Op.Dr. Ahmet Eray MEMEÇ

Op.Dr. Ahmet Eray MEMEÇ Kadın Sağlığı, gebelik, infertilite konusunda güncel gelişmeleri takip edip sorular sorabileceğiniz platform.

06/05/2026

Her şey dört dörtlük olsa bile gebeliğe ulaşmak için 1 yıl kadar gecikebiliyor .Bu süreçte gebelik öncesi muayenenizi, tetkiklerinizi yapıp gerekli düzenlemeleri yapıyoruz ve biz bu 1 yıla kadar olan süreyi gecikme değil ‘’kaliteli bekleme ‘’ süreci haline getiriyoruz. .İşte bu ‘’kaliteli bekleme ‘’ sürecinde bazı ’’günlük hayat faktörlerinin’’ ,bazıları güçlü/bazıları sınırlı etkili, gebe kalma süresini (time-to-pregnancy, TTP) uzatabildiğini biliyor musunuz?.

1) Beslenme alışkanlıkları
- Sık fast-food tüketimi
- Düşük meyve/sebze tüketimi
- şekerden zengin beslenme : aylık gebe kalma olasılığında az da olsa azalma .
- Ultra-işlenmiş(UPF) gıdalar: Kadında TTP ile net ilişki yok ,erkekteyse daha düşük aylık gebe kalma oranları ve uzun TTP süresi .

2) Madde kullanımı
- Sigara :daha uzun TTP ve daha düşük döllenme olasılığı ile ilişkilidir; klinikte “en tutarlı” olumsuz faktörlerindendir.
- Alkol: kanıt değişken olsa da “yüksek/yoğun tüketim” üreme sağlığı aleyhinedir.
- Kafein: net güvenli eşik yok ancak yüksek(300mg/gün üzeri) alımda olası olumsuzluk

3) Vücut ağırlığı ve enerji dengesi
- Obezite(VKİ)35): Daha uzun TTP ve düşük üreme hızı
- Aşırı düşük enerji alımı / belirgin kilo kaybı / zayıflık(VKİ(16) : TTP’yi uzatabilir.

4) Fiziksel aktivite (hem azı ve hem fazlası sorun olabilir)
- Sedanter yaşam
- Çok yoğun egzersiz : Bazı gruplarda daha uzun TTP ile ilişkilidir

5) İlaçlar (Günlük pratikte sık atlanır)
- NSAİİ ağrı kesiciler : daha uzun TTP ile ilişkilidir
- Sistemik kortikosteroid:yüksek doz>7.5 mg/gün prednizon eşdeğeri kullanımı daha uzun TTP ile ilişkilidir

6)Toksin/solvent maruziyeti :göreceli olarak kısırlık riskini artırır.
-Hormon düzeni bozucular(endokrin);BPA,vb.plastik su şişeleri ve gıda kapları,konserve kutuları, kozmetikler,vb.
-Solventler;Boya,vernik,tiner,oje,yapıştırıcı,temizlik kimyasalları,vb içerisindeki BENZEN,vb
-Pestisitler; kısırlık üzerine en net zararlı olanlardır.Böcek,tarım ilaçları,vb içerisindeki DDT,vb
-Ağır metaller,toksinler,kurşun,vb;sigara, trafik-sanayi yoğun yerlerdeki hava kirliliği

