zorlandığında, üzüldüğünde, mutlu olduğunda sizinle konuşur içinden. Varsanız varlığınızla, yoksanız da yokluğunuzla paylaşır.

Benim çocukluğumun sessiz kahramanı dedem. Bugün vefat edeli 7 yıl oluyor. Ondan öğrendiğim çok şey var. Zihnimde ona anlattığım da çok şey var.

Tarkovsky şöyle diyor:

“Bir çocuk doğar saf olur.
İnsan ölür katı olur.
Ağaç büyürken hamdır, yaştır.
Ne zaman sertleşir ve kurur o zaman ölür.
Çocuk da bir fidan gibi yaştır, toydur.
Onu hemen büyümeye, sert olmaya davet etme.
Toyluğuna, zayıflığıma izin ver.
Ona samimi bir temasla eşlik et.”

Kendilik psikolojisi de şöyle bakar bu olaya:

“Kendimiz olabilme yolunda samimiyetle ve sadakatle bize eşlik edilmesine ihtiyacımız var. Bir süreliğine kendi egosunu askıya alabilen bir yetişkinin varlığı bizi yatıştırır. Kendimizi düzenleyebilme becerisi kazandırır.”

Halden anlayabilme becerisi, diğerkamlık, insana bir birey (can) olarak bakabilmek…Bilimin söylediği ama zaten bize miras olan değerlerimiz.

Bana dedemden kalan en değerli miras, bir çocuğun gözlerinin içine bakabilme becerisidir. Allah ondan razı olsun. Bana gösterdiği samimiyet ömrüme yetecek kadar çokmuş, yeni anlıyorum. Hayalim onun gibi olabilmek, bu mirası miras bırakabilmek.

Kış serisinde son tarifleri düzenledim 🙌🏻 Karnabahar tarator var mıydı ben mi uydurdum bilemiyorum 🍃 Kız neşesi salatası...
18/02/2026

Kış serisinde son tarifleri düzenledim 🙌🏻 Karnabahar tarator var mıydı ben mi uydurdum bilemiyorum 🍃 Kız neşesi salatasının adını ben koydum ama kendisi yaygın bir tarif 🎀 Yeni seri için önerilerinizi yorumlarda bekliyorum 🫶🏻

“Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkındaöyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan”diyor İsmet özel şiirinde.Şiir d...
14/02/2026

“Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında
öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan”

diyor İsmet özel şiirinde.

Şiir duygularıma tercüman olmuş, yoruldum ben de biraz. Ama yine de vazgeçmiyorum anlamaya çalışmaktan.

Bazen bir şey yaşarsın. Yaşarken mücadele etmekten tam ne olduğunu anlayamazsın. Gücünü mücadeleye kullanırsın. Bir yardım gelir. Bir çözüm, bir kolaylık. Zorluk azalır. Bir boşluk. Hafiflik. Sonra derin bir nefes alırsın. Etraftaki sesleri duymaya başlarsın. Kuşlar, ağaçlar, insanlar. Hayat yaşanmaya devam ediyormuş, duran senmişsin. Boğazındaki o yumrunun geçtiğini, gerçek bir nefes alınca anlarsın.

Ne yaşadım ben? Anlam vermeye çalışırsın. Zordu evet. Yine de geçti. Peki şimdi ne yapabilirim? Bu anlama çabasını önemli buluyorum. Bulmak da şart değil belki ama aramak mühim. Arayışın bize kattıkları, ararken yaşadıklarımız, değerli.

Kabul ve Kararlılık Terapisine göre acıya temas etmemek ıstırapla sonuçlanır. Acıyı yaşamak gerekiyor, o karanlıktan kaçmadan. Acı ateşten bir çemberse o çemberin içine girmeden dışına çıkılmıyor.

Bu yazıyı, geçmeyen ateşle hasta geçen günlerimin bir apse sebebiyle olduğunu öğrendikten sonra yazıyorum. Benim bahsettiğim zorluk buydu. Okurken sizi hangi zorluğunuza götürdü sizi bilmiyorum. Çağrışımın güzelliği de burada galiba.

