Klinik Psikolog Özlem Demir

Klinik Psikolog Özlem Demir Mesleğinde yetkinliğini artırmayı önceliklendirmiş, öğrenmeyi ve paylaşmayı seven bir psikologum.

10/05/2026

Bir zamanlar sadece güçlü bir hayaldi.
Bugün insanların hayatlarına tanıklık ettiğim, zorlu duygularıyla daha az yalnız kalmalarına eşlik edebildiğim bir meslek oldu 🤍

10 Mayıs Psikologlar Günümüz kutlu olsun 💛

Tükenmişlik bir yetersizlik hali değil; ruhun ve bedenin “artık farklı bir yolla devam etmeliyiz” deme şeklidir.Bu içeri...
06/05/2026

Tükenmişlik bir yetersizlik hali değil; ruhun ve bedenin “artık farklı bir yolla devam etmeliyiz” deme şeklidir.
Bu içeriği belki atladığınız o yeni yollara alternatif olması için oluşturdum, umuyorum ki ihtiyaç duyanları bulur. ⭐️
En çok ihtiyaç duyduğunuz veya oluşturmakta zorlandığınız stratejiyi yorumlara bırakabilir veya iyi geleceğini düşündüklerinize göndererek paylaşabilirsiniz ✨

Beni terapist olarak en iyi anlatan halim belki de bu.Düşünen, dinleyen, okuyan ve gerçekten merak eden. ✨Odağımda her z...
10/02/2026

Beni terapist olarak en iyi anlatan halim belki de bu.
Düşünen, dinleyen, okuyan ve gerçekten merak eden. ✨

Odağımda her zaman aynı niyet var: duymak, anlamak ve merak etmek.
Çünkü şunu biliyorum ki; İyileşme, insanın kendini ilk kez gerçekten anlamasıyla başlıyor. 🌱





Ruh sağlığına dair farkındalığın artması kuşkusuz kıymetli bir gelişme; ancak bu süreçte bazı klinik terimlerin popüler ...
03/01/2026

Ruh sağlığına dair farkındalığın artması kuşkusuz kıymetli bir gelişme; ancak bu süreçte bazı klinik terimlerin popüler kültür içerisinde “hızlı tüketim nesnesine” dönüştüğünü gözlemliyorum.
Psikoloji disiplinine ait kavramların birer etiket veya sosyal savunma aracı olarak kullanılması, gerçek iyileşme süreçlerinin önünde sessiz bir bariyer oluşturuyor. Kavramların içeriksel erozyona uğraması, sadece terminolojiye zarar vermekle kalmıyor; aynı zamanda gerçek ihtiyaç sahiplerinin deneyimlerini gölgelemekte ve bireylerin duygusal spektrumlarını daralttığını da düşünüyorum.

Bu sebeple, 2026’nın ilk günlerinde bir trende, popüler bir anlatıya dönüşmüş bu yaklaşımları geride bırakmamızı diliyorum. Temel gayem; popülist yaklaşımlardan arınmış, bilimsel temelli ve etik bir farkındalık zemininin inşasına katkı sağlamaktır.

Sizin bu kavramsal enflasyon içerisindeki gözlemleriniz neler? Sosyal medyada en çok hangi terimin anlamını yitirdiği düşünüyorsunuz?👀
Görüşlerinizi yorumlarda bekliyorum ☕️

Rukiye-Raşit Meşhur Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin davetiyle katıldığım Meslek Tanıtımı kapsamında psikolog olmayı...
22/12/2025

Rukiye-Raşit Meşhur Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin davetiyle katıldığım Meslek Tanıtımı kapsamında psikolog olmayı, psikoloji bölümünü ve mesleğe dair öğrencilerin merak ettiği tüm soruları yanıtlamaya çalıştım. Başta değerli öğretmenlerimiz Şükriye Solmaz ve Ayşenur Yaramış ile okul müdiresi Tijen Şerife Çetin’e olmak üzere tüm hocalarımıza davetleri,konukseverlikleri için; sevgili öğrencilere de pırıl pırıl ve ilgili soruları için çok teşekkür ederim 🌺

Mesleği sadece icra etmeyi değil, anlatmayı ve paylaşmayı da çok seviyorum ✨

Bir noktada insan, yaşadıklarını anlatabiliyor ama içinde olup biteni adlandıramadığını fark ediyor.Duygular net değil,d...
18/12/2025

Bir noktada insan, yaşadıklarını anlatabiliyor ama içinde olup biteni adlandıramadığını fark ediyor.

Duygular net değil,
düşünceler karışık,
aynı sorular zihinde dönüp duruyor.

Terapi, bu karmaşaya birlikte bakabilmenin alanıdır.
Ve bazen bunu istemek, kendinle kurduğun ilişkinin değişmeye başladığını gösterir.

Eğer bu satırlar size tanıdık geliyorsa,
sizin için doğru zaman gelmiş olabilir.

