01/05/2026
Aşırı fedakârlık, dışarıdan bakınca ne kadar güzel görünür değil mi?
“Ne kadar iyi biri…”
“Ne kadar çok veriyor…”
Ama iç dünyada çoğu zaman bambaşka bir hikâye vardır:
Görünmeme korkusu, değer görme arzusu, reddedilme kaygısı, sevilmek için çabalama…
“Önce herkes iyileşsin, ben dayanırım.”
“Benim bir şeyim yok, hallederim.”
“Yeter ki o üzülmesin.”
Deyip kendini sürekli geri plana atmak, bir süre sonra kişinin kendi sesini duyamamasına neden olur.
Özbenlik işte tam bu noktada yara alır.
Kişi, “Ben ne istiyorum?” sorusunu bile cevaplayamaz hâle gelir.
Bir ilişki sadece vermek üzerine kurulduğunda, alan taraf o verme hâlini doğal kabul etmeye başlar.
Ve sessizce bir eşitsizlik büyür.
Aşırı fedakârlığın sıcak görünen yüzünün altında, çoğu zaman çok yalnız bir ruh vardır.
Sevgi, kendini silerek değil; kendini koruyarak büyür.