EMK Danişmanlik

EMK Danişmanlik Çocuk ve Aile Danışmanlığı Anadolu Mutfağı'nın eşsiz lezzetleri Kapadokya'da

Gece korkuları, çocuğun “abartılı tepkisi” değil; beynin gelişimsel olarak henüz karanlık, sesler ve ayrılık gibi uyaran...
07/01/2026

Gece korkuları, çocuğun “abartılı tepkisi” değil; beynin gelişimsel olarak henüz karanlık, sesler ve ayrılık gibi uyaranları tam işleyemediğinin göstergesidir.
Bu korkular genellikle 2–7 yaş arasında zirve yapar çünkü bu yaşlar hayal gücünün yoğunlaştığı, gerçek ile hayalin karışabildiği dönemlerdir.

Gece korkularının olası kaynakları:

• Gelişimsel hayal–gerçek karışması:
Beynin ön bölgesi (prefrontal korteks) henüz tam olgun değildir; bu nedenle gölgeler, sesler ve karanlık “tehdit” gibi yorumlanabilir.

• Ayrılık kaygısı:
Uyku, çocuğun ebeveynden fiziksel olarak ayrıldığı uzun bir süreçtir. Bu durum bazı çocuklarda içsel alarm sistemini tetikleyebilir.

• Gün içi stres veya fazla uyarılma:
Kalabalık, ekran, gergin ortamlar ve hızlı geçen günler gece korkularını arttırabilir.

• Rutin eksikliği:
Beyin ritmi öngörü sever. Tutarsız uyku saatleri çocuğun sinir sistemini hassaslaştırabilir.

• Uyku evre geçişleri:
Derin uykudan hafif uykuya geçiş sırasında sinir sistemi “ani uyanma” tepkisi verebilir.

• Travmatik deneyimler veya duyusal hassasiyetler

Gece korkusu yaşayan çocuk, güçsüz değildir; sadece sinir sistemi, uyku sırasında “tehlike olabilir” hissine karşı daha yüksek tetiktedir.
Bu durum çocuğun karakteriyle değil, gelişimsel dönemle ilgilidir.

✔ Gece korkuları çocuğun kontrolünde değildir; beyin olgunlaştıkça çoğu çocukta doğal olarak azalır.

Tutarlılık, çocuk için yalnızca “aynı kuralın uygulanması” değildir; dünyanın öngörülebilir olduğunu hissetmesidir. Çocu...
03/01/2026

Tutarlılık, çocuk için yalnızca “aynı kuralın uygulanması” değildir; dünyanın öngörülebilir olduğunu hissetmesidir. Çocuk, davranışlarının sonuçlarını öngörebildiğinde kendini güvende hisseder. Bu güven duygusu, hem sinir sisteminin düzenlenmesi hem de davranış gelişimi için kritik öneme sahiptir.

Tutarlılığın ilişkisel anlamı şudur:
“Sen neyle karşılaşacağını biliyorsun ve ben seni şaşırtan, kafa karıştıran biri değilim.”

Tutarsızlık ise çocuğun iç dünyasında şu etkileri yaratabilir:
• Sınırlar belirsizleşir,
• “Ne zaman ne tepki alacağım?” kaygısı oluşur,
• Duygusal güven azalır,
• Hangi davranışın uygun olduğunu anlamak zorlaşır,
• Yetişkin otoritesi “tahmin edilemez” bir hale gelir.

Anne ve babanın tutarsız mesajları (biri “evet” derken diğerinin “hayır” demesi gibi) çocuk için yalnızca bir kural karmaşası değil, ilişkinin güvenliğini zedeleyen bir durumdur.
Çocuk bu durumda “kimin duygusunu regüle edeceğim?” ikilemine düşebilir.

Tutarlılığın amacı kesinlik değil, öngörülebilirliktir.
Yani çocuk, ebeveyni ile ilişkisinin temel ritmini anlayabildiğinde sakinleşir.