Sevgiler 🌿

“Bunalım/çökkünlük/depresyon olarak adlandırdığımız ve boşluk, ruhsal yoksullaşma korkusu, yalnızlık olarak duyumsanan h...
12/12/2025

“Bunalım/çökkünlük/depresyon olarak adlandırdığımız ve boşluk, ruhsal yoksullaşma korkusu, yalnızlık olarak duyumsanan halin -kökü daima çocukluğa uzanan- benlik yitimi, dolayısıyla kendine yabancılaşma olduğuna hep yeniden tanık oluyorum. Uygulamada bu rahatsızlıkların çeşitli şekillerine, ara tiplerine ve nüanslarına rastlıyoruz; fakat açıklamalarımın daha net olabilmesi için uçlarda yer alan ve “birinin diğerinin arka yüzünü” oluşturduğunu düşündüğüm iki şeklini anlatmaya çalışacağım. Bunlar büyüklük tutkusu/grandiöz saplantı ve bunalımdır. Kişide açığa çıkmış olan “büyüklük tutkusunun” ardında bunalım her zaman pusuda bekler, bunalımlı/depresif ruh halinin ardında da çoğu zaman trajik öykümüzün karşı koyduğumuz sezinlemeleri saklanır. Aslında “büyüklük tutkusu” gerçeğin inkar edilmesinin bir sonucu olan benlik yitiminin verdiği acıya karşı bir savunmadır.

Büyüklük tutkunu her yerde hayranlık uyandırır ve bu hayranlığa ihtiyacı vardır; insanların hayranlığı olmadan yaşayamaz. Yaptığı her iş parlak bir başarı ile sonuçlanmalıdır ve gerçekten de bütün yaptıkları parlak başarılarla sonuçlanır (böyle başarılar getirmeyen işlerle zaten uğraşmaz). Kendisi de kendine olağanüstü özelliklerinden (güzelliğinden, aklından, yeteneklerinden, başarılarından ve performansından) dolayı hayrandır. Fakat bu parlaklığın bir parçasını bile yitirince ani bir çöküşle ağır bir bunalımın eşiğine gelir.

Büyüklük tutkusu içindeki insan, hayranlığın sevgi anlamına geldiği, onunla eş değer olduğu şeklindeki yanılsamasından terapi görmeden vazgeçemez. Bütün ömrünü bu tür “telafi” işlevi gören bir yanılsama uğruna harcayanların sayısı az değildir. Sevginin sembolü uğruna verilen bu savaş, geçmişteki çocuğun saygı, anlayış, ciddiye alınma gibi ihtiyaçlarının anlaşılmasına ve bilinçli olarak yaşanmasına izin verilmediği sürece sürüp gider…”

Alıntı pasajlar: Yetenekli Çocuğun Dramı/Alice Miller

Bazen hiçbir şey yokken bile kalbin hızlı atar, nefesin sıkışır, omuzların fark etmeden yükselir.Sanki görünmez bir şey ...
09/12/2025

Bazen hiçbir şey yokken bile kalbin hızlı atar, nefesin sıkışır, omuzların fark etmeden yükselir.
Sanki görünmez bir şey seni tetikte tutuyordur.
Bazen dışarıdan kimse anlamaz, çünkü gülümsüyorsundur.
Ama içerde başka bir şey olur:
Bedenin, sen farkında olmadan nöbete kalkar.
Bu çoğu zaman sadece “hassaslık” ile ilgili değildir.
Bu, yıllar önce öğrendiğin bir hayatta kalma becerisinin bugüne taşınmış hâlidir.
Belki çocukken hep hazırlıklı olman gerekiyordu…
Belki ilişkilerde tehlikeyi erken fark etmek zorunda kaldın…
Belki stres uzun zamandır bedeninin doğal dili oldu.
Sinir sistemi geçmişi bugüne taşır;
“Rahatlama, hazırlıksız yakalanırsın.” diye fısıldar.
Ve biz de bunu “ben böyleyim” sanırız.
Oysa gerçek şu:
Hiç kimse sürekli tetikte olmak için yaratılmadı.
Beden, doğru sinyali aldığında yeniden güvenlik hissine dönebilir.
Bu gönderide sana tam da bunu anlattım:
Neden tetikte hissediyoruz?
Sinir sistemi bunu nasıl öğrendi?
Ve nasıl yavaşça rahatlamayı geri kazanabiliriz?
Bazen iyileşme, büyük adımlarla değil…
küçük bir nefes,
gevşeyen bir çene,
yumuşayan bir omuzla başlar. 🌿

Günaydın 🌞Çok değerli bir psikoterapist olmasının yanısıra kitapları ve yazı diliyle de gönlümde taht kurmuş olan sevgil...
05/03/2025

Günaydın 🌞

Çok değerli bir psikoterapist olmasının yanısıra kitapları ve yazı diliyle de gönlümde taht kurmuş olan sevgili Engin Geçtan’ın Hayat (şiddetle öneririm) kitabından bayıldığım bir sözünü buraya bırakıp, günün seanslarına başlıyorum:

“Önce günaydın, sonra biraz haz, biraz acı, biraz aşk, biraz hayal kırıklığı, biraz sıcaklık, biraz yalnızlık, biraz boyun eğme, biraz başkaldırı ve ardından iyi geceler.”

Address

Sarılar Mahallesi, 3122. Sokak 4/1
Manavgat
07600

Opening Hours

Monday 08:00 - 17:00
Tuesday 08:00 - 17:00
Wednesday 08:00 - 17:00
Thursday 08:00 - 17:00
Friday 08:00 - 17:00
Saturday 08:00 - 13:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Klinik Psikolog Özlem Demir posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Category