Ve şiir şöyle bitiyor :

“Ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın
başından başlayabilirim.”

Yaşadığımın nasıl bir şey olduğunu, hastane bahçesinde otururken anladım.
Anlamadığım yerlere dönüp baktım.
Kitabın başından, önce hayatı yaşayarak başlayacağız.
Çemberinden içinden dışına doğru.

Detay detay planladığım 9 günümün, sadece yatarak geçmesine bakıyorum. Her seferinde bu kadar planlama, yaşa diyorum kendime ama başaramıyorum. Benim yapamadığımı Rabbim bir sebeple önüme seriyor; hayretteyim, hayranım.

Mehmet Akif’in dediği gibi

“Girdâbe-i hayretde kalır ‘akl nihâyet
Hayret, yine hayret, yine hayret, yine hayret”

(Hayret burgacında kalır akıl sonunda,
Hayret, yine hayret, yine hayret, yine hayret)

Serinin yeni tarifleri geldi ✨ Nohut, yeşil mercimek ve kuru börülceden sonra barbunya da dahil oldu ✨ Kurubaklagil ve s...
04/02/2026

Serinin yeni tarifleri geldi ✨ Nohut, yeşil mercimek ve kuru börülceden sonra barbunya da dahil oldu ✨ Kurubaklagil ve sebzeyi birlikte kullanınca doyuruculuğu baya artıyor 🎀

“Hakkımda yanlış fikre kapılmasın, ben anlatayım doğrusunu. Yüzü asıldı, yanlış mı anladı….”Bu size tanıdık geldi mi? Ke...
27/01/2026

“Hakkımda yanlış fikre kapılmasın, ben anlatayım doğrusunu. Yüzü asıldı, yanlış mı anladı….”

Bu size tanıdık geldi mi? Kendini açıklamak zorunda hissetme, aşırı detay verme, olayları uzatarak anlatma. Bazen farkında bile olmadan yapıyoruz.

Suçluluk duygusunu küçük yaşlarda öğreniyoruz.
“Dökeceksin dedim bak gördün mü senin yüzünden..”
Zamanla biz de alıp kullanıyoruz.
“Bana sorsaydınız plan yaparken ben de gelirdim, neyse..”

Diyelim ki geç kaldığım bir ortamda bir cümle söylendi. Tam anlamadan hemen diyorum ki:
“Bana mı dediniz? Yani ben geç kalmadım ama bu havada buluşalım dediğiniz için anca geldim.”
Hemen savunma ihtiyacı. Suçlama hissettim, tetiklendim. Ben de bir karşılık veriyorum. Bu havada çağırdınız suç sizde demek gibi. Bu suçluluk duygusuna dayanmıyorum ve yansıtıyorum. Bunun adı da karşı aktarım.

Bu duygudan kurtulmamız gerekmiyor aslında. Ama kurtulmak istiyoruz. Bu yüzden de bazı yollar geliştiriyoruz.

Dünyayı suçlamak, söylenmek de seçtiğimiz yollardan biri.
“Bu belediyeler varya hepsini şikayet edeceksin, bu siyasetçiler varya hepsi böyle, okul müdürleri varya zaten…”

Böylece tartışmadan kaçmış oluyoruz. Tartışma bazılarımıza kötü gözüküyor olabilir ama değil.

Nasıl? Bir tartışmada ben de benliğimle varım, bir fikrim var. Fikirlerimiz çatışıyor benliğimiz değiş. Karşı taraf da bir fikir sunuyor aslında bir yol bulmayı deniyoruz. Hemen çözülmese bile herkes ne istediğini ifade etmiş oluyor. Bu da biz çözüm.

Tartışmadan korkuyoruz biraz belki de.
“Aman ağzımızın tadı bozulmasın.”
Ben fikrimi kibarca ifade ettim diye neden ağzımızın tadı bozulsun ki?
Fikrimi söylemek insiyatif almak, sorumluluk alıyorum demek.

Harekete geçmek, suçluluk duygusunun yıkıcı etkisinden korur. Hem bizi hem sevdiklerimizle ilişkimizi.