✔ Anne baba tutarlılığı, çocuğun davranış gelişimine değil; en çok duygusal güvenine hizmet eder.

Mükemmel ebeveynlik düşüncesi, hem çocuk hem yetişkin için ağır bir yüktür. Çocuk, mükemmel ebeveynden korkar; ebeveyn i...
01/01/2026

Mükemmel ebeveynlik düşüncesi, hem çocuk hem yetişkin için ağır bir yüktür. Çocuk, mükemmel ebeveynden korkar; ebeveyn ise hata yapma ihtimalinden dolayı sürekli tetikte yaşar. Bu gerginlik ilişkiyi beslemek yerine sınırlar.

Gelişim psikolojisinde “yeterince iyi ebeveyn” kavramı şu anlama gelir:
Ebeveyn kusursuz olmak zorunda değildir; duyarlı, tutarlı ve ilişkiyi tamir edebilen biri olması yeterlidir.

Yeterince iyi ebeveynlik şunları içerir:
• Çocuğu gözlemleyebilmek,
• Sinyalleri fark edebilmek,
• Duyguyu küçümsemeden yanıt verebilmek,
• Gerektiğinde sınır koyabilmek,
• Hata yaptığında özür dileyebilmek,
• İlişkiyi onarabilmek.

Bu yaklaşım çocuğa ne öğretir?
• İnsan olmanın doğal olduğunu,
• Hata yapmanın dünyanın sonu olmadığını,
• Duyguların düzenlenebildiğini,
• İlişkilerin tamir edilebildiğini,
• Kendi iç sesinin yumuşak olabileceğini.

✔ Çocuğun sağlıklı gelişimi için mükemmellik değil, insani ve duyarlı bir ilişki yeterlidir.

Çocuklar başarı ile değer arasında bağ kurmayı doğuştan bilmezler; bu bağı onlara yetişkinler öğretir.Bir çocuğun zihnin...
27/12/2025

Çocuklar başarı ile değer arasında bağ kurmayı doğuştan bilmezler; bu bağı onlara yetişkinler öğretir.
Bir çocuğun zihninde şu algı oluştuğunda duygusal dünya daralır:
“Başarırsam iyi biriyim, başaramazsam değerim azalır.”

Oysa çocuk için asıl ihtiyaç başarı değil; görülmek, duyulmak ve koşulsuz kabul edilmektir.

Bir çocuk başaramadığında en fazla ihtiyaç duyduğu şey:
• Korkusunun anlaşılması,
• Hayal kırıklığının tanınması,
• Çabasının fark edilmesi,
• Başarı üzerinden değil, insan olmak üzerinden değerli hissetmesidir.

Çocuk değeri başarıyla eşleştirdiğinde:
• risk almaktan korkar,
• denemeye istek duymaz,
• hata yapmaktan çekinir,
• özgüveni başarıya bağımlı hâle gelir.

Oysa değer duygusu sağlam olduğunda:
• hata yapmayı öğrenme süreci olarak görür,
• başarısızlıktan çökmez, toparlanır,
• denemekten korkmaz,
• merak duygusu canlı kalır.

✔ Çocuğa başarabilmek değil; başaramadığında da değerli olduğunu hissettirebilmek gelişimsel dayanıklılığın temelidir.

