Aralık Psikoloji

Aralık Psikoloji Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Aralık Psikoloji, Psychologist, Armutalan Mh. Yunus Nadi Caddesi No:20/2, Marmaris.

Psikoterapist İskender Savaşır’ın öncülüğünde 2011 yılında Adapazarı’nda kurulan Moira Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi, 2020’den itibaren Aralık Psikoloji markasıyla Marmaris’te faaliyetlerine devam etmektedir.

“İnsan dünyayı, ovadan baktığı zaman bir başka, dağ eteklerindeki tepelerden baktığı zaman daha bir başka ve ulu dağları...
27/02/2026

“İnsan dünyayı, ovadan baktığı zaman bir başka, dağ eteklerindeki tepelerden baktığı zaman daha bir başka ve ulu dağların karlı bölgelerinden baktığı zaman bambaşka görür. Bulunduğu her noktada diğer noktaya nazaran daha fazla bir alanı gözlemleyebilir. İşte hepsi budur ve insan, bulunduğu herhangi bir noktada söylediği şeylerin, diğer bir noktada bulunduğu sırada söylediklerinden daha doğru olduğunu iddia edemez.” (Peter Eckermann)

Rahmetli hocamız İskender Savaşır’ın “analitik psikoterapi üzerine çalışanların, psikanaliz üzerine düşünenlerin çoğunluğu tarafından yaygın kabul göreceğini sandığım, dolayısıyla “ortalama” bazı görüşleri toparlamaya çalışacağım” dediği yazısından bazı spotları paylaşıyoruz sizlerle.

Hayat üzerine kafa yoranlarımız için yazının bütünü ayrıca kıymetli açılımlar sunuyor.

Yazının tamamına biodaki linkten ve buradan ulaşabilirsiniz: https://www.aralik-marmaris.com/blog/yuva-ve-yol-%C3%9Czer%C4%B0ne-serbest-%C3%87a%C4%9Eri%C5%9Eimlar

     

Dışarıdan bakıldığında Mustafa’nın hayatı kusursuz görünür.Başarılı bir kariyer.Mutlu bir evlilik.Dünyalar tatlısı bir ç...
26/02/2026

Dışarıdan bakıldığında Mustafa’nın hayatı kusursuz görünür.

Başarılı bir kariyer.
Mutlu bir evlilik.
Dünyalar tatlısı bir çocuk.

Ama bazen hayat, en sağlam görünen yerden çatlar.

Mustafa’nın eşi bir trafik kazasında hayatını kaybeder.
Ve yalnız değildir.

Yanında, Mustafa’nın daha önce hiç görmediği bir adam vardır: Fikret.

Bir ölüm, bir yabancı ve cevap bekleyen sorular…

Mustafa gerçeği öğrenmek ister.
Fikret’i dağ evine kaçırır.
İki adam, izole bir mekânda karşı karşıya gelir.

Anlatılanlar ilerledikçe yalnızca bir aldatma hikâyesi değil,
bir evliliğin, bir benliğin ve bir hayatın çatlakları ortaya çıkar.

Mustafa Hakkında Herşey,

başarı maskesinin altındaki kırılganlığı,
yasın öfkeye dönüşmesini,
kontrol ihtiyacının şiddetle flört edişini
ve insanın kendi karanlığıyla yüzleşmesini anlatır.

Bu filmde sadece “ne oldu?”yu değil,
acıyla ne yaptığımızı, hatırladıklarımızı ve bastırdıklarımızı konuşacağız.

🎬 Aralık Film Atölyesi – Mustafa Hakkında Herşey
📅 Önümüzdeki Çarşamba • 19.00
📍 Books & Coffee, Marmaris
☕ Kahve dahil.
🚩 Kontenjan sınırlı.

Film sadece izlenmeyecek…
Birlikte çözülecek.

📍 Detaylar ve kayıt bilgileri sabit postta / DM üzerinden.

Güven dediğimiz şey, bazen sadece birinin “buradayım” demesidir.Anne dediğimiz, her zaman bir kişi değil; bazen bir koku...
20/02/2026

Güven dediğimiz şey, bazen sadece birinin “buradayım” demesidir.

Anne dediğimiz, her zaman bir kişi değil; bazen bir koku, bir ses, bir sıcaklıktır.

İnsan insana iyi gelir ama insan insanı terk de eder.

Sarılmak, yalnız kalmanın panzehiridir ve bazen en çok sarılan, en çok terk edilmiş olandır.

Ah be , yaktın hepimizi 😢 🧡

“Öldürmek” kulağa sert geliyor biliyorum ama burada kastettiğimiz şey yok etmek değil.Başlıktaki ayrım bunun için: öldü ...
20/02/2026

“Öldürmek” kulağa sert geliyor biliyorum ama burada kastettiğimiz şey yok etmek değil.

