13/02/2026
Bu kez duygularımı anlatacak cümleleri bulamadım.
Ama hissettiklerimi hisseden yüzlerce insan varken de sessiz kalamadım.
Kardeşimin odasındayım…
İçimden bir ses dedi ki:
“Yaz kızım, onlar anlar.”
Bu aralar gündemimde — hatta çabamda —
normale dönmek var.
Çünkü yasın acısının yanında,
hayatın içinde kalma mecburiyetinin de ayrı bir acısı var.
Bazen en çok bu acıya katlanmak zor geliyor.
Tam o anlarda, çok sevdiğim biri şöyle dedi:
“Dünyevi şeyler yapmaya ihtiyacın var.”
Ben de saçlarımı kestirmekten başladım.
Çabama sağlık…
Fotoğrafı çektikten sonra dönüp kendime baktım.
Omzum düşük, dik durmakta zorlanmışım.
Gülmeye çalışmışım ama pek de becerememişim.
Gözlerim sanki şunu soruyor:
“Ee… ne oldu şimdi?”
Ne bileyim işte, yaşamın içinde olmaya çalışıyorum.
Ya da bir dakika… Kendim için bir şey yapmış olmanın suçluluğundan mı bakmışım öyle?
Kalben boşuna yazmamış: “İnsan kendine yakalanır.” :)
Benden yaşadığını hissetmek için çabalayan herkese 🖤
Not: söylemeden edemeyeceğim, hakikaten ne çok özledim seni Erto’m.