05/05/2026

Endometrial kanser teşhisi konulan hastaların yaklaşık %90’ında menopoz sonrası kanama görülmektedir. Amerikan Kadın Doğum ve Jinekologlar Koleji’nin (ACOG) önceki kılavuzları, menopoz sonrası kanama şikayetiyle başvuran ve endometriyum(rahim iç zarı) kalınlığı 4 mm veya daha az olan hastalarda ilk değerlendirme sırasında endometriyum biyopsisi yapılmadan sadece transvajinal ultrasonografiyi destekliyordu. Ancak, obezite, kontrolsüz östrojen kullanımı ve ailede endometrial kanser öyküsü gibi bilinen endometrial malignite risk faktörlerine sahip veya tekrarlayan kanama şikayetiyle başvuran hastalarda ise, endometrial kalınlıktan bağımsız olarak endometrial biyopsi öneriliyordu.
26042026 da Güncellenen öneriyle Menopoz sonrası kanaması olan çoğu hastada ilk değerlendirmenin bir parçası olarak transvajinal ultrasonografi ve endometriyum dokusu örneklemesinin birlikte yapılması önerilmektedir. Tek seferlik menopoz sonrası kanaması olan ve ultrasonografi ile endometriyum çizgisi tamamen görüntülenebilen, endometriyum kalınlığı 4 mm’den fazla olmayan, endometriyum kanseri riskini önemli ölçüde artıran faktörleri bulunmayan, kanamanın devam ettiği veya tekrarlayan kanamalarda derhal yeniden değerlendirilmesini gerektirdiği konusunda bilgilendirilen ve böyle bir durumda tekrar jinekolojik değerlendirme için doktora ulaşmasına engel teşkil eden önemli bir durum bulunmayan seçilmiş hastalarda, ilk değerlendirme sırasında endometriyum biyopsisi yapılmadan sadece transvajinal ultrasonografi kullanılabilir
Endometrial Kanser Riskini Artırıcı Güçlü Faktörler
- östrojen içeren ilaç kullanımı
- SERM kullanımı (örneğin, tamoksifen)
-Vücut Kitle İndeksinin 30’dan yüksek olması
-Doğum yapmamış olmak
-Endometrial kansere genetik yatkınlık ,aile öyküsü
-Siyah ırk
-yüksek dereceli endometriyal kanserlerle

bağımsız ilişki
-Diyabetes mellitus

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 2021 de dünya nüfusunun %51 ini oluşturan kadınların %26’sı menopoz sonrası dönemindeydi anc...
24/04/2026

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 2021 de dünya nüfusunun %51 ini oluşturan kadınların %26’sı menopoz sonrası dönemindeydi ancak bu oran giderek artmaktadır . İngiliz Menopoz Derneği ise menopozluların , %25’inin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen semptomlar yaşadığını  bu nedenle birçok klinik uzmanlık alanında görülen hasta sayılarının artacağını belirtmektedir.
Son adet döneminden 1 yıl sonra başlayan Menopoz bu nedenle geriye dönük belirlenir.Kadın hayatının adet kanamasının sona ermesi ve doğurganlık kaybıyla karakterize, biyolojik bir evresidir. Kadınların doğumda sınırlı sayıda sahip oldukları yumurta stoğu zamanla azalır ama perimenopozda azalma hızlanır ve menopozla biter . Bu süreçte östrojen ve progesteronda dalgalanmalar ve anti-Müllerian hormon düzeylerinde olduğu gibi zaman içinde azalma görülür .Menopozla ilişkili değişiklikler işte bu birkaç yıl süren perimenopoz ile menopozda ortaya çıkar.
Menopozla ilişkili östrojen eksikliğinin en belirgin bulgusu olan adet döngüsündeki değişiklikler sıklıkla adetler tamamen kesilmeden ortaya çıkar .Ayrıca çoğu doku, östrojen hormonunun etkilerini gösterdiği reseptörleri içerdiği için östrojen azalınca vazomotor, kas-iskelet, üroge***al ve psikolojik semptomlar görülür . Azalan Östrojenin ayrıca yaşamın ilerleyen dönemlerinde kemikler ve kalp-damar sağlığı üzerinde de etkili olduğu gösterilmiştir.
Perimenopoz ve menopoz döneminde tedavi yaklaşımı sadece şikayetlerin yönetimini değil, aynı zamanda genel sağlık durumunun ve sağlığı etkileyen psikososyal faktörlerin değerlendirilmesini de içermelidir; çünkü menopoz şikayetlerinin tedavisi bir kadının yaşam kalitesini ve dolayısıyla kronik hastalık riskini azaltabilecek yaşam tarzı değişikliklerine katılma yeteneğini etkileyecektir. Menopozda hormon tedavisi (MHT) kullanımı her kadının bireysel durumuna göre ,kabaca terzi usulü,değerlendirilmelidir.
Ayrıca kadınlara kronik hastalıkların önlenmesine yönelik yaşam şekli değişiklikleri ,sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, yeterli uyku, stres yönetimi ve tütün ile aşırı alkol kullanımından kaçınmanın önemi ,vb konularında danışmanlık verilmelidir.