Anne çocuğuna vakit ayıramadı, suçlu hissediyor. Babaya eve geç geliyorsun diyip suçluluk yüklüyor. Baba çocuğa senin için gece gündüz çalışıyorum diyor, çocuk benim yüzümden babam çok çalışıyor diye suçluluk hissediyor. Bir döngü halinde evin içinde gezen bir duygu. Bunu yıllarca yaşamak da ifade edip harekete geçmek de birer seçim. Neyi seçeceğiz?

Hafif serinin yeni bölümü geldi 🥹 Karnabahar taratoru uydurmuş olabilirim ama baya güzel oldu✨🥹🎀
24/01/2026

Hafif serinin yeni bölümü geldi 🥹 Karnabahar taratoru uydurmuş olabilirim ama baya güzel oldu✨🥹🎀

10 yılda hayatımda değişmeyen tek şey “denemek” olmuş. Bunu görmek bana da sürpriz oldu 🥲2016’da insanın beden sağlığını...
21/01/2026

10 yılda hayatımda değişmeyen tek şey “denemek” olmuş. Bunu görmek bana da sürpriz oldu 🥲

2016’da insanın beden sağlığını öğrenmeye çalışan ben, 2026’da artık insanın ruhunu, duygularını ve davranışlarını da öğrenmeye çalıyorum.

Fotoğraflara bakınca bir şey daha farkettim. O zamanlar seminer için psikoloji konularını araştırmışım. Ders çalışmayı özlediğimi vurgulamışım. Ve sonra yeniden öğrencilik.

Psikolojide bunun bir ismi var, davranış repertuvarını geliştirmek.

Yeni konular ilgimi çekiyor, seminer için ders çalışıyorum, ders çalıştıkça becerilerim artıyor. Yeniden sınava hazırlanmak için bir cesaret buluyorum. Okula başlıyorum, zorlansam da gitmeye devam ediyorum. Sebat ediyorum. Bu sayede bugün artık akşamları eğitim dinleyip not çıkarabilen, okuduğunu daha iyi anlayan birine dönüşüyorum. Bir davranış diğerini o da diğerini öğretiyor. Yapabildiklerimin sayısı artıyor.

Bir günde olmuyor ama bir gün başlayınca oluyor.

Bunu hayatın her alanında görebiliriz. Hiç mutfaktan anlamam o yüzden sebze yemiyorum diyen biri basit salatalar denemeye başlar. Yaptıkça yenilerini dener. İyi beslendikçe belki biraz yürüyüş de yapmaya cesareti olur. Yürüyüş rutin haline gelince biraz da ağırlık çalışması ya da pilates dener belki.

Çözüm odaklı terapide bunu anlatan bir söz var:

“Büyük değişimleri küçük birer adım başlatır.”

3 yeni salata tarifini bırakıp sınav haftama gidiyorum 📩 Seriye olan ilginize teşekkür ederim, deneyenlerin mesajlarını ...
05/01/2026

3 yeni salata tarifini bırakıp sınav haftama gidiyorum 📩 Seriye olan ilginize teşekkür ederim, deneyenlerin mesajlarını da okuyorum 🤍

3 yeni salata tarifini bırakıp sınav haftama gidiyorum 📩 Seriye olan ilginize çok teşekkür ederim, deneyenlerin mesajlar...
05/01/2026

3 yeni salata tarifini bırakıp sınav haftama gidiyorum 📩 Seriye olan ilginize çok teşekkür ederim, deneyenlerin mesajlarını da okuyorum 🤍

Address

Çınarlı, Ankara Caddesi, No:15 Kat :42 Mistral, Konak/İzmir, 5, 7 Km
Izmir
35170

Opening Hours

Monday 09:00 - 18:00
Tuesday 09:00 - 18:00
Wednesday 09:00 - 18:00
Thursday 09:00 - 18:00
Friday 09:00 - 18:00
Saturday 09:00 - 18:00

Telephone

+902325703726

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Diyetisyen Gülşen Sarı Danışmanlık Merkezi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share