Başlıktaki ayrım bunun için: öldü – bilmek.

Yani içimizdeki anne ve babanın mutlak güç olmaktan çıktığını fark edebilmek. Onların sesiyle değil, kendi sesimizle yaşamaya başlayabilmek.

Çünkü çoğumuz büyüyoruz ama içimizdeki ses hâlâ çocuk kalabiliyor.

Karar alırken “annem ne der?”
Sınır koyarken “babam kızar mı?”

Hata yaptığımızda içerden yükselen o tanıdık ses:

“Daha iyisini yapmalıydın.”

İşte o ses, çoğu zaman içselleştirilmiş anne-baba.

📍 Ruhsal olarak onları öldüremediğimizde şunları çok sık görüyoruz:

– Sürekli onay aramak
– Suçlulukla yaşamak
– Hayır diyememek
– Kendi hayatını ertelemek
– İlişkilerde ya fazla uyumlanmak ya da sürekli kaçmak
– Kırk yaşında bile içten içe “aferin” beklemek

👉 Bazıları hiç kopamıyor. Bazıları da öfkeyle kopuyor. İkisi de bağın sürdüğü yerler.

🙏 Sağlıklı olan ne idealize etmek ne de düşmanlaştırmak.

Sağlıklı olan: onları içimizde insanlaştırabilmek.

Eksikleriyle, sınırlarıyla, yapabildikleriyle.

Ve şunu diyebilmek:

❗ Onların çocuğuyum, ama artık kendi hayatımın yetişkiniyim.

Ruhsal ayrışma başladığında genellikle önce suçluluk gelir. “Bencil miyim?” sorusu yükselir. Bir boşluk hissi olur. Hatta küçük bir yas yaşanır.

Çünkü sadece anne-babadan değil, çocukluğun güvenli limanından da ayrılırız.

📍 Ama sonra yavaş yavaş şunlar olur:

– Sınırlar netleşir
– İlişkiler daha yetişkin hale gelir
– Seçimler daha sahici olur
– İç ses daha yumuşak konuşmaya başlar
– Hayat ilk kez gerçekten “seninmiş” gibi hissettirir

İçimizdeki anne ve babayı öldü-re-bilmek, onları kalbimizden silmek değil. Tahttan indirmek ve kendi içimize geçmek.

🍀 Bu bir ihanet değil, büyümenin gerekli ve zorlu bedeli…

Şamil Saribaş

Travma olaylar değildir.Travma, Yunanca "yaralanmak" demek. Yani travma, taşıdığımız yara.Ve felaket olaylar olmadan da ...
20/02/2026

Travma olaylar değildir.

Travma, Yunanca "yaralanmak" demek. Yani travma, taşıdığımız yara.

Ve felaket olaylar olmadan da yaralanabilirsiniz.

İnsanların size kötü bir şey yapmış olmasına gerek yok.

Olması gereken iyi şeylerin olmaması da bizi yaralar.

Mesela insanları vurarak yaralayabilirsiniz.

Aynı zamanda insanlara su vermeyerek, yani ihtiyaçlarını karşılamayarak da yaralayabilirsiniz.

Bu açıdan bakarsak, insanlar olarak belli duygusal ihtiyaçlarımız var. Bu duygusal ihtiyaçlarımız, toplum tarafından sadece karşılanmamakla kalmıyor, süregelen şekilde ezilip geçiliyor.

Yani birçok çocuk sadece başına gelen olaylardan dolayı değil, olması gerekip olmamış olanlardan dolayı travmatize oluyor.

Tekrar söylüyorum, travma başımıza gelen olaylar değil. Başınıza gelen olayların sonucunda içinizde neler olduğudur.

Travmayı bedeninizde de yansımaları bulunan "içsel bir yara" olarak tanımlamak onu iyileştirmeye yardımcı olur.

Gabor Mate

19/02/2026

“Büyüyorsun, bağımsız olmalısın…”

Ama çocuk şunu soruyor aslında:

Karanlıktan mı korkuyorum, yoksa yalnız kalmaktan mı?

Bazen “bağımsızlık” diye sunduğumuz şey,
çocuğun hazır olmadığı bir ayrılıktır.

Ve çocuk bunu bilir:

En çok da büyüklerin tutunmaya ihtiyacı vardır.

Çünkü insan, ancak güvende hissederse ayrılabilir.