• 0–3 yaş döneminde oyun, çocuğun beyin gelişiminin en güçlü destekleyicisidir. Bu dönemde karmaşık oyuncaklara gerek yo...
20/12/2025

• 0–3 yaş döneminde oyun, çocuğun beyin gelişiminin en güçlü destekleyicisidir. Bu dönemde karmaşık oyuncaklara gerek yoktur; günlük ev eşyaları bile harika birer öğrenme aracına dönüşebilir.
• Basit saklambaç oyunları (örtünün altına bir obje saklama), nesne sürekliliği gibi bilişsel becerilerin gelişmesine yardımcı olur.
• Çocuk “gözden kaybolanın aslında yok olmadığını” bu oyunlarla öğrenir.
• Mutfak eşyalarıyla ritim tutmak, doldur-boşalt oyunları oynamak veya plastik kaplarla kule yapmak ince motor becerilerini ve problem çözmeyi destekler.
• Parmak boyası, su oyunları, pirinç-bakliyat kutuları gibi duyusal aktiviteler çocuğun dokunsal ve görsel algısını güçlendirir.
• Aynı anda hem bağ kurmayı hem dil gelişimini destekleyen en etkili oyunlardan biri taklit oyunlarıdır. “Ben yaptım, şimdi sen yap” gibi döngüler iletişimi zenginleştirir.
• Bu yaş grubunda oyun süresinin uzun olmasından çok, çocuğun merakının takip edilmesi ve birlikte geçirilen zamanın sıcaklık taşıması önemlidir.

• Küçük çocuklarda görülen eşya fırlatma, vurma veya ısırma gibi davranışlar çoğu ebeveyni endişelendirebilir. Ancak bu ...
13/12/2025

• Küçük çocuklarda görülen eşya fırlatma, vurma veya ısırma gibi davranışlar çoğu ebeveyni endişelendirebilir. Ancak bu davranışlar genellikle kötü niyetin değil, gelişimsel yetersizliğin bir sonucudur.
• 0–4 yaş arası çocukların duygusal düzenleme becerileri henüz tam gelişmediği için öfke, hayal kırıklığı, heyecan veya yoğun merak gibi duygular beden yoluyla dışa vurulabilir.
• Çocuklar duygu ile davranış arasındaki bağlantıyı ayırmayı aşama aşama öğrenir.
• Dil gelişimi sınırlı olduğunda, çocuk duygularını kelimelerle anlatamadığı için fiziksel davranışlar iletişim aracı haline gelebilir. “Bunu istemiyorum”, “Ben de oynayacağım”, “Çok heyecanlandım” gibi cümleleri kuramadığında davranış konuşur.
• Fazla uyarılmış ortamlar, yorgunluk, açlık, fazla beklenti veya hızlı geçişler de bu davranışları tetikleyebilir.
• Yönetim sürecinde en etkili tutum sakin kalmak, davranışı durdurmak ama çocuğun duygusunu anlamaya çalışmaktır. Sınırlara net bir şekilde işaret edilirken “hayır vuramazsın, can acıyor” gibi kısa ve tutarlı cümleler daha etkilidir.
• Çocuğa alternatif davranış göstermek, duygusunu isimlendirmek ve güvenli bir alan yaratmak sinir sisteminin düzenlenmesine yardımcı olur.

• Çocukların öfke nöbetleri, ağlama krizleri veya ani tepkileri çoğu zaman ebeveyn için zorlayıcı olabilir. Fakat bu dav...
11/12/2025

• Çocukların öfke nöbetleri, ağlama krizleri veya ani tepkileri çoğu zaman ebeveyn için zorlayıcı olabilir. Fakat bu davranışlar çocuğun sizi manipüle etmeye çalıştığı işaretler değildir; henüz düzenleyemediği duyguların dışa vurumudur.
• Küçük çocukların beyin gelişimi duygularını kontrol etmek için yeterince olgun değildir.
• Bu nedenle yoğun duygu yaşadıklarında bedenleri patlama gibi tepki verir; bu bir “düzenleme becerisi eksikliği”dir, yani öğrenilmesi gereken bir süreçtir.
• Kriz anında çocuğu susturmaya çalışmak yerine, önce onun duygusunu anlamaya odaklanmak daha etkili olabilir. Çocuğun hissini isimlendirmek, bedenini güvende tutmak ve yanında kalmak sinir sistemini yatıştırır.
• Ebeveynin sakin kalması her zaman kolay olmayabilir; fakat çocuğun duygusal düzenlemesi büyük ölçüde yetişkinin tonundan, duruşundan ve tutarlılığından beslenir.
• Çocuğun davranışından önce duygusunu görmek, kriz anlarını cezalandırma alanı olmaktan çıkarıp ilişkiyi güçlendiren anlara dönüştürebilir.

