27/11/2025
Kaçtığımız şey, üzerine çalışmadığımızda en çok tekrar ettiğimiz şey olur.
Örneklendireyim:
• Çocukla ilişkide
Kişi “çocuğuma bağırmayacağım, eleştirmeyeceğim” diye karar verir.
Ama stres, yorgunluk veya tetiklenme anlarında
tam da annesinin kullandığı cümleleri kurduğunu fark eder.
Ses tonu, uyarma biçimi, sabırsızlık.
Öğrenilmiş kalıplar otomatik olarak devreye girer.
• Eşle ilişkide
“Daha iletişimsel olacağım, küsmeye başvurmayacağım” niyeti vardır.
Fakat çatışma anında kişinin annesinin ilişki kurma tarzı yeniden sahneye çıkar.
İçe kapanma, duygusal mesafe, pasif agresif tepkiler
Kişi aslında çok eleştirdiği davranışı yeniden üretir.
• İçsel dünyamızda
“Kendime daha şefkatli olacağım” der.
Ama iç ses yine annenin sesine benzer,
Eleştiren, mükemmeliyetçi, hata kabul etmeyen bir tonda konuşur.
Buradaki mekanizma nettir:
Kaçınılan model zihinden silinmez; üzerine çalışılmadığında otomatik pilot hâline gelir.
Kişi “farkında olmadan annesi gibi davranma” döngüsünün içine girer.
Bu döngü kırılabilir mi?
Evet.
Farkındalık, içgörü ve duygusal olarak işleme süreciyle kişi tüm ilişkilerini, kendi ebeveynliğini, kendiyle ilişki kurma biçimini yeniden şekillendirebilir.
Aslında mesele “annem gibi olmayacağım” demek değil;
annemin bende nasıl sürdüğünü görebilmek.
Değişim buradan başlar.
Uzman Klinik Psikolog Pınar Ekmekci