Ama ya hatırlamadıklarımız?Ya bastırdıklarımız?Ya “olmamış gibi” yaptıklarımız?Mustafa Hakkında Herşey bize şunu gösteri...
18/02/2026

Ama ya hatırlamadıklarımız?

Ya bastırdıklarımız?

Ya “olmamış gibi” yaptıklarımız?

Mustafa Hakkında Herşey bize şunu gösteriyor:
Hafıza sadece anıları saklamaz — acıları da düzenler.

İnsan bazen gerçeği değil, dayanabildiği versiyonunu hatırlar.

Mustafa, karısının ölümünden sonra cevap ararken;
aslında kendi öfkesine, suçluluğuna ve kontrol ihtiyacına çarpar.

Fikret’in sessizliği, Mustafa’nın ısrarı, dağ evinde geçen günler…

Hepsi, bastırılmış duyguların nasıl geri döndüğünü anlatır.

Bu film bir “aldatma hikâyesi” olmaktan çok,
yasın, bastırmanın ve dönüşümün hikâyesidir.

🎞 Atölyede birlikte şunlara bakacağız:

• Hafıza gerçeği nasıl eğip büker?
• Bastırılan neden geri döner?
• Yas ne zaman öfkeye dönüşür?
• Kontrol ihtiyacı şiddete nasıl yaklaşır?
• İnsan ne zaman kendisi olmaktan çıkar?

🎬 Aralık Film Atölyesi – Mustafa Hakkında Herşey

📅 4 Mart Çarşamba • 19.00
📍 Books & Coffee, Marmaris
☕ Kahve dahil.
🚩 Kontenjan sınırlı.

Film sadece izlenmeyecek…

Hatırladıklarımız ve unuttuklarımız birlikte konuşulacak.

🌊 Dalgın Sular – Psikoloji AtölyeleriMarmaris Books & Coffee’de yeni bir buluşma serisi başlıyor.“Dalgın Sular”, rahmetl...
17/02/2026

🌊 Dalgın Sular – Psikoloji Atölyeleri

Marmaris Books & Coffee’de yeni bir buluşma serisi başlıyor.

“Dalgın Sular”, rahmetli hocamız Psikoterapist İskender Savaşır’ın hayattayken önem verdiği projelerden birinin adını taşıyor. Onun temel sorusu şuydu:

“Geçmişi bir esaret kaynağı olmaktan çıkarıp iyileştirici bir güce dönüştürmek mümkün mü?”

Bu atölye serisini, o soruya kulak vererek başlatıyoruz.

Bir süredir Books & Coffee’de sürdürdüğümüz film atölyelerinin içinden doğan bu yeni seride, sinema yerine doğrudan insanın kendisine bakıyoruz.

Duygulara, ilişkilere, iç çatışmalara ve tekrar eden hikâyelere birlikte eğildiğimiz; kuramsal çerçevesi olan, etkileşimli söyleşi ve soru–cevapla ilerleyen bir psikoloji atölyesi.

Terapi değil. Ders hiç değil.

Birlikte düşünmek, anlamaya çalışmak ve konuşmak için açılmış bir alan.

“Bir terapist olsa da sorsak…” dediğiniz pek çok şey, bu buluşmalarda konuşuluyor.

👥 Kimler katılabilir?
→ Herkes. Meslek şartı yok.

🧠 Ne yapacağız?
→ Konunun psikolojik arka planını ele alacak, birlikte düşünecek ve sorularınızı konuşacağız.

👥 Kaç kişi?
→ Maksimum 15 kişi. Sınırlı katılımlı.

🗓 Ne zaman?
→ Ayda bir, her ayın son çarşambası
⏰ 19.00

📍 Nerede?
→ Books & Coffee – Marmaris Marina

İlk atölyenin başlığı ve detayları çok yakında burada paylaşılacak.

Kontenjan sınırlı.
Katılım için DM ya da WhatsApp.

En çok çocuklar yaşar hayal kırıklığını ve en çok da çocuklukta yaşarız.Hayat, bizi seçimsizlik ve mecburiyetlerle dolu ...
16/02/2026

En çok çocuklar yaşar hayal kırıklığını ve en çok da çocuklukta yaşarız.

Hayat, bizi seçimsizlik ve mecburiyetlerle dolu bir dünyaya getirir. Evimiz, ailemiz, okulumuz ve çevremiz üzerinde kontrolümüz yoktur.

Bu durum bizde öfke ve sıkışma hissi yaratabilir.

Yetişkinlikte de bu çocukluk refleksleriyle hareket edebilir, hayal kırıklığına öfkeli ve tepkisel yanıtlar verebiliriz.

