14/04/2026
Bazen danışanlarımla konuşurken aynı cümleyi tekrar tekrar duyuyorum:
“Aslında ne yapmam gerektiğini biliyorum ama bir türlü sürdüremiyorum…”
İşin en dürüst kısmı şu:
Bu sadece sizin yaşadığınız bir şey değil. Ben de zaman zaman aynı döngüye giriyorum.
Peki neden kendimize iyi davranmak, yani sağlıklı beslenmek bu kadar zor geliyor?
Çünkü çoğumuz sağlıklı beslenmeyi “kendine iyi davranmak” olarak değil,
“kendini kısıtlamak” olarak öğrenerek büyüdük.
Bir danışanım vardı, her diyete çok motive başlıyor ama 1-2 hafta sonra tamamen bırakıyordu. Bir gün şunu fark ettik:
Onun için sağlıklı beslenmek = sevdiği her şeyden vazgeçmekti.
Yani aslında sürdürülememesinin sebebi iradesizlik değil, sistemin onun hayatına uymamasıydı.
Başka bir danışanım ise hep “mükemmel” gitmeye çalışıyordu.
Bir gün planın dışına çıktığında “bozdum zaten” deyip tamamen bırakıyordu.
O noktada şunu konuştuk:
Mükemmeliyet, istikrarın en büyük düşmanı.
Kendi hayatımdan da biliyorum; en zorlandığım dönemler, kendime en sert davrandığım dönemlerdi.
Ne zaman ki “her şey ya da hiç” yerine “birazı da yeter” demeye başladım,
işte o zaman sürdürülebilirlik geldi.
Aslında mesele çoğu zaman şunlar:
• Kendimize fazla yüklenmek
• Gerçekçi olmayan hedefler koymak
• Bir hata yaptığımızda kendimizi cezalandırmak
• Süreci değil sonucu kovalamak
O yüzden belki de şu soruyu sormak gerekiyor:
“Ben gerçekten kendime iyi davranıyor muyum, yoksa kendimi zorlayıp sonra bırakıyor muyum?”
Çünkü sağlıklı beslenme;
bir süre dayanıp sonra bırakılan bir şey değil,
kendinle kurduğun ilişkinin bir parçası.
Ve iyi haber şu:
İstikrar, mükemmel olmaktan değil, devam edebilmekten geliyor 🤍