23/04/2026
Annem hep anlatır:
“Daha küçücükken okuldan eve gelir, ‘Ne zaman bitecek bu okul? Ben okumak istemiyorum!’ derdin.”
Buna rağmen en büyük hayalim psikolog olmaktı. Ama dürüst olmak gerekirse bunun benim için sadece bir hayal olarak kalacağını düşünürdüm. Çünkü gerçekten hiç ders çalışmıyordum :)
Nasıl olduğunu hala tam anlayamadığım bir şekilde üniversite sınavında güzel bir sıralama yaptım. Psikoloji bölümünü kazandığımı gördüğüm an hissettiğim mutluluğu bugün bile hatırlıyorum.
Üniversiteye başladıktan sonra bölümümü öylesine sevdim ki, önceki okul hayatımdan tamamen farklı bir süreç yaşamaya başladım. Derslerim iyi gidiyordu, öğrenmekten keyif alıyordum.
Mesleğimi o kadar çok sevdim ki yerimde duramıyordum. İş hayatım okul yıllarımda başladı. Gözbebeğim REM Psikoloji Atölyesi, yolum yoldaşım Emine hocam... Ne güzel kapılar açtı bana. Tüm ekip arkadaşlarımla ne güzel yollar yürüdük. Çok çalıştım, çok çalıştık. Mezun olduğum günden bugüne hiç “durmadan” çalıştım.
Sonra hayatımdaki en sevdiğim insanı kaybettim: biricik kardeşimi... Hayat “durdu.”
Yüreğimdeki acının tarifsizliğinden hayata yeniden adapte olmaya çalışma telaşına girdim. Ben durmayı bilmiyorum dedim ve bir ay sonra iş yerime geri döndüm.
Acımın boğazımı düğümlediği günlerden birinde uyandım ve dedim ki:
“Hayat beni durdurmak zorunda kalmadan, ben durmayı seçiyorum.”
Mesleğime ara vermeye karar verdim. Kalbim “dur” dedi. Ben durmaya cesaret ettim.
Bugüne kadar yolculuğuna eşlik etmeme izin veren tüm çocuklara, tüm ebeveynlere buradan da bir kez daha teşekkür ederim. Dinlerken öğrendim, anlatırken öğrendim. Kalbimde hepiniz biriciksiniz.
Ah, daha neler anlatmak istiyor insan... Ama dedim ya, durmayı öğrenmeye çalışıyorum.
Şimdilik hoşça kalın. 💐