Yaşanan hayal kırıklığı sonrası: içimizde boşalmayı bekleyen öfke, kızgınlık, şiddet kutumuzun kapakları istemeden açılıverir ve en yakınlarımız bundan nasibini alabilir.

Önemli olan başımıza geleni yorumlar, analiz ederken yaşadığımız ağır ve yıkıcı duyguların etkisinde kalmadan, bu duygular demlendikten, sindirilebildikten sonra yaşanılana, aslında olana, başımıza gelene gerçekçi bakabilmektir.

Hayal kırıklığının kendisi ya da yaşanma hali depresyon değilse de; hayal kırıklığının etkileri bizi depresyona sürükleyebilir, benzer tablolar yaşamamıza neden olabilir.

Uzmanımız Şamil Saribaş’ın, ‘Hayal Kırıklığıyla Konuşmayı Öğrenmek’ başlıklı yazısının devamını biodaki, hikayedeki ve aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.

Yazının devamı: https://www.aralik-marmaris.com/blog/hayal-k%C4%B1r%C4%B1kl%C4%B1%C4%9F%C4%B1yla-konu%C5%9Fmay%C4%B1-%C3%96%C4%9Frenmek

Yaşamını önceden yaşamağa çalışacaksın hep —oysa olanaksızdır bu : yaşamın ancak yaşandıktan —sen onu yaşadıktan— sonra,...
15/02/2026

Yaşamını önceden yaşamağa çalışacaksın hep —oysa olanaksızdır bu : yaşamın ancak yaşandıktan —sen onu yaşadıktan— sonra, senin yaşamın haline gelecek.

Yaşamını yaşamadan yaşayamazsın — yaşamın, yaşanınca, yaşamındır.

Ama yaşamını önceden yaşamağa çalışmadan da edemeyeceksin : yaşadığın kadarından çıkardığın sonuçlar seni belirli yol ayırımlarına götürecek — oralarda da, 'şuraya doğru / ya da buraya doğru' kararını vermeğe zorlayacak:

Vermek zorundasın bu kararları.

Oysa senin kararlarına aldırmaz yaşamın — karşına öyleşeyler çıkarır ki, uçup gider o —sözümona 'derinlemesine düşünülmüş'— kararlar, yönelmeler, hedefler : çünkü, işte, yaşanmamışlardır.

İşte, yaşananlar alıp götürür yaşamını — yaşamın da, budur işte:–

Yaşamın, yaşadıklarındır
— yaşamaya 'karar' verdiklerin,
ya da yaşamak 'istedik'lerin değil...

Oruç Aruoba

Sevgi var…ama denge yok.Emek var…ama sınırlar silinmiş.Konuşuyoruz…ama duymuyoruz.Belki de mesele sevmek değil, nasıl se...
14/02/2026

Sevgi var…
ama denge yok.

Emek var…
ama sınırlar silinmiş.

Konuşuyoruz…
ama duymuyoruz.

Belki de mesele sevmek değil, nasıl sevdiğimiz…

13/02/2026

Ne renkli, ne canlı, ne hafif günlermiş…

Üstelik o kadar uzak da değil — sadece on yıl önce.

Geçen zamanda ülke olarak ne çok şey kaybettik.

Şimdi neredeyse her sabah yeni bir kayıpla, yeni bir sorunla uyanıyoruz.

Neye üzüleceğimizi, neye şaşıracağımızı, neyin yasını tutacağımızı bilemediğimiz bir dönemden geçiyoruz.

“Bu da geçer ya hu…”

Başka da bir cümle bulamıyoruz bazen.

Belki de mesele artık kutlamak değil; hatırlamak.

Kaybettiklerimizi, özlediklerimizi, unuttuklarımızı ve aslında hak ettiklerimizi.

Diliyoruz ki bu 14 Şubat; kaybettiklerimizi, özlediklerimizi, unuttuklarımızı, hak ettiklerimizi hatırlamak ve yeniden bulmak için bir milat olsun.

Umutsuz değiliz. Sadece yorgunuz.

Üzgünüz. Kırgınız. Mutsuzuz. Öfkeliyiz…

Ama inadına umutluyuz.

Çünkü biliyoruz: umut iyi bir şeydir ve iyi şeyler asla ölmez.

Sevgililer Gününüz kutlu olsun ❤️

Address

Armutalan Mh. Yunus Nadi Caddesi No:20/2
Marmaris
48706

Opening Hours

Monday 09:00 - 21:00
Tuesday 09:00 - 21:00
Wednesday 09:00 - 21:00
Thursday 09:00 - 21:00
Friday 09:00 - 21:00
Saturday 09:00 - 21:00
Sunday 15:00 - 21:00

Telephone

+905326740836

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Aralık Psikoloji posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category