23/04/2026

Kız çocuklarında ergenlik süreci ve ilk adet kanaması (menarş), hem biyolojik hem de psikolojik açıdan büyük bir değişim dönemidir. Bu dönemde yaşanabilecek düzensizliklerin büyük çoğunluğu geçicidir .
1.
Genel olarak ilk adet kanaması için Türkiye’de ortalama yaş 12.5 civarındadır.
* İlk adet, genellikle meme gelişiminin başlamasından yaklaşık 2 ila 2.5 yıl sonra gerçekleşir.
* Erken Menarş: 8 yaşından önce adet görülmesi “erken ergenlik” açısından değerlendirilmelidir.
* Gecikmiş Menarş: 15 yaşına gelinmesine rağmen adet başlamamışsa veya 13 yaşına gelip meme gelişimi hiç başlamamışsa bir uzmana danışılmalıdır.
2. Peki ilk Yıllarda Düzensizlik Normal midir?
Evet, ilk 2-3 yıl boyunca adet düzensizliği görülmesi tamamen normal kabul edilir.
Bunun temel nedeni, beyindeki hipotalamus, hipofiz bezi ve yumurtalıklar arasındaki hormonal iletişim hattının henüz tam olarak olgunlaşmamış olmasıdır. Bu süreçte şunlarla karşılaşılabilir:
* Aralıklı Kanama: Bir ay adet görüp sonraki 2-3 ay görmeyebilir.
* Süre Değişkenliği: Bir dönem 3 gün, başka bir dönem 10 gün sürebilir.
* Miktar Değişimi: Bazen çok hafif lekelenme, bazen daha yoğun kanamalar olabilir.
Genellikle 17-18 yaşlarına gelindiğinde, hormonal sistem rayına oturur ve döngüler daha düzenli (21 ile 35 gün arasında bir) hale gelir.
3.
Düzensizlik normal olsa da, bazı durumlar tıbbi değerlendirme gerektirir:
* Aşırı Kanama: Pedin saat başı değişmesi gerekiyorsa veya kanama 10 günden uzun sürüyorsa (anemi riski nedeniyle).
* Sık Tekrarlama: 21 günden daha sık aralıklarla adet görme.
* Uzun Kesinti: Adetler başladıktan sonra 6 ay veya daha uzun süre kesilmesi.
* Şiddetli Ağrı: Günlük aktiviteleri engelleyecek kadar ağır kramplar.
4. Öneriler
* Takvim Tutmak: Çocuğun adet başlangıç ve bitiş tarihlerini bir uygulama veya takvim üzerinden not etmesi, hem onun vücudunu tanımasını sağlar hem de doktora gidildiğinde net bilgi verilmesine yardımcı olur.
* Beslenme ve Aktivite: Aşırı kilo alımı veya çok düşük vücut ağırlığı (aşırı spor/diy

23/04/2026

Çocukluk döneminde (ergenlik öncesi) kız çocuklarında en sık karşılaşılan jinekolojik şikayet vulvovajinit yani ge***al bölge tahrişi ve enfeksiyonudur . Bu yaş grubundaki dokuların ince olması ve koruyucu bariyerlerin henüz tam gelişmemesi, bölgeyi enfeksiyon ve tahrişe daha açık hale getirir.
1. Temel Nedenler
Çocuklarda yaklaşık %70-80’i non-spesifiktir (mikrobik olmayan) ,
· Hijyen Faktörleri: Yanlış tuvalet temizliği (arkadan öne silme), bölgenin nemli kalması.
· Tahriş ediciler: Parfümlü sabunlar, köpük banyoları, deterjan kalıntıları veya dar sentetik kıyafetler.
· Enfeksiyonlar bazen bakteriyeldir ama özellikle gece kaşıntısı ana şikayetse Paraziterdir, yani kıl kurtları (oksiyür).
· Yabancı Cisimler: Nadir de olsa vajinal bölgede kalan peçete parçaları,vb geçmeyen, kötü kokulu ve kanlı akıntıya neden olabilir.
2. Belirtiler
· Bölgede kızarıklık, şişlik ve hassasiyet.
· Kaşıntı ve yanma hissi (özellikle idrar yaparken).
· Sarı, yeşilimsi veya bazen kanlı olabilen akıntı.
· Kötü koku.
3. Evde Dikkat Edilmesi Gereken Hijyen Kuralları
Çoğu vaka, doğru bakım alışkanlıkları ile kontrol altına alınabilir:
· Pamuklu Çamaşır: Hava alan, %100 pamuklu iç çamaşırları tercih edilmeli; sentetik ve dar giysilerden kaçınılmalıdır.
· Tuvalet Eğitimi: Temizliğin her zaman önden arkaya doğru yapılması gerektiği öğretilmelidir.
· Banyo Alışkanlıkları: Bölge sadece ılık suyla yıkanmalı, tahriş edici sabun veya jel kullanılmamalıdır. Banyo sonrası bölge nazikçe kurulanmalıdır.
· Gece Yatarken: Bölgenin hava alması için gece çamaşırsız veya bol bir pijama altıyla yatılması önerilebilir.
4. Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
Aşağıdaki durumlarda jinekoloğa danışılması önemlidir:
1. Akıntı kanlı veya çok ağır kokuluysa.
2. Evde uygulanan hijyen önlemlerine rağmen şikayetler geçmiyorsa.
3. Şiddetli ağrı veya idrar yaparken zorlanma varsa.
4. Bölgede siğil, kabarcık veya deri bütünlüğünde bozulma gözlemleniyorsa.
Tedavi, altta yatan nedene göre belirlenir. Bakteriyel bir durum varsa antibiyotik, kıl kurdu varsa antiparaziter ilaçlar doktor kontrolünde reçete edilmelidir.