• Pek çok ebeveyn kaliteli vakti büyük, özel aktiviteler ya da uzun planlamalar olarak düşünebilir. Oysa çocuklar için k...
06/12/2025

• Pek çok ebeveyn kaliteli vakti büyük, özel aktiviteler ya da uzun planlamalar olarak düşünebilir. Oysa çocuklar için kaliteli vakit daha çok “ilgi”, “bağ kurma” ve “anda olma” ile ilgilidir.
• Çocuklar, birlikte geçirilen sürenin uzunluğundan çok duygusal niteliğine bakar.
• Birkaç dakikalık samimi sohbet, birlikte kahkaha atmak, oyun oynamak veya sadece yan yana oturup dinlenmek bile onlar için kıymetlidir.
• Kaliteli vakit, çocuğun kendini görüldüğü, duyulduğu ve önemsendiği anlarda oluşur. Bu anlarda ebeveynin dikkatinin dağılmaması, yargılayıcı olmaması ve çocuğun dünyasına gerçekten ilgi göstermesi ilişkiyi güçlendirir.
• Çocuğun ne kadar eğlendiğinden çok, kendini ne kadar güvende hissettiği daha belirleyicidir.
• Gün içinde kısa ama düzenli temaslar, uzun planlı etkinliklerden çok daha sürdürülebilir ve etkilidir. Asıl değer, ebeveynin çocuğun duygusal sinyallerini fark etmesinde yatar.

“Hiç düşündünüz mü, biz yetişkinler dünyayı çoğu zaman kendi gözümüzden görürüz, peki çocuklar nasıl görüyor?”20 Kasım D...
20/11/2025

“Hiç düşündünüz mü, biz yetişkinler dünyayı çoğu zaman kendi gözümüzden görürüz, peki çocuklar nasıl görüyor?”
20 Kasım Dünya Çocuk Günü, bize aslında onların ihtiyaçlarını, hayallerini ve haklarını hatırlatma günü. Çünkü dünya onlar için bambaşka renklere, daha basit ama çok daha anlamlı detaylara sahip.

📌 Çocukların gözünden dünya:

Her şey keşfedilecek bir macera alanıdır.
Güven, sevgi ve kabul gördüklerinde dünyaları ışıldar.
Oyuncaklar, oyun alanları, arkadaşlıklar onlar için mutluluk rehberidir.
Zaman kavramı yetişkinlerden farklıdır; “şimdi” onlar için en önemli andır.

🌿 Bu günü değerlendirmenin yolları:

Çocuğunuza “Senin dünyanı güzelleştiren üç şey nedir?” diye sorun.
Onun yerine değil, onunla beraber plan yapın.
Oyun oynamak için zaman ayırın, sadece gözlemci değil, oyunun içinde olun.
Birlikte resim yapın ve “Senin dünyan nasıl?” sorusuna çizerek cevap vermesini isteyin.

Çocuğun gözünden dünyaya bakabilmek, onu anlamanın ve bağ kurmanın en güçlü yoludur.

Davranış dediğimiz şey, sadece karakter ya da eğitimden değil, biyolojiden de beslenir. Ve biyolojinin en günlük belirle...
13/11/2025

Davranış dediğimiz şey, sadece karakter ya da eğitimden değil, biyolojiden de beslenir. Ve biyolojinin en günlük belirleyicilerinden biri beslenme.
Çocukların beyin gelişimi, duygu durum dengesi ve enerji yönetimi, yediklerinden doğrudan etkilenir.