Vitamin E   üreme sağlığı-infertilitede , bağışıklık sisteminde ve gebelikte embriyo gelişiminde kritik  öneme sahiptir....
13/02/2025

Vitamin E   üreme sağlığı-infertilitede , bağışıklık sisteminde ve gebelikte embriyo gelişiminde kritik  öneme sahiptir.
vitamin E;
-Antioksidan Etkisiyle serbest radikallerle savaşarak hücre zarlarını korur
-Lipit Peroksidasyonunu engelleyerek hücresel yaşlanmayı ve DNA hasarını önler.
-Bağışıklık Sistemini Güçlendirerek Enfeksiyonlara karşı vücudun savunmasını artırır.
 
  Vitamin E, kadın üreme sağlığı, fertilite  açısından;
 
-Yumurtalık fonksiyonlarını destekleyerek  yumurtlama-ovulasyon sürecini iyileştirebilir.

-Antioksidan etkisiyle yumurta hücrelerinin oksidatif strese karşı korunmasına yardımcı olur ve embriyonun rahim içine yerleşmesi,implantasyon sürecine olumlu etkiyebilir.

Embriyonun rahme tutunma şansını artıran , Endometriyal(rahim iç zarı) kalınlığı artırmada etkili olduğunu gösteren çalışmalar vardır.
 
 
Gebelikte Vitamin E ;
 
Gebelikte yüksek dozlarda alınması kanama riskini artırabilirse de 19mg/gün gibi uygun dozlarda ,
-Plasental oksidatif stres seviyelerini azaltarak erken doğum riskini ve
-Anne karnındaki bebeğin hücresel gelişimini destekleyerek düşük doğum ağırlığı riskini azaltabilir.
 
Vitamin E, bazı kadın hastalıklarının önlenmesi ve tedavisinde de etkili olabilir;
 
-Endometriozis; E ve C vitamini takviyesinin, endometriozise bağlı pelvik ağrıyı azalttığı gösterilmiştir.
 
-Kanserle Mücadele; Daha çok araştırmaya ihtiyaç var ama meme, rahim ve yumurtalık kanseri,vb de hücre yenilenmesini destekleyebilir.

Vitamin E zeytinyağı,fındık,badem,ceviz,keten tohumu,ayçekirdeği ,ıspanak ,brokoli gibi zengin içeren besinlerden doğal yollarla veya takviyelerle alınabilir
 
Günlük Önerilen Miktar;
Yetişkinler için: 15 mg
Gebelikte: 19 mg
Emziren annelerde: 21 mg
Vitamin E ile kadın sağlığı arasındaki ilişkiyi ve piyasada satılan yüksek doz takviyelerin etkilerini daha iyi anlamak için daha fazla klinik araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır bu yüzden takviye olarak yüksek dozlar uzun süreli alınmamalıdır.
Daha fazlası içün
www.kadinsagligivegebelik.com

30/12/2023
Ülkemizde  ASM’lerde aşı şemasında gebelikte rutin  olarak Tetanoz,Difteri (Td) aşısı yapılmaktadır .Ancak  CDC , ACIP, ...
31/03/2023

Ülkemizde  ASM’lerde aşı şemasında gebelikte rutin  olarak Tetanoz,Difteri (Td) aşısı yapılmaktadır .Ancak  CDC , ACIP, ACOG,DSÖ ,vb gibi uluslararası sağlık kuruluşları ülkemizde ki uygulamadan   farklı olarak gebelikte yapılacak ikinci doz Td aşısının veya  5 tam doz Tetanoz aşılanması olan gebede de yapılması önerilen tek doz tetanoz aşısının   td aşısı yerine , difteri, tetanoz ve aselüler boğmaca aşılarını içeren Tdap aşısı olmasını  önermektedirler. Gebeden bebeğe maksimum koruyucu antikor geçişini  sağlamak amacıyla da Tdap aşısının  gebeliğin 27-36. haftalar arasında veya doğumdan en az 2 hafta önce yapılması öneriliyor.Böylece yenidoğan bebekler için çok ciddi tehdit olan ve aşılanması  2aylıktan itibaren  yapılan  boğmacaya karşı pasif bağışıklanma ile korunma  sağlanır  . 2 hafta geçmeden doğum olursa yeterli bağışıklık oluşmayacağından gebe ve bebeğinin tetanoz hastalığı açısından risk altında olduğu dikkate alınmalıdır 
       Tetanoz , difteri ve boğmaca aşılarının teratojen olduğuna dair  kanıt olmamasına rağmen, teorideki fetüse geçiş endişesinden dolayı gebeliklerde 4. aydan sonra yapılması önerilmektedir.Ayrıca bunların erken doğum, düşük vb ilişkisi de gösterilememiştir.En sık yan etkisi aşı yerinde ağrı ve şişliktir. 
   Soğuk algınlığı gibi hafif rahatsızlıkları olan kişiler aşılanabilirler. Orta veya ağır derecede hasta olan kişilerse Td veya Tdap aşısı yaptırmadan önce genellikle iyileşene kadar beklemelidirler. 
Daha fazlası için;
www.kadinsagligivegebelik.com

      hospital    ***alestetik  
aşısı

Gebelik sürecinde bağışıklık sistemi zayıflar  ayrıca fizyolojik değişiklikler oluşur böylece vücudun gebeliği redetmesi...
28/03/2023

Gebelik sürecinde bağışıklık sistemi zayıflar  ayrıca fizyolojik değişiklikler oluşur böylece vücudun gebeliği redetmesi önlenir ve devamı sağlanır.Ancak anne adayı , taşıdığı fetüs ve yenidoğan bebek aşıyla önlenebilir bazı enfeksiyonlara
karşı bağışıklık oluşturma açısından yetersiz durumdadır. İşte bu yüzden  yeterli aşılanması olan ve gebeliğinde de önerilen aşılarını olanlar  hem kendini  hem de gebelik sırasında veya emzirirken bebeğine geçecek koruyucu antikorlarla ,bebeğini aşılanması tamamlanana kadar korumuş olur. 
       İdeali aşılanmanın gebelik  öncesinde tamamlanmasıdır ancak  enfeksiyon olma ve bunun zarar verme olasılığı yüksekse aşının da zarar verme ihtimali yoksa gebelikte aşılanma söz konusu olur.   
 Toksoid aşılar,immunoglobulinler ve inaktif aşıların  gebelikte zararlı olduğu konusunda herhangi bir kanıt bulunamamıştır.Ancak çok gerekmedikçe, gebeliğin ilk 3 ayı geçtikten sonra uygulanmalıdırlar.   
    Canlı,aktif aşıların  gebelikte kullanılmaları önerilmez.Ayrıca canlı aşı sonrası 4 hafta, çoğu aşı üreticisi için 3ay olsa da, gebe kalınmaması önerilir.  Canlı aşı gebe bir kadına yanlışlıkla yapılmışsa veya aşı yapıldıktan sonraki 4 hafta içinde  gebelik oluşmuşsa bu tek başına gebeliğin sonlandırılması için bir neden olarak kabul edilmez sadece  hastaya aşının potansiyel etkileri hakkında danışmanlık verilir.
  Aşılarla ilgili tartışmalar arasında aşı-otizm ilişkisi ve aşılarda koruyucu olarak kullanılan Thimerosal maddesinin zararlı olabileceği öne çıkmaktadır  ancak her 2 konuda da geçerli bir kanıt bulunamamıştır. 
Gebelikte yapılması güvenli ve önerilen aşılar; Tdap(Tetanoz,Difteri,Boğmaca),  İnaktif İnfluenza   
Gebelikte Özel Durumlarda Yapılan Aşılar   ;Şarbon(AVA), Hepatit A, Hepatit B Pnömokok(PPSV23), Poliovirüs(IPV), Sarıhumma ,Tifo(Typhim Vi),Kuduz(HDCV) 
Gebelikte yapılmaması gereken Aşılar  ;BCG, MMR (Kızamık, Kabakulak,Kızamıkçık) aşısı, Suçiçeği ,Canlı İnfluenza aşısı
Daha fazlası için
www.kadinsagligivegebelik.com