📌Basit bir örnek vermek gerekirse; Kahvaltıyı atlayan çocuk, sabah derslerinde odaklanmakta zorlanır. Şeker ağırlıklı beslenen çocuk, enerji patlamaları ve düşüşleri yaşar; bu da duygusal dalgalanmaları artırır.
Sinir sistemi, demir, B12, omega-3 gibi besinlere ihtiyaç duyar. Eksikliklerinde çocuklarda tahammülsüzlük, dikkat dağınıklığı, bazen agresif davranışlar görülebilir.

📌Beslenme konusu sadece diyet listesi değil, aynı zamanda davranış düzenleme planının parçasıdır. Ebeveynle birlikte çocuğun günlük beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmek, davranışsal sorunların nedenlerini anlamamıza yardımcı olur.

Çocuğa sağlıklı beslenmeyi öğretmek, sadece “ne yememeli”yi anlatmak değil; farklı tatlar, renkler ve kültürlerle beslenmeyi eğlenceli hale getirmektir. Böylece beslenme, kurallardan değil meraktan beslenir.

Evet, hem de düşündüğünüzden çok daha fazla.Sarılmak, beyin gelişiminde kritik rol oynayan oksitosin hormonunu artırır. ...
11/11/2025

Evet, hem de düşündüğünüzden çok daha fazla.
Sarılmak, beyin gelişiminde kritik rol oynayan oksitosin hormonunu artırır. Oksitosin, hem güven hem mutluluk duygusunu besler, hem de stres hormonu kortizolün etkisini azaltır.

📌Günlük hayatta, çocukla kurulan sıcak fiziksel temas; limbik sistem dediğimiz duygusal beyin bölgesinin sağlıklı gelişimine yardımcı olur. Hafıza, öğrenme ve duygusal düzenleme mekanizmaları, güvenli bağ ortamında güçlenir.
Psikoloji araştırmaları bize gösteriyor ki: Sarılma, sadece duygusal bir bağ değil; nörobiyolojik bir yatırım.

📌Sıklıkla çok gördüğüm şeylerden biri: Sarılma, sözsüz iletişimin en güçlü biçimi. Çocuğa “yanındayım” demenin bedensel hali. Üstelik yaşı kaç olursa olsun, bu güven mesajı beynin “koruma ve destek” kayıtlarına işlenir.

Günde en azından birkaç kez, dikkatinizi tamamen ona vererek sarılın. O an telefon yok, başka düşünce yok… sadece siz ve o.


Ebeveynler çoğu zaman ödev başında savaş verir: “Bitirmen gerek!” “Çabuk yap!”Ama unutmayalım: Ödevi tamamlamak, öğrenme...
06/11/2025

Ebeveynler çoğu zaman ödev başında savaş verir: “Bitirmen gerek!” “Çabuk yap!”
Ama unutmayalım: Ödevi tamamlamak, öğrenmenin amacı değil; öğrenmeyi sevmek, ömür boyu sürecek bir motivasyonu başlatır.

📌Çocuğunuzla oturduğunuzda ona şunu hissettirin: “Bu, senin merakını besleyecek bir şey.” Ödev konusunu gerçek hayattan bir örnekle ilişkilendirin. Matematik problemini market alışverişine, fen bilgisini bahçedeki böceklere bağlamak… İşte öğrenmenin kalıcı yolu buradan geçer.

📌Çocuklar, “zorunluluk” yerine “bağlantı” gördüklerinde öğrenmeye istekli olur. Öğrendiğimiz başka bir şey: Ödül, cezadan daha etkili değildir. Asıl ödül, çocuğun kendi başarısını hissetmesidir.

📌Birlikte çalışırken ona rehber olun, ama onun çözmesinin hazzını elinden almayın. Sadece doğru cevabı değil, “bunu nasıl buldum?” duygusunu besleyin.

Address

Kayseri
38050

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when EMK Danişmanlik posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to EMK Danişmanlik:

Share