ACOG-Amerikan Kadın Doğumcular Birliği, gebeliğin son 3 ayında ,sağlıklı bebeğin 10 hareketi en fazla 2 saat içinde yapm...
18/01/2023

ACOG-Amerikan Kadın Doğumcular Birliği, gebeliğin son 3 ayında ,sağlıklı bebeğin 10 hareketi en fazla 2 saat içinde yapması gerektiğini bildirir.Gebeliğin sonlarına doğruysa bebek hareketlerinin karakteristiği değişir tekme-vurma yerine daha çok dönme-kayma olabilir ama  fetal hareket sayısı gene aynı şekilde 2 saatten önce 10 kez olmalıdır . Araştırmalar göstermiştir ki fetal hareketin sayılması ve takibi hem düşük hem de yüksek riskli gebelikte ,gebeliğin son 3 ayında bebeğin iyilik halini gösteren uygulanması basit, zararsız, güvenilir ve etkili-değerli bir testtir.
Karnınızda ki bebeğinizin hıçkırması dışında hissedilen kıpırdama,tekmeleme,kayma, dönme,vurmayı içeren günlük fetal hareket saymaya eğer yüksek riskli gebeliğiniz varsa 26. yoksa 28. gebelik haftasından itibaren başlayabilirsiniz. Bebeğinizin hareket sayısındaki azalmanın, hareketlerin şiddeti ve paternindeki önemli değişikliklerin bebeğinizin sağlığının risk altında olduğunu  aynı zamanda  bebeğinizin kalp atışı yavaşlamadan veya durmadan yani gecikmeden müdahale etmemiz için uyaran işaretler olduğunu bilmekteyiz.
 
Fetal hareketleri nasıl saymalıyım?
-Günde 1 kez ve kabaca aynı saatlerde saymalısınız
-Bebeğinizin genellikle aktif olduğu ve sizin için de uygun olan bir zamanı belirlemelisiniz.Yemekler ve fiziksel aktivite sonrası veya geceleri daha hareketlidirler 
-Rahat pozisyonda oturun veya sağ-sola dönerek yatın ,sizin veya eşinizin ellerini karnınızın üzerine koyun.
-Bebeğinizin ilk hareketini ve en son 10. hareketini not alın.
-10. Hareketin saatini not ettikten sonra ,10 hareket için geçen süreyi ve bu 10 hareketin şiddetini 1’den(hafif) 5’e(şiddetli)  kadar puanlayıp not alın.
-2 saatte 10 kez oynamadıysa biraz sıvı tükettikten veya 5 dakika yürüyüş yaptıktan sonra sayma işlemini tekrarlamalısınız. Ancak gene hareket yeterli olmaz veya hareket paterninde, şiddetinde  önemli değişiklikler varsa veya şüphede bile kaldıysanız bize telefonla ulaşmalısınız.Böyle bir durumda İleri tetkik için hastaneye gelmeniz önerilecektir.
Daha fazlası için www.kadinsagligivegebelik.com

Address

Belediye Evleri Mahallesi Turgut özal Bulvarı No: 234 Çukurova Adana
Kurttepe
01360

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Op.Dr. Ahmet Eray MEMEÇ posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Op.Dr. Ahmet Eray MEMEÇ